AKP TEHLİKESİ VE GELECEĞİN MUHALEFETİ

Geleceğin muhalefeti nasıl olmalı ?. Herkesin kendi siyasi ideolojisine göre bir muhalefet anlayışı olabilir. Yada yakın hissettiği partiyi iktidar da görmek isteyebilir.Yada sevdiği siyasetçilerden oluşan siyasi bir yapı görmek isteyebilir. Ancak bu normal bir ülke de geçerli olan siyasi düşünce yapısıdır. Bizim ülkemiz normal bir ülke değildir, baskıcı ve giderekte artan diktatöryel bir yönetimle yönetilen bir ülke konumundadır. Bu sebeple siyasetçiler gibi, biz seçmenlerinde normal düşünmemesi, daha fazla olağanüstü, olağandışı şekilde düşünmesi gerekiyor.

Önümüzde bir sorun var '' AKP ''.. 16 yıldır bir çok hamle yapıldı. En son seçimde her parti kendi başına bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarttı, geçmişte ise Ekmeleddin İhsanoğlu tercihi ile muhafazakar kitleden oy alınması amaçlandı. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Bunların hiç bir işe yaramadığını görüyoruz. Nasıl işe yarayabilir ki ! Emperyalizm'in iktidar da tuttuğu bir yapıdan bahsediyoruz. Bir hamle yapıyorsunuz muhalefet olarak, ardından günler sonra veya aylar sonra emperyalizmin karşı hamlesi geliyor. 28 Şubat , 2001 krizi , Ergenekon , 17-25 Aralık , 15 Temmuz.. Bu 5 olay sadece Erdoğan ve Akp'nin içinde bulunduğu olaylar sinsilesi. Bu 5 olayında kimlerin işine yaradığını, 1950'den beri gerçekleşen tüm darbelerin akabinde, Radikal İslamcı veya Merkez Sağ partilerin daha da güçlendiğini, darbe araştırma komisyonların Sağcı İktidarlar tarafından dağıtıldığını düşündüğümüz zaman arkalarındaki gücün emperyalizm olduğunu net bir şekilde görebiliriz.

Darbelerin tarihi ile ilgili geçmiş yazılarımda zaten bu konuları teferruatı ile açıklamıştım. Yani amacın bu din kisvesi altındaki iktidarları mağdur edebiyatı ile Türkiye'de iktidar da tutmak olduğunu görüyoruz. Amaçlar ise, dini yönetimler ile müslüman ülkeleri her türlü teknolojik gelişmelerden uzak tutmak, halkı dışa bağımlı yapmak ve din duyguları ile milletin beynini uyuşturmak. Bu amaçlarını kurtuluş mücadelesinden bu yana sürdürmekteler. Anzavur Ayaklanması , Kuva-yı İnzibatiye (Halifelik Ordusu) , Bolu, Düzce, Hendek ve Adapazarı ayaklanmaları , Afyon Ayaklanması veya Çopur Musa Ayaklanması , Koçgiri Ayaklanması ve daha onlarca isyan kurtuluş mücadelesi zamanında ve İngilizlerin kışkırtması ile olmuştur. Bu isyanların amacı ise, İngilizlerin himayesinde bir manda devleti istemeleri , Halifenin Mustafa Kemal  Paşa hakkında çıkardığı idam fetvası , İtilaf Devletleri’nin, Milli Mücadele’nin Padişah ve Halifeye karşı yapıldığı şeklindeki propagandaları. Bu son sebep çok önemli.. Yani Radikal İslamcıların, Emperyalizm ile kol kola yürüdüğünü görüyoruz. Bugünde aynı yolda yürüyen bir Erdoğan ve Akp hükümeti var. Hep söyledim, her zaman söyleyeceğim '' Radikal İslamcılık Emperyalizm'in bu ülkeye giriş anahtarıdır '' Halifeliğin kaldırılmasına karşı çıkan İngilizlerin İstanbul'da kukla bir halife istemesi bir yana, bugün Erdoğan'ın halifeliği tekrardan getirmek istemesi diğer tarafa.. Artık kim kime hizmet ediyor siz buradan bir sonuç çıkarın..

28 Şubat öncesinde Gülen ve Erdoğan'ın kurmayları ile buluşup neler konuştuğu, 5 CIA sorumlusunun Türkiye'ye gelip raporlarında, artık Türkiye'de merkez sağ da bir partinin kurulması gerektiğini açıklayıp, Akp'yi proje partisi olarak sunması gerçekleri bir gün ortaya çıkacaktır. Benim nefret ettiğim, şuanda hükümete yakın olan Abdurrahman Dilipak bile o dönemde Akp'yi Emerpalizm'in kurduğu bir parti olarak tanımlamıştır. Aynı zamanda Erbakan'ın beyanları ortadadır. Hatta Erdoğan kendi beyanlarında bile Büyük Orta Doğu projesini övmüştür. Arşivler ortadadır araştıranlar bunları görebilirler.

Bu örneklere yüzlerce örnek ekleyebilirim. Erdoğan ve Akp net bir emperyalizm projesidir. 16 yıldır bu milleti tam ortadan ikiye bölen, kardeşi kardeşe düşman eden, halkı kutuplaştıran bir zihniyetten bahsediyoruz. Tam da emperyalizm'in istediği gibi. Emperyalistler bu ülkeyi istila etse bundan daha iyisini yapabilirmiydi ?

İşte bu kadar köklü taa kurtuluş mücadelesinden beri süre gelen bir oluşumdan bahsediyoruz. Arkasındaki güç de emperyalizm gücü. Bu oluşumla baş etmek çok zor. İşte bu sebeple olağanüstü düşünmek gerekir diyorum. Dolar yükselmeye başlayınca herkes, ülkede krizin patlak verdiğini, ekonominin bittiğini ve Erdoğan'ın Abd ile kavgasının neticesi olduğunu düşünüyordu. Ancak ben ve benim gibi çok az kişi, doların yükselmesinin Trump ve Erdoğan'ın iş birliği olduğunu söylemiştik. Benimle beraber, Can Ataklı gibi bir kaç yazar daha söylemişti. Şimdi dolay düşmeye başladı. Çünkü Trump bu olayı siyaseten kullandı ve yaklaşan seçimlerde Türkiye gibi bir ülkeye kafa tutma kartını kullanacak. Erdoğan ise, tüm dünya üstüme geliyor tez'ini bir kez daha kullanacak. Yani iki liderinde lehine bir olay gerçekleşti. Emperyalizm'in amacı ise, Erdoğan'ı ekonomi boyutunda da mağdur göstermektir.

Mesela bir örnekte Can Dündar meselesinde. Can Dündar Mit tırları olayında bir gazetecilik başarısı göstermiştir. Nitekim o yıllarda o zaman Mhp'de bulunan Tuğrul Türkeş '' Yemin ederim o tırlar Türkmenlere gitmiyordu'' demişti. Ki o bölgede bayır bucak Türkmenleri değil, o sırada Daeş bulunuyordu. Ancak geçmişten bu yana yapmış olduğu Atatürk belgeselleri ve filmlerinde niyetinin ne olduğunu açıkça gösteren bana göre Cumhuriyet Gazetesinin gelmiş geçmiş en kötü genel yayın yönetmenidir. Benim hiç sevmediğim bir şahsiyettir. Erdoğan, Almanya'ya Can Dündar'ın iade edilmesi ile ilgili başvuru yaptı. Ancak Can Dündar verilmiyor. Peki neden ?. Almanya'nın Erdoğan'a karşı olmasından dolayı mı ?. Alman milleti veya Abd milleti Erdoğan'ı sevmeyebilirler ama ben hükümetlerden bahsediyorum. Hükümetlerin Erdoğan'ı iktidar da tutma hedefleri var. Eğer Can Dündar Türkiye'ye verilse, Fetö Türkiye'ye verilse yada bu ülkede 15 Temmuz olmasaydı,Ergenekon olmasaydı bu hükümet halk tarafından daha mı çok sevilirdi ? Yoksa Akp'nin bu yönetiminden rahatsız olanlar tarafından hükümetten mi düşürülürdü ?. Yani herşey hükümetin istediği gibi olsaydı, mağdur olmasaydı bu millet Erdoğan'a ve Akp'ye bu kadar teveccüh duyarmıydı ?

Şu anda hâlâ milletimizin büyük kısmı, Erdoğan başımızda kalsın yoksa ülkemizin sonu iyi değil düşüncesinde. İşte emperyalizm bu düşünceyi ayakta tutabilmek için, merkez sağ hükümetlere karşıymış gibi davranıyor, onları ülkemiz içinde mağdur ediyor. Ergenekon Akp'nin işine yaramadı diye düşünebilirsiniz. Ancak ben tam tersini savunuyorum. Atatürkçü askerler içeriye alındı tasfiye edildi. Arkasından ara geçiş dönemi yaşandı, fetöcü askerler yerleştirildi ve şu anda Erdoğan'ın askerleri var. Yani bütün bir resmi görmek lazım, bu olayları sinsile olarak görmek lazım, birbirinin devamı olarak görmek lazım. İşte o zaman büyük resmi görmüş oluruz.

Mesela Euro 2024'ü bize vermediler.Bizim de kendimize göre başarısızlıklarımız var. Örneğin herşey stadyum yapmakla bitmiyor. Örneğin Konya ev sahipliğine gösterilmiş. Peki milyonlarca kişi Konya'ya gittiğinde, orada o insanlar nasıl 1 ay kalacak ? Bunlarda bir etken olabilir. Ancak asıl etken, 1.Siyasal olarak mağdur etmek, 2.Ekonomik olarak mağdur etmek, 3.Sportif olarak mağdur etmek. Bunları çoğaltabiliriz. İşte buradaki amaç, ne müslüman devlet olduğumuz için, nede turnuvaya hazır olmadığımız için değil, sportif açıdan da mağdur etme amaçları var.

 

İşte böyle bir yapıya karşı mücadele etmek zorundayız.. Ancak geçmişten bu yana muhalefetin yaptığı yanlışları da görmezden gelemeyiz. Akp'yi iktidar da tutan yukarıda saydığın sebepler kadar, mevcut muhalefetin yanlışlarıda 16 yıllık bir oluşumu bu ülkenin başında tuttu. 

Olağandışı şeylerin yapılması gerekmektedir. Milliyetçilerin, Solcuların ve Kemalistlerin birleşmesi gerekmektedir. Sol merkezli siyaset yapan Ecevit belli bir noktaya kadar başarılı olabilidi. Tek başına iktidar olamadı. Ondan önce İnönü, en son Baykal ve diğerleri ise, sadece Kemalist düşünce eksenli bir politika güttüler o da başarılı olamadı. Ancak öyle bir parti olmalı ki , tek başına hiç bir işe yaramayan, ama birbirinin kardeşi olan üç ideolojiyi birleştirebilmeli. '' Atatürkçülük, Milliyetçilik ve Solculuk ''..  Böyle bir yapıda kurulacak olan bir partinin, Sağ'ın tam karşısında yer aldığını düşünün. Muhafazakar düşüncenin birleşip, iktidar'ı belirlediği bir ülkede, Ulusalcı düşünenler niçin birleşemesin ?. Bu oluşumun Türkiye'deki oy oranı % 45'dir. Kılıçdaroğlu'nun koltuk sevdası sebebiyle yenilenemeyen bir CHP görüyoruz. Aldığı % 8 oy ile Erdoğan'ı ilk tur'da başkan yapan bir Meral Akşener görüyoruz.. Siyasi hayatını askıya alan ve tamamen Erdoğan'ın yandaşı olan bir Bahçeli görüyoruz. Sizce de bu 3 lider'in yerine, yani Kılıçdaroğlu, Akşener ve Bahçeli'nin yerine bu üç gücü birleştirecek yeni bir parti ve yeni bir lider ortaya çıkma zamanı gelmedi mi ? Hep söylediğim bir şey var, bir milliyetçi asla muhafazakar düşüncenin esiri olamaz. Milliyetçi Ulusalcı olmak zorundadır ve tarafını kurucu değerlerden, Atatürk değerlerinden yana kullanmalıdır. Nitekim bazı yanlışlarına rağmen, Alparslan Türkeş'de tavrını o şekilde belirlemiştir. Ancak solculara yaptıklarını affetmem de mümkün değildir.

Belki de zaferin anahtarı budur. Belki de emperyalizm'i yenmenin gerçekten hür ve bağımsız bir ülke olmanın anahtarı budur.. Temennim ve düşüncem 2019'da Merkez Sol'un ve Ulusalcı Milliyetçilerin son yenilgisini almasıdır. Akabinde yeni kurulacak güç bu ülkede uzun yıllar iktidar'da olmanın zeminini oluşturacaktır..

Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

Twitter adresim ; twitter.com/Yigit_KrTpRk

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; YİĞİT KARATOPRAK


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SİYASETİN YÜKSELEN DEĞERİ '' EKREM İMAMOĞLU '' Politika 26.06.2019
TARİHİ BULUŞMA VE YANKILARI Politika 17.06.2019
NEREDEN ÇIKTI BU PROVOKATÖRLER ? Politika 05.06.2019
EZİK SİYASET Politika 25.05.2019
YENİ FURYA SAHTE MİLLİYETÇİLİK Politika 02.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yeni (mi) Parti Politika 19.07.2019
KORKUNÇ GERÇEK SİYONİZM Politika 18.07.2019
İŞSİZLİK, TARIM ve BÜTÇE Politika 16.07.2019
23 Haziran seçimleri. Politika 12.07.2019
AK PARTİ MUHALEFETİ Politika 11.07.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.