GÜNDEM ANALİZ

En son ki yazımda Kudüs meselesinden ve milletin bu soruna karşı göstermiş olduğu reaksiyondan bahsetmiştim.Bugün ki yazımda Kudüs meselesi ile birlikte,dış mihrakların ülkemiz üzerindeki oyunlarından bahsedeceğim.İkinci bir 15 Temmuz tehlikesi var mı ?.Kudüs için yapılan mitingler yeni bir siyasi algı operasyonu mu ?.Abd neden hâlâ Kuzey Irak'a silah sevkiyatı yapıyor ?.İşsizlik rakamları ve Cumhurbaşkanı'nın İş verenlere söylemiş olduğu istihdam formülü..Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

 

Kudüs Türk milleti için,dinimiz için mukaddes bir şehir..Kudüs'ün önemini anlatmaya lüzum yok.Peki geçtiğimiz günlerde bir toplantı yapıldı.İslam ülkeleri liderleri İstanbul'da toplandı ve görüşlerini beyan ettiler.Sonuç bildirgesi ''Abd'nin kararı kabul edilemez.Kudüs,Filistin'in başkentidir''.Peki ya sonra ?.Hepsi bu kadar mı ?.Malesef işte bu kadar.Hükümet'in çapsız dış politikası işte bundan ibaret.İnsanlar heryerde Mitingler yaptılar,Yenikapı da,Konya da bir çok yerde mitingler yapıldı.Peki sonuç nedir ?.Biz bağırdığımızla kaldık ve İslam ülkeleri bir kez daha kötü bir sınav vermiş oldu.1967 yılındaki Arap-İsrail savaşı aklıma geldi.Ortadoğu'yu sarsan savaş sadece 6 gün sürdü.İsrail, Gazze Şeridi'ni, ve Sina yarımadasını Mısır'dan, Golan tepelerini de Suriye'den ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs'ü de Ürdün'den almıştı. 1948 boyutlarında olmasa da çok sayıda Filistinli yine topraklarından sürüldü, kaçmak zorunda kaldı ya da şehit edildi.Bu savaş 6 gün savaşları olarak tarihe geçti.

 

1948 yılından bugüne kadar,İsrail devamlı suretle topraklarını büyüttü.Buna hiç bir lider engel olamadı.Benim bu konuyu anlatmam için,1897 Basel konferansına kadar gitmem lazım.2.Abdülhamit'in Rothschilder üzerinden yahudilerden borç para almasına kadar gitmem lazım.6 Milyon altın ve 4 Milyon altın.Bu paralar niçin alındı peki.Karasu kömür madenleri,Ülkemizdeki tütün sahaları ve Filistin topraklarının zengin yahudilere satılması için alındı.Daha sonrasında sinsile devam etti.Yanlızca Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu oluşuma müsade etmemiş ve 1938'de şehit edilmiştir.Zira İsrail devleti'nin kurulmasının önündeki en önemli engel Atatürk'dü.Yıllar geçti ve bu oluşum,Filistinli kardeşlerimize yapılan zulüm engellenemedi.Adnan Menderes'in İsrail ile kirli ilişkileri gün yüzüne çıktı ve Adnan Menderes 1957 yılında ciddi manada oy düşüklüğü yaşadı.İdam edilmeseydi dahi İktidar'ı kaybedecekti.Tabii ki İsmet İnönü'ye hakaretleri,Kayseri de İnönü'nün aracını taşlatması ''Bu millet isterse hilafeti bile getirebilir'' sözü,''İsmet Paşa senin artık devrin bitti'' gibi ve daha bir çok hakaret içeren sözleri vardır.Ancak İnönü hiç bir zaman Menderes'in idamına onay vermemiş İdam kararı verildiği zaman göz yaşlarına boğulmuştur.İsmet İnönü,Orgeneral Cemal Gürsel'e yazdığı mektupta  Ölüm cezasının hiç bir medeni ülkede kalmadığını yazmış,ve Menderes'in ölümüne onay vermemiştir.

 

Peki Kudüs meselesini kötüye kullananlar oy devşirmek için kullananlara ne diyeceğiz ?.Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan'ın samimiyetine inanıyorum.Lakin bazı çevreler var ki,bu çevreler önce 15 Temmuz'un arkasına sığındı.Ne dediler ?.Ama ben 15 Temmuz da tankın üstüne çıktım gittim vatanı kurtardım.Eee sonra.O zaman Ulusal değerlere küfür de edebilirim,Atatürk'ün annesine ve şahsiyetine de küfür edebilirim.15 Temmuz asla tek bir zümrenin başarısı değildir.Cumhurbaşkanı bu zaferi sadece 50 Milyonun zaferi olarak görmüş ve gönüllerde ilelebet mahkum edilecektir.Şimdi de Kudüs meselesinin arkasına sığınarak aynı şeyler yapılıyor.Bu radikalci kesim,Azerbaycan Ermeniler tarafından katledilince neredeydi ?.Kıbrıs'ı bir kaç ülke dışında hiç bir devlet tanımıyor o zaman neredeydi ?.Peki Musul ve Kerkük Ruslara peşkeş çekildiği zaman neredeydi ?.Kurtuluş savaşında olduğu gibi Türkiye'nin sadece %20'sini oluşturan bu Radikal İslamcı zümre,Emperyalizm ile iş birliği içine girdi.Bugün bu kesim'in içinde hâlâ fetöcüler var,hâlâ Daeşçiler var.Daeş de,Fetö de Emperyalizm'in kurduğu iki terör örgütü olduğuna göre,bunlar yine geçmişte olduğu gibi Emperyalizm'e hizmet etmekteler.

 

Bağırıp çığırmakla,mitingler yapmakla bu iş halledilmez.Cumhurbaşkanı ne yaptı Kerkük ve Musul meselesinde.Gitti Afrin'e girdi.Yahu bizim Afrin de ne işimiz var dediğim zaman,orası stratejik yer diyenleriniz oldu.Al işte sonuç kocaman bir 0.Aynı şey Kudüs meselesinde de uygulanıyor.Madem Kudüs sizin herşeyiniz,

 

1.İsrail ile her türlü diplomatik ilişkiyi kesin ve büyük elçiyi gönderin.

 

2.İsrail’e ekonomik yaptırımlar uygulayın tüm Müslüman ülkeler ile birlikte.

 

3.Bunlar işe yaramazsa,Kudüs'e asker yollayın.

 

Hadi bakalım bunların üçünü yapın o zaman bu ülkenin %50'si olan Ulusalcı kesim arkanızda duracak mı,durmayacak mı bir görün.Bunları yapmak yürek ister.Cesaret ister ve bu cesaret hükümet de yok.

 

Şimdi de bir adam daha çıktı başımıza.Bülent Yapraklıoğlu diye bir adam.Ahsen Tv adı altında sözde bir oluşum ile halkın arasında dolaşıp,halka kin ve nefret tohumlarını ekti.İnsanları tahrik ederek,yıllarca Atatürk'ü ve Ulusal ne kadar değerimiz var ise kötüledi.En son da Beyaz Tv denen sözde Ulusal kanala geçiş yapmıştı.Bir videosu yayınlandı o video da ''10 Kasım ile dalga geçip,Atatürkçüleri ve Sol kesimi tamamen içkici,ayyaş ve Vatan Millet düşmanı gibi gösterdi''.İşte benim bahsettiğim tam da bu kafa.Bu kafa Daeş kafası,Şeriat kafası,Mustafa Sabri kafası,Fetö kafası..Bu kafanın bu ülkeden artık temizlenmesi gerekiyor.Bu ülkenin ilerleyişini bu kafadaki insanlar engelliyorlar.Aynı zihniyet,Kadir Mısıroğlunda var,aynı zihniyet Fatih Tezcan denen adam da var.Bunlar İslamı Radikalize ederek,biz dindarız,siz kâfirsiniz diyen,Kurtuluş mücadelesinde hilafet ordusuna katılarak İngilizlere yardakçılık yapan,15 Temmuz'un arkasına sığınarak Atatürk ve Cumhuriyete düşmanlığını gizleyen sözde Vatansever ve dindarlardır.Atatürk de hayatı boyunca bu kafa ile mücadele etmiştir.

Geçtiğimiz gün başka bir gaf daha yapıldı.Rıdvan Dilmen'in Cumhurbakanını,Deniz Gezmiş'e benzetmesi..Aslında Rıdvan Dilmen'e teşekkür edilmesi lazım.Rıdvan hoca sağcısını,solcusunu birleştirmiştir.Zira iki tarafta bu teşbihin hatalı olduğunu söylüyor.Sağcı kesim bir terörist ile Erdoğan nasıl kıyaslanır derken,solcu kesim Emperyalist Amerikaya kafa tutmuş,devrimci bir genç ile bu değerlere zıt Erdoğan nasıl kıyaslanır diyor.O yüzden iki kesimde kıyaslamaya karşı.Bende aynı şekilde kıyası kabul etmediğimi,ve solcu kardeşlerim gibi düşündüğümü söylemek isterim.Zira ben bir tarafım.Tarafım da her zaman Ulusal değerler ve dahi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür...

 

Tarihimizde bir çok devlet kurduk sayısı tartışmalı olsa da bana göre 16 büyük devlet.Her devletimizin kurucu değerleri oldu ve bu değerler birbirlerine çok yakındı.Sadece Osmanlı ve diğer Türk devletlerinin gizli kodlar ve kurucu değerler temelinde birbirinden farklılıkları vardır.Osmanlı diğer devletlerimizden farklı bir kurucu değerlere sahiptir.Osmanlı'nın kurucu değerleri,Türk-İslam modelini esas alırken,diğer bütün Türk devletleri,Türkiye Cumhuriyeti de dahil,Ulusalcı değerleri esas alarak kurulmuştur.Osmanlı'nın en önemli vasiyeti,Filistin iken,Atatürk'ün en önemli vasiyeti,Misak-ı Millidir.1700 yılında imzalanan Karlofça Antlaşması ile birlikte,Osmanlı İslami kuralları terketmiştir.Osmanlı'nın Cihad anlayışı yerini,savunma pozisyonuna geçen kâfirlere boyun eğen bir pozisyona gelmiştir.Zaten isyanların büyük bölümü de 1700 yılından sonra gerçekleşmiştir.İsyanlar bizzat Osmanlı Derin Devleti ile gerçekleşmiştir.Ancak o dönemin kurucu değerleri esas alınarak gerçekleşti.Şimdiki kurucu değerlerimiz ise,Atatürk'ün gizli vasiyetinde yazar.Misak-ı Milli bunlardan bir tanesidir.Bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından,Resuhi Savaşçı bey'e yazdırılmıştır.Türkiye Cumhuriyetinde yapılan 1960 darbesi aynı şekilde kurucu değerlerin yok edilmeye çalışılmasından dolayı yapılmıştır.Ancak Osmanlı zamanında bir padişah olsaydı Menderes,bu darbe yapılmazdı.Yani kurduğumuz her devletin kurucu değerleri farklıdır.Tüm Türk Devletleri ve Osmanlı arasında kurucu değerler manasında 180 derece zıtlık bulunur..

 

Bu sebeple,ülkemizde 15 Temmuz'u ve Kudüs meselesini kullanan bu radikalci kafa,bu kurucu değerler ile yaşamak zorunda.Tabii Ayhan Oğan'ın dediği gibi yeni bir devlet ve yeni kurucu değerler yazılmazsa..

 

İkinci bir 15 Temmuz tehlikesi var mı ?.Emin olun bu radikalci kafa,bu devletin kurucu değerlerinin,Ümmetçilik değil,Milletçilik olduğunu anladığı güne kadar bu tehlike hep var olacaktır.Zira bunlar farkında olmadan bu zihniyete hizmet etmekteler.Şu anda sayın Erdoğan'ın oyları düşüşte.Son yapılan kamuoyu araştırmalarında %40 civarında olduğu belirlenmiş.Cumhurbaşkanı'nın Atatürk çıkışıda bir işe yaramadı.Çünkü Ulusalcı kesim 15 yıllık Akp iktidarına baktığı zaman böyle basit numaralara kanmaz.Sayın Erdoğan kendini bu zümreden kurtarmaya çalışıyor aslında.Ya da aslını inkar ediyor.Hangi ihtimal daha doğru önümüzdeki zaman içerisinde göreceğiz.Abd Kuzey Irak'a silah sevkiyatı yapıyor.O bölgede bildiğimiz kadarıyla,Daeş tehlikesi çok aza inmiş durumda.Bu silahlar kime gidiyor ?.Ypg'ye gidiyor.Peki bende şunu soruyorum o zaman.Acaba İkinci bir 15 Temmuz Kürtler üzerinden mi gerçekleşecek ?.Zira Kuzey Irak’daki Kürt referandumunu destekleyen ülkeler,ABD ve İsrail başta olmak üzere AB ülkeleri.ABD yüz binlerce silah sevkiyatını yapıyor Barzaniye.Şimdi de Kudüs İsrail'in başkentidir açıklaması geldi.Bu politikanın amacı,''Büyük Orta Doğu Projesi'' ile birlikte ikinci bir 15 Temmuz.Bu sebeple de ülkemizdeki Kürt kardeşlerimizi isyana teşvik ettirecekler.Bu konuya hükümet duyarsız kalmamalı...

 

Son olarak da İşsizlik diyeceğim..Rakamlar açıklandı güya %10 muş İşsizlik..Cumhurbaşkanı geçtiğimiz günlerde her şirket 2 kişi istihdam edecek gibi bir açıklama yaptı.Biriside oradan sazan gibi atlayarak ''Sizin söylediğiniz bizim için kanundur'' sözünü söyledi.Yahu İşveren arkadaş bu ülkede kanunu tek bir kişi mi belirliyor yoksa Meclis mi ?.Bu adamlar biat kültürünün esiri olmuş adamlardır.Bugün o Cumhurbaşkanına söz veren İşveren dahil çoğu Patron,İşçilerini Sigortasız çalıştırıyor,İş Güvenliğini sağlamıyor ve Sakatlık Primini dahi yatırmayanlar var.Bugün ülkemizde gizli İşsizlik ile birlikte %18 İşsizlik var.Söz verirsiniz ama,Bir İşçiyi ön kapıdan alırsınız,öteki işçiyi arka kapıdan çıkarırsınız.Vergi kaçırırsınız.Mazota % 60 vergi koyarak çiftçinin belini büken bir hükümet,samanı ithal eden bir hükümetden bahsediyoruz.Enflasyon %14'lere dayanmış.Faiz lobisine hizmet ederek,fakirden alıp zengine veren yani,zenginin daha da zengin olduğu bir sistem kurulmuş.Ama bütün bunlara rağmen Chp Maltepe Belediye başkanı sayın Ali Kılıç'ın 409 personeline %20,8 zam yapmasıda takdire şayan.Kendisini bu vesile ile tebrik ediyorum..Hepinizi en derin saygı ve hürmetle selamlıyorum..

Twitter adresim ; https://twitter.com/Karatoprak_ygt

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; GERÇEK TÜRKİYE

 

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SOL’A ALTERNATİF ŞART Politika 17.01.2018
GÜNDEM ANALİZ Politika 06.01.2018
YENİ YIL 2018 Politika 31.12.2017
BEŞİKTAŞ'TA NELER OLUYOR Spor 24.12.2017
MAN ADASI VE KUDÜS Politika 09.12.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
İktidarda ve muhalefette sol popülizm Politika 21.01.2018
GENEL BAŞKANLIK SEÇİMLERİNE DOĞRU CHP… Politika 20.01.2018
Bir de Dost Olmayı Deneseniz. Politika 20.01.2018
Kudüs’ün Kutsallığı (5) Politika 19.01.2018
Kudüs’ün Kutsallığı (4) Politika 12.01.2018

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Ulu Önder Atatürk 17.12.2017

Çok güzel bir yazı olmuş tebrik ederim ama biraz konular birbirlerine geçmiş gibi.Her bir konu hakkında aslında yazı yazılabilir bir arada toplamak yerine.O şekilde yazarsanız daha iyi olur.Tebrikler.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.