AKP'Yİ KADERİ Mİ VURACAK?

Baştan yazılmış anlamdaki kader kuşkusuz ki bilimdışıdır ve harflerden, sayılardan kader çıkarmak da.

Ancak günümüzde bunlara yönelik büyük bir sahiplenme olduğu için onların dili ile de onlara seslenmek istedim.

Demokrasi tekniği açısından yani Türkiye'de demokrasinin gerçekleşmesi tepeden inme olmak olanağına sahip olmadığı için ve bunu Akp iktidarı da yapamayacağı için ancak bu durumdan kurtulmak da hem akıl hem tarih için zorunlu olduğundan karınca kadar küçük olanakları bile değerlendirmek zorunluluğu vardır. Yani yazım bu açıdan anlaşılsın.

Düşüncem ki Türkiye'de demokrasi sağlama olanağı ne Akp'ye ne Mhp'ye ne Chp'ye aittir çünkü toplum kuramsal olarak bunlardan bıkmış görünmektedir ve başka seçenek göremediği için bunlara oy verir gibi görünmektedir. Yani Chp'ye ve Mhp'ye oy vermek istemeyenler Akp'ye; Akp'ye ve Mhp'ye oy vermek istemeyenler Chp'ye oy vermektedir ancak bunların içinde önemli bir bölüm de hiçbirine vermek istememekte gibi durmaktadır. İyi parti durumun böyle olup olmadığını gösterecek bir seçenektir. Eğer bu durum gerçek ise İyi  parti kendisini tek başına iktidara getirecek oy alabilir ancak bu da açık ki Chp'ye oy verenlerin özverisi ile de olacaktır yani yönetimler istemese bile tabanları böyle bir özveriye yönelebilir. İyi parti'nin iktidarı gerçek ki genel çözüm de genel doğru da değildir çünkü hem Anıtkabir'ci hem türbeci olan, zıtlık, çelişki, bilimdışılık içinde tuhaf bir başkana ve içeriğe sahiptir. Ancak büyük kayaların yuvarlanmaşlarına küçük taşlar neden olabilir. Yani amaç ortalığın temizlenmesi, gün ışığına çıkmayı engelleyen kayanın devrilmesi. Gerisi, sonrası için ise gerekli ve zorunlu olanlar yani gerçek çözüm ise sonrasına ait bir şey yani çözümden önce kurtuluş gerekli yani evi döşemeden önce evi almak gerekir. Yani dışarıyı görmek için önce perdeyi açmak gerekir. Yani yalnızca türbeciliğe ya da önce türbe sonra Anıtkabir'ciliğe göre önce Anıtkabir sonra türbecilik ileri, üstün bir aşamadır, ileri bir dönemdir en azından. Bı tıpkı bayanların sokağa çıkabilmek, çalışabilmek için türban takmaya razı olmaları gibi bir taktiktir.

Chp'nin özverisine ya da desteğine karşılık Chp'ye de yani Kılıçdaroğlu'na da cumhurbaşkanlığı verilebilir. Yani başbakan Akşener, cumhurbaşkanı da Kılıçdaroğlu olur ve Türkiye de felsefel, bilimsel, ahlakçı, Türkçeci, evrensel bir demokrasiye ya da devlet biçimine doğru açılmış olabilir.

Evet, şimdi ana konuya dönelim.

Meral Akşener ve Kemal Kılıçdaroğlu isimlerinde MAKK harfleri var.

Meral'in M'si ile Kemal'in K'si Mustafa Kemal'in baş harfleridir. Akşener'in A'si ile Kılıçdaroğlu'nun K'si de Adalet ve Kalkınma'nın baş harfleridir.

Yani bu durum en azından bir ilginçlik. Belki de kısa dönem gerçeğinin efendisi. Ya da Akp'nin kendisini de vuracak, yok edecek kaderi.


Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 12.1.18/08.57


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Haklı Olmak Felsefe 13.11.2018
DEĞER KAVRAMININ ANLAŞILMASI ÜZERİNE BİR DENEME Felsefe 26.10.2018
Bir Garip Döngü Felsefe 07.10.2018
Ağustos ayında yapmadıklarım Felsefe 30.08.2018
Umutsuz kaybedişler Felsefe 11.08.2018