ERDOĞAN ARTIK RAKİPSİZ

Sizlerle tatilimden önceki son yazımı paylaşmaktayım. Eylül ayında tekrardan yazılarıma devam edeceğim. Ancak tabii ki 30 Ağustos gibi çok önemli bir günde yazmamakta olmaz. O sebeple, bu özel günde bir yazı kaleme alabilirim.Ya da geçen seneki yazımı aynen yayınlayabilirim..

Şu aralar herkes çok mutlu.. Akp, Amerikan krizi ile birlikte, emperyalizm'e kafa tuttum edasıyla çok mutlu.Halbuki emperyalizm'e kafa tutulmamış, emperyalizm ile yani Amerika ile işbirliği yapılmıştır. Bir önce ki yazım da bu konuyu açıklamıştım. Chp yönetimi, kongre tartışmalarını bastırarak, yeniden koltuğunu sağlamlaştırdığı için çok mutlu. Tabii sağlamlaştırdı mı, yoksa daha mı beter bir hâle getirdi onu birazdan açıklayacağım. İyi Parti, istifa etmiş Meral Akşener'i tekrardan genel başkanlığa seçtiği için çok mutlu. Doğru bir karar mı onuda birazdan açıklayacağım..

Siyasiler mutlu olmasına mutlu da, acaba bu partilerin seçmenleri ülkenin geldiği bu durumdan, idraksız ve kendi görüşlerini yansıtmayan liderlerin bu tutumundan acaba seçmen kitlesi mutlu mu ?. Akp seçmeninin bir bölümü de mutlu değil. Onların Erdoğan'ı desteklemesi ve oy vermesinin sebebi kendilerine göre, ''Başka adam yok'' tezini savunmaları.Ancak bu seçmen kitlesi çok azınlıkta olduğu için mevzu bahis Akp seçmeni değil.

Bütün medeni ve demokratik ülkelerde partiler mutlaka gerekli oluşumlardır.Partiler aynı zaman da, milleti temsil eder ve milletin adeta siyasi kökleri olarak faaliyetini sürdürür.Ancak bu partiler, milletten kopuk bir siyaset güdemezler. Kendi tabanlarının istek ve arzularını, düşüncelerini mutlaka yansıtmaları gerekir. Peki Cumhuriyet Halk Partisi kendi tabanının görüşünü yansıtabiliyor mu ?. Böyle bir şeyin olması mümkün değil ama, eğer Chp yönetimi başkanlık için referandum yapsa ve iki adayı sadece Chp'lilerin oy kullanacağı şekilde referanduma götürse, Kılıçdaroğlu mu, yoksa Muharrem İnce mi seçilir ?.Elbetteki Muharrem İnce seçilir ve Chp'de bir yenilik hareketi başlar. Ancak Muharrem İnce'nin hataları yok mu ?. Muharrem İnce'nin de 24 Haziran gecesi tutumundan başlayarak bir çok hatası var. Örneğin daha bugün '' Yahudi Cesaret Ödülü üzerinden yaptığım eleştiri yanlış oldu, özür dilerim ''  açıklaması yapan bir Muharrem İnce görüyoruz. Hükümetten her dakika özür dileyen bir Muharrem İnce, yenilgiden sonra ortadan kaybolan bir Muharrem İnce, Chp içindeki muhalif seslerin lideri olacağı yerde, olayları sadece seyretmekle yetinen bir Muharrem İnce gördük. Yani ne Chp yönetimi hatasız ne de Muharrem İnce.

Şükürler olsun ki, hayatım boyunca yaptığım her icraat de, yazdığım her yazı da kimseye yalakalık yapmadım. Aman Atatürkçü okuyucularım bana tepki yapar demedim. Neyi bildiysem onu yazdım. Başkaları gibi ünlü olmak gibi, yada yalakalık ve dalkavukluk yapmak gibi bir derdim de yok. Sizlere Muharrem İnce güzellemeleri yapamam, zira o da bana göre Chp'nin genel başkanı olmaya layık değil.

Şimdi gelelim Meral Akşener'e. İstifası doğrumuydu ? Kesinlikle doğruydu. Dünya siyaset tarihine baktığınız zaman, girdiği ilk seçimlerde başarılı olamamış bir liderin, ilerleyen yıllarda başarılı olma ihitmali yok denecek kadar az. Meral Akşener, Erdoğan'ın ilk tur'da başkan seçilmesinin en büyük müsebbidir. Çünkü Muharrem İnce alması gerektiği oyu almıştır.Akşener başarısız oldu ve ayrılması gerektiğini düşünüp istifa etti. Ancak araya giren bazı kişiler, Aytun Çıray gibi, Mehmet Aslan gibi kişiler tekrardan Akşener'i başkanlık için ikna ettiler.Hatta öyle ki, Mehmet Aslan, Akşener'in arabasının önüne atlamış ne olur gitme diye yalvarmış ve bu olayda bacağından yara almış. Vay be bu ne hırs ! Bu hırsınızı 24 Haziran seçimlerden önce de gösterseydiniz de, Meral Hanım %10'un üstüne çıksaydı. Ancak bu adamlar sadece günü kurtarma derdinde. Onlar için ana muhalefet yeter. Bunların amacı koltuk sevdası başka bir şey değil. Aynı sorun Chp içinde de var.

Daha sayabileceğim onlarca yanlışla dolu  Chp ve İyi Parti. Peki Akp şu anda ne yapmakta. Cumhurbaşkanı koltuğuna kurulmuş, çapsız muhalefeti izliyor ve keyfine diyecek yok.Biliyorsunuz 6. kurultayı geçtiğimiz gün gerçekleştirdiler. Erdoğan büyük bir çekişme yaşanan seçim sonrası yeniden başkan oldu ! Karşısına çok güçlü adaylar çıktı ama kendisi hepsini egale etti !. Akp kurultayları aslında, Türkiye'nin yönetim biçimini de gösteriyor. Tek adam, tek karar verici, tek, tek , tek. Buradan bir demokrasi çıkar mı ?

Zaten Türkiye'nin demokrasi anlayışı son 16 yılda, Cumhuriyet tarihimizde görülmeyecek şekilde geri gitmiş durumda. Demokrasi sadece seçim demek değildir.Demokrasi seçimlerin, eşit şartlarda yapılması da demektir. Devlet imkanlarının eşit şekilde kullanılması da demektir.Basın ve Yayının eşit şekilde kullanılması da demektir. Demokrasi her şeydir. Demokrasi sandık ile tecelli etmez. Demokrasi sandık öncesi ve sandık sonrası demektir.

Akp kurultayında Erdoğan'ın bazı sözleri var. Biz Adem neslinden geliyoruz, Adem ile başladık devam ediyoruz diyor mesela. Bunu zaten biliyoruz başka. Biz Mustafa Kemal  ruhunu temsil ediyoruz diyor mesela. Bakın bunu bilmiyordum hayatımda ilk kez duydum ! Yani Erdoğan bildiğin sazı eline almış çalıyor ve biz bu yanlışları eleştiremiyoruz bile. Neden ? Çünkü muhalefet öyle yanlışlar yapmaktadır ki, biz muhalefeti eleştirmekten, Erdoğan'ın hatalarına vakit bulamıyoruz. Muhalefet bu yanlışlarıyla birlikte, Erdoğan'ın 2019, 2023 seçimlerini kazanmasını garanti etmiştir. Hatta belki de rejim değişikliğini, Erdoğan'a altın tepside sunmuştur. İşte bende bu sebeple diyorum ki, '' ERDOĞAN ARTIK RAKİPSİZ ''.

Geçmiş yazılarımdan bu yana,  Chp'yi ve İyi Parti'yi, doğru hamleleri sebebiyle hakkını teslim etmek suretiyle, tebrik ettim, övdüm. Ancak bu yanlış tutumlarını başkaları gibi sadece dalkavukluk için övecek halim yok. Bazı muhalif gazetelerde veya televizyonlarda, hâlâ abuk sabuk mevzular konuşuluyor. Ülkenin geleceği üzerine kafa yormayan bu adamlar sırf gazetelerinde, televizyonlarında koltuklarını koruyabilmek, okuyucu kitlelerinden tepki almamak için yalakalık yapmaya devam ediyor. Ki bu isimlerin arasında benim de çok sevdiğim adamlar var. Bir çoğu artık benim gözümde yaşlı dinazorlar gibi gözükse de. Bu saatten sonra akıllarını başlarına almaları da zor gibi gözüküyor. Şu hususu da belirtmek istiyorum. Erdoğan'ın Muhafazakar- Sağcı seçmenin ülke de sayı olarak fazla olmasından dolayı rakipsiz olduğuna katılmıyorum. Bana göre Muhafazakar-Sağcı kesim % 55 iken, diğer taraf olan, Atatürkçü-Solcu ve Ulusalcı Milliyetçi kesim % 45.Yani sadece % 6 artması gereken bir oluşum. Bunu başaramayanları eleştiriyorum. Bunu yaparken de sonuna kadar haklı olduğuma inanıyorum. Yani aslında, Erdoğan'ın  karşısına gerçek mana da, adam gibi bir lider çıkarsa, Erdoğan kolay seçim kazanamaz ve hatta kaybeder.

Akp ve Erdoğan'ı iktidar da tutmaya çalışan bir Emperyalizm gücü var. Bu güce, bilerek veya bilmeyerek destek veren bir muhalif cephe var. O zaman aklımıza iki soru geliyor.. 17 yılda yapılan bu yanlışların sebebi,

1. Ya Erdoğan'ı iktidar'da tutmak ve bizi kandırmak için yapılıyor.

2. Ya da bu 17 yılda, gelmiş geçmiş tüm Muhalif liderler, siyaset yapmasını bilmiyor.

Bu iki ihtimalden biri bizim karşımıza çıkıyor. Adeta kurbanlık koyun gibi, 2019 seçimlerindeki sonumuzu bekliyoruz. Bu ülkenin muhalif vatansever seçmeni böyle bir başarısızlığı, böyle bir duyguyu hak etmiyor.

Yazıma son verirken, bütün İslam aleminin Kurban bayramı mübarek olsun diyor, yaklaşan 26 Ağustos Malazgirt zaferi ve 30 Ağustos zafer bayramımız hepimize kutlu olsun diyorum..

Hepinizi, saygı ve hürmetle selamlıyorum..

Twitter adresim ; twitter.com/Yigit_KrTpRk

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; YİĞİT KARATOPRAK



Yazıya yapılan bütün yorumlar

Feza 21.08.2018

Sevgili Yiğit ben Bücürük,yazını okudum harika olmuş yüreğine sağlık. Nedenini bilmediğim bir sebeptn ötürü hesabımı askıya aldılar başka hesap açılmasına da izin vermiyorlar bu yüzden de 1 haftadır twittere giremiyorum o yüzden de yazamıyorum. bayramını kutlarım,selam ve sevgilerimle.

Muharrem 19.08.2018

Gerçekten hakkı teslim eden bir yazı olmuş. Genç arkadaşım seni gönülden tebrik ederim. Başarıların her zaman daim olsun.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.