BÖYLE SÖYLEDİ DİN- 17

Ey insanlar ne de güzel taşıyorsunuz
İçinizdeki bağırsakları, bokları, kemikleri, etleri, yağları, kanları
Yürümek diye
Ve ne de güzel götürüyorsunuz onları aşıklarınıza
Aşk diye
Ve ne de güzel hoplatıyorsunuz onları
Dans diye
Ve ne de güzel seviştiriyorsunuz 
İçi bağırsak, bok, et, kan, kemik, irin dolu bedenlerinizi
İçi bağırsak, bok, et, kan, kemik, irin dolu bedenle seks diye, aşk diye, evlilik diye,
Mahkum, esir, köle edilmiş insanlar
Dünya, hayat, yaşam, insan olmak, vatandaş olmak, mutluluk, başarı diye
İçi kor, lav dolu dünyanın üzerinde
İçi bağırsak, bok dolu bir iskelet olarak var olmaya
Ve kendilerine ilahlar yaratmışlar
Önce yerde, sonra gökte
Ancak hep insana benzeyen
Belli ki insanlardan gelmesine karşın kötülükler
Yine de korkmaktalar insana benzemeyenden
Oysa dinin yolu ilahsızlığa ve bilime
Ne de güzel sınıyorlardı, sınava çekiyorlardı kurnazca
Put ilahları 
Yere devirip 'Haydi kendilerini düzeltsinler de görelim'
Ve önlerine yemekler koyup
'Haydi yesinler de görelim' deyip
Gerçek ki dinin yolu akılın gerçekliklerle ve akılla sınanmasından başka bir yol değil
İnsanlar henüz bunu 
Cehalete ve nefse batmış
Din çıkarcıları, hükümdarlar ve siyasetçiler nedeniyle anlamamış olsalar da
Oysa ne güzel dedi dini tanımlayan Din hadisileri
'Din bilimdir, bilime aykırı herşey dine de aykırı' deyip
Ancak insanlık dinlisiyle dinsiziyle hala lay lay lom içinde,
İnsanlar dünyada güle oynaya yaşarlar da
Ölüm anı geldiğinde annelerine babalarına kızmazlarsa
İçi kor, lav dolu bu dünyada
İçi bağırsak, bok, iğrençler şeyler dolu olarak yaşamayı
Övünç, gurur, mutluluk, başarı saymış olurlar
Sanma ey sevgili, sevgilin seni seviyor
O kuşkusuz ki senin derini ve senden haz çıkarlarını 
Yani kendi aldanışını seviyor yalnızca
Çünkü içini, bağırsaklarını, boklarını, kanlı etlerini, kanlı organlarını
Kanlı kemiklerini, irinlerini, salyalarını görse
Arkasına bakmadan kaçardı kuşkusuz
Amannn inanmayın siyasetçilerin size dalkavukluklarına
Sanatçıların hoplamalarına zıplamalarına
Modacıların süslemelerine
Parfümcülerin kokularına
Makyajcıların boyalarına
Para vereceğiniz kimselerin size saygı göstermesine
Onlar da siz de içi bağırsak bok dolu iskeletlersiniz işte,
Ey pısikoloji(psikoloji) neden 'Kendilerini peygamber sananlar şizofrendir' diyorsun
Söyle ilahlara karşı mısın yoksa ilahlara mı inanmaktasın
Ve eğer kendilerini peygamber sananlar şizofren ise
Neden peygamberlerin arkasından gitmekte insanlık
Demek ki şizofreni olan peygamber olmak değil
Peygamber olmak isteyip de peygamber olamamak
Ey bilim yoksa kendine
İlahlara inanan yeni bir bilim mi buldun
Öyleyse nerede bilimliğin
Bu içi lav, kor dolu yalan dünyaya 
Felsefeyle, bilimle ahlakla, nefssizlikle, bilinçle, mantıkla
Sırt dönmek mi şizofreni
Yoksa içi bağırsak, bok dolu, bir solucan ya da yılan gibi sarılmak 
Gerçeklerin ve doğruların farkında olmamak mı
Artık buna bir karar ver,
Bilin ki din sizi ilahlara götürmek, size ilahlar getirmek için değildir
Din size bilim, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, nefssizlik, medenilik
Vermek içindir
Ve ilahlar önlerinde eğilmek size bunları getirmez
Bunları size verecek olan yalnızca felsefe, bilim ve Din hadisileri üçlüsüdür,
Ne de güzel aldatıyorlar sizleri
Cehalete ve nefse gömülmüş
Ve Din hadisileri'nin D'sinden bile haberleri olmayan
Ve üstelik de Din hadisileri'ne aykırı, zıt, siyasetçiler
Din, iman deyip
Dünyanın heryerinde
Onlar istiyorlar ki din
Gökte ilahların yerlerini
Yerde kendi yerlerini sarsmayan birşey olsun
Ancak ne acı onlara
Çünkü dini tanımlayan, anlatan, açıklayan, öğreten Din hadisileri
Kül değil 
Yanlış ve kötü herşeyi küle çevirecek olan
Bak bakalım ey insanlık
Siyasetçilerin kitapları mı çoğalıyor yoksa servetleri mi
Din 'Oku' der de,
Anlamıyorsunuz size saldıran
Cehalet ve nefs yuvası olan siyaset ve ticaret
Utanmazlık dünyası olan moda ve çıplaklık
Ve barbarlık dünyası yapılan, savaş ayartıcısı oyuncaklar ve oyunlar
Bakın demokrasi, özgürlük ve hukuk deyip
Kendi aralarında gizlice anlaşıp turizımı/turizmi) ve sanatı bile nasıl da
Çıplaklık, utanmazlık dünyası yapıverdiler
Ve oyuncakları, oyunları savaş
Ve fuhuşu, zinayı, eşcinselliği serbest
Oysa hangi peygamber siyasetle ve ticaretle uğraştı
Moda içindeydi
Ve çıplaklığa ve eşcinselliğe karşı değildi 
Ve hangi Din hadisileri barış yerine savaş istedi
Anlamıyorsunuz size saldıran dinsizlik değil
Gerçekte kendi zevkleriniz, kendi hazlarınız, kendi cehaletiniz, kendi nefsiniz
Kendi seçimleriniz, kendi tercihleriniz, kendi istekleriniz
Anlamıyorsunuz size saldıran gerçekte dinsizlik ve dinsizler değil
Çünkü hiçbir peygambere önceleri asla dinli denilmedi
Hep 'Dinsiz' denildi
Öyleyse dinsizlerden korkunuz niye
Korkmanız gereken asıl şeylere dört elle, koyun koyuna sarılıp
Ve asıl kendiniz olup,
Ne dedi size din diye
Dinin D'sini bile bilmeyenler
'Çocuğu öldürmüş çünkü çocuk büyüdüğünde annesini ve babasını öldürecekmiş'
Kuşkusuz ki onlar taht yani nefs için öz annelerini, öz babalarını
Kundaklarındaki öz kardeşlerini bile öldürten sultanları aklamak için
Sultanlık yanlılarının uydurmalarından başka şey değildir
Onların asıl bilmeleri gereken şey
Din hadisileri'nin 'Sultanlarla düşüp kalkan alimler hırsızdır' deyip
Sultanlığa, hükümdarlığa 
Ve 'İnsanları etkilemek için güzel konuşanların yeri Cehennem'dir deyip
Siyasete, siyasetçiliğe karşı olduğudur
Kuşkusuz ki onlar deniz içinde olup denizi bilmeyen balıklar gibidirler
Din hadisileri'ni öğrenmişler mi ki dinden söz ediyorlar
Ya da inandıklarına, inançlarına, sözlerine, savlarına din diyorlar
Kuşkusuz ki Din hadisileri gerçekle yanlışı, doğru ile yalanı
İyi ile kötüyü de birbirlerinden ayıracak olandır
Kuşkusuz ki onlar bunun için dünyanın sonunu hiç beklemesinler,
Bilirsiniz sonsuz, büyük matematik de on sayı ile
Ve dört işlemle yapılır yalnızca
Dinin matematiği de dini tanımlayan Din hadisileri'dir
Öyleyse din öğrenmek ne kadar kolay 
Ve dinli olmak ne kadar doğru, iyi, yararlı, olumlu, haklı, güzel
Evrensel ve insanca değil mi
Ey bilim sen önce içindeki bilimdışı şeylere inanan sözde bilimcileri 
Sözde akademisyenleri temizle
Yoksa kendilerini ilah sanan firavunlardan farkın kalmaz.

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 26.12..17/14.49


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Razı olmaz.. Şiir 22.04.2019
BİR MEMLEKET Şiir 21.04.2019
DÜNYANIN SONU Şiir 13.04.2019
Sonbahar güneşi Şiir 10.04.2019
Ay duvarları Şiir 09.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.