Öğretmen Öğretmenin Kurdudur

Aslında gönlümden geçen “Öğretmen öğretmenin yurdudur.” gibi bir yazı yazmaktı. Şimdiki zamanda değildi bu isteğim. Geniş zamanlarda içimden geçen bir arzuydu belki de.

Öğretmenin meslektaşına omuz verdiği ve omuz omuza mücadele ettiği bir dünyayı arzulayıp durdum. Aslında öğretmen olana kadar da öyle zannediyordum. Öğretmenler odasının bir huzur durağı olduğunu bile hayal ettiğim olmuştu. Dersin yorgunluğunun atıldığı, güzelliklerin paylaşıldığı, herkesin birbiriyle candan muhabbetler ettiği bir huzur bahçesi sanmıştım öğretmenler odasını. Değilmiş.

Sendikal farklılıkların ayyuka çıktığı, görüş ayrılıklarının bir uçurum oluşturduğu bir arenaymış öğretmenler odası. Haftalar boyunca birbirine selam vermeyen öğretmenlere şahit oldum ben. İyi dilek ve temenniler de hak getire.

Sosyal paylaşım sitelerindeki öğretmen gruplarını da görünce kanaatim tam olarak pekişti. Başka bir meslek dalında göremeyeceğiniz bir garabet var karşımızda. Birbirini aşağılama, alaya alma, küçük düşürme atakları ile karşılaşıyoruz maalesef.

Masumca sorulan sorulara yapılan yorumlardan örnekler vereyim;

“Yuuuhhhh, sen gerçekten öğretmen misin?”

“Ne sorup duruyorsun, aç mevzuatı oku, tabi okuman varsa.”

“Yav sizin de aklınız, fikriniz ekderste, yatmadı ekders, sana hiç yatmayacak.”

“Sen daha öğrenciye nasıl davranacağını buradan sormuşsun, bir de sınıfa girip ders anlatıyorsun değil mi?”

“Sen öğretmen olduğunun farkındasın değil mi, eminsin yani?”

….                                        

Bunlar en masumları.

Alın bir örnek daha verip bitireyim.

“Arkadaşlar, Karadeniz gezisi yapacağız. Mutlaka görmemiz gereken yerleri yazar mısınız?”

El cevap: “ Hocam sen gezme mümkünse, gezeceğin yeri bile buradan soruyorsan gezme.”

Öğretmen ne yazık ki toplum nazarında kaybettiği itibarını meslektaşları eliyle de sosyal paylaşım sitelerinde heba etmeye devam ediyor.

Bir veli gelip de havadan, sudan bir mesele ile öğretmene hakaret ederken diğer öğretmenlerin şahit olmamak için sınıflarına kaçıştıklarına şahit oldum ben.

Bir öğretmenin duruşmasında şahitlik yapacak tek öğretmenin bulunamadığı zamanlar yaşandı ne yazık ki.

Sosyal paylaşım sitesi demek insanların sosyal saydıkları her türlü paylaşımı yaptığı alanlar demektir. Yaptığı paylaşım yüzünden rencide edilmeyi hiçbir öğretmen hak etmiyor hele de kendi meslektaşları tarafından.

Bu yazıyı yazmaya beni iten olay Giresun’da 82 yaşında ölen amcanın ardından “DrÖzlemYalnızDeğil” diyerek birbirine kenetlenen doktorların tutumu oldu. Doktorlar arkadaşlarının yönetmeliğe uygun hareket ettiğini savunarak seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Böyle bir durum eğitim camiasında olsaydı acaba öğretmenimiz yalnız değildir diyerek sesler yükselecek miydi?

Elbette bakanımız da devletimiz de milletimiz de öğretmenlere sahip çıkıp özlenen günlere öğretmenlerimizin kavuşması için el birliği yapmalı ama daha önce öğretmenler öğretmenlerin kurdu değil yurdu olmayı seçmeli. Yoksa ne yapılırsa yapılsın kuyular her ortamda kazılmaya devam edecek.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
İSMET ÖZEL ÇOK ÖZEL Edebiyat 07.08.2018
Ne olacak bu hayvanların hali? Genel 05.08.2018
Muharrem İnce'nin yol haritası nereye çıkar? Politika 27.07.2018
Futboldan Sanata, Özil'den Ceceli'ye Genel 26.07.2018
İyi Parti İyi mi? Politika 25.07.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Millet Olabilmek Eğitim 06.10.2018
Kitap Eğitim 04.10.2018
Merkezi yerleştirme ile yatay geçiş hakkında./ atatürk ün. aöf ders özeti. Eğitim 03.10.2018
Özel Üniversiteler İşsizliği Mi Arttırıyor? Eğitim 12.09.2018
öğrenci affı hk Eğitim 18.08.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.