TAKİYYE GÖLGESİNDE FETÖ/İKTİDAR BULUŞMASI -2-

Bir önceki yazımda FETÖ ve takiyye unsurunu işlemiştim. İkinci olan bu yazımızda ise yine takiyye merkezli son on beş yıla damgasını vuran, tarihin akışında önemli bir kilit rol oynayan hükümet ve uygulamalarına değineyim istiyorum.

AK Partinin 2002 yılı Kasım ayında kuruluş sürecine ilişkin son beş yıldır daha güçlü seslendirilen ve parti kanallarınca aynı tonda reddedilmeyen iddialar var. Kısaca bakalım.

Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, küresel güçlerin yeni planları bileşkesinde tüm bunları göğüsleyebilecek yeni bir yapılanma ve hükümete ihtiyaç vardır. Amerikalılar bu kapsamda o dönemlerin halk arasında sevilen politik lideri R. Tayyip Erdoğan ile görüşürler. “Sana yardımcı olacağız, önünü açacağız ve hükümet olmanı sağlayacağız. Birlikte çalışacağız.”

R. Tayyip Erdoğan bu teklif ile kimi politikacılarla görüşür. Görüştüklerinden birisi Muhsin Yazıcıoğlu’dur. Kendisine gelen teklifi Yazıcıoğlu’na açan Tayyip Erdoğan, “Onlardan gibi görünerek hakimiyeti ele alıp ardından Amerikalıların coğrafyamız üzerindeki tezgahlarını birlikte bozabiliriz.” Bu teklifi Yazıcıoğlu kesin bir dille reddeder. Ancak T. Erdoğan’a da tepki göstermez.

Buraya kadar anlatılanlar yüksek sesle reddedilmeyen, onlarca insanın ağzından teyit edilmiş iddialar. Ve herkesin bildiği bu iddialar kesin bir dille yalanlanmadıkça gerçek olarak değerlendirilmelidir.

Nihayet bir süreç işler ve önce AK Parti kurulur daha sonra T. Erdoğan T.C. Başbakanı olarak göreve başlar. Amerikalılar planlarının gereği Afganistan’dan sonra Irak’ı dizayn etmek istemektedir ve bu Türkiye’siz olmayacaktır. R. Tayyip Erdoğan başkanlığında hükümet TBMM’ye çok meşhur bilinen adıyla 1 Mart hükümet tezkeresini sunar. Tezkere hem de AK Partili milletvekillerinin oylarıyla reddedilir. Ancak hükümet olmaya yardımcı olmanın bir bedeli vardır ve ödenmelidir. Nitekim hükümet ABD askeri lojistik desteğini Mersin limanından sağlaması yönünde kapılarını açar. Sonraki süreç işgal, dökülen milyonların kanı, ölümler, tecavüzler, paramparça olan bir coğrafya olarak bugünlerde gündemimizde yerini alır….

Afrika boynuzunun önemli ülkelerinden Libya vardır sırada. ABD orayı da dizayn edecektir. Bunun için Türkiye’ye ihtiyaç vardır. Türkiye ABD’den yana görünmek adına destek verecektir. Verir de. Libya muhaliflerini eğitmesi için emekli özel harekatçıları gönderir. Muhalifler silahlandırılır ve acı son. Kaddafi’nin katledilişinin ardından dökülen milyonların kanı, ölümler, tecavüzler, otorite boşluğu. Libya yarı ölü bir ülke olarak kendi haline terk edilir.

ABD’nin Suriye’ye ilişkin de planları vardır ve yine Türkiye’siz olmayacaktır. ABD’lilerden yana görünme politikası burada da devreye girer. Suriye’nin muhalif güçlerinin eğitimi ve silahlandırılmasında Türkiye ile ABD işbirliği yapar. Süreci anlatmaya gerek yok. Gelinen nokta ortada. Kan akmaya halen devam ediyor. Suriye şu an 62 düvelin (devletler) resmi işgali altında.

Evet. Zamanı geldi ve Türkiye ABD politikalarına diklenmeye başladı. İpleri koparıyor. Ancak takiyye dönemi boyunca dökülen kanlar, kana boyanan coğrafyalar hiç konuşulmamalı mı?

Burada AK Parti uygulamalarının doğruluğu yahut yanlışlığını tartışmıyorum. Lanet olası, Allah’ın belası bir kavramı dinleştirmenin, dinin ta kendisi haline getirmenin İslam alemini nasıl bir zillet bataklığına sürüklediğini göstermeye çalışıyorum.

Takiyye vahyin aktif olduğu 23 yıl boyunca belki bir belki de iki defa kendisine ruhsat hakkı verilmiş bir uygulamadır. 23 yılın içinde zerre olarak değerlendirilecek bir uygulamanın bugün neredeyse dinin tamamıymış gibi uygulamada olması mutlak tartışılması gereken konudur.

Takiyye denilen ruhsatın azameti ezip geçtiği bu asırda yol açtığı ölümler, İslam milletini içine düşürdüğü zillet bataklığını alim ünvanlı zırcahillerin hiçbir şekilde ele almıyor oluşu ise apayrı bir ele alınması gereken zelil bir durumdur.

Selam, selamet ve dua ile….


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİZİM İSLAMCILARIN DİZİ BUNAMALIĞI Genel 20.02.2018
TAKİYYE GÖLGESİNDE FETÖ/İKTİDAR BULUŞMASI -1- Genel 18.02.2018
YOLSUZLUK HIRSIZLIK DEĞİLDİR (Mİ) Genel 16.02.2018
STK/DTK – MUHALEFET/TERÖR Genel 13.02.2018
KANDIRILMAYA MÜSAİTLİK Politika 11.02.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
TARİHÇİ AHMET ŞİMŞİRGİL’E CEVAP Genel 10.08.2018
Mezhepçilik mi? Genel 08.08.2018
Ne olacak bu hayvanların hali? Genel 05.08.2018
Kuralları ben koyarım,ben bozarım doğru mu ? Genel 01.08.2018
BURSA VE SPOR ALANI Genel 30.07.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.