TÜRK DERİN DEVLETİ VE MUSTAFA KEMAL PAŞA

Bugün ki yazımda sizlerle tarihi bir yolculuğa çıkacağız.2000 yıldır süre gelen,Metehan dönemiyle başlayan hâlâ da faaliyetini sürdüren gizli bir teşkilatımız var ‘’Derin Devlet’’.Bu yazımda sadece kurtuluş mücadelesinden bahsedeceğim.Ancak önümüzdeki zamanlarda Osmanlı dönemi ve daha önceki dönem ile 1923 sonrasından da bahsedebilirim.Bugün ki yazımda,Mustafa Kemal Atatürk ile Osmanlı derin devleti arasındaki bağlantıyı açıklayacağım.2.Abdülhamit’in indirilmesinde kimlerin payı vardı?.Kurtuluş mücadelesinde Kuvâ-yi Milliye ile birlikte yerel direnişleri kimler örgütledi?.Daha sonrasında yerel direnişten Milli direnişe neden geçildi?.Samsun Projesi ve kurtuluş mücadelesi sadece Gazi Mustafa Kemal’in tasarladığı bir plan mı? Niçin Mustafa Kemal Atatürk liderimiz oldu?.Vahdettin’in bu mücadeledeki payı nedir?.Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum…

 

 

2000 yıldır var olan hâlâ da faaliyetini devam ettiren gizli teşkilat..Metehan dönemiyle başladı.Devlet ve Millet ne zaman zor duruma düşse hemen elini uzattı.Kurulan 17 devletimizinde kendine özel kurucu değerleri ve gizli kodları oldu.İşte bu teşkilatın görevi,bu değerleri korumaktır.Derin devlet,her zaman devletin yanında olmuştur.Ancak ne zaman devlet yanlış yapmıştır,işte o zaman da milletin yanında olmuştur.Osmanlı dönemindeki bütün isyanlarda,derin devlet insiyatif kullanmıştır.Patrona halil isyanından tutunda tüm isyanlarda.Zaman zaman bayanlarda hükmetmiştir.Örneğin,Hürrem Sultan,Hatice Turhan Sultan,Ayşe Hafsa Valide Sultan,Bezmiâlem Valide Sultan,Kösem Sultan gibi..Bezmiâlem valide sultan bildiğiniz üzere 2.Mahmud’un eşi,Abdülmecid’in annesidir.Abdülmecid hükümdarlığı boyunca,bakanları seçerken,devlet ile ilgili önemli kararlar alırken mutlaka annesine danışırdı.Sultan Abdülmecid’in ölümüne girersem çok uzun olur.Timur ve Bayezıd arasındaki savaştan sonra 11 yıl boyunca ülke padişahsız yönetilmiştir.Bu yönetimde de aynı şekilde derin devlet’in payı vardır.Osmanlı Devleti’nin kurucu değerleri Osman bey zamanında yazıldı.Fatih Sultan Mehmed cihan imparatorluğu olmamız hasebiyle değiştirdi,2.Mahmud ve 2.Abdülhamid zamanında yenilendi ve Mustafa Kemal Atatürk ile yeniden yazıldı.

 

Artık milli mücadele yıllarına gidelim..Ancak o yıllara gitmek için aslında 1908 yılından başlamak gerekir.2.Abdülhamid kimilerine göre kızıl sultan kimilerine göre Cennet mekân sultan.Bana göre ise çok talihsiz bir zaman da gelmiş,ancak dikdatörce yönetim göstererek Osmanlı’nın ömrünü kısaltmış bir padişah.Olumlu veya Olumsuz yaptığı tüm icraatları teraziye koyarsak,olumsuz icraatları ağır basar.Payitaht Abdülhamid diye bir dizi var.Gerçekleri bu milletten saklayan bir dizi olduğunu hemen belirtmeliyim.Dizinin son bölümlerine doğru da Jöntürk devrimi ile alakalı,Avrupa ve Emperyalistlerle iş birliği yapan hainlerin isyanı olarak sunacaklar kesin.Ancak gerçekler çok farklı.2.Abdülhamid zamanında binlerce metrekare toprak kaybettik,bir çok ülke bağımsızlığını ilan etti.Edebiyatçılar,Şairler,Yazarlar hapislere atıldılar.Toplantı ve gösteriler yasaklandı.Türkler,İstanbul’da istedikleri yerlere gidemiyor,adeta kendi ülkelerinde esir gibi yaşıyorlardı.Kıbrıs 78.000 altına İngilizlere satıldı.Dünyanın en zengin ailelerinden mason Rothschild’den iki kere para alınmıştır.Bu paraların ilki,1891’de 6 milyon 316 bin 920 sterlindir.İkincisi ise,1894 yılında,8 milyon 212 bin 340 sterlindir.Bu para Osmanlı’nın dış borcunun kapanması için ve Filistin’i satmak için alınmıştır.Yani Filistin direkt olarak değil,en direkt olarak Rothschild üzerinden yahudilere bırakılmıştır.Zaten sadece 3 yıl sonra,tarihteki ilk siyonist kongre olan,Basel Konferasında İsrail devleti’nin ne zaman kurulacağı kararlaştırıldı.Ayrıca Osmanlı milli bankası,Paris’e taşınmıştır.Karasu kömür madenleri,Fransız,Belçika,Alman firmalarına satıldı.

 

Bu başarısızlıklar derin devleti harekete geçirdi.Abdülhamid’i sadece halkın yarısı olan dindarlar seviyor,diğer yarısı olan Ulusalcı kesim nefret ediyordu.Sultan Abdülhamid hafiye teşkilatını kurdu.Yani bugünün Mit’i.Ardından derin devlet’i yeniledi.Ancak kim derdi ki kendi atadığı adamlar gün gelecek onu tahtından indirecek.Çünkü hesap edemediği bir şey vardı.O da dünyanın artık Milliyetçilik pozisyonuna geldiği.Yani artık gizli kodlarımız onun tahtına oturduğu zaman ki gizli kodlar değildi.Ümmetçilik yerini,Ulusalcılığa bırakmıştı.O yıllarda derin devlet başkanı Mahmut Şevket Paşaydı.Enver paşa da aynı şekilde derin devletin bir adamıydı.Lider olarak Enver Paşa’yı seçtiler.O büyük günden sonra her yerde kutlamalar yapılıyor,halkın büyük bölümü baskılardan kurtulduk diyerek sabahlara kadar,müzikler eşliğinde kutlamalar yapıyorladı.31 Mart vakası olayıda Abdülhamid’i kurtaramadı.Hareket ordusu isyanı bastırmıştı.Gizli teşkilat kararını vermişti artık.Abdülhamid için herşeyin sonuydu.Bana göre Osmanlı Devleti’nin son padişahı 2.Abdülhamit’dir.Aslında Osmanlı o gün yıkılmıştır.Abdülhamid tahtından indirildi ama,Enver Paşa ve avanesi acaba derin devletin yasalarına göre hareket ediyorlarmıydı?.Tabii ki hayır.Jöntürk devrimi halis muhlis bir Ulusalcı devrimdir.Ancak daha sonra sabetayların ve masonların devlet yönetimine sokulması,Enver Paşa’nın ilk ihaneti olacaktır.1912 yılındaki sopalı seçim ile devam etti zulüm.Ardından derin devlet değişikliğe gitmiş ve derin devlet başkanı Sadrazam Mahmud Şevket Paşa öldürülmüştür.Bildiğiniz üzere Mahmud Şevket Paşa’nın günlükleri 4 sene önce ortaya çıktı.Ancak ben ilk okuduğum anda eksik bir şeyler olduğunu çok çabuk anladım.Günlükler eksik bunuda duyurmuş olayım.Akabinde ihanet sinsilesi devam etti.Devlet’in içine soktukları sabetaylar ve masonlar yetmediği gibi,bu sefer de 1.Dünya savaşı öncesinde ve esnasında ordunun içine Almanları ve Masonları sokarak yine ihanet ettiler.Çanakkale savaşının akabinde ‘’Yeni Osmanlı derin devleti’’ kuruldu.Hedefi milli mücadeleyi örgütlemek ve yönetmekti.Başkan ise Cevad Çobanlı Paşa oldu.Yeni Osmanlı derin devleti’nin paşaları,İttihat ve Terakkiye muhalif olan ve Çanakkale savaşındaki muzafferiyatta payı çok yüksek olan paşalardır.Cevad Çobanlı Paşa bildiğiniz üzere ilerleyen yıllarda Genel Kurmay Başkanı da olacaktır.

 

Enver Paşa’yı derin devletin gözünden düşüren son olay Kafkasya hezimeti oldu.Adeta bardağı taşıran son damla oldu.Artık yeni bir lider lazımdı.Yavaş yavaş Mustafa Kemal Paşa’nın doğuşuna geliyoruz.Aslında çok önceden kendini gösterdi.Ancak gizli teşkilat ile ilk tanışması olacaktır.1917’de veliaht Sultan Vahdettin ile Hindenburg ziyaretine gittiğinde salona ‘’Anafartalar Kahramanı’’ olarak çağrılır.Hatta öyle ki 1917 yılında Mustafa Kemal Paşa'nın ismi Şanlıurfa'da bir caddeye verilmişti.Düşünün daha milli mücadele başlamamış bile .Derin devlet bir taraftan kurtuluş mücadelesini örgütlüyor ve yerel direnişleri sağlıyor,bir taraftan da lider düşünüyordu.Yunanlıların İzmir’e hareket edeceğini öğrenmeleri onlara şunu düşündürdü ‘’Yerel direnişler ile sonuç almamız mümkün değil.Bir lider ve düzenli bir ordu kurulması gerekiyor’’.Yani bunun anlamı şuydu,Yerel Direnişten,Ulusal direnişe geçilmeliydi.Lider seçimini bizzat Cevad Paşa yaptı.Mustafa Kemal Paşa’nın lider olarak seçilme sebepleri,İttihat ve Terakkiye muhalif olması,Mondros Ateşkes Antlamasına karşı çok sert açıklamaları,Çanakkale’deki başarısı ile tüm yurtta inanılmaz bir üne kavuşması.Ve en önemlisi,yenilikçi ve Cumhuriyetçi olması.Nisan 1919’da Samsun projesi ve milletin nasıl kurtulacağı planlandı.Bizzat Cevad Paşa ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından.Gazi’nin bu mücadelesindeki en büyük destekçilerini yine derin devlet belirledi.Bu kişiler,Kazım Karabekir,Ali Fuat Cebesoy,Refet Bele,Rauf Orbay olacaktı.Bu paşalar Atatürk’ten önce Anadolu’ya gönderildi.Mustafa Kemal Paşa derin devletle olan görüşmesinde,milli mücadele başarılı olursa yapacağı devrimlerden bahsetmiş ve derin devleti yenileceğini söylemiştir.Sultan Vahdettin ise Mustafa Kemal’i Samsun’a gönderirken,Cumhuriyetçi ve yenilikçi olduğunu bile bile göndermiştir.Ulu önder zaten 1909 yılından beri Cumhuriyet’in şart olduğunu ve milli egemenliğin olması gerektiğini savunuyordu.Ancak bu kişilerin bazıları,Mondros’u imzalamak zorunda kalan Rauf Orbay gibi ve kurtuluş mücadelesinde bazı konularda muhalif olan Refet Bele gibi paşalar her zaman mücadele sonuna kadar derin devlet tarafından engellendi.Yani Atatürk’ün önünde bir set oluşturamadılar.Enver Paşa’da bunlardan bir tanesidir.Karabekir gibi paşalar ise,Cumhuriyet sonrası karşı bir tutum aldı.Bu paşaların hepsi Atatürk’ün kurduğu sistemde yer alamamışlar ve Gazi,kurtuluş sonrası yeni bir gizli teşkilat ve kurucu değerler yazdırmıştır.Samsun’a çıkış hikayesi çok uzun.Ancak kısa bir şekilde aktarayım.Mustafa Kemal Paşa ve Cevad Çobanlı Paşa ilk önce Damat Ferit Paşa ile görüşürler.Damat Ferit Paşa subay listesini 40 küsür kişiden aşağı indirmiş ve hepsinin padişaha muhalif kişiler olduğunu belirtmişti.Damat Ferit Paşa ingilizlerle iş birliği yaptığı için ona ikili oynanmıştır.Akabinde liste yenilendi bu sefer imzalamak zorunda kalmıştır.Damat Ferit Paşa ilk görüşme de ‘’Alt tarafı size küçük bir görev verdik,niye bütün muhalifleri topluyorsunuz’’ demiştir.O sanıyor ki,karadenizdeki Türk isyancıları bastırmaya gidiyor Mustafa Kemal..İngilizlerin bastırması ile imzalamak zorunda kaldı.Çünkü İngilizlerde bir an evvel bu isyanların bastırılmasını istiyorlardı.

 

Ve yıldız sarayındaki o muhteşem görüşme..Vahdettin Mustafa Kemal’i tek başına çağırmıştı.İşte ilk kontak orada kuruldu.Yani Osmanlı derin devleti-Vahdettin-Mustafa Kemal Paşa üçgeni ilk o odada hayat bulmuştu.Zira sultan Vahdettin’ın henüz böyle bir teşkilatın varlığından bile haberi yoktu.Gazi Paşamız bütün herşeyi anlattıktan sonra Vahdettin ‘’ Bu zamana kadar bu devlete çok büyük hizmetleriniz geçti.(Kuran-ı Kerim’e dokunarak) Bunlar tarihe geçecektir muhakkak.Ancak şimdi yapacağınız iş herşeyden önemli’’ diyerek kendisini namaz ve dua ile uğurlamıştır.Zaten ne Vahdettin ne de Mustafa Kemal Paşa hayatı boyunca birbirleriyle ilgili en ufak söz bile söylememiştir.Meclis’in tutanaklarında edilen hakaretleri çok önemsemiyorum açıkçası.Bu devlet sırrını zaten çok az kişi biliyordu.Milletvekilleri’nin çoğuda bu gizli teşkilatı bilmezler.Sadece Nutuk’u ayırırım.Ancak Nutuk’u o dönemin şartlarıyla değerlendirmek ve sonuçta bir hatırat olarak görmemiz gerekir.Her hatırat ufakta olsa hissiyatla yazılır.Mustafa Kemal Paşamız sultan Vahdettin’e ölene kadar meclis’in örtülü ödeneğinden para yardımı yapmıştır.Şimdiki Osmanlı torunlarının uydurduğu gibi,Vahdettin’in cenazesine haciz gelmemiştir.Ancak Sultan Vahdettin öldükten sonra sefalet çekmişlerdir evet doğru.Ancak Atatürk sizin yedi sülalenizi beslemek zorunda değildi.Ardından Samsun’a çıkış ve kongrelerden sonra kurulan bir meclis ve 9 Eylül 1922’de sonuçlanmış bir milli mücadele.Ancak Mustafa Kemal Paşa için kongreler bile çok zor geçti.Özellikle Refet Paşa’nın muhalif olması,Kara Vasıf’ın kışkırtıcılığı derken,İstanbul hükümeti’nin Elazığ valisi Ali Galip’i kışkırtarak,Mustafa Kemal’in üstüne sürülmesi olayları yaşandı.Sivas Kongresi çok zor geçti.Ancak hiç bir manda ve himaye kabul edilmedi.Parola ‘’Ya İstiklal Ya Ölüm’’ dü.Atatürk’ün büyük liderliğinde Türk kurtuluş savaşı başlamış ve başarıya ulaşmıştı.Milli Mücadele ve Cumhuriyet’den sonraki tüm başarılar Mustafa Kemal Paşa’nın eseridir.Ancak Samsun’a çıkılana kadar,derin devlet’in zemini oluşturduğunu söyleyebiliriz.Tabii ki ben şu anda ana hatlarıyla değerlendirmek zorundayım.Ayrıntıları çok uzun olur.Karabekir Paşa ve Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurumdaki postane’de derin devlet ile yazışmaları,Vahdettin’in Damat Ferit’i görevden alması,Vahdettin’in kendi isteğiyle yurt dışına çıkmak istemesi,Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul hükümeti’nin yazışmalarına girmeyeceğim.Kesin bir şey varki,İstanbul Hükümeti ve Damat Ferit bu vatana ve millete ihanet etmiştir.Atatürk’e çıkartılan idam kararının arkasında,İngiltere vardır.Bu kararı Damat Ferit’in ihaneti ile çıkardılar.Şunuda söyleyeyim,Samsun ekibine bile bakmanız yeterli olacaktır.23 kişilik subay listesi ittihatçı olmayıp,İstanbul hükümetine sonuna kadar muhalif olan kişilerdi.Bir elin değdiği çok net bir şekilde ortadadır.

 

Kurtuluş mücadelesi tamamlandı,Samsun projesi harfiyen uygulandı.Yeni bir devlet kurmak için 3 olguyu değiştirmeniz gerekiyor demiştim.İşte o olgulardan bir tanesi derin devleti değiştirmek.Devlet ve Millet değiştirildi ve sıra derin devlete geldi.Abdülhamit’in yaptığı hatayı Atatürk yapmadı.Kendi güvendiği adamları,bu gizli teşkilata yerleştirdi.Ve bu sayede ise,17.Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmayı başardı.Şu anda sayın Cumhurbaşkanı da Abdülhamit’in yolundan gitmekte.Hatta kendi iktidarında dahi yanlış kişilerle çalıştı ve bu da 15 Temmuz’u getirdi.O yüzdendir ki,sayın Cumhurbaşkanı’nın  da yapacağı en son iş derin devlet’i değiştirmek olacaktır.Yazılarımı okuyanlar neyi kasdettiğimi biliyorlar.Atatürk uzun yıllardır yaverliğini yapmış olan Resuhi Savaşçı bey’i derin devlet’in başına geçirerek,Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk derin devlet başkanı olmasını sağladı.Ardından yeni gizli kodlar ve kuruluş esasları ile birlikte kırmızı çizgiler belirtilmiştir.Kaleme alan ise Resuhi beydir.Ardından ise yapılan devrimler,yeni bir medeniyet ve yeni bir toplum..

 

Yazıma burada son veriyorum.Bir çok konunun ayrıntısına giremedim.Önümüzdeki zamanlarda inşallah ayrıntısıyla da paylaşırım.Bütün bu anlattıklarım Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyüklüğüne gölge düşürmez.Bana göre kurtuluş mücadelesinin zeminini derin devlet oluşturmuş,bu zeminin üstüne binayı da Gazi Mustafa Kemal Atatürk inşaa etmiştir.O olmasaydı bugün,Sevr ile Lozan arası bir ülke olur çıkardık.Kurtuluş mücadelesi planı ortak bir aklın eseri olup,Liderimiz Atatürk’tür.Ancak Cumhuriyet sonrası devrimler ve liderlik sadece Gazi Mustafa Kemal’in eseridir.Zira derin devlet artık onun elindeydi…

Bu yazım da kurtuluş mücadelesinin görünen yüzü olduğu gibi,birde görünmeyen yüzünü sizlere anlatmak istedim…Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

 

Twitter adresim ; https://twitter.com/Karatoprak_ygt

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; YİĞİT KARATOPRAK


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SİYASETİN YÜKSELEN DEĞERİ '' EKREM İMAMOĞLU '' Politika 26.06.2019
TARİHİ BULUŞMA VE YANKILARI Politika 17.06.2019
NEREDEN ÇIKTI BU PROVOKATÖRLER ? Politika 05.06.2019
EZİK SİYASET Politika 25.05.2019
YENİ FURYA SAHTE MİLLİYETÇİLİK Politika 02.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
TARİHİN “KANTİYEN” FONKSİYONU Tarih 05.07.2019
BULGAR DEMİR KİLİSE STEFAN BULGAR KİLİSESİ Tarih 30.06.2019
Osmanlı sarayının halkı da Osmanlı mıydı? Tarih 30.06.2019
Hellen Ve Roma Tarihi (8. Bölüm) Tarih 08.02.2019
Hellen Ve Roma Tarihi (7. Bölüm) Tarih 05.02.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.