Hayal kırıklığı yoktur, yüksek beklentiler vardır.

Bir ilişkide beklentiler ne kadar fazla ise hayal kırıklığı da o kadar fazla oluyor. Tabii öncelikle “Bir ilişki beklentisiz olur mu?” sorusu akıllara geliyor. Öyleyse aşkta insanın sevgilisinden neler bekleyebileceğini bir sıralayalım: 

1- Saygı: Yaşam tarzınıza, fikirlerinize ve kişiliğinize saygı duymayan bir birey ile isteseniz de birlikte olamazsınız. Sizi sürekli küçümseyen, aşağılayan, hakaret eden birisinin varlığı size her zaman için sorun yaratır. Alışkanlığa ve aşka dayanarak ondan vazgeçemiyor olmanız, aranızdaki ilişkinin sürdürülebilir olduğunu göstermez. Bu nedenle saygının olmadığı yerde ilişkinin yürümesi imkânsızdır.

2- Sevgi: Karşındakine karşı bir şeyler hissedemiyorsan ve onu sevemiyorsan onunla ilişki kurmamalısın. Üstelik bu sevgi karşılıklı da olacak. Karşılıksız aşk vardır ama karşılıksız sevgi olmaz. Birisinin seni sevmesini istiyorsan sen de onu sevmelisin. Yani “Beni sevsin yeter” cümlesi yetersizdir. İki insanı birbirine bağlayan en önemli unsur sevgidir. 

3- Sadakat: İlişkide her iki tarafında mutlaka beklediği, yerine gelmediği zaman her iki tarafta da büyük travmalar yaşatan ve genellikle ilişkilerde ‘kavga sebebi’ olan en önemli unsur. Sadakatin olmadığı yerde saygıdan da söz etmek pek mümkün değildir. Öyleyse sadakatsiz biri aslında saygısızdır da. Hayatınıza giren kişiden size sadık olmasını beklemeniz kadar doğal bir şey de yoktur.

Yukarıdaki üç önemli unsuru bir ilişkiye başlayacak olan veya bir ilişkiye giren herkesin beklemesi kadar doğal bir şey yok. Bunların dışındaki her beklenti, her kriter yerine gelmediği zaman hayal kırıklığı dozunuzu artıracaktır. Zaten o kriterlerin hepsi maddi kriterlerdir. Maddi derken, parasal demek istemiyorum. Yani nesnel, yani elle tutulur, gözle görülür beklentiler. Örneğin; bakımlı olsun, eğitimli olsun, terbiyeli olsun, başarılı olsun, temiz olsun, zeki olsun, güzel olsun gibi... Bu tür maddi kriterlere uyan birisini bulduğunuzda, yukarıdaki üç önemli unsur eksik ise yine hayal kırıklığı yaşamaya mahkûmsunuz demektir. Aslolan aradaki bağdır. Aranızdaki bağ ne kadar güçlü ise ilişkiniz de o kadar sağlam demektir. Bu bağı da sevgi, saygı ve sadakat üçlüsü sağlar. Diğer her şey ilişkiyi tatlandıran ya da sevgilinizin daha beğenilir olmasını sağlayan yan unsurlardır. 
Geçenlerde beklentiler konusunda ilginç detaylar okudum. Babalar Günü’nde yapılan harcamalar, Anneler Günü ve Sevgililer Günü’nde yapılanları geçmiş. Haberde “Babalara daha çok harcadık” deniyor. Oysa gerçek öyle değil. Anneler Günü’nde çocuklar hediye alır. Sevgililer Günü de aslında erkek işidir. Yani her kadın Sevgililer Günü için sevgilisinin ya da eşinin organizasyon yapmasını bekler, onun çiçek almasını bekler. 
Yani Anneler Günü’nde çocuklar, Sevgililer Günü’nde erkekler harcama yapar. Oysa Babalar Günü’nde çocukların harcamalarına bir de kadınların harcamaları eklenir. Çünkü kadınlar, eşlerine çocuklarının babası olduğu için ekstra hediye alır. Erkekler ise bunu Anneler Günü’nde düşünmez bile... Yani sevgili okur, Anneler Günü’nde kocandan hediye bekleme. Beklersen hayal kırıklığı yaşarsın.

Ne demiş Stefan Zweig?
“Hayata dair her kurgumuz, her gelecek planımız başka başka hayatların, başka ruhların, kişiliklerin beklentileri ve hayatlarıyla ölçülür, orada her beklenti hayal kırıklıklarına gebedir; beklentilerini birer inanca dönüştüren yürekler içinse hayattan derin bir çöküş beklemektedir. Bu inancın söndüğü yerde yeni bir hayata açılacak bir kapı yoktur.”

Ahmet KALKAN


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AŞK İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR (1) Yaşam 14.03.2018
Hayat böyle bir şey... Genel 07.03.2018
“Yaprak sıkılmıştı ağaçtan. Bahaneydi sonbahar.” Yaşam 20.02.2018
14 Şubat Sevgililer Günü Yaşam 13.02.2018
KIRGIN MIYIZ? Edebiyat 08.02.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
UYUŞTURUCU Yaşam 19.05.2018
Öğretmenleri  İdareciler  Değerlendirmesin Yaşam 16.05.2018
CHP SEÇİM ÖNCESİNDE BÖYLEYSE, İKTİDARINDA NE YAPAR! Yaşam 15.05.2018
 Engelli Çocuğum Ya Arkamda Kalırsa Yaşam 14.05.2018
Suç Toplumundur Yaşam 05.05.2018