BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 200

Hiç yalan söylemedi dünya, evren gerçekte insana
Yalnızca dedi ki: 'Düşünürleriniz(Filozoflarınız), alimleriniz, alimeleriniz
Bilimcileriniz, bilgeleriniz gelsin bana'
Herşey insanın kendini doğru anlaması ve doğru yaratması için
Gerçekler ve doğrular bile,
İnsanlar kendi hallerine bırakıldığında kuracakları iki devlet türü vardır
Ya barbar, vahşi bir devlet ya da ahlaksız bir devlet
Felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri
Yani insani önderler, insani liderler insanca devlet türünü yaratırlar
Yani doğru dünyanın, doğru tarihin, doğru insanlığın tek doğru yolu
Felsefe, bilim, Din hadisileri, insani önderler, insani liderlerdir,
'Hayat çaydır, insan şeker
Sen karıştırdıkça hayattan tat aldığını sanırsın
Hayatın seni erittiğini ise çay bitince anlarsın' demiş Sunay Akın
Bu durum ancak felsefeden, bilimden ve 
Dini tanımlayan Din hadisileri'nden uzak insanlar için doğrudur
Bu yaklaşıma göre söylersek
Felsefe, bilim ve Din hadisileri insanları ise çaya, hayat da şekere benzer
Felsefe, bilim ve Din hadisileri zaman geçtikçe erimezler, bitmezler
Daha da çoğalırlar, daha da gelişirler, daha da üstünleşirler, daha da büyürler
Ve hayatı içlerinde eritirler, yok ederler,
'En kusursuz cinayet birinin yaşama sevincini öldürmektir' demiş Paulo Coelho
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı
Cehalet ve nefs içindeki; bencil, yoz, nicel, kıytırık, hayvani, dünya kölesi
Hasta yaşam sevinçleri ölmeli zaten,
'İnsanlar nasıl konuşulması gerektiğinin dersini alırlar
Ancak en büyük ilim nasıl ve ne zaman susulması gerektiğini bilmektir' demiş Tolstoy
Acaba neden insanlara susmak hep erdem olarak öğretilmeye çalışılıyor
Oysa insanların yapması gereken şey felsefe, bilim 
Ve Din hadisileri ile düşünmek ve konuşmaktır
İnsanların yapmaları gereken şey nasıl konuşulması gerektiğinin eğitimini almak değil
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ile konuşmayı öğrenmektir
Yoksa susmak hep erdem yapılır, erdem gösterilir,
Orasını burasını göstermek ile mutlu olmaktan başka şey bilmeyen 
Yoz yetişkin insan dişisine değer vermemek yanlış bir seçim olmasa gerek
Erkeklik konusunda tuhaf şeyler söyleyen bayanlar var
'Erkekler tıraş olmak için neden aceleci davranıyor' imiş
'Erkeklik bıyık çıkınca mı oluyor' imiş; 'o zaman 15 yaşında erkek olunması gerekir' imiş
'30 yaşında hala çocuk erkekler var' imiş, falan
Bayanlar sütyen takmak için neden aceleci davranır öyleyse
Hani kadınlık sütyen takınca mı oluyor
O zaman; 10 yaşında kadın olunması gerekir ancak toplumda 
90 yaşına gelmiş de kadın olamamışlar var
Ya da neden açıksaçık ya da daracık giyinen bayanlar var
Yoksa bayanlık ya da kadınlık öyle giyinmeyince olmuyor mu,
Bir ateist ya da dini inançsız herşeyden önce bilimci ve ahlakçı olmalı
Yoksa geyik olur yalnızca
'Kimseye kirli ayaklarıyla, beynimde gezinme fırsatı vermem' demiş Mahatma Gandhi
Yine bir yabancı hayranlığı
Bir sözü yabancılar söylemiş ise akan sular durur bu ülkede ne acı ki
Beyinini bir kaldırım olarak görüyor isen doğal ki buna izin verme,
Güldürücülük yapmayı seven bayanlar var
Bayların kelliğini dekolteye benzetmişler
Kadın dekoltesi bir akıl ya da ruh sağlığı sorunudur
Erkek dekoltesi yani kellik ise biyolojik bir sorun
Magandalığın bile bir edebi vardır: Göğüsünün kıllarını göstermekle yetinir en fazla
Oysa bazı bayanların göstermedik yerleri yok,
'Birine hediye alın; hem o mutlu olur 
Hem de o mutlu olduğu için siz de mutlu olursunuz' demişler
Nicel, tikel, ilkel, yoz bir mutluluk anlayışı
Hediye ile olan mutluluk kemikle köpeğin ya da ciğerle kedinin mutluluğu gibidir
'Kadınlar kalplerinin fethedilmelerini isterler' demiş birileri
Neden acaba; beyinlerine ve beyine önem vermiyorlar mı, yoksa eksik olan kalpleri mi
Ah nerede felsefe, bilim ve Din hadisileri arayan sevgiler, aşklar,
'Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır' demiş Muhammed Ali Clay
Ancak rüyalar felsefe, bilim ve Din hadisileri içermiyorlarsa ya cehalettir ya nefs
Ve dünya uykudan daha büyük, daha yanlış, daha kötü bir yalandır,
'Eğer birileri seni geleceğinde görmüyorsa
Onları geçmişte bırakmanın vakti gelmiş demektir' demiş Elif Şafak
Oysa eğer felsefe, bilim ve Din hadisileri yolunda değilsen 
Zaten doğru bir geçmişin de, doğru bir şimdin de, doğru bir geleceğin de yok demektir
Eğer felsefe, bilim ve Din hadisleri yolunda isen senin bırakanlar yitirir
Eğer sana sarılanlar felsefe, bilim ve Din hadisileri içinde değillerse yine yitirmiş olursun
İnsan var oluşunu başkalarına göre değil felsefeye, bilime 
Ve Din hadisileri'ne göre belirlemelidir, yaratmalıdır, oluşturmalıdır
Felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden yoksunluk mantıksızlık ve tutarsızlık da verir
Bu kesimin içinde de kendini aydın, akıllı sanan kişiler, kitleler oluşur
Felsefeden, bilimden, Din hadisileri'nden uzaklıkta olan inançlar
Ergeç müzik, nefs, cehalet, eğlence, zorbalık, zalimlik gibi haller alırlar,
'Anlamak bir, sezmek bindir' demiş
Birşeyin çok olması onu doğru da üstün de yapmaz
Birşeyin az olması da onu yanlış ve aşağı yapmaz
Örnek ki 1 ton değersiz toprakta 1 Gr değerli altın olabilir
Ülke ekonomisi bir Amerikan şirketinin denetimine verildi
Ülke cahile Bağdat sorulur duruma geldi
Açık ki nerede berduş kişilik, yozluk, Türkiye düşmanlığı, yabancı dalkavukluğu
Bilimsellikdışılık, mantıksızlık, ahlakdışılık nitel olarak var ise orada Nietzsche baş tacıdır
Gerçek ki bayanlar kendilerinin sevilebilecekleri pek inanmaz durumdalar
Bu nedenle ki hem modaya, makyaja, takıya, süse pek meraklıdırlar
Hem de büyük aşklar isterler
Açık ki aldatılmayan bayan olmaz; onları önce kozmetikçiler, modacılar
Boş iltifatlar, bay dalkavuklukları, şiirler aldatır,
Türkiye'de gerçek, doğru bir sinema sanatı ve sanatçısılığı yok
Bunlara sanatçı demek olanaklı değil bence 
Ancak Türkiye'de sinemaya çok katkı yapdıkları için ödül verilecek ise o başka şey
Bence Türkiye'de ne gerçek bir sinema sanatı var ne de gerçek sinema sanatçısı, 
Değerin elinde ise gözünü elinden hiç ayırma
Değerin nerende ise gözlerini orandan hiç ayırma
Bekçi değil bilge, düşünür, alim, alime, yazar, şair Atatürk'çüler gerekli Türkiye'ye
Bırakın artık bu bekçilik, hamallık, badigardlık, beden, cehalet, nefs
İlkellik, barbarlık, feodallik Atatürk'çülüğünü
Felsefe, bilim ve Din hadisileri'ni öğrenin,
Beş cahil seç deseler; komünistleri, Atatürk'çüleri, milliyetçileri
Dincileri ve etnikçileri seçerdim
Beş kötülük seç deseler: Siyaseti, sanatı, modayı, turizımı ve medyayı seçerdim,
Yaşayanlar, ölülerden akıllı olsalar idi, ölülere aptallar demek gerekir idi
Aptalım, demeyenler akıllı olamazlar
'Bir insanı gerçek haliyle tanımak istiyorsanız ona yetki verin' demiş A.Lincoln
Düşünsel Batı dalkavukluğunun, köleliğinin bir açılımı daha
'Bir sözü, yabancılar söylemiş ise kesinlik ile doğrudur' yoz mantığının ve yoz kişiliğinin ürünü
Yabancı olsun da çamurdan olsun kafası işte
Lincoln'ün sözüne inanır isek kimseyi tanıyamayız 
Çünkü herkese yetki verecek yetkimiz yok
İnsanı tanımak üzerine benim daha kısa, daha kolay ve bilimsel bir yöntemim var: 
Hepiniz 'Ben aptalım' demek ile işe başlayın
Bunu diyebilenler için bir parça da olsa insan olmak umudu vardır,
Basit, ilkel, nicel, anlamsız zevkler ve istekler: 
'Sıcak bir gülüş, ağaç gölgesinde uyumak, dalgaların kıyılara vuruşunu izlemek
Güneş ışığı ile iç ısıtmak, ne olduğu belirsiz sevgiye tapmak
Zamana kulluk etmekten zevk almak, ağaçların tomurcuklarından sevinç duymak
Islak toprağı koklamak, sevgilinin gözlerine bakmak, sevgilinin elini tutmak
Sevgiliye kul köle olmak, sevgilinin ayağının tozu olmak
Mis gibi bir kebap, harika bir tatlı'
Ya ne biçim zevkler, istekler bunlar
Hiç felsefe, bilim ve Din hadisileri ile düşünür(filozof), alim, alime, bilge olmanın
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ile dünyayı, nefsi ayaklar altına almanın
Anlamını, özelliklerini ve sonuçlarını tatdın(tattın) mı
'Sanmasınlar inanmıyorum, elbet inanıyorum Tanrı'ya
Herkesin kendi tanrısı var, sen ölünce ölüyor O da' demiş Cemal Süreya
Gerçek Tanrı'yı bilmeyen kafa yapısının, Gerçek Tanrı'yı bilmeyen bir dünyanın saçmalaması
Felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni bilmeyenler kuşkusuz ki gerçek Tanrı'yı da bilemezler,
Bir insan için felsefe, bilim ve Din hadisileri dışında insan olmak dışında
En utanç şeylerden biri de
Felsefe, bilim ve Din hadisileri içinde olmayan insanları baştaçı etmiş olmasıdır
Ya da öyle insanlara kendini beğendirmeye çalışmış olmasıdır
Ne acı felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'ndan uzak bir varoluşa ve bir hayata,
Cinsel ilişkiden alınan zevk, haz
Cinsel organla yapılan işkenceden her iki tarafın da 
Yani işkence edenin de, işkence görenin de aldığı 
Dünyadaki tek zevk, haz, nefs sanısıdır
Ve işkence hazzının tohumlarını da içinde taşır
Cinsel ilişkiden her iki tarafça alınan zevke, hazza
İşkencenin sanatsal ya da edebi ya da barışçıl hali de denilebilir
Bu nedenle sanata da, edebiyata da, barışa da
Felsefe, bilim ve Din hadisileri ile kuşkuyla bakmak gerekir
Güneşten sonrasına bakarsak, herşeyi yaratan ateştir
Güneşten öncesine bakarsak, herşeyi yaratan soğuktur
Güneşten sonrasına bakarsak, herşeyi yaratan ışıktır
Güneşten öncesine bakarsak, herşeyi yaratan karanlıktır
Güneşten sonrasına bakarsak, herşeyi yaratan çokluktur
Güneşten öncesine bakarsak, herşeyi yaratan yokluktur
Gerçekler ve doğrular çatlaktır biraz
Her kitabı okumaya çalışanlar ya doğruları görürler ya yanlışları
Felsefe, bilim ve Din hadisileri'ni bilmeyen insanlar
Konuşmayı düşünmek sanıyorlar,
Gezmeyi görmeyi ancak kitap okumayı sevmeyen insan gerçekte
Öğrenmeyi sevmiyor demektir
Yani 'Çok okuyan mı bilir yoksa çok gezen mi?' sorusu
Gerçek ki aptallığın bir sorusudur
Bu nedenle ki okumak alimlikle, alimelikle sonuçlanabilirken
Gezmek görmek pılajlarda(plajlarda) sütyen-külot ortalıkta dolaşmakla sonuçlanır 
Üniversiteye alınacak öğrenciler üniversite sınavından önce akıl ve ruh sağlığı
Sınavından geçirilmeliler ki ahlaka aykırılık da, moda da, nefs de
Bilimdışı şeylere inanmak da, beden teşhiri de akıl-ruh sağlıksızlığıdır
Ve üniversiteyi bitirenlere üniversite diplomasıları verilmeden önce de
Bu sınav yapılmalı
Çünkü üniversitenin yalnızca niceliği değil onuru, niteliği de vardır
Devlette çalışacak kişilere de bu sınav yapılmalıdır
Çünkü devlet yalnızca nicelik değil onur, niteliktir de,
Hataları önemsemezsen hatalar da seni önemsemez
Açık ki hatalar doğru ya da iyi insanları en az iki kez
Yanlış ya da kötü insanları en az bir kez uyarır
Hayat her insanı doğuracak kadar aptal olsa da ölüm insanları uyarmayacak kadar
Aptal değildir,
Türkiye'de Cumhurbaşkanlı hükümet sistemi ile bakanlık sayısı 16'ya inmiş
16 sayısı rastlantı mı yoksa tarihteki 16 Türk devleti sayısı mı
Ve 16 sayısı bir Amerikan şirketinin melek kollarına teslim edilmiş
İthal meleklik olsa gerek,
İslamiyet dini inançı yanlısı bir radyoyu dinliyorum şu an
Din ya da İslamiyet diye Arab hatıraları(anıları) anlatıyor, müzik çalıyor tüm gün
Belli ki dini tanımlayan Din hadisileri'den haberleri yok henüz,
Lüzumsuz şeylerin peşinden koşan, lüzumlu şeyleri kaçırır' demiş halife Ali
Peki kendiniçek(selfie) çubuğu lüzumlu mu, lüzümsuz mu olacaktı
Ya da Tolstoy'un Savaş ve barış romanını okumak
Gerçek ki gerekli şeyleri en doğru gösterenler felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir
Yoksa dünyanın bir öküzün boynuzlarında olmasının tersi 
Lüzumsuzluk olacaktı insanlar için
'İlaçların en iyisi Kuran'dır hadisi uydurma bir hadis bence
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı
Çünkü Din hadisileri 'Bilim olmayan yerde din de olmaz' diyor
Yani 'Tek ilaç bilimdir' diyor
'Başkalarının zarar görmesine sevinen kişi kurtuluşa eremez' demiş Bennan-ı Hammal
Ancak Hitler'in zarar görmesine sevinmeyi de içermedi mi insanlığın kurtuluşu
Demek ki konuşmadan önce Din hadisileri'ni bilmek gerekir,
'Seni çok seviyorum' diyen insan gerçekte
Seni çok sevecek kadar kendimi çok seviyorum' demektedir
Çünkü sevmek mutlu edici birşeydir
Öyle ise yalnızca felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni en çok sevmek gerekir
Yani 'Seni çok seviyorum' diyen biri eğer felsefe, bilim ve Din hadisileri'ni bilmiyorsa
İnanmamak gerekir
Çünkü sevmekten anlasa idi önce felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni severdi
Evlendirme memuru olsaydım çok üzülürdüm doğrusu
Çünkü felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin dışı üzücü bir dünyadır.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 3.10.18/11.57


Başlık Kategori Yayın Tarihi
YANLIŞ ŞERİAT Felsefe 15.10.2018
ESKİŞEHİRLİ ŞEHİT YAKININDAN TUTARSIZLIK Felsefe 14.10.2018
İDAM CEZASI VE ZİNA Felsefe 13.10.2018
TANIDIK BİRŞEYLER Felsefe 12.10.2018
YEMİN VE DİN Felsefe 11.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Bir Kahkaha Şiir 14.10.2018
KAVUŞACAĞIM Şiir 13.10.2018
GÖRDÜM Şiir 12.10.2018
Gitmek Şiir 11.10.2018
YAĞMUR Şiir 10.10.2018