YOLSUZLUK HIRSIZLIK DEĞİLDİR (Mİ)

-Tecavüze Uğrayan Bebek Öldü-

Çok şeyler var içimde. O konuya hiç değinmek istemedim. Birkaç gündür içimde kasırgalar arka arkaya patlıyordu.

3 yaşında bir yavrucak tecavüze uğramıştı. Farkındalık oluşturmak adına sosyal medyada çocuğun nasıl bir fiziksel tahribata uğradığı, iç organlarının nasıl parçalandığı anlatılıyordu. İçim dönmüştü. Olayın faili yakalanmıştı.  

Kamu kaynaklarını yasaların belirlediği çerçevede kullanımının çeşitli gerekçelerle terk edilerek son derece iyi(!) niyetlerle adına yolsuzluk yahut hırsızlık denilen yöntemlerle dış edilmesi olayına kısa bir değini gerekiyor.

Yolsuzluk ile hırsızlığı birbirinden ayırmıştı alim olarak bilinen bir şahıs. Yolsuzluk hırsızlık değildi o şahısa göre. Dolayısıyla yolsuzluğa verilen tepki ile hırsızlığa verilen tepki aynı olmamalıydı. Hırsızlık yapan herkes şerefsizdir ama yolsuzluk yapanların hepsi öyle değildi. Bunu ima ediyordu.

Peki kamu görevi yürütenler niçin yolsuzluğa başvurur?... Yolsuzluğa başvurmayı gerektirecek durumlara ilişkin bir kıstas, bir ölçü, bir kural var mıdır?.. Bilinmez. Ama yaygın olan kanaate göre yolsuzluk hırsızlık değildir. Muhtemelen kastedilen şuydu. Yolsuzluk yine kamu faydası gözetilerek yapılan bir işlemdi. Hırsızlık ise kişisel arzular için… Yukarıdaki sorular cevaplanmadan yolsuzluk ile hırsızlık arasındaki farkı anlamak mümkün olmayacak. Mantıklı cevap bulunması durumunda yolsuzluğu hırsızlık olarak değerlendiremeyiz belki o zaman.

Ancak burada bir problem var. Kamu kaynaklarını yasanın belirlediği alanlarda kullanmayarak hukuk dışı amaçlar (kamu yararı gözetilse dahi) doğrultusunda kullanırken ortaya ne tür olumsuzluklar çıkıyor?.. Bunun incelemesi yapılmış mıdır?...

Düşününüz… Yoksulluğun azaltılması için kullanılması gereken kaynakların iyi(!) niyetle yolsuzluk kanalıyla başka faydalı (!) alanlarda kullanımı ne tür sonuçlar ortaya koyar?... Buyrun cevaplanması gereken bir önemli soru daha. Bu soruya belki yetersiz dahi olsa başlangıç cevap cümleleri kurabiliriz belki…

Yoksulluğun azaltılması için tahsis edilen kamu kaynaklarının doğru alanda kullanılmaması dolayısıyla yoksulluğun olumsuz sonuçları artarak devam edecektir. Olumsuz sonuçlar derken aklınıza gelen her şeyi cevap olarak ekleyebilirsiniz.

Üç yaşındaki tecavüze uğrayan bebek. Bunu biliyoruz. Peki ya fail?.. Yani mütecaviz. Kamu kaynakları doğru kullanılsa belki o herif ıslah olacaktı. Ama olmadı. Hepimizin içini yakan bir olayın vahşi faili olarak karşımıza çıktı.

Hırsızlık olayında malı çalınan zarar görür. Malı çalan üç beş kişi keyif sürer. Ama yolsuzluk?... Evet, yolsuzluk yapanlar en adi şerefsizlerdir. Hırsızlar yanında yunmuş yıkanmış kalan şerefsiz canilerdir. En galiz, en ağzı açılmadık küfürleri hak eden aşağılarında aşağısı aşağılık yaratıklardır. Çünkü yolsuzluk faillerinin zararı tüm kamuyadır. 

Bu konuda sözü daha fazla uzatmayayım. Yolsuzluk için ortaya konulan iyi niyetli (!) gerekçeler ile üç yaşındaki yavrucağa tecavüz için ortaya konulan gerekçelerin masumiyeti(!) eşittir. Ne bir fazla ne bir az… Yolsuzluk yapanlar çocuklara tecavüz edenler kadar dinsiz, kitapsız, şerefsizdir.



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.