Türkiye Fırsatçılar Suçlular Cenneti Mi?

Neden bu soruyu sordum? Bizzat kendim bazı şeyleri yaşadığım için... Duyup gördüklerimiz ise çok fazla.

Niyetim negatif bir tablo çizmek değil. Bu tablo bugün oluşmuş bir tablo da değil...

Türkiye ne yazık ki fırsatçıların ve suçluların cenneti... Neden mi?

1- Hapishanelerde fazlalık var, yer yok. 5 yılı geçmeyen suçlular hapsedilemiyor. 

2- Polisin bir suçluyu yakalamak için gösterdiği çabayı savcı ve hakimler acaba gösteriyor mu?

Çünkü biz yakalıyoruz, ama hemen salıyorlar, sözünü çok duyuyoruz...

Çünkü,  hâkim karşısında, zabt altında iken "iyi halden " cezası düşürüverilenleri duyuyoruz.

Mesela, adam yaralayan birini,  sanki yarım kalan işini bitir der gibi salıverildiğini ibretle izliyoruz.

3- Temmuz Ayında HOTELUS ROYAL adlı otelden kredi kartı ile tatil satın aldım. Ancak, bu otel medyaya  da yansıdığı üzere DOLANDIRICI çıktı.

Binlerce kişi gibi ben de mağdur oldum. Her ay kredi kartımdan çekilmeye devam ediyor…

Devletimizin bu insanlıktan çıkmış hırsızların peşini bırakmayacağı ümidiyle suç duyurusunda bulunacaktım. Çağlayan Adliyesi'ne gittim...

Vallahi dilekçe vermek bile bir işkence. 1,5 saatte delekçemi veremedim. Akşam nöbetçi hakimliğine kaldım.

Sonra bu adliyede öğrencilikten tanıdığım bir savcı arkadaşıma gidip danışayım dedim. Elimde dilekçe ile yanına gittim. Dilekçeyi de güzelce yazmıştım ekleri ile beraber... Ek-1:Rezervasyon İşlemi hk. Mail. Ek-2: Rezervasyon Konfirmesi Ek-3: Kredi Kartı Hesap Özeti Ek-4: Adı Geçen Otelin Dolandırıcılığı Hk. Bir Küpür.

Savcı odasında adeta dosyalardan boğuluyordu... Emin olun, o odada iş yapmak değil durmak bile bir başarı...

Kendisine olayı anlattım. Belki 15 yıldan fazla savcılık görevinde. Bana bir umut veremedi. Ben de dilekçemi bile vermedim. Çayını içip ayrıldım.

Zâten binlerce kişiyi itina ile dolandıran bu kişi veya kişiler hakkında yakalandığı ve ceza aldığı konusunda yazdan beri bir haber de çıkmadı, duymadım...

Sonuç olarak dilekçe  vermek bile işkence gibi olan bir ortamda insan ne kadar hakkını arayabileceğine inanabilir?

4- Suçlunun korkmadığı bir hukuk sistemi var... Adeta suçlunun cesaretlendirildiği bir sistem var.

Yakalandığında rahat tavırlarla  sırıtan, herhangi bir endişe duyuyor gibi bir izlenim vermeyen suçlulardan bahsediyorum...

Mesela kırmızı ışıkta geçip insan ezip öldüren suçlunun görüntü belli, net olduğu halde mahkemesi aylar belki yıl sürüyor... Yani, durum belli, adam kırmızıda geçmiş ve o insanı katletmiş!

5- Bu sistemden hırsız, dolandırıcı, uyusturucu kullanan / satan korkmuyor! Binlerce insanı, yaşlı teyzeleri amcaları mağdur edenler acaba yakalanırsa ne kadar ceza alıyor? 

Sen adamın canına da kastederek bütün emeğini çal... 6 ay 1 yıl sonra çık... Ve çıkınca da o suçlu için bir tedbir de alınmasın, 40 kere yaptığına yine devam edebilsin!..

Bir arkadaşımın ara​bası çalındı. Zorla aldığı ilk arabası. İkinci el. 33 bin liralık bir araba. Zor şer bulundu ama şasesi bile çalınmış, alınmış, parçalanmış satmak için...

Bu araba şu anda sadece 7 bin ediyor. Bu arkadaşın özürlü çocuğu da var... Ve çalınan arabaların yüzde 70'inin bulunmadığını söylemiş polisler!

Yazık değil mi? Gerçekten cezalar, yapılan "pislik suçlar" ile doğru orantılı mı?

Kanunu koyanlar ve uygulayanlar, bu konuda samimi bir empati yapıyorlar mı? Mesela, kendileri sokakta dövülse, evine hırsız girse ne düşünürler o suçlular için?..

Afrin'de, sınırlarda, dağlarda uğrunda canla başla çarpışan yiğitlerin şehitlerin olduğu cennet ülkemin, bu pislik güruhun cenneti olmasın isterim!..



Yazıya yapılan bütün yorumlar

Ferda Yamanoğlu 10.02.2018

Selamünaleyküm. Maalesef kanunlar da, uygulayanlar da yetersiz.Zina dahi suç olmaktan çıkarılmış.Ama biz ne yaptık.Adalet bakanlığının kapısına dahi bir siyah çelenk bıraktık mı?Sorun sadece bu mu?Onlarca bilim ayeti ve büyük günahlar din dersi kitaplarında yazmıyor.Öğrenciler zinanın dahi büyük günahlardan olduğunu bilmiyor.(www.isikdamlalari.com)

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.