İSKELETLER

Ne güzel aşıklardınız iskeletler bir zamanlar
Ve ne güzel sevişirdiniz
Bir zamanlar güller verirdiniz
Ve ne güzel sözler söylerdiniz sevdiklerinize
Kuyumcu kuyumcu dolaşır altın takı arardınız
En sevdiğiniz yemekler vardı
Dükkan dükkan, mağaza mağaza gezer
Kendinize güzel ciciler arardınız
Kiminizin çok sevdiği kitapları vardı
Kiminizin sayısız dostları
Kiminizin unutamadığı ilk aşkları
İş diye tüm gün, hayat boyu çalışırdınız,
Çocukken 'Büyüdüğünde ne olmak istersin?' denildiğinde
Türlü türlü meslekler derdiniz
Dostlarınız vardı
Söyleşmeye doyamadığınız
Ve hep tanıdığınız sokaklar
Ve oy verdiğiniz siyasi partiler,
Türlü türlü müzikler dinlerdiniz
Kiminizin alacakları vardı
Kiminizin borçları
Kiminizin malı mülkü vardı
Kiminizin hayali diyarı
Hergün 'Bugün günlerden ne?', 'Saat kaç?' derdiniz
Kiminiz radyo, kiminiz televizyon izlemeyi çok severdiniz
Kiminizin hergün sürdüğü kokuları
Kiminizin hiç çıkarmadığı takıları,
Çok sevdiğiniz şeyler vardı evlerinizde
Belki bir yastık belki bir kanape
Belki ilkokul öğretmeniniz hiç unutamadığınız
Ve dört gözle beklerdiniz yılbaşılarını,
Ne güzel insanlardınız siz iskeletler bir zamanlar
İçiniz bağırsak bok, kanlı organlar dolu olsa da
Ne mutlu insanlardınız bir zamanlar
Dünyanın içi lav, kor dolu olsa da,
Nerede şimdi ellerinizi sıkan insanlar
Nerede şimdi sizi koyunlarına alan insanlar
Nerede şimdi size bey, beyefendi, hanım, hanımefendi diyen insanlar
Nerede şimdi size gülen, gülümseyen yüzler
Nerede şimdi diplomalarınız
Nerede şimdi oy verdiğiniz siyasi partiler
Nerede şimdi vatan dediğiniz sokaklar
Nerede şimdi sizi bekleyen yemek dolu masalar
Nerede kavgalarınız döğüşleriniz
Nerede şimdi güzel bedenleriniz
Nerede şimdi özene bezene giydiğiniz iç çamaşırılarınız
Nerede şimdi sizi çürümenin iğrençliğinden bile koruyamayan 
Sözümona herşeye gücü yeten ilahlarınız,
Dünya yalan diyoruz da dünya yalan değil gerçekte
Aldananın aldanışı aldanılanı yalan yapmaz
Bilimsel gerçekleri, bilimsel doğruları öğrenmek yerine
Güzel derinize aldanmakta insan
Hayat, dünya hep der de umursanmaz
Dünya içi lav, kor
İçi yüzüne bakılmayacak, leş gibi kokacak şeyler dolu 
Kendini beğenmiş, kibirli insan
Ve bilmek başka ve her an farkında olmaya göre yaşamak başka
Sizi gömen, size dünyada son kez dokunan mezarcınızı tanıyor musunuz
Bir zamanlar dünyaya sığamazken şimdi nasıl da sığıyorsunuz bir çukura.

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 18.12.17/05.38

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Devlerin suçu Şiir 30.10.2019
Bu Acı Sana Değil Şiir 26.10.2019
İçte Şiir 24.10.2019
Jezebel Şiir 18.10.2019
Kimse Şiir 14.10.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.