“Yaprak sıkılmıştı ağaçtan. Bahaneydi sonbahar.”

Sevgiliniz “Ben kalabalık içinde rahat hareket edemem” deyip elinizi tutmuyorsa, “Bu ara çok sorunum var ve seni buna dahil etmek istemiyorum” diyorsa, her seferinde bir gerekçe bulup buluşmaktan kaçıyorsa, dikkat! Bu gibi sözler sadece bahanedir ve sevgilinizin sizi sevmediğinin bir işaretidir.

Bir gerçeğin altını özellikle çizmek istiyorum; İlişkilerde mutlak dürüstlük diye bir şey yoktur. Yani herkes her an doğruyu söylemiyor. Bunu bilmemiz şart. Zaten öyle pat pat doğruyu söylemek bazen zarar verebilir. Şöyle bir örnek vereyim: Sevgiliniz kuaföre gitti ve epey zaman harcayıp saçını sizin için yaptırdı. Ancak siz pek de beğenmediniz. Şimdi ille de “Saçın kötü olmuş” deyip onun moralini bozmak gerekli mi? Bence değil. “Güzel olmuş sevgilim” demenin hiç kimseye zararı yok. Ancak ilişkiyi direkt etkileyebilecek konularda mutlaka dürüst olmak gerekiyor. Üstelik sadece dürüst değil, cesaretli olmak da gerekiyor. Herkes bunu yapabiliyor mu? Hayır elbette. İşte bunu yapamayanlar çeşitli bahanelerin arkasına sığınıyor. Ve ne yazık ki, kişi sırılsıklam âşıksa bu bahanelere kanıyor, ilişkinin bittiğini, belki de hiç başlamadığını göremiyor. Şimdi şu bahanelere bir göz atalım:

“BEN HERKESİN İÇİNDE DUYGULARIMI GÖSTEREMEM”
Çekingen insanlar duygularını gösterme konusunda sıkıntı yaşar. Ancak siz cesaret verirseniz bunu aşabilir. Siz cesaret verdiğiniz halde bunu yapamıyorsa durum vahim demektir. Bunun iki nedeni vardır; Ya sizinle sıkı fıkı olmak istemiyordur ya da birilerinin sizi öyle görüp bir başkasına aktarmasından korkuyordur. O bir başkası kim mi? Elbette ki hayatındaki ikinci kişi. Belki de üçüncü... Kim bilebilir ki? Bu şekilde davranan sevgiliye son hamleyi siz yapmalısınız ve resti çekip ayrılmalısınız.

“İŞİM ÇIKTI, GELEMİYORUM”
Bir sevgili bunu kaç kez söylerse kabul edebilirsiniz? Bir?.. İki?.. Üç, dört, beş?.. Peki artık her randevunuz öncesi bunu söylüyorsa kabul edebilir misiniz? Bir insanın birkaç kez bu şekilde işinin çıkması normaldir. Ama bunu alışkanlık haline getirmişse durun ve bir düşünün: Eskiden böyle miydi? Sizinle buluşmak için arkadaşlarını bile ekmez miydi? Her gün sizi görmek için işini ya da okulunu bile asmaz mıydı? Öyleyse ne değişti? Ben size söyleyeyim neyin değiştiğini... O artık bu ilişkinin bittiğini düşünüyor. Ancak bu düşüncesini size söyleyemiyor. Anlamanızı bekliyor. Beklerken de sizi soğutmak istiyor.

“BENİ BİRAZ RAHAT BIRAK!” 
Bir de bu bahane var ki; evlere şenlik gerçekten. Hem bir ilişkinin içinde olacaksın, hem de canının istediği gibi davranacaksın. Yok böyle bir dünya. İlişki; sorumluluk isteyen, paylaşımların yaşandığı bir olgudur. Herkes bireysel davranacaksa ilişkiye ne gerek var? Bu, tamamen bir kaçış sözüdür. Sözün anlamı şudur: “Ben gitmek üzereyim. Başının çaresine bak...” O zaman onu sonsuza kadar rahat bırakın siz de. Hem biliyor musunuz? bu söz hakaret de içeriyor. Size hakaret eden bir sevgiliyle birlikte olmak istemezsiniz sanırım.

“BU ARA ÇOK SORUNUM VAR”
İnsanız, hepimizin sorunları olabilir. Ancak bu sorunları tek başına aşmamız gerçekten zordur. Bu durumda en yakınımızdaki kişiye sarılırız. Doğal olarak en yakınımızdaki kişi de aşık olduğumuz kişidir. Sorunları olduğunu söyleyip bunu sizinle paylaşmıyorsa o zaman ortada öyle bir sorun yok demektir. Bu, sadece sizi kendisinden uzak tutmak için uydurduğu bir bahanedir. Neden uzak tutmak istiyor peki? Çünkü ilişkinizin artık bittiğini, sizi istemediğini söyleyemiyor. Bu bahanelerin sizi bıktırmasını istiyor. Yani azala azala bitmesini tercih ediyor.

“ÇOK YIPRANDIK, BİRAZ İLİŞKİMİZE ARA VERELİM”
İşte en saçma, en inanılmayacak bahane. Ne yazık ki aşığız ve gözümüz kör olduğundan, inanmak istediğimizden bu saçma bahaneye bile kanıyoruz. Hatta kendimizi suçlayıp bunu söyleyene bir de hak veriyoruz. Hayır arkadaşlar, ilişki yorulmaz. İnsanlar birbirinden yorulur. Bilin ki, bunu söyleyen sizden bıkmıştır. İlişkiyi yürütmek istemiyordur. “O halde bunu bana niye direkt söylemiyor?” diye düşünebilirsiniz. Ama zaten konumuz bahanelerin arkasına sığınanlar. Bunu direkt olarak söyleme cesaretine sahip insanların alnından öper, ellerini sıkar, “Güle güle” deyip uğurlarız.

“EVLİLİK BANA GÖRE DEĞİL”
Peki kime göre? Hem nesin sen, evlilik uzmanı mı? Nasıl anladın öyle? Başından birkaç evlilik geçse de bunu söylesen, anlayacağız. O da yok. Bu sözün anlamı şu: “İlişkimiz fazla ciddiye bindi. Görünen o ki evliliğe doğru gidiyoruz. Ama ben seni insan olarak seviyorum da sevgili olarak aynı hisleri taşımıyorum. Bu durumda evlenmemiz doğru olmaz. Ya bir süre daha böyle devam edelim ya ayrılalım.” Boşuna umutlanmayın diye bu sözü sık sık söylerler. Hatta arkadaş grubunda da söylemeye özen gösterirler ki, ilerde ayrıldığınızda “Ben söylemiştim, tanıklarım var” diyebilme hakkına sahip olabilsinler. Uzun soluklu ilişkiler bir yerden sonra şekil değiştirmek zorundadır. O şekillerden biri de evliliktir. Evlenmekten bu kadar kaçınan biri ilişkiyi de istemiyor demektir. Siz de onu istemeyin o zaman.

Ne güzel demiş Necip Fazıl Kısakürek; “Yaprak sıkılmıştı ağaçtan. Bahaneydi sonbahar.”


Ahmet KALKAN


SOSYAL MEDYA HESAPLARIM
INSTAGRAM: ahmetkallkan
TWITTER: ahmetkallkan
FACEBOOK: ahmetkallkan


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kızılaycılık Genel 11.06.2018
Hayal kırıklığı yoktur, yüksek beklentiler vardır. Yaşam 10.05.2018
AŞK İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR (1) Yaşam 14.03.2018
Hayat böyle bir şey... Genel 07.03.2018
14 Şubat Sevgililer Günü Yaşam 13.02.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
ÇOCUKLARIMIZI TACİZDEN TECAVÜZDEN BU TÜR SAVCILAR KORUYABİLİR Mİ? Yaşam 05.12.2018
Hayata Tutunanlar Yaşam 28.11.2018
Asılsız İthan ve İftiralar Yaşam 26.11.2018
İSTANBUL Yaşam 23.11.2018
Vurgun Çeteleri -2 Yaşam 17.11.2018