ÇANAKKALE RUHU 1915

18 Mart 1915..Çanakkale geçilmez sözünün takvimlerdeki karşılığı..Peki ama neler yaşandı.Türk kurtuluş mücadelesinin yapı taşlarından olan,Çanakkale savaşını naçizane sizlerle paylaşacağım.Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

Birinci cihan harbindeyiz..Alman sempatizanları , dış güçler devlet yönetimine sızmış,artık baskılar iyice artmıştı.Almanya'nın yanında yer alacaktık.Almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürdü. Bu baskılar, Akdeniz'de İngiliz donanması önünden çekilen Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul'a gelmesiyle bir oldu bittiye getirilmişti. Daha sonra Osmanlı Donanması'na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz'e açılan bu gemiler 27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmiştir.Birinci cihan harbine bu şekilde girildi.Tarafsız kalınması mümkün değildi.Osmanlı İmparatorluğu bu savaşa girmek zorunda bırakıldı.Bu sadece bir sebeptir.

Son 300 yıllık tarihimizde aldığımız iki büyük zafer Çanakkale ve 30 Ağustos zaferleridir.Daha önce ki yazılarımda Kut-ül amare'nin bir zafer olmadığını söylemiştim.Sebeplerini açıklamıştım.Birinci Dünya savaşında kazandığımız tek cephede Çanakkale cephesidir.Şimdi o yıllara gidelim..

Çanakkale Savaşı..Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın tüm muhalefetine rağmen,savaşa Almanya'nın yanında girildi.İngiltere,Rusya,Fransa İtilaf grubunu oluşturdu.Almanya,Avusturya-Macaristan ve Osmanlı ise İttifak grubu idi.Dünya savaşının batı cephesinde hiç bir toprak değişikliği yaşanmadı.Artık bütün gözler doğu cephesine çevrildi.Rusların,Kafkasya'daki Türkleri bölgeden uzaklaştırın çağrısı üzerine İngiltere savaş kararı aldı.Winston Churchill'in baskıları sebebiyle  5 Şubat 1915'de İngiliz savaş konseyi,Çanakkale boğazını geçerek,İstanbul'u işgal etme kararı aldılar.Bu karardan sadece 3 gün önce 2 Şubat 1915'de Yarbay Mustafa Kemal Paşa Gelibolu'da göreve atanmıştı.

Bir tarafta İngiltere,Fransa,Avustralya,Yeni Zelanda (Anzaklar),diğer tarafta ise,Osmanlı,Almanya,Avusturya Macaristan..

19 Şubat 1915'de İngiliz donanması saldıraya başladı.Bu saldıraya karşılık Türk tabyalarından yoğun top atışı ile karşılık verildi.İngilizler bu yoğun top atışına karşılık veremedi ve geri çekildiler..Ancak bu sadece ilk denemeydi.İngiliz savaş konseyi daha sonra toplandı ve tam kapsamlı bir saldırı yapılmasına karar verdiler.18 Mart günü 3 hat halinde boğaza ilerleyen İngiliz donanması Türk kıyılarını daha önce eşi benzeri görülmemiş bir top atışına tuttular.O esnada savaşın kaderini belirleyecek bir olay yaşandı.Gemiler boğazdan geçmek üzereydi,hatta öyleki savaşı kaybetme noktasına gelmiştik.Türk kıyılarından öyle bir karşılık verildi ki,3 Fransız gemisi battı.Nusret mayın gemisinin bıraktığı mayınlara çarpan 3 İngiliz gemiside çok ciddi hasar gördü.Bu olay İngiliz donanmasının aldığı en büyük hezimetlerden biridir.Tarih 18 MART 1915'dir.

Deniz saldırısının başarısız olması sebebiyle,ordu komutanı General Hamilton kara saldırısı yapılmasına karar verdi.Boğazları geçebilmek için,boğaz'ın Avrupa yakasına çıkartma yapılmalıydı.Yaklaşık 1 ay sürecek olan planlama yapıldı.Çok büyük bir çıkartma planı yapılmıştı.Tabii ki emperyalist kuvvetlerin planladığı,en önde sömürgeleri olan,Anzak güçlerini düşmanla savaştırmaktı.25 Nisan 1915'de kara savaşları başladı..İlk çıkartma Arıburnu yani Anzak koyuydu.Ancak hiç bir direniş ile karşı karşıya kalmadan ilerlemeye devam ettiler.Mustafa Kemal Paşa ise en önemli bölge'nin Koca Çimen Tepe ve Conkbayırı olduğunu üstlerine söylemişti.Hatta bu konuda çoğu kez Osmanlı Ordu komutanı Liman Von Sanders ile tartıştığıda bilinir.Mustafa Kemal Paşa Conkbayırına geldiği zaman bu bilgiyle hareket etti.Anzakların saldırıları sonrasında kaçan askerleri gördü onların yanına gitti.Askerler ''Cephanemiz yok nasıl savaşacağız'' dedikleri zaman Mustafa Kemal'in cevabı ''Cephaneniz yoksa süngünüz var.Süngü takın ve yere yatın'' şeklinde oldu.Zira bu bölge Çanakkale'ye hakim bir bölge.Mustafa Kemal'de bunu çok iyi biliyordu..

Bu söylem Anzakların ilerleyişini durdurdu.Daha sonra yardıma gelen Osmanlı birlikleri ise durumu bizim lehimize çevirdi.Artık Mustafa Kemal dünya sahnesine çıkmıştı..Daha savaş devam ettiği sırada ordu içinde efsanevi bir isme dönüşmüştü.Artık Anzaklara karşı taaruz zamanı gelmişti.Mustafa Kemal Paşa şu emri vermişti ''Size ben taaruzu emretmiyorum.Ölmeyi emrediyorum.Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka kumandanlar alabilir'' sözüyle askerlerine taaruz emri verdi.Zaten Çanakkale savaşı'nda tek taaruz ettiğimiz bölge Mustafa Kemal Paşa'nın görev aldığı bölgeydi.Diğer komutanlar buna cesaret dahi edemiyordu.Bu saldırıyla beraber Conkbayırı güvence altına alındı.Bu saldırı savaşın dönüm noktası oldu.Bu başarısı Mustafa Kemal'i Albaylığa,Ağustos ayında ise tüm kuzey cephesinin komutanı olma şerefini getirdi.9 Ağustos günü yine bir taaruz gerçekleştirdi ve kuzeyden ilerleyişi tamamen kesti.10 Ağustos da ise,Anzaklara son darbeyi vurmak için saldırıyı gerçekleştirdi.Aynı gün öyle bir olay yaşandı ki,belki de bir milletin kaderini değiştirdi.Savaş sırasında patlayan bir bombadan sıçrayan şarapnel parçası,Mustafa Kemal'in kalbinin üzerine isabet etti.Ancak kalbinin tam üstünde saat vardı ve bu saate isabet etti ve Gazi yara almadan kurtulmuş oldu.Zira o henüz ölmemeliydi.Ölüm onun için çok erkendi.Daha bu milletin ona çok ihtiyacı vardı..O günden sonra Mustafa Kemal cephe de daha rahat dolaşıyor,askerlerinin önünde savaşa katılıyordu.Çünkü kendini ölümsüz görüyordu.9 ve 10 Ağustos saldırılarının ardından,İngilizlerin elinde hiç bir stratejik tepe kalmadı.O görkemli büyük İngiliz ordusu artık yenilmişti.

Savaşın ardından binlerce şehit ve gazilerimiz oldu.Anzak güçleri de aynı şekilde.1934 yılında Mustafa Kemal,Anzak şehitlerinin ailelerine sesleniyor ve onlar bizim evlatlarımız olmuşlardır diyordu.Düşman askerlerine bile saygıyla yaklaşan bir lider  hangi millete nasip olur..

Savaşın ardından Churcill eleştiriliyor ve rütbesi düşürülüyordu.Mustafa Kemal Paşa ise tam tersi yükseliyordu.Artık yeni bir lider doğmuştu.1917 yılında Vahdettin ile beraber Hindenburg ziyaretine gittiklerinde ''Anafartalar kahramanı'' olarak salona çağrılıyor,sokaklara isimleri veriliyor ve halk tarafından efsane bir isim olarak görülüyordu.1918 yılında imzalanan Mondros Mütarekesine karşı çıkması ile beraber tüm milleti arkasına almayı başaracak ve ünü İngiliz sömürgelerine kadar yayılacaktı.

İstanbul hükümeti çaresizlikler içinde kalıp,ihanet antlaşması olan Mondros'u imzaladığı zaman,Türk Derin Devleti devreye girdi ve Gazi Mustafa Kemal'i lider olarak seçip,muhteşem bir ekiple Samsun'a gönderdi.Devlet ne zaman zor durumda olsa veya ihanet  içine girse,Türk derin devleti her zaman devreye girmiştir.Tarihimizde Fetret döneminden tutunda,onlarca örneği vardır.Silahını bırakan devlete karşı,Derin devlet milletle birlik olup,Mustafa Kemal'i Samsuna gönderdi ve milli mücadele tamamlandı.

Sultan 2. Abdülhamid başımızda olsa,Osmanlı çökmezdi diyenlere de iki çift sözüm var.Sultan 2.Abdülhamid başımızda olsa belki biz Çanakkaleyi bile kazanamayacaktık.Bunu hiç düşündünüz mü ? Zira Sultan 2. Abdülhamid, Osmanlı'nın son dönemlerinde çok iyi eğitim almış olan subayların hiç birisini Çanakkale'de görevlendirmeyecekti.Nereden biliyorum ? Çünkü Çanakkale'de görev alan subayların tamamına yakını İttihatçı.Alman kralı Wilhem ile kol kola resimleri olan Abdülhamid bana göre savaşı Alman komutanlarla götürürdü ve bu savaş kaybedilip,İstanbul savaş sonrası işgal edilirdi.Türk Milleti de soykırıma uğrardı.Masa başında kaybetmek farklı,savaş sonrası kaybetmek çok farklı.Zira bana göre Gazi Mustafa Kemal olmasaydı Çanakkale'de kazanılamazdı.Su dünya üzerinde olmasaydı hayat da olmazdı.İşte Gazi Mustafa Kemal Paşa olmasaydı da Çanakkale kazanılamazdı.

 

Bu büyük zaferi bize yaşatan başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere,tüm şehit ve gazilerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Hepinizi Çanakkale Ruhuyla selamlıyorum..

 

 

Twitter adresim ; https://twitter.com/Karatoprak_ygt

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; YİĞİT KARATOPRAK

 

 

 

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SİYASETİN YÜKSELEN DEĞERİ '' EKREM İMAMOĞLU '' Politika 26.06.2019
TARİHİ BULUŞMA VE YANKILARI Politika 17.06.2019
NEREDEN ÇIKTI BU PROVOKATÖRLER ? Politika 05.06.2019
EZİK SİYASET Politika 25.05.2019
YENİ FURYA SAHTE MİLLİYETÇİLİK Politika 02.02.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
TARİHİN “KANTİYEN” FONKSİYONU Tarih 05.07.2019
BULGAR DEMİR KİLİSE STEFAN BULGAR KİLİSESİ Tarih 30.06.2019
Osmanlı sarayının halkı da Osmanlı mıydı? Tarih 30.06.2019
Hellen Ve Roma Tarihi (8. Bölüm) Tarih 08.02.2019
Hellen Ve Roma Tarihi (7. Bölüm) Tarih 05.02.2019

Yazıya yapılan bütün yorumlar

İttihat Ve Terakki 19.03.2018

Yiğit Bey, Çanakkale'yi Başkumandan Vekili olmadan yazmanız büyük eksiklik arz etmiş. Zira, Churcill'in hayatında 20 seneye yakın bir boşluğa sebebiyet veren kendi ifadeleri ile İsmail Enver Paşa'dır.

Atatürkün Askeri 17.03.2018

Üstad yine harika bir yazı olmuş.Kalemine yüreğine bilgine sağlık.Sultan Abdülhamid ile ile ilgili ön görülerine tamamen katılıyorum ayrıca.Selamlar sevgiler.

Jale Bozkaya 17.03.2018

Anlatilmak istenen Anlatilmis harika sekilde yuregine saglik

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.