Göçmenler Ezik Değil Mağdur

Milletvekili adaylarından biri kazaen ya da Tanrı şaşırttığı için haddini açmış. Göçmenler ezik olur, buyurmuş. Yazık tabi. Başka ne denir böyle bir söze? Bre tarih bilmez, bre nezaketten anlamaz aday, ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Yoksa 450. 000.000 $ doları bulan dış borcun yaratacağı ekonomik felaketin kokusunu aldığınız için kaybetmek üzere mi kurguladınız seçim programınızı. Çünkü takdir buyurursunuz ki bu şekilde kazanma olasılığınız akla muhal olmakla kalmıyor, imkansızlık ufuklarını da zorluyor. Bu nasıl söylem ya? Aklım almıyor, mantığım kabul etmiyor. Bir milletvekili adayının vatandaşa plan ve projelerinden bahsetmesi gerekirken hiç alakası yokken göçmenlere dil uzatması kabul edilir gibi değildir. Kabul etmiyorum ve umurunuzda olmasa bile yine de söyleyeceğim, hakkımı da helal etmiyorum. Göçmenler ezik değildir. Eğer göçmenleri ayıklamaya başlarsanız ülkeyi parça parça edersiniz. Ha sorsanız tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek ülke söylemine inandığını da söyler ha. Yersek yani… Ama ne ben ne de vatandaş bu dolmayı yutmaz! Yutmayacak da göreceksin! Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın! Sadece basın ve medyanın yüzde sekseninin at gözlüğü takıp yandaşlığa soyunduğu ve çıkarlarını emziren tarafın karşısındaki bütün seçenekleri şer cephesi ilan etme seferberliğine girmesi bile seçimlere gölge düşürmeye yeter. Bunu da anti parantez söylemek istiyorum. Memleketin zenginliklerini vantuz gibi emen yandaşlar itiraz ederse onlara nadastaki beyinlerini yoracak bir soru sormak istiyorum. Eğer medya ve basının yüzde sekseni muhalefetin eline geçseydi ve sizin onlara söylediklerinizi, onlar size bütün cephelerden yakıştırmaya çalışsaydılar ne derdiniz? İşte onlara ne derseniz, siz o’sunuz. Anladınız mı? Göçmenler ezik değil, mağdur edilmişlerdir yıllarca. Neden göçmen olduğumuzun farkında mısınız bilmem. Eğer Osmanlı emperyal amaçlarını gerçekleştirmek için üç kıtaya yayılmasa ve Anadolu insanını cepheye sürmese, bununla yetinmeyip zorunlu iskana tabi tutmasaydı, bugün göçmen sorunumuz olmayacaktı. Yani biz de elin memleketinde ölmek ve sürünmek gibi bir kaderi üç ,dört yüz yıl yaşamaktan pek memnun değiliz hani. Osmanlı yönetiminin keyfi için. Anlatabildim mi? Anladınız mı? Tekrar edeyim mi? Ayrıca cemaatler laikliği aşındırır da Tanrı korusun ‘Yurtta barış, dünyada barış.’ ilkesinden koparsak gene kendimizi bir yerlerde göçmen konumunda bulabiliriz. Ve böyle bir sonu istemiyoruz. Bilmem anlatabildim mi? Anladınız mı? Tekrar anlatayım mı? İyi öyleyse…

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Tanzim Satışlar Sınırlı Süreli Olacakmış… Genel 13.04.2019
Bir Oyla da Kazanılır Genel 12.04.2019
Benim Beka Sorunum Pahalılık! Genel 11.04.2019
Kazanıncaya Kadar Sayacak mıyız? Politika 07.04.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cahil Kimdir? Evrensel 11.07.2019
umuda yolculukta yapılması gerekenler Evrensel 04.07.2019
Bir gün anne olursam Evrensel 28.04.2019
Vazgeçilmez Yurt Anadolu Evrensel 10.12.2018
YENİ BİR GÜN Evrensel 01.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.