EKONOMİ

Ekonomi sözcüğü de iktisat sözcüğü de Türkçe değildir
Ancak ikisi de evrensel dile uygundur bence
Bunların Türkçesi olarak 'Üretim' de denilebilir
Ancak ekonomi ve iktisat sözcüklerinin anlamını tutmaz,
Geri ülkelerin kalkınmaya inşaat alanından(sektöründen) başlamaları 
Daha uygundur
Yani konut yapımı yerine fabrika, sanayi yapmaktan başlamak yanlıştır
Yani zaten konut yoksa işçiler nerede yatacak
Ve konut azsa kiralar yüksek olur
Ve işçinin geliri ancak kiraya yeter
Yani önce insanları yatıracak yerler gerekli
Akp öncesi hükümetlerin yaptıkları yanlış
Konut yapmak yerine fabrika yapmaya yönelmeleriydi
Öyle ki zaten göstermelik olarak, oy alabilmek için atılan fabrika temelleri
Atıldıkları gibi, atıldıkları halde kalıyorlardı
Ve aylarca geçmesine karşın arkası gelmeyen
Atıldıkları gibi beş on kürek harç olarak kalan fabrika temellerini
Muhalif siyasetçiler arabalarının bagajlarına koyup Millet meclisi'ne
Getirip iktidarları rezil ediyorlardı,
Evet geri ülkelerde ekonomiye inşaattan başlamak doğrudur
Çünkü inşaat alanı üreten bir alandır, sanıldığı gibi tüketen bir alan değil
Çünkü inşaat alanı hem betonundan, demirinden, çivisinden son boyasına
Kapılarına, elektırik(elektrik) düğmelerine kadar
İnşaat bittikten sonra da beyazşeyasından(beyaz eşyasından) mobilyasına
Halısından bardak takımına 
Televizyonundan bilgisayarına kadar her üretim alanında katkı, etki, gelişme yaratır
Hem de her bina emlak vergisi ile sürekli para basar
Köprüler, kanallar, metrolar para basar,
Ancak bir ülke gelişmiş bir ülke ise
Kuşkusuz ki sanayi, teknoloji alanlarına yönelmelidir
Ancak bunlar da sanıldığı gibi tümden üretken alanlar değildir
Örneğin beyazeşyalar, televizyonlar, bilgisayarlar satıldıktan sonra 
Para basmazlar ve sonunda da çöpe giderler
Örneğin ilaç sanayisi de üretken bir alan değildir ancak üretenlerin
Sağlıklı olmalarını sağlayıp dolaylı yoldan üretime katkıda bulunur
Ancak taşıt alanı gerek vergilerle gerek geçiş ücretleriyle para basar
Gemi gibi şeyler üretmek de üretkendir ancak sınırlı üretkendir çünkü
Talepleri sınırlıdır
Yani her ev televizyon, bilgisayar, beyazeşya alırken gemi almaz
Silah, savaş sanayisi de eğer bunlar satılmazsa ekonomiye yük demektirler
Ve satılsalar bu kez de hem toplumu hem dünyayı savaş ortamına sürüklemek demektir
Yani her sanayi, teknoloji alanı da üretken değildir
Ancak üretken olmasalar da bunlar dışalımla(ithalatla) geliyorlarsa 
Bunların üretilmeleri ülkeden döviz çıkışını azaltmada 
Yani ülkenin dövize gereksinimini azaltmada büyük yararları olur,
Türkiye gibi ülkelerin kalkınma, ekonomi ilk hamlesi olarak 
İnşaata yönelmeleri çok doğrudur
Ancak bu iş için doğanın, ormanların yok edilmesi doğru mudur
Vatanlar için canların feda edildiğini düşünürsek
Önce vatan, önce millet diyorsak
Doğanın, ormanların bilinçli yok edilmesine de gözyummak gerekir
Bilinçli yani ölçülü, bilimsel, gelecekte bile zarar oluşturmayacak miktarda
Yani insnalar topraksızlık yüzünden ev yapılamıyor diye sokaklarda yatarken
Ağaçların, ormanların, doğanın koca koca yerler kaplamalarına izin verilemez
Yani düşünün ki insanlar toprak yok diye suda yaşasalardı
Ölülerini toprağa gömemeyeceklerdi
Ve buna uygun bir dinsel inanç var olacaktı
Bir avuç insan doğaya, ağaçlara, ormana, denize, göğe, parka 
Çiçeklere, otlara, çimlere bakacak diye 
Bin avuç insan acıya, çaresizliğe baktırılamaz
Uunutmamalı; Doğadan önce insan 
İnsandan önce bilim gelir.

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 16.1.18/13.54



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.