Kuralları ben koyarım,ben bozarım doğru mu ?

Üniversite son sınıftayım ve ders de ''Meslek Etiği'' .Konu herkesin  ortak cevap vereceği bir konu aslında.Özet olarak şöyle bir konu geçti .Psikolojik danışman olarak ülkenin birlik ve bütünlüğüne zarar veren bir danışanınız oldu ne yaparsınız ? soru aynen bu şekildeydi ve tabiki sınıfta curcuna, ortak fikir 'öyle şey mi olur hocam bugün ben onu tedavi ettim yarın gelip benim kapıma dayanırsa şeklinde' falan tabii arada farklı fikirler veren de oluyor hocanın istediği cevaplardan yani .Tabi ben en arkada oturuyorum konuşulanları sessizce dinliyorum ortada dolaşan fikirleri,düşünceleri,arkadaşlarımın gözündeki o cümleye dökemedikleri şeyleri ben de söylemek istiyorum dedim ya ortak fikir.Bir süre sonra onca fikirleri bölen tek bir kelime çıktı ortaya ''Profesyonellik'' kendisi uzun olduğu gibi sessizliği de uzun sürdü.Kelime üstüne düşünme fırsatı bile olmadan tekrar yinelendi ''Çocuklar profesyonellik''. O zaman durduk ve tabiki ben de . O anda beni kendime getiren hocanın ders bitti gidebilirsiniz sözü oldu.Şimdi o süre zarfında neler düşündüm ve olayların karşıma nasıl geleceğini bilmeden neler hissettim paylaşmak istiyorum.

Önce düşündüm ki profesyonel olmak nedir,ne şartlar altında sürdürebilir diye, sonra kendimi o tasvirdeki betimlemenin içine koydum yani yapabilir miyim diye kendime sorular sordum ama hiç kaçamadım kendi ilk düşüncemden ve kaçamadığım gibi bu düşünce de boğulmamak için kendime savunma cümleleri geliştirdim'' İstersen meslekten atıl umrumda bile değil yapamam diye'' .Bu olaydan tam 1 yıl sonra yani mezun olduktan sonra hayatın cilvesi mi diyeyim,tesadüf mü diyeyim en iyisi adıı siz koyun sayın okurlar..Meslekte kendimi yavaş yavaş geliştirmeye başladım ki çalıştığım kurumda birisi bana böyle böyle bir durum var ailesi destek istedi psikolojik danışmanlık yapar mısın dedi ?.Birden derste yaşadığım olaylar geldi aklıma ve tabiki gözleri gökyüzüne doğru dikmek de hareketi taçlandırdı ve sonra yine sordum beynime ama o ilk günkü sıcaklığını koruyor düşüncelerim ,formundan hiç bir şey kaybetmemiş sonra arkadaşıma dedim ki sen neden bu görevi üstlenmiyorsun hiçbir şey diyemedi, çünkü biliyorum o da benimle aynı düşüncede .Ve o an kendime yıllar sonra belki şaşıracağım bir karar verdim sebebini sorgulamadan çünkü sorgulasam yine karar veremeyeceğim daha doğrusu kararım değişmeyecek ve kabul ettim hocanın ''Profesyonellik'' sözü kulaklarımda çınlayarak.Bazen kendime soruyorum pişman mıyım ne yalan söylim pişmanım ama meslek sahibi olmak ve en önemlisi bu mesleği sevmek ve onun şartlarına bağlı kalmak belki de o an ayırt edici nokta oldu benim için.İşte benim hayatta kırılma noktam bu olmuştur ve kendime dersler aldım evet belki çoğu insan tarafından kötü karşılandım tıpkı ''Bülbül'ü Öldürmek'' kitabındaki o zencinin davasını alan avukat gibi ama sonra anladım ki bizim düşüncelerimiz hayatta sadece bir havuzda biriken bir su gibi onun dışına cıkmıyor sadece dolduruyor tabii işin bu boyutu da önemli ama asıl en büyük dersi hayat veriyor bize peki ne mi bu ders ?

Kuralları ben koyarım,ben bozarım... Evet doğru bunu ancak sen yaparsın ama biz yine düşünmeye karşı çıkmaya devam edicez ....


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Bana sordular ama diyemedim ... Edebiyat 03.08.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
ÖNLENEMEYEN YÜKSELİŞ Genel 12.10.2018
Kendinin Farkında Mısın? Genel 05.10.2018
BEŞ VAKİT NAMAZIN İSPATI BAHSİ Genel 28.09.2018
EL ELE HEP BİRLİĞE Genel 11.09.2018
ETRAFINI GÖRMEYEN(CAHİL) BİLGE Genel 03.09.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.