MİLLİ MÜCADELE'NİN KALESİ ''19 MAYIS 1919''

Bugün 19 Mayıs 2018.. Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 99. yıl dönümü. Bu özel günde başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, milli mücadele de emeği geçmiş tüm subayları, şehit ve gazileri saygı rahmet ve şükranla yâd ediyorum..

Milli mücadele'nin temelini oluşturan 19 Mayıs 1919'da aslında Türk milletinin kaderi ile Mustafa Kemal Paşa'nın kaderi adeta birleşmişti.Ancak bugüne gitmeden önce,biraz geriye gitmemiz gerekiyor. Çanakkale savaşına..

Çanakkale savaşında kazanılan başarı, Mondros'da teslim olmamıza rağmen milli mücadelenin başlangıç noktasıdır.Burada kazanılan büyük zafer, halkta büyük bir özgüven duygusunun oluşmasınıda sağladı.Aynı zaman da 2.Abdülhamid'in indirilmesinde büyük pay sahibi olan, Osmanlı derin devleti'nin de yenilenmesini sağlamıştır. Artık eski düzen yerini yeni bir düzene bırakmak zorundaydı. 2.Abdülhamid'in indirilmesini ve yeni bir düzenin sağlanmasını amaçlayan, Türk derin devleti, Enver Paşa yönetiminin oligarşik bir diktatörlüğe dönüşmesinden sonra ve yurdumuzun bir çok felaket yaşaması üzerine Enver Paşa yerine yeni bir lider ve yeni bir plan fikrini hayata geçirmeye karar verdi. Bu felaketler askeri ve siyasal felaketlerdir. 1912 yılında olan sopalı seçim ve Kafkasya cephesinde, Sarıkamışta olanlar başta olmak üzere..

Çanakkale savaşı'nın akabinde Türk derin devleti yenilenmiş liderliğe Cevad Çobanlı paşa getirilmişti. Kadrosu ise, Çanakkale savaşında kazanılan başarının mimarlarından olan paşalardı. Bunların içinde Gazi Mustafa Kemal gibi bir çok paşa bulunuyordu. Ki Cevad Paşa 18 Mart kahramanı ünvanını almış bir paşadır.Esad Paşa, Fevzi Çakmak,Kazım Karabekir gibi daha bir çok paşa bulunmaktadır.1918 yılında imzalanan Mondros Antlaşması ise, İstanbul hükümetini fiilen ortadan kaldırmıştır.Artık yeni bir kurtuluş projesi çizilmesi gerekliydi.

Mustafa Kemal Paşa ve Türk derin devleti sıklıkla Pera palas otel de ve paşamızın Taksim'deki evinde istişarede bulunuyorlardı.. Nisan 1919'da Samsun Projesi planı yapıldı.. Bu planın temeli, düzensiz ve yerel direniş örgütleri olan, Kuvay-ı Milliye'nin ve Türk çetelerinin bir araya toplanıp, düzenli bir orduya geçmesini sağlamak, Türk direnişinin milletin içinden Anadolu'dan başlaması gerektiği kanısı, Anadolu'da bir meclis'in kurulması gerektiği ve yeni bir liderin seçilmesi gerektiği..

Bu planı başarıya götürebilecek 5 kişi üstünde duruldu. Bunların içinde, Kazım Karabekir, Rauf orbay, Refet Paşalarda vardır.Mustafa Kemal Paşa ise hepsinden daha parlak görülüyordu.. Zira Çanakkale savaşı sonrasında içeride ve dışarı da inanılmaz bir üne kavuştu. Daha 1917 yılında, henüz kurtuluş savaşı başlamamışken Şanlıurfa'da bir caddeye ismi verilmişti. Vahdettin ile Hindenburg ziyaretine gittiğinde salona, Anafartalar kahramanı olarak çağırıldı.Yenilikçi ve Cumhuriyetçi olması diğer bir sebepti.Osmanlı devleti'nin yerine kurulacak olan yeni bir Türk devleti'ni ancak onun gibi başarılı bir devrimci yapabilirdi. Misak-ı Milli sınırları esasen 1920 yılında değil,o görüşmelerden sonra ortaya çıkmış bir haritadır. Mustafa Kemal Paşa ve Türk derin devleti arasındaki görüşmeler neticesinde, Cumhuriyet'in ilanı dahi konuşulmuştur. Cumhuriyet gökten zembille inmemiş, Paşamız Samsun'a çıkmadan önce bu konuların hepsi konuşulmuştur.

Artık herşey hazırdı.. Lider ve planın özü sağlamdı. Geride sadece nasıl Anadolu'ya geçilecekti o kalmıştı. Bu fırsat karadeniz kıyılarında yaşanan kargaşa ile ayaklarına kadar geldi.

Sultan Vahdettin kara kara düşünüyordu bu iş nereye kadar gidecekti ? Damat Ferit Paşa hükümeti ise, Mondros'da imzalanan antlaşmayı savunuyor ve İngiliz himayesine geçerek onların koruması altında yaşamamız gerektiğine inanıyordu.Zaten Yunanlılar İzmir'e çıktığı zaman, İstanbul hükümeti bu konuyu es geçmiş, mecliste Hindistan ve Pakistan'ın durumunu konuşuyorladı. Bunlar o günün meclis zabıtlarında vardır. Yani milli mücadeleden ne kadar kopuk olduklarının en büyük göstergesidir. Ancak Vahdettin ve İstanbul hükümetini hep birbirinden ayırdım. Bana göre Sultan Vahdettin, 2.Abdülhamidden daha büyük bir padişahtır.2. Abdülhamid Çanakkale savaşı esnasında tahtta olsaydı biz Çanakkale harbini kazanamazdık hep bunu söyledim.

15 Mayıs 1919'da Yunanlılar İzmir'e çıktı.. Yunanlılar ile İngiliz başbakanı Lloyd George'un görüşmeleri neticesinde, Yunan ordusunun Anadolu'ya çıkması, İngiliz hükümeti tarafından desteklendi. Sultan Vahdettin Karadenizdeki isyanı bastırmak için Mustafa Kemal Paşa'yı seçmişti.Ancak görünürde bu olsada asıl niyet milli mücadeleyi başlatmak ve Osmanlı tahtını kurtarmaktı.Vahdettin'in kafasında bu vardı. Vahdettin ile Mustafa Kemal Paşa arasında tam 11 görüşme olmuştur. Vahdettin bu atamayla birlikte yenilikçi birini Samsun'a gönderdiğini çok iyi biliyordu.Zira Mustafa Kemal Paşa isminin altında bir dipnot vardı.''Dikkat yenilikçi ve Cumhuriyetçidir''.Ama bunu gerçekleştireceğini anlaması Kongrelerden sonra olacaktı. ''Milli hakimiyet'' sözünü duyduktan sonra, saltanatın kaldırılacağını anlamış ve Damat Ferit ile birlikte Mustafa Kemal'e idam kararı vermişti.Ancak Türk derin devletinin almış olduğu bu karara saygı duymuş ve İngilizlere karşı ikili oynamıştır. Mustafa Kemal Paşa'ya çıkartılan idam kararının arkasında da , Damat Ferit Paşa hükümeti ve Sultan Vahideddin vardır.

Damat Ferit Paşa bu atamadan rahatsız olur.. Listeye baktığında, padişaha muhalif kişilerin olması, İttihat ve Terakki'ye muhalif kişilerin olması ve geniş bir subay listesinin olması Damat Ferit'i rahatsız etti. Bir yemek düzenledi ve yemeğe Cevad Paşa ve Mustafa Kemal Paşa'yı çağıdı. Damat Ferit ''Alt tarafı size küçük bir görev verdik neden bu kadar muhalifi topladınız''.. sorusunu yöneltti. Damat Ferit Paşa , Anadolu'daki isyanın bastırılması için Samsun'a gidildiğini sanıyor.Kurtuluş mücadelesi planı, Türk derin devleti, Sultan Vahdettin ve Mustafa Kemal Paşa üçgeniyle sağlanmıştır.

Verilen cevaplar ile, Damat Ferit'e ikili oynanmış ve bu yolculuk için izin alınmıştır.Ancak Damat Ferit'in isteği üzerine liste, 40 küsür kişilik subay listesinden, 23 kişilik subay listesine kadar düşürüldü. Artık izin verilmişti 23 kişilik subay listesi ve onlarca yetkiyle Mustafa Kemal Paşa yolculuk için hazırdı. Samsun'a çıkılmadan önce Vahdettin ile de görüşüldü. Sultan Mustafa Kemal'i tek başına çağırdı. Paşamız odaya girdiğinde bir duman bulutu ile karşı karşıya kaldı. Vahdettin kederden sigaranın biri sönmeden diğerini yakıyordu.

Vahdettin '' Bugüne kadar bu devlete büyük hizmetleriniz geçti. Bunların hepsi tarihe intikal etmiştir. Ancak bundan sonra yapacağınız hizmetler herşeyden önemlidir '' diyerek kendisini namaz ve dua ile uğurlamıştır.Paşamız ise '' Merak buyurmayınız, güveninize her daim layık olmaya çalışacağım'' diyerek cevap vermiştir.

Bu görüşmenin ardından yolculuk hazırlıkları tamamlandı. Damat Ferit Paşa'nın İngiliz ajanı olmasından dolayı bu yolculuğun temeli kendisinden saklandı.Zaten Sivas kongresi öncesinde, Mustafa Kemal Paşa'ya suikast düzenlemek istemesi ve Elazığı valisi Ali Galip'i, Mustafa Kemal Paşa'yı öldürmek üzere Sivas'a göndermesi bu düşüncenin tezahürüdür. Damat Ferit'ten herşey saklandı. Ancak sultan Vahdettinden kurtuluş mücadelesi saklanmadı ancak Cumhuriyet ve yeni bir devlet kurulacağı fikri saklandı.Bu iki somut gerçek hep karıştırılıyor. Damat Ferit ve hükümet tamamen milli mücadeleye karşıyken, Sultan Vahdettin ise milli mücadele için bu yolculuğun yapıldığını biliyor ancak kendi tahtınıda düşünüyordu. Bu çok önemli !!

Kongrelerde alınan Milli hakimiyet fikri, Ulusal hakimiyet fikri aslında Cumhuriyet'in geleceğinin ayak sesiydi. Özellikle Sivas kongresinden sonra, Sultan Vahideddin tahtını kaybedeceğini anlamış ve o günden sonra bu mücadeleyi desteklemeyen bir pozisyona gelmiştir. Yani kandırıldığını anladığı gündür. Damat Ferit ise, tamamen İngiliz mandasını desteklemiş, İngiliz muhipleri cemiyetine üye olmuş, Şeyhülİslam Mustafa Sabri ile hilafet ordusunu kurmuş ve Yunanlıların halife hazretlerinin izniyle geldiğini söylemiş bir haindir.

Yani bana göre Vahdettin Kongrelere kadar vatan sevdalısı, kongrelerden sonra sadece kendi tahtını düşünüp tabiri caizse ''Ben olmazsam bağımsızlık ne işe yarar'' düşüncesiyle hareket edip ihanet etmiştir. Damat Ferit Paşa ve İstanbul hükümeti ise baştan sona kadar ihanet etmiştir. Bu ikisi arasındaki farkı bilmek çok önemli. Atatürk'ün Nutukta belirttiği gibi '' Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve birde tahtını koruyabileceği tedbirler araştırmakta'' Atatürk'ün burada söylemek istediği, Vahdettin sadece kendi tahtı için milli mücadeleyi ilk başta destekledi. Bu konuyu düşünmekte fayda var..

Ancak padişahlık makamının da, hükümet makamının da , Mustafa Kemal Paşa'yı ve milli mücadeleyi desteklememesi ortak bir tavırdır. Birisi yarı haindir, diğeri tam haindir.

Samsun'a yolculuk için İngiliz Bennett vizeyi verdi.. İngiliz olması o zaman da kontrolün İngilizler de olmasından dolayı gerçekleşmiştir. Çünkü bazıları neden vizeyi İngiliz bir komutan verdi diye soruyor. İngiliz hakimiyetinde olan bir bölgede vizeyi kim verecekti ! Tabii ki İngilizler verecek..

Daha sonrasında Samsun'a çıkmış, kongreler, Ankara'da açılan meclisimiz ve düzenli orduyla birlikte, doğu da Ermeni ve Rusların, Güney'de Fransızların ve İtalyanların, Batı'da ise İngilizlerin desteklediği, Yunanlıların denize dökülmesiyle biten bir milli mücadele dönemi yaşandı. Tüm engellemelere içerideki ve dışarıdaki düşmanlara rağmen, böyle bir zaferi yaşatan Mustafa Kemal Paşa'ya şükran duymalıyız. Hep söylediğim şey, Milli mücadelenin temelini yerel direnişler ile Türk derin devleti atmış, temelin üstüne binayı inşaa eden de Gazi Mustafa Kemal'in kendisi olmuştur. 19 Mayıs 1919 günü Türk milleti ve Gazi Mustafa Kemal'in kaderinin birleştiği gündür.. İçerideki hilafet ve saltanatçıların, dışarıdaki emperyalistlerin yenildiği gündür.

Bu büyük zaferi bizlere yaşatan başta ulu önder Gazi Mustafa Kemal ve tüm silah arkadaşlarını, şehit ve gazilerimiz ile birlikte rahmet ve şükranla anıyorum..

Milli Mücadelenin kalesi 19 Mayıs 1919'dur..

 

 

Twitter adresim ; https://twitter.com/Karatoprak_ygt

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; YİĞİT KARATOPRAK



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.