KÖRELMİŞ ORGAN YALANI

İddiaya göre, canlıların bedenlerinde atalarından kendilerine miras kalmış, ancak kullanılmadıkları için zamanla körelmiş işlevsiz organlar yer alıyordu.Bu kesinlikle bilimsel bir iddia değildi, çünkü bilgi eksikliğine dayanıyordu. "İşlevsiz organlar", aslında "işlevi tespit edilememiş" organlardı.

1- PALMARIS LONGUS KASI....Palmaris Longus kası parmakları birleştirme ve bileği bükme yani fleksiyon yapma görevi vardır. Bu kasların bazı insanlarda olmaması onun körelmiş olduğunu da göstermez. Bileklerinde palmaris longus kası olmayan insanlar da dışta flexör carpi radialis ve içte flexör carpi ulnaris kasları bilek bükme vazifesini görürler. Palmaris longus kası olmayan insan sayısı %15 değil, tek kolda %4, çift kolda ise en az %1 civarındadır. Bu kasa sahip olmayan insanlar ise, bu kas köreldiği için değil, genetik ve embriyonal bir çeşitlilik veya sorun nedeniyle bileklerinde bu kas bulunmaz.

2- KULAK KASLARI........Hayvanlar gelen seslerin hangi yönden geldiğini anlamak için kulak kaslarını sağa, sola, öne, arkaya doğru hareket ettirirler çünkü kulaklarının arka tarafı perdeli yani kapalıdır, açık değildir. Bu nedenle sesi algılamak için kulaklarını oynatmaları gereklidir. Ancak insanların sesin hangi yönden geldiğini anlamak için kulaklarını oynatmasına ihtiyacı yoktur. Kulak kasları insanlarda kulak şekli ve işitme dizaynı için gereklidir.

3- TÜYLERİN ÜRPERMESİ.........Tüylerin tehlike anlarında gerilmesini sağlayan erector pili kaslarının ise, saçların sağlıklı bir şekilde kalmasında önemli bir rol oynadıkları keşfedilmiştir. Saç dökülmesi konusunda önemli bir uzman olan John P. Cole, saçları dökülen insanlarda erector pili kasının zayıflamasına rastlandığını gösteren çalışmalar yapmıştır. Yani bu kas, sağlıklı saçlar için gereklidir.

4- KUYRUK SOKUMU......Kuyruk sokumunun, leğen kemiğinin çevresindeki kemiklere destek sağladığı, bu nedenle, kuyruk sokumu kemiği olmadan rahatça oturabilmenin mümkün olmadığı bilimsel olarak bilinmektedir. Ayrıca bu kemiğin pelvis bölgesindeki organların ve buradaki çeşitli kasların da tutunma noktası olduğu belirlenmiştir.

5- 20 YAŞ DİŞİ.......20 yaş dişi problemleri çoğunlukla, sert besin maddeleri yerine daha yumuşak, asitli ve şekerli besin maddelerinin tercih edilmesiyle doğan çene gelişimi sorunlarıyla ilgilidir. 20 yaş dişi çiğneme fonksiyonunda diğer dişler gibi işlev görmektedir. Dişlerimizin ağrıması veya çürümesi onların körelmiş olduğu göstermez, bakımsız olduğunu gösterir.

6- APANDİSİT.....Apandisit, vücuda giren mikroplara karşı mücadele eden lenf sisteminin bir parçasıdır yani evrimcilerin iddia ettiği gibi işe yaramayan bir organ değil tam aksine  fagositler, makrofajlar, T ve B hücreleri gibi savunma sistemine destek olan önemli bir organımızdır. Sindirime de yardımcı olan apandisit, aynı zamanda iyi bakterilerin güvenle barındığı bir depolama yeridir. Apandis, çekumun evrimsel bir kalıntısı olamaz, çünkü günümüzde yaşayan bazı lemurlar, kemirgenler ve bir tür uçan sincap türü hala çekuma bağlı apandise sahiptir.

7- GÖZ RENGİ....Göz rengini mutasyonlar değil melanin proteini belirler. Melanin, gözün içinde bulunan ve göze rengini veren pigment maddelerinden bir tanesidir. Melanin proteini canlıların genlerinde şifrelerle belirlenmiştir. Mutasyon gibi dışarıdan gelen etkilerle oluşmamıştır. Allah genetiği bu şekilde kodlamış yani yaratmıştır. Mutasyonlar gen yapamazlar, genetiği tahrip ederler. Melanin proteini tahrip olduğunda heterokromi denilen göz renginin bozulduğu, diğer gözünden apayrı karışık riskli bir göz rengi ortaya çıkar. 

8- PLANTARİS KASI....Dizin ön kısmında bulunan bu kas, insanlarda aşil tendonuna bağlanır. Maymunlarda ise ayak parmaklarını kontrol eder ve maymunlar bu sayede ayaklarıyla cisimleri kavrayabilirler. Oysa insan ayağının dizaynı bir cismi kavramak için değil, dik ve düzgün yürüyebilmek içindir. İnsanlarda  proprioseptif duyunun sağlanmasında ve gastrokinemus kasıyla koordineli çalışarak bacak hareketlerinin düzenli bir biçimde gerçekleştirilebilmesine yardımcı olmaktadır.

9- ERGENLİK.....Bu iddia saçma olmasının yanısıra mantık dışıdır. İnsan gelişimi genetiğe bağlı olarak gelişir. İnsan büyüdükçe  evrimleşmez, gelişir ama insan daima aynı kalır, tür değişikliği yaşamaz. 

10- SIRT AĞRISI....Tamamen uydurma bir iddia. Fıtık oluşma nedeni omurga üzerinde uygulanan kontrolsüz basınç ve  hareketlerdir.Ağır kaldırma, kronik kabızlık, öksürük, ıkınma, idrar zorluğu gibi durumlar mevcut fıtığın oluşumunu ve ortaya çıkışını kolaylaştırır.  İnsan omurgası düzdür, maymun omurgası ise eğiktir. Bu sebeble maymunlar dik yürüyemez ama insanlar dik yürüyebilir. Hiçbir insan fosilinde eğik omurgalı insan fosili ve ara geçiş fosili dahi yoktur.

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AHLAKİ DEJENERASYONUN SEBEBİ Eğitim 04.07.2018
KUTÜL AMARE ZAFERİ Tarih 30.04.2018
FUTBOL DİNİ Teknoloji / İnternet 29.04.2018
İSLAMDA KADIN KUTSALDIR Kadın / Aile 28.04.2018
ATATÜRKÜN İSLAMA HİZMETLERİ Sosyal 27.04.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Evrimi ateistlere mal etmeyin! Bilim / Teknik 10.06.2018
Evrim Nedir ? Ne değildir ? Evrim Hakkında Herşey Bilim / Teknik 07.06.2018
Evrim Nedir ? Ne değildir ? Evrim Hakkında Herşey Bilim / Teknik 06.06.2018
OSMANLI’DA EVRİM TEORİSİ. Bilim / Teknik 31.05.2018
Kuzugöbeğini Bulmaya İnovasyon Bilim / Teknik 17.04.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.