HUKUKUN TOPLUMU EĞİTİM AMACI YOK SAVIM

Özel sektörde, demokraside, laiklikte, eğitim düzeninde, siyasette ve devlet olduğu gibi; genelde hukukun, özelde ise Türkiye'deki hukukun gerçekte insani, toplumcu, toplumsal bir amacının olmadığı ortada.

Gerçekte bu durumu hukukun durumu en kısaca özetlemektedir de.

Neden böyle?

Ülkemizde hukuk öğretimi var ancak topluma hukuk öğretimi yok. Yani açık ki hukuk fakültesilerinde hukuk öğretimi yalnızca iş, meslek, para için; bunun sınaması da en basit olarak şöyle yapılabilir: Bir avukata birşey danışmak ücrete tabidir. Oysa bir doktora ya da mühendise birşey danışmak ücrete tabi değildir; buradan da görüyoruz ki ülkemizde hukuk insani ve toplumsal bir içeriğe, ve bilimsel bir amaça sahip değildir.

Zaten bu nedenle ki hukuk ceza üzerine kurulu. En basit hukuk nedir; ibret cezasıdır; insanları ortalık yerde döverler, kırbaçlarla, taşlarlar, çarmıha gererler, taşlarlar, asarlar, keserler, kurşuna dizerler falan. Anlaşılıyor ki günümüz ya da çağımız hukuku da bunca medeniyete ve medeniliğe karşın yine aynı kafada. Televizyon haberilerinde görüyorsunuz; hukuk bilmeyen insandan, hukukçuya kadar; suçlar konusunda cezaların daha da arttırılmasından, daha da vahşileştirilmesinden yana söylemler var; yani hukuk, adalet konusunda kafa hala binlerce yıl öncesinde; oysa ceptelefonuna, bilgisayara, arabaya, konuta gelince herşeyin en son modelini isterler.

Ülkemizde hukukun insani olmak, toplumsal olmak, topluma öğretmek amaçı taşımadığı; yine eski çağlarda olduğu gibi 'cezalandırmak' ile suçları önleme ve suçluları yok etme yolunda olduğu şöyle de açık: Televizyonda suçlar ve cezaları hakkında bilgi veren 'Zorunlu yayın'cıklar, 'Kamu spotu'cukları yok; adliyelerde de yok. Yani insanlar suçlar hakkındaki cezaları ancak suç işlediklerinde öğreniyorlar. Oysa hergün televizyon kanalılarında 'Şu suçun cezası bu kadardır, bu suçun cezası şu kadardır' diye toplumu, insanları bilgilendirme amaçı ve etkinliği olmalıdır yoksa hukukun toplumsallığından, toplumculuğundan, insaniliğinden bilimselliğinden ve toplumu eğitme amaçı olduğundan asla söz edemeyiz. Eminim ki televizyonda ve internette bu tür hukuk bilgilendirmeleri suçlarda büyük bir azalma sağlayacaktır; ee, hukukun da amaçı suçları önlemek değil miydi? Yani neden hukuku yalnızca hukukçular bilsin; hukukçular mı suç işleyecek yalnızca? Bu nedenle, bu amaçtan olarak ilkokuldan başlayıp üniversite sona kadar her eğitim aşamasına zorunlu hukuk dersi konulmalıdır; ve televizyona, internete de suçlar ve cezaları hakkında bilgiler koyulmalıdır. Yani hukuk artık evrensel olmak yanında bir de bilimsel, toplumsal, toplumcu ve insani olmak zorundadır; aristokratik soyluluğundan çıkıp bilimin soyluluğuna girmelidir.

'Ceza suçları önler, hukuk ceza olmalıdır' deniliyorsa öğretim, eğitim de cezadır çünkü bunlar da suçları önler. Yani niye biri var, öteki yok? Suçlar ve cezaları sır mı yani, neden herkes bilmesin, neden yalnızca hukukçular bilsin?

Medyaya, okullara ve adliye duvarılarına 'Cinayetin cezası şu, hırsızlığın cezası bu, darbın cezası şu, hakaretin cezası bu, cumhurbaşkanına hakaretin cezası şu, Atatürk heykeline saldırmanın cezası bu, yabancı ülkelerin bayraklarını yakmanın cezası şu, uyuşturucu satmanın cezası şu, tecavüzün cezası bu, ayrımcılığın cezası şu' gibi bilgiler koyulmalıdır.

Kanunları bilmemek suç olmayabilir ancak kanunları topluma öğretmemek de suç olur.

Hukuk gökten yere inmelidir atık.

Hukukun toplumu bilgi ile eğitim amacı yoksa toplumda kuşkusuz ki suçlar artar.

Anlaşılıyor ki hukukun toplumu eğitim amacı yok, yalnızca cezalandırmak amacı var.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 5.10.18/22.58


Başlık Kategori Yayın Tarihi
YANLIŞ ŞERİAT Felsefe 15.10.2018
ESKİŞEHİRLİ ŞEHİT YAKININDAN TUTARSIZLIK Felsefe 14.10.2018
İDAM CEZASI VE ZİNA Felsefe 13.10.2018
TANIDIK BİRŞEYLER Felsefe 12.10.2018
YEMİN VE DİN Felsefe 11.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Bir Garip Döngü Felsefe 07.10.2018
Ağustos ayında yapmadıklarım Felsefe 30.08.2018
Umutsuz kaybedişler Felsefe 11.08.2018
PEŞİNDE OLDUĞUMUZ Felsefe 29.07.2018
Dualar Neden Kabul Olmaz? Felsefe 02.06.2018