Hayat böyle bir şey...

Evet, aşk güzel şey, evet insanın ayaklarını yerden keser, bulutların üzerine çıkarır, mutluluktan uçurur. Ama hele hele ayrılık zamanlarında hepimiz aşka, bize bunu yaşatana isyan etmez miyiz? Üstelik hemen teselli sözleri buluveririz. İşte tam da o anlarda söylenen sözler var bu yazıda. Okuyun, içiniz soğusun.

- Ben değil o kaybetti kanka. Yakında köpek gibi pişman olup geri dönecek. Ama ben tabii ki onu süründüreceğim! (Dönmedi)

- Ya zaten ben aşık değildim ki! Onun bana olan ilgisi hoşuma gidiyordu. O bırakmasa, birkaç haftaya ben bırakacaktım. (Bırakamadı)

- Hayır ne buldu ki onda? Bende olmayıp da onda olan ne var? Bunların hepsi nankör be! (Aldatıldı)

- Tabii zora gelince hemen kaçtı. Halbuki sadece “İlişkimiz nereye gidiyor?” diye sormuştum. Korkak köpek! (Evlenemedi)

- Aşk da ne ya? Bundan sonra herkesle eğleneceğim. Yok öyle kendini kaptırıp aylarca sürünmek. Bundan sonra böyle. (Aşık oldu)

- Ortak bir karar ile ayrıldık biz. Baktık ilişkimiz yürümüyor, oturup iki medeni insan gibi konuştuk ve ayrılmaya karar verdik. (Terk edildi)

- İnsan değil, insan. İnsan olsa böyle mi yapar? Bu kadar acımasız mı davranır? İnsan olan için ağlanır, tek damla gözyaşı dökmem. (Hıçkırarak ağladı)

- Bundan sonra duygularımla falan asla hareket etmem. Mantığıma biri uyarsa ilişki kurarım. Yoksa ben yalnızken çok mutluyum. (Yalnızlıktan öldü)

- Aşk diye bir şey yok, yalan o yalan. Herkes cinselliği aşk falan sanıyor. Maddi menfaatin adı ‘aşk’ olmuş. (Zengin sevgili buldu)

-Ohhh, neydi o ya, hiçbir yere gidemiyordum, kimseyle görüşemiyordum. Şimdi tek başınayım, hemen kafelere, barlara gidiyorum. (Gidemedi)

- O benim kıymetimi anladığında iş işten geçmiş olacak. Yahu onun gibi birini benden başka kim çekebilir? (Eski sevgilisi ile barıştı) 

- Ben ne üzüleceğim, o üzülsün. Ben şurada birkaç güne kendimi toparlar, hayatıma bakarım. Aslolan benim ben. (Kendini toparlayamadı)

- Bu dünyada bencil olacaksın. Ben sürekli onu düşündüm de ne oldu? Bir daha kendimden fazla kimseyi sevmem. (Yine sevdi)

YERİNE YENİSİ GELDİĞİNDE…

1- Bu dünyada yaşadığınız her aşk, her ilişki, eşsizdir, benzersizdir. O aşkı size yaşatan sevgili dünyada tektir. Aşk ve sevgi biter, sevgili gider, yeni aşk başlar, yeni sevgili gelir.

2- Hayatınıza yeni gelen insan hiçbir zaman eski sevgiliniz gibi olmayacaktır. Eskisinin yerine birini koymaya çalışmak da kesinlikle beyhude bir uğraş olacaktır. Eskisiyle yenisini karşılaştırmak bile gereksizdir.

3- Hani hep denir ya, “Kimse beni onun gibi sevemez, kimse bana onun gibi dokunamaz” diye... Doğrudur, herkesin sevme biçimi farklıdır, dokunduğunda verdiği his farklıdır.

4- Zaten bitmiş bir ilişkide yaşananları, yeni ilişkiye taşımaya kalkmak sizi mutsuz edecektir. Çünkü asla onu bulamayacaksınızdır.

5- Eğer geçmişteki sevgilinizi anarak yaşamaya kalkarsanız, yenisi ne yaparsa yapsın size yaranamayacaktır. Bu yüzden hem siz hem de sevgiliniz mutsuz olabilirsiniz.

6- İnsanları, başkalarının davranış biçimleriyle karşılaştırarak değerlendirmek, hatta sevgi ölçüsünü bile başkasına duyulan sevgiyle anlatmak korkunç bir şeydir. Yani aslında diyorsunuz ki ona, “Sen ne yaparsan yap, yapacakların ancak benim eski sevgilimin yaptıklarına ulaşabilir. Onun bir adım dahi ötesine geçemezsin...”

7- Bir insanı hayatınıza alıyorsanız, onu sakatlanan futbolcunun yerine giren yedek bir oyuncu gibi düşünemezsiniz. Sizin asıl oyuncunuz eski sevgiliniz ya da eşinizse, o zaman onunla oynamaya devam edeceksiniz.

8- “O yok... Gitti... Öldü...” İyi de siz hala onunlasınız. Onun cismen var olmaması, sizin duygusal anlamda ona bağlılığınızı bitirmemiş ki...

9- Öyleyse önce bitireceksiniz hanımlar, beyler... Geçmişteki ilişkiye dair aklınızda, kalbinizde bazı şeyler varsa eğer, yeni bir ilişkiye başlamayacaksınız. Bekleyeceksiniz bitmesini. Bitirmek için çabalayacaksınız.

10- Evet, her aşkın acısı bir gün mutlaka biter. Tabii ki unutmayacaksınız, insan yaşadıklarını unutur mu? Ama geçmişi güzel anarak, hatıralarıyla anarak, bugünü yaşamayı bileceksiniz, öğreneceksiniz. Aksi takdirde hayatınızda hiç kimse sizin asıl oyuncunuz olamaz. Siz de yedek sevgililerle, yedek aşklarla yetinmeye çalışırsınız, fakat başaramayıp çuvallarsınız.


İşte hayat böyle bir şey…

Ahmet KALKAN