ATATÜRK ÜZERİNDEN PROVAKASYONLAR

24 Haziran seçimlerine artık 1 aydan daha kısa bir süre kaldı.. Ancak gün geçmiyor ki yeni bir provakasyon yaşanmasın.. Önce Muharrem İnce'nin mitinginde biri çıktı Tayyip Erdoğan tezahüratı yaptı.Ardından Temel Karamollaoğlu, merhum Erbakan hocanın mezarını ziyareti esnasında şehit eşi bir hanımefendi yapmaması gereken bir davranış gösterdi.Hızlarını alamadılar demek ki ! Şu günlerde de Gazi Mustafa Kemal Atatürk üzerinden saldıraya geçtiler.

Biz bu operasyonları bir yerlerden hatırlıyoruz. 16 Nisan Referandumu öncesine o kadar çok benziyorki. Sadece bir şey eksik o da mağduriyet algısı. Örneğin Hollanda krizi gibi bir kriz çıkartırlarsa aynısının kopyası olmuş olacak. Aradaki tek fark o. Neler olmuştu hatırlayın , Atatürk resimlerinin okullardan indirilmesi ve Tayyip Erdoğan resimlerinin asılması.Atatürk büstlerine saldırılar. İzmir marşına hakaretler. Hayırcıların şeytan ilan edilmesi.Hayırcıların kızlarının, eşlerinin, Evetçilere helal olması gibi daha bir çok provakasyon girişimini yaşamıştık. 

Önce Akit Tv 'den bir adam komple Nişantaşı semtinde oturanlara terörist imasında, fetöcü imasında bulunmuştu. '' Sivil öldürecek olsak, Cihangir'den,Etiler'den,Nişantaşı'ndan başlarız'' sözünü söylemişti. Daha sonra bu adamın daha lüks bir semtte oturduğu ortaya çıktı orası da ayrı bir ironi tabii ki.Geçmişten mesleğide palyaçolukmuş onu da bilmeyenler için söyleyeyim bari..

Sonra Ahmet Maranki denen adam, '' 24 Haziran'da istediğimiz olmazsa, Belgrad ormanına gömdüğümüz talim şeylerimizle (silahlarımızla) , bismillah der sokağa ineriz'' dedi. Bu adam da otçuymuş.. Şifalı otlar veriyormuş, her halde, o sakladığı otlarla sokağa çıkarız demek istiyor. Zira bu adamın talim şeyi olsa olsa ot'dan başka bir şey olmaz. Yani ot gelmiş ot gidiyor.

En son , Fatih Tezcan.. Bu adam bana göre diğerlerinden farklı bir adam. Çünkü diğerleri halkı tehdit ediyorlar, onların suçları zaten sabit. Bu adam ise, kendi mesleğine, tarihçilik mesleğine siyasi gözlükle bakan,adeta tarihi siyasal ideolojisi ile okuyan yani, kendi mesleğine ihanet eden bir adam. Attığı tweet'i bir çoğunuz zaten biliyorsunuz. Atatürk'e ateist diyerek, Muharrem İnce'nin elini açıp dua etmesini, Tayyip Erdoğan'ın siyasi başarısı olarak gören bir tweet attı. Yani Muharrem İnce içinden gelerek Allah'a el açmamış, Tayyip Erdoğan ona el açtırtmış. Bunlara göre zaten bir tek kendileri dindar, kendileri vatan sever ! 16 yıl da yaptıkları bu değilmiydi ?

Şimdi bu adama cevap vermeye kalksam, başlı başına yazımı bu konuya ayırmam lazım. Sadece şu kadarını söyleyeceğim, Atatürk çağın ötesinde büyük bir siyasetçi büyük bir lider, büyük bir komutandı.Dönemin şartlarına göre hareket etti ve bunu ülke ideolojisine uyarladı.600 yıllık bir ılımlı İslam - Şeriat arası bir devlet Osmanlı İmparatorluğu.. Bu imparatorluk yıkılmış, yerine çağdaş,modern ve dini sadece kendi özelimizde yaşayacağımız, devlet işlerine dinin sokulmadığı bir model olan Laiklik modeli esas alınmış. 

Ne diyecekti Atatürk ?  Ben halife olacağım mı diyecekti. Ben padişah olacağım mı diyecekti. Ben İslam dini için fitne fesat yuvası haline gelen , tekke ve zaviyeleri kapatmayacağım, aksine çoğaltacağım mı deseydi. Ne diyecekti Atatürk ? Tabii ki böyle söylecek. Şimdi bu sözlerimden sonra bir çoğunuz Balıkesir hutbesinde Atatürk'ün ''Allah şan ve yücedir'' sözünü söylebilirsiniz. Deminde söylediğim gibi, Atatürk zamanın şartlarına göre hareket eden bir siyasetçiydi. O dönemin şartlarında bu sözü söylemesine rağmen İslamcı kesim kurtuluş mücadelesinde savaşa geç katıldılar. O İslamcılar Atatürk'ün yenillikçi bir lider olduğunu biliyorlardı, bıraksınlar Atatürk bizi kandırdı safsatasını.

Eskişehir- Kütahya muharebelerinde neredeydiniz diye soruyorum ? Hilafet ordusu ile Mustafa Sabri'nin , İstanbul hükümetinin eteğinin altındaydınız. İşte bu sebeple Altıntaş bozgunu oldu. Ordu Sakarya'nın doğusuna çekildi.40.000 kişilik bir asker sayımız vardı.Yarısı firar etti, İsmet Paşa mecbur kaldı orduyu geri çekmeye. Bu sebeple Bursa boşaltıldı. Bu sebeple, Yunan 3 yıl Anadolu'da, İngilizler de 5 yıl İstanbul'da oturdu. 1 yıl sonra ise, ordu 210.000 dolaylarına geldi. Nasıl geldi ?. Tekalif-i milliye emirleri ile mi ? Hayır.. O emirler halkı sadece canıyla değil, malıyla da savaşa çağırmak için kullanıldı. Eski askerler silah altına çağrıldı sebep o mu peki ? O da hayır.. Yani bu kesim Radikal İslamcı kesimin savaşa sonradan dahil olmasıyla biz Yunan'ı mağlub ettik. Bu gerçekler de bir gün konuşulacak. Peki o zaman kimlerle savaştık İnönü muharebelerinde ?. Ulusalcı, yenilikçi, İttihatçı paşalar ve düzenli orduya alınan Erlerle. Hiç bir tarikate bağlı olmayan, fetva beklemeyen gençlerle savaştık ilk başta. Zaten ilk başlarda Ankara'ya inanmayan İstanbul hükümeti ve Harbiye nazırlığı savaşın son evresine doğru 30 Ağustos Başkomutanlık muharebesine doğru savaşa katıldılar. Örneğin Nureddin Paşa Vahdettin'in damadı da kurtuluş mücadelesi için gelmişti. Yani hem İstanbul hükümeti hem Harbiye nazırlığı hem de Radikal İslamcı halk savaşa sonradan destek verdi.

Biz de bunları mı söyleyelim ! Sizin Atatürk ile ilgili ahkam kesmeye haddiniz ve bilginiz yeter mi !

Peki herşeyi anladık bu adamlar provakatör seçim öncesinde bu tür halkı galyana getirecek açıklamalar yapıyorlar. Ama yaptıran kim, kimler ? Düğmeye basan kimler ? Bu adamlar arkasında bir güç olmadan bu tür sözler söyleyebilirler mi ?

Amaç belli hep söylediğim, Atatürkçü kesimin reaksiyonunu merak edip, seçim sonrası yapılacak yeni Atatürk'süz bir devlet projesinin temelini atmak.Akp'nin 2023 ve sonrası için, ''Atatürk'süz 2023'' hedefi vardır..Tarih kitaplarında Atatürk'ün isminin zayıflatılması,resmi bayramlarda Atatürk'ün anılmaması vs hepsi bu sebepledir.Bu sebeple, 24 Haziran köprüden önce son çıkıştır diyorum.. İstiklal ve istikbal meselesidir..

Yazıma son vermeden 27 Mayıs 1960 darbesini anmadan geçmeyeyim.. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan.. Kendilerine Allah'tan rahmet diliyorum. Darbeye sonuna kadar karşı biri olarak Türk siyaset tarihine kara bir lekedir 27 Mayıs darbesi. Ancak bu darbeyi değerlendirmek için o dönemi çok iyi bilmek gerekiyor. Adnan Menderes de bu darbenin oluşmasına zemin hazırladı.

1957 yılında meclis kürsüsünden ''Siz isterseniz hilafeti bile getirebilirisiniz'' sözü. İsmet Paşa'ya '' Paşa paşa artık senin dönemin bitti, yaptığın bütün zulümlerin hesabını vereceksin'' sözü, Kayseride kırmızı ışıkta İsmet Paşa'nın aracını taşlatması, Türkiye'yi küçük abd yapacağız sözü,Örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmek,Yargı bağımsızlığını ihlal etmek,Chp'nin mallarına haksız yere el koymak,Döviz yasasını ihlal etmek, Muhalefet partisinin kurmaylarının seyahat özgürlüğünü kısıtlamak,Uçak fabrikalarını kapatmak, Abd'ye İncirlik üssünü açmak, İsrail ile sürdürülebilir ilişki kurarak, toprak büyütmesine katkı da bulunmak, Fabrikaları özelleştirmek ve en ön önemlisi, Atatürk'ün yapmış olduğu 15 yıllık devrimi karşı devrim hareketiyle bastırma niyeti ve daha yüzlerce yanlışı var.. Ayrıca o dönem halkın büyük bölümü, orduyu göreve çağırıp, ellerinde pankartlarla sokağa çıkıyorlardı.Bildiğiniz üzere öğrenci hareketleride mevcuttu.

Ancak tabii ki ne olursa olsun bu yanlışların hiç birisi darbe yapılmasına mazeret değil. Hele ölüm cezasına hiç mazeret olamaz.Menderes öldürülmeseydi bile zaten iktidar'ı kaybecekti. Zira 1957 seçimlerinde halk'ın teveccühü çok azalmıştı. Aşırı derece de oy kaybetmişti.Bana göre öldürülmeseydi dahi iktidar'a gelemezdi. Özellikle Malatya ziyareti esnasında ''Ben dindarım ama şeriatçı değilim'' demesi dindar kesimin büyük tepkisine yol açmıştı..

Ayrıca bu darbe'nin İsmet Paşa ile alakası yoktur. Tam tersi İsmet Paşa'nın Menderes ile ilgili beyanları vardır. Milli iradeye saygılı olduğunu her fırsatta İnönü söylemiştir. Hatta öyle ki, İsmet Paşa o dönem de Orgeneral Cemal Gürsel'e mektup göndermiş kesinlikle İdam'a karşı olduğunu bu idam kararını verecek olanların, yüz yıllar sonra bile milletin kalbinde yargılanacaklarını söylemiştir. Bu mektubun tam metnini araştırıp bulabilirsiniz.. Sadece 1960 darbesi diğer darbelerden ayrıdır. Diğer darbeler çok iyi araştırılmalıdır. Kemalist kesimi darbeci olarak göstermekti niyet ve bu da başarıldı. Ancak 1960 darbesi anlam ve içerik bakımından ayrı bir darbedir. Çok uzun olacağından içeriliğine giremiyorum, sadece 1960 darbesi Kemalist bir darbedir. Ne 12 Mart 1971, ne 1980 ne 28 Şubat, ne de 15 Temmuz'un kemalizm ile alakası yoktur.Dış güçler ve radikalciler işin içindedir..

Yazıma son vermeden tekrardan merhum Adnan Menderes olmak üzere geçmişten darbeyle zulme uğrayan tüm mazlumlara Allah'tan rahmet diliyorum..

Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SİYASETİN YÜKSELEN DEĞERİ '' EKREM İMAMOĞLU '' Politika 26.06.2019
TARİHİ BULUŞMA VE YANKILARI Politika 17.06.2019
NEREDEN ÇIKTI BU PROVOKATÖRLER ? Politika 05.06.2019
EZİK SİYASET Politika 25.05.2019
YENİ FURYA SAHTE MİLLİYETÇİLİK Politika 02.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
MHP, KEMALİST BİR PARTİ’YE DÖNÜŞÜR MÜ ? Politika 15.09.2019
ÜLKEMİZDE SU YÖNETİMİ VE ÇARE ! Politika 09.09.2019
Tahir Çalgüner ; YENİ MERKEZ PARTİ 'nin SİNYALLERİNİ VERDİ.. Politika 08.09.2019
Vay Terörist!!!!!! Politika 03.09.2019
Sudan Haberler Politika 02.09.2019