TÜRK MİLLETİ ADINA DEĞİL BİLİM ADINA

Mutlak ileri toplumlar felsefe ve bilim üzerine hukuk
Kanun yaparlar, ülkeler kurarlarken
Geri kalmış toplumlar vatan, millet, inanç üzerine hukuklar, kanunlar yaparlar
Ülkeler kurarlar
Türkiye 'Önce bilim ve ahlak' diyen Mustafa Kemal'ce kurulmuş
Bu konuda dünyadaki en üstün, en farklı, en ileri ülke yapısına
Devlet kurumuna sahipken
Ne yazık ki bu durum
1400 yıl sonra bile Müslümanlarca anlaşılamamış
Dini tanımlayan Din hadisileri gibi
Üniversite mezunularınca ve ülkeyi yönetenlerce bile anlaşılamamıştır
Bu yüzden bilimci, bağımsız, özgür
Özgün, özel, özgül Türkiye'nin Atatürk sonrası tarihi
Ülke yönetiminden ekonomisine
Sanatından eğitimine
Hukukundan medyasına kadar ülkeyi
Ya Batıya ya Doğuya yanaşmak 
Ya da teslim etmek olarak oluşmuştur,
Mahkemelerde 'Türk milleti adına karar verilmiştir' deniliyor
Bu da tıpkı Tbmm'nin duvarındaki 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' 
Sözü gibi yanlıştır
Atatürk 'Önce bilim' derken,
Öncelikle egemenlik milletin değil bilimin olur
Bilimsel olarak ileri, üstün, güçlü ülkede
Yani egemenlik milletin değil bilimin, bilimselliğin, bilimciliğin olmalıdır
Zaten Türk milleti alimlerden oluşmayan ya da bilimselliği amaçlamamış bir millet henüz,
'Türk milleti adına karar verilmiştir' demek hukukun da bilimdışılığının
Bilim olmadığının, bilimsel olmadığının kanıtıdır
Çünkü hukuk millete değil bilime dayalı olmalıdır yani bilim olmalıdır
Ve bilim şahitlerle de, millet kararıyla da karar vermez
Kendi karar yöntemlerine, araçlarına, dünyasına sahiptir
Yani haklı, masum bile olsanız iki yalancı şahit ve bir düzmece delil ile
Ceza alabilirsiniz
Ve bu yanlış ceza da size 'Türk milleti adına karar verilmiştir' denilip verilir
Oysa bir hastahanede yanlış bir rapor ya da yanlış bir tedavi verilse
Ortalık ayağa kalkar
Demek ki hukuk henüz bilim değil halk, millet,
Sonra artık günümüzde iyice açığa çıkmış birşey var: Moda
Batıda olduğu gibi
Moda giyinen, bikini ile, mayo ile denize giren, tanga giyen
Cinsel sunumlu giyinen, cinsel tahrikli giyinen
Pirsingli, dövmeli ya da evlilikdışı yaşayan ya da eşcinsel ya da siyasi parti yandaşı
Yani Türk milleti'ne aykırı bir özel hayata sahip bir yargıç nasıl
Türk milleti adına karar verebilir
Ve hukuk da zaten bilimsel değil, kendisi de bilimsel değilse
Zaten bilim adına da karar veremez
Bu da düşünülmesi, tartışılması gereken bir konudur artık,
Örneğin şöyle bir olay düşünelim:
Biri size yalnızken bıçakla saldırdı
Siz de haklı olarak kendinizi korumak için onun bileklerini tutup
Tırnaklarınızla bileklerine bastırdınız
Canı yansın da bıçağı bıraksın diye 
Ve saldırganın bileklerinde tırnak izleriniz kaldı
Ve saldırgan hemen karakola koşup sizin ona saldırdığınız söyledi
Ve bileklerindeki tırnak izlerini gösterdi
Ve bir de polisle gidip hastahaneden rapor aldı
Ve sizi polis karakola götürdü
Masum ve temiz kalplisiniz ya
Dediniz ki 'O bana bıçakla saldırdı, ben de kendimi korumak için
Onun bileklerini tutup
Canı yansın da bıçağı bıraksın diye bileklerine tırnaklarımla bastırdım
Yargıç şöyle düşünecektir, şahit de olmadığı için
Karşı taraf bu kişiye asla saldırmadığını ve elinde de bıçak olmadığını söylüyor
Bu kişi ise karşı tarafın bileklerini tuttuğunu ve tırnaklarıyla kasten
Sıktığını söylüyor yani suçunu itiraf ediyor'
Ya da diyelim ki dört kişi size iftira attı
Ve sizin şahidiniz, deliliniz de yok
Büyük olasılıkla cezayı alacaksınız
Ve size cezayı yapıştıracaktır
Ve cezanın başına da şunu yazacaktır
'Türk milleti adına karar verilmiştir'
Oysa bilinmiyor mu Türk milleti haksızlığa, adaletsizliğe asla izin
Onay vermez
Öyleyse hem bilim hem de Türk mileti adına nasıl bir karardır bu
Gerçek ki boşanma mahkemelerinin halleri daha da içler acısıdır
Çünkü onlar daha çok şahitlerle çalışır
Ve siz haklıysanız, masumsanız karşı tarafın şahitleri mutlaka yalancıdır
Ancak siz yargıça 'Şahit yalan söylüyor, iftira atıyor' dediğinizde
Yargıç tutanağa 'Davalı' ya da 'Davacı aleyhine iddiaları
Kabul etmemiştir' diye yazdırır
Oysa 'Aleyhe iddia başka şeydir; yalan, iftira başka şey'
Ve sonra da buna
'Bilim adına karar verilmiştir' zaten denilemez de
Bir de 'Türk milleti adına karar verilmiştir' deniliyor
Gerçek ki devlet de hukuk da bir an önce bilim yapılmalıdır
Ve mahkemeler Türk milleti adına değil 
Ve mahkeme kararları dosya üzerinden
Ya da ifadeler üzerinden değil bilimle vermelidir
Yani mahkemeler ifadeleri, şahitleri ve delilleri değil beyinleri, ruhları
Kişilikleri yorumlamalıdır öncelikle,
Ve düşünün ki eşinden boşanmak için bıçakla kendisini yaralayıp
Sonra da 'Eşim beni bıçakladı' diye karakola şikayet eden insanlar var
Maaşını eşinden saklamak için 'Gaspçılar beni gaspetti' diye polise
Şikayet eden insanlar var
Yani gerçek ki bu ülkede hukuk, adalet ancak karakolun başarısı kadar
Başarı olanağına sahip
Bu yüzden yasal haklar daha karakolda iken en iyi biçimde kullanılmalıdır
Avukat isteme hakkından olay yeri inceleme hakkına kadar
Yoksa sonra iş işten geçmiş olabiliyor
Gerçek şu ki herşeyin başı bilimdir
Bilim olmayan yerde ve şeyde keyfilik olur
Bu yüzden ki Din hadisileri de Atatürk de 'Önce bilim' demiştir
Bu yüzden öncelikle hukuk fakültesinin adı
Hukuk bilimi fakültesi olarak değiştirilmelidir
Ve meclisin duvarına 'Egemenlik kayıtsız şartsız bilimindir' yazılmalıdır
Yoksa şaşkınlık hayat biçimi olarak kalmayı sürdürür
Ancak ne yazık ki ülkemizde felsefe bile bilim olarak değil
Felsefe tarihi olarak öğretilmektedir
Din bile Din hadisileri olarak değil Arabçı gelenek olarak öğretilmektedir
Yani türkiye'nin işi zor
Ve çözüm için siyasete, siyasetçilere değil
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne, düşünürlere(filozoflara)
Alimlere, alimelere, bilgelere gereksinimi var
Gerçek ki bilimle, bilim adına verilmemiş kararlar
Doğru ya da adil olmayabilirler
Vatan millet arkasına sığınmak, saklanmak alışkanlığından vazgeçilmelidir artık
Atatürk'ün de dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi
Gerçeğin, doğrunun tek bir yeri vardır
Orası da bilimdir
Yoksa yanlış yerdesiniz ya da yanlışın içindesiniz demektir
'Ne mutlu Türküm diyene' sözünün anlamı da zaten
Biyolojik olarak 'Ne mutlu Türküm' değil
'Ne mutlu bilimselim, bilimciyim, bilimleyim' demektir
Bu yüzden ki bu söz 'Kendini Türk hisseden herkes Türktür' 
Sözü ile de pekiştirilmiştir, desteklenmiştir
Yani Türk olmak yerellik ya da biyoloji değil bilimdir, evrenselliktir, insanlıktır
Zaten Arabça, Farsça, Osmanlıca, Latince sözcüklerle de 
Bilimdışı sözcüklerle de Türk milleti adına karar verilemez
Bilim adına karar verebiliyor musun
İşte o zaman geceleri sen de millet de rahat uyur.

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 15.1.18/09.08

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BRAHMANCILIK VE İSLAMİYET Felsefe 15.07.2019
YAHUDİLİK İNSANLIK SUÇU OLARAK YASAKLANMALIDIR Felsefe 14.07.2019
SARIŞINLAR APTAL OLUR'UN GENELLEŞMESİ DURUMU Felsefe 13.07.2019
ABD'NİN GÜVENLİK GİDERİ SORUNU Felsefe 12.07.2019
RAMAZAN PİDESİ SAÇMALIĞI Felsefe 11.07.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
MİLLETİN NAMUSU Şiir 14.07.2019
Benim Köyüm - İbrahim Sevindik Şiir 05.06.2019
Kemal'im - İbrahim Sevindik Şiir 04.06.2019
Aziz'im - İbrahim Sevindik Şiir 03.06.2019
...... Şiir 31.05.2019