EĞİTİM SİSTEMİMİZİN TEMELLERİ-II

Eğitim sistemimiz içinde 'iman'ın yerini ele almak zor bir konudur. Bu zorluk, konunun içeriğinin girift olması yanında 'yerleşik yanlışlıklar'dan da kaynaklanmaktadır. 
  İman, insanın varlığı gibidir. Bazen o varlık çeşitli etkilerle gölgelenir. Bu durumda o kişi önemsiz, değersiz olarak algılanır. Aslında , önemsiz, değersiz olan insanın varlığı değil o varlıktaki tasarruf sahibinin 'iradesi'dir. Bu kişi tembel, sahtekar, dilenci, zalim olduğunda o varlık değil , o varlığı amacı dışında istihdam eden irade sorunlu, değersiz ve zalim olur. Bu örnekte olduğu gibi iman

da kişideki yeri ve payına göre bir nitelik kazanmaktadır. Mesela, sorunlu bir kişideki zahiri iman , sorunlu kişilikten dolayı zarar görecektir. İşin daha kötüsü bu olumsuz örneklerden hareketle 'iman' kavramı zarar görebilmektedir. 
   İman konusundaki bir başka sorun da 'imtihan sırrı' gereği bazı münafıkların varlığının önlenememesidir. Münafıkların sergiledikleri imanın özü sahtekarlığa dayandığı için  'sorunlu olacaktır. Bu da samimi olarak inanmaya yatkın bazı kişileri olumsuz etkileyecektir.  
   Eğitim ortamı her çeşit münafıklığı , sahteliği, iki yüzlülüğü anlamsız kılacak bir şeffaflık, güvenirlilik, özgürlük ve hoşgörü nitelikleriyle donatılmalıdır. Özellikle 'adalet ' unsuru eğitim ortamının ruhu olmalıdır. (sürecek)



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.