ABD - TÜRKİYE KRİZİNDE ASIL HEDEF NE ?

Türk - Amerikan ilişkileri 19.Yüzyıldan beri inişli çıkışlı bir hava da geçti.İlk ilişkilerimiz 19.Yüz yılda deve ticareti ile başladı.Daha sonra Amerika ilk büyükelçiliğini İzmir'de açtı.1820'den bugüne kadar Amerika, Türkiye ile hep bir yakınlık kurmaya çalıştı.Türkiye, Abd için hep önemli bir ülke oldu. O yıllarda ilk misyonerler Osmanlı Devletine giriş yapmaya başladı.1830'lu yıllardan bahsediyorum..2.Dünya savaşına kadar hep düzeyli bir şekilde, sessiz, sakin bir hava da devam etti. Kurtuluş mücadelesi yıllarında ise Abd, Türkiye ve Avrupalı devletler arasında ara bulucu görevinde yer aldı.Hatta Sivas Kongresi sırasında, Amerikan mandasına geçmeyi öneren bazı kişilere Mustafa Kemal ''Ya İstiklal,ya ölüm'' diyerek karşılık verdi. 

2.Dünya savaşından sonra özellikle İsrail kurulduktan sonra ilişkiler sessizliğini bozdu ve hep ince bir çizgide gitti geldi. Çünkü artık İsrail kurulmuştu.1939 yılında İsmet Paşa Cumhurbaşkanı iken, Abd ile ilişkilerimiz olması gerektiği gibiydi.

Ancak ne zaman Türkiye çok partili hayata geçti, işte o zaman Abd tavrını Chp'nin karşısındaki partiden yana belirledi.1950 yılında daha henüz seçim yapılmadan, Amerikalı bir dış işleri komiseri Türkiye'ye geliyor.Söylediği söz şu '' Türkiye bundan sonra nurlu ufuklara yürüyecek ''. İşte her şey bu söz ile başladı. Bu sözü daha sonraları, Demirel'de Özal'da sıklıkla kullanacaktır.Menderes dönemiyle beraber Abd ile 55 antlaşma imzalanmış bunların 20 tanesi gizli antlaşmalardır. Türkiye gizli olarak bağımlı hâle gelmeye başladı.İşte Gülen denen terörist hareket, bu yıllarda güçlenmeye başladı.İşin içinde CIA ve İlim yayma cemiyeti de var tabii ki. 1955 yılında yaşadığımız krizden sonra, Menderes adeta Abd'ye yalvardı para yardımı için, Ancak Abd bu yardımı yapmadı. Daha sonra 1962'de yaşanan Küba krizi. 1964 Johnson mektubu ve o mektupta adeta İnönü ve Türkiye tehdit edilmişti. Tehditin sebebi Kıbrıs'tı. Abd Kıbrıs'a müdahale ederseniz, Sultanahmet'i bombalarım tehditi bile yapmıştı.Daha sonra İsmet Paşa çok sert bir şekilde karşılık verdiği için, Abd 5 tane CIA elemanı yollayarak, ülke de yaptırdığı kamuoyu yoklamaları ile ve İnönü'yü halkın gözünden düşürerek Süleyman Demirel'i ülkeye başbakan yapıyor.Bu konular çok önemli..Ardından 1960 darbesi ve Alparslan Türkeş'in basın açıklaması. Alparslan Türkeş'in ilk sözleri şu , çok manidardır '' Senatoya ve Natoya bağlıyız ''. 12 Mart 1971 darbesine geliyoruz.Yaptıran kim ? Abd. Orgeneral Faik Türün'e yaptırdı. Darbeyi yapan Orgeneral Faik Türün'ün Radikal Sağcı olması ayrı bir soru işareti. Ve geldik 12 Eylül 1980. CIA sorumlusunun sözlerini iyi hatırlayın '' Bizim çocuklar işi başardı''..

Daha söyleyebileceğimiz yüzlerce, binlerce karanlık ilişki var.Uzun tutmamak için yazamıyorum.Şimdi gelelim Akp ve Erdoğan'ın iktidar zamanına. Son yıllarda yaşanan, 15 Temmuz sonrası Fetö'nün teslim edilmemesi meselesi, Kudüs'ün başkent olarak tanınması meselesi,Reza Zarrab meselesi ve son olarak da Rahip Brunson meselesi.. Çuval krizine vs girmiyorum bile..

Peki ama bu krizin sebebi bunlar mı ? Yoksa Türkiye ekonomisinin iyi yönetilmemesi mi ? Aslında bakarsanız hiç birisi değil. Dünya tarihine baktığımız zaman emperyalist kuvvetler müslüman devletlerin başında, hep bir şah, padişah veya bir diktatör görmek ister. Yani tek adam görmek ister. Hele bu tek adam, ülkeyi dini dogmalarla yönetmeye çalışırsa, emperyalist güçler buna bayılır. Zira halkı kontrol etmekten çok, tek adamı kontrol etmek işlerine gelir. Hele bir de işin içinde, kutsal dinimiz İslam girerse bu onlar için daha da kolay bir hâle gelir.Kurtuluş savaşı yıllarında, hilafet ordularını kuran İngilizler bu oyunu bu topraklarda ilk kez hayata geçirdiler. Vatandaşlarımızın dini duygularını kullanıyorlardı.Hilafetin kaldırılması meselesinde ise, İngilizler hilafetin kaldırılmasını istememiş, tam tersi hilafetin kalması gerektiğini söylüyorlardı.Zira kukla bir halife ile tüm İslam dünyasına hükmedeceklerini düşünüyorlardı. Ancak Mustafa Kemal İngilizlere rağmen hilafeti kaldırmıştır. Bu iki örnek ibretlik örneklerdir.  Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılan tüm darbelerin amacı, Kemalizm'i darbeci göstermek, anti demokrat göstermek ve halka zulüm eden bir zihniyet olarak göstermektir. 1960 darbesi de, 1971 darbesi de, 1980 darbesi de, 28 Şubat da, 15 Temmuz girişimi de asla ve asla Kemalistlerin darbesi değil, tam tersi Kemalistlerin ve Solcuların acı çektiği girişimler olmuştur. Bu girişimlerden tek kazançlı çıkanlar ise, Sağcılar, Radikal İslamcılar ve Muhafazakarlar olmuştur.Zira onların desteklediği tüm siyasetçiler bu darbelerin akabinde iktidara gelmişlerdir. Menderes idam edilmeden önce, halkın desteği azalmıştı. Darbeden önceki son seçimde çok fazla oy kaybı yaşamıştır.İdam edilmeseydi dahi iktidar'a gelemezdi.70'lerde Solcular ve İşçiler Türkiye'de büyük bir atılım içine girdiler.Özellikle Ecevit çok yükselmişti. Ancak önce 1971 ardından 1980 darbesi Ecevit'i bitirmek, Demirel ve Özal zihniyetinin önünü açmak için yapıldı.

Akp ve Erdoğan dönemi aslında 2002 yılında değil, 28 Şubat'da başladı. 28 Şubat'da kazanan Fetö, kaybeden Erbakan, siyasi olarak kazanan ise, Erdoğan olmuştur. Bu girişiminde arkasında, CIA, Fetö ve içimizde kemalist kılığına girmiş ajanlar bulunmaktadır. Ardından Erdoğan'ın, Siirt de okuduğu şiir ve toplum gözünde mağdur pozisyona gelmesi.Bu mağduriyet ona İktidar'ı getirmiştir. İşte Emperyalizm'in amacı tam da budur. Sağcı zihniyeti, ülkemizde mağdur hale getirmektir.Çünkü bizim toplum her zaman mağdurun yanında duracağı için, böyle bir yolu tercih etmişlerdir. Adamlar bizi bizden daha iyi tanıyor ! Daha sonra Ecevit'i indirmek içni oynanılan bir oyun daha.. O da 2001 krizi. Bu kriz tamamen Abd menşeili bir krizdir. Amaç Ecevit'i ve Sol zihniyeti yıkmak, Erbakan gibi pasif birinin içinden, tıpkı Özal gibi,Menderes gibi, Türk siyaset tarihinde sözde hep mağdur olmuş bir zihniyetin içinden yeni bir lider çıkarmaktı. Bu amaçlarını da gerçekleştirdiler.Ecevit'e fırlatılan yazar kasa da kepaze bir olaydır. Zaten adamın esnaflıkla alakası yokmuş.Sonradan bu olayın da iç yüzü ortaya çıktı.

28 Şubat - 2001 Krizi - 2008 Ergenekon - 17-25 Aralık - 15 Temmuz.. Bu beş olay bizim beşgenimiz olsun.Bu beşgenin içine Akp yazın Erdoğan yazın oturun iki dakika düşünün bu süre size fazlasıyla yeter..Bu 5 olayın içinde de Abd vardır. Ve bu saydığım tüm olaylarda Akp'nin işine yaramıştır. Yanlız burada tabii ki 15 Temmuz'u ayırırım. Şehitlerimize sonsuz saygım ve hürmetim vardır. Allah hepsinden razı olsun.Mekanları cennet olsun. Ancak bu konu ayrı tabii ki.

Yani Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Emperyalist kuvvetler hep  sağcı iktidarlar istedi, Türkiye'de. Bu hedefini gerçekleştirmek için, Kemalizm'i darbeci gösterdi ve darbeler ile sağcı zihniyeti mağdur gösterdi. Bu söylediklerimin bir çoğunu yeni duymuş olabilirsiniz. Bunlar birgün gelecek konuşulmaya başlayacak. Zira hiç bir hakikat sonsuza kadar gizlenemez.Bu yazdıklarım bildiklerimin sadece küçük bir kısmıdır. Yazım çok fazla uzun olmasın diye belirtemiyorum.

Şimdi gelelim son Abd- Türkiye krizine. Yukarıda belirttiklerim bugüne kadar Abd ve Türkiye arasındaki ilişkilerdi. Son olay da rahip falan hikaye. Amaç yine Sağcı zihniyeti mağdur göstermektir. İşte yazımdan çıkarılması gereken sonuçta budur. Hiç kimse bu olay da Erdoğan güç kaybediyor diye düşünmesin. Tam tersi Abd'nin hedefi Erdoğan, Erdoğan'ı korumalıyız, vatan, millet, sakarya diyenler var bu ülkede..

Yakın bir zaman da Trump ilişkileri normalleştirecektir. İlk adımı da o atacak ki, Erdoğan'ın ne kadar büyük bir lider olduğunu hepimiz görelim !

Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

 

Twitter adresim ; twitter.com/Yigit_KrTpRk

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; YİĞİT KARATOPRAK

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
12 EYLÜL 1980 ''BİR SAĞDAN BİR SOLDAN'' Politika 12.09.2018
ERDOĞAN ARTIK RAKİPSİZ Politika 19.08.2018
CHP'DE KARARLARI KİMLER VERİYOR ? Politika 01.08.2018
CHP'DE LİDER DEĞİŞİKLİĞİ YETERLİ Mİ ? Politika 20.07.2018
CHP'DE NELER OLUYOR ? Politika 07.07.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Derin Çete -3 Politika 19.09.2018
Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye Varlık Fonu başkanı Recep Tayyip Erdoğan Politika 13.09.2018
Derin Çete -2 Politika 08.09.2018
FİLM GİBİ... Amerika mı? Rusya mı? Politika 06.09.2018
Çözüm Süreci ve FETÖ Tezi Politika 06.09.2018

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Kemal Günsoy 15.08.2018

Çok farklı bir bakış açısı ile anlatmışsınız. Meseleyi bu açıdan hiç düşünmemiştim.Anlattıklarınız çizdiğiniz tarihsel perspektif sonuna kadar doğru.Verdiğiniz bilgiler doğru. Tebrik ediyorum sizi.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.