BÖYLE SÖYLEDİ DİN- 16

Ve önce hükümdarlar sonra siyasetçiler
İslamiyet'i yani inancı ya da dini kendilerine göre, kendileri için
Toplumlarını uyutmak, toplumlarını kandırmak için kullanabileceklerini düşündüler
Ve onlar toplumları anlamasınlar, anlamlandıramasınlar diye Kuran'ı 
Eğer Arab iseler 'Kulağa hoş gelsinler, dinleyenlerin dikkatleri dağılsın
Ve dinleyenler kendilerinden geçip düşünmesinler' diye müzik gibi
Eğer Arab değillerse 'Anlamasınlar' diye Arabça öğretmeye, okutmaya başladılar
Ve hadisleri olabildiğince saklamaya ve karıştırmaya çalışmaya başladılar
Onlar bilmiyorlardı ki din ve İslamiyet hükümdarlığı ve siyaseti lanetlemişti
İşte bu yüzden ki bugün bile ne İslam dünyası ne dünya hala rahat, huzur bulamıyor
Ancak unuttukları yani yani farkına varmadıkları yani anlamadıkları birşey vardı
Yani dini tanımlayan Din hadisileri
Gerçek ki İslamiyet'in de dinin de koruyucusu onlardı
Ve 'Allah Kuran'ı korur' denilmişdi
Ve 'Alimler peygamberlerin varisleridir' denilmişdi
Gerçek ki 'Allah Kuran'ı korur' demek 'Bilim İslamiyet'e 
Yani dine aykırı şeyleri ve gerçeği, doğruyu bulur' demekti
Yani Kuran'ı yani İslamiyet'i yani dini değiştirmeye, karıştırmaya' 
Çalışanlar çıkarsa, olursa iki bekçi var idi
Birincisi dini ya da İslamiyet'i tanımlayan Din hadisileri
Öteki de alimler idi
Ve gerçek ki insanı, insanlığı, dünyayı ancak mantıklı olanın, mantığın
Kurtarabileceğini, düzeltebileceğini anlayan dinderler(peygamberler) idi
Ve onlara önce hep 'Dinsiz' denilmişti
Gerçek ki din yalnızca tarihinin ve mantığın değil dinsizlerin de koruması altında da idi
Çünkü onlar var olan düzenlere, var olan inançlara muhalif olmak da demeklerdi
Gerçek ki dinin üç koruyucusu vardır: Dini açıklayan Din hadisileri
Kendilerini gerçeklerin, doğruların bulunmasına adayanlar
Ve kendilerine 'Dinsiz' denilenler
Ve o hükümdarlar ve siyasetçiler yani düzenlerinin değişmesini istemeyenler
İstedikleri kadar toplumlarını ve insanlığı yanıltmaya, cehalet içinde 
Ve kapalı bir kutu içinde tutmaya çalışsınlardı,
Dini öğreten ve dinin temeli, özü, kilidi, şifresi olan Din hadisileri dedi ki
'Din bilimdir, bilim yoksa din de yoktur' yani bilime aykırı şeyler dine de aykırıdır
Dedi ki: 'Din ahlaktır, edebtir, utanmaktır' yani ahlakın, edebin, utanmanın 
Olmadığı insanda, toplumda, devlette ve ülkede din de olmaz
Dedi ki: 'Din vicdandır, merhamettir' yani vicdanın, merhametin olmadığı
insanda, toplumda, devlette ve ülkede din de olmaz
Dedi ki: 'Din nefssizliktir' yani nefse esir insanda, toplumda, devlette, ülkede
Nefsin olduğu kimsede, vaatte ve yerde din de olmaz,
Ve şimdi din nedir ne değildir, İslamiyet nedir ne değildir
Kimler dinlidir, kimler değildir; kimler Müslümandır, kimler değildir
Kesin olarak açıktır, ortadadır,
Gerçek ki din başka inanç başkadır
İnançta her isteyen her istediğine inanabilir
Ancak din ancak ve yalnızca Din hadisileri ile başlar
Din ancak ve yalnızca Din hadisileri'dir
Ne acı dini ve İslamiyet'i kandırabileceklerini ve değiştirebileceklerini sananlara
Onlar sünnet olmakla, secde etmekle, oruç tutmakla, para dağıtmakla
Yedirip içirmekle, dua etmekle, muska takmakla, başları örtmekle, putlara tapmamakla
Öte dünya'ya inanmakla, Dinli ya da Müslüman olabileceklerini mi sanıyorlar
Onlar mumları tek tek söndürmekle
Ya da herkesin gözlerini bağlamakla, kulaklarını kapamakla ışığı, gerçeği, doğruyu 
Yok edebileceklerini mi sanıyorlar
Kuşkusuz ki din ve İslamiyet ancak ve yalnızca Din hadisileri'dir
Kuşkusuz ki din ve İslamiyet Din hadisileri'nin, kendilerini gerçeğe ve doğruya adamışların
Ve 'Dinsiz' denilenlerin koruması altındadır
Bu yüzden ki Din hadisileri 'Dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir' de der
Çünkü İslamiyet'in dinderine de önceleri 'Dinsiz' denilmişti, öncekiler gibi
Ve Atatürk de aynı yolu izleyip 'Önce bilim ve ahlak' dedi
Kuşkusuz ki tarihin şifresi vardır, tarih şifrelenmiştir
Ve o şifreyi ancak ve yalnızca felsefe, bilim, mantık, ahlak, nefssizlik, inziva, tarih, insanlık
İyi niyet ve dürüstlük yolunda gidenler
Görebilir, anlayabilir ve çözebilir
Ne acı ve ne yazık o şifrenin kilidinin tahtları olduğunu sanan hükümdarlara
Ve oy sandığıları(sandıkları) olduğunu sanan siyasetçilere
Gerçek ki onlar ancak ve yalnıca cehalet ve nefs içindedirler
Ve onların din diye tuttukları asaları da ancak ve yalnızca ya yalan ya kandır
Bu yüzden ki onlar yalandan ve kandan başka şey getirmezler
Ne acı onlara din diye sarılanlara da.

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 15.12.17/10.56


Başlık Kategori Yayın Tarihi
DİN ARARSAN Şiir 18.07.2018
KUDÜS KİMİN Şiir 17.07.2018
SUUDİ ARABİSTAN BAYRAĞI Şiir 16.07.2018
İSLAMOFOBİ GERÇEĞİ Şiir 15.07.2018
İŞÇİLER BEDAVAYA ÇALIŞIYOR. Şiir 14.07.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Buna İnandım Şiir 16.07.2018
Yarabbi Şükür Şiir 15.07.2018
Ey Avrupa Şiir 14.07.2018
Birbirimizi Beklerken Şiir 13.07.2018
Radyoda Çalan Şarkıya Eşlik Eder Dudaklarım Şiir 12.07.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.