YANDAŞ MEDYANIN GÜVENİLMEZLİĞİ

En sevmediğim şey felsefe, bilimsel, ahlaklı ve nefssiz olmamaktır yani tarafsız olmamak yani yandaş olmak çünkü yandaşlık felsefeye, bilime ve dine aykırıdır çünkü akılı, sonra ahlakı, sonra da insani herşeyi alır; bu yüzden yandaşlık hep yalan, iftira, inkar gibi şeylere savunmak zorundadır yani yandaşlık vezir de yapsa rezil eder.
 
İnsanlar yalnızca kendileri ile değil düşmanlarına yaklaşımları ile de belli olur, tanımlanır. Bu açıdan genelleştirirsek bir ülke, devlet suçlularına davranışı, tutumu kadardır. Yani bir insan düşmanına doğru, iyi davrandığı kadar insandır, bir devlet de suçlulara doğru, iyi davrandığı kadar devlettir. 
 
Yani düşmana bile adaletsizlik, vicdansızlık yapılmasına; iftira atılmasına karşıyım ki bu durum tarihin de gösterdiği gibi 'Büyük komutan' denilen kişilerde de vardır örneğin Mustafa Kemal düşmanlarına bile dürüst, adil, vicdanlı, merhametli, onurlu davranmıştır. Nitelikli savaş ve nitelikli insan olmak bunu gerektirir.
 
Yani ben düşmanlarıma bile iftira atmam. İftira da felsefeye, bilime ve dine aykırıdır. Yani 'Sigara, içki, faiz dine aykırıdır' diyenlerin bunu da bir düşünmeleri gerekir. Yani düşmanımınm şerefli olmasını beklemem ancak ben düşmanıma şerefli davranırım tıpkı Mustafa Kemal gibi.
 
Baş yandaş medyadan Atv'de geçenlerde Mısır'daki kaçak Fetöcülerle ilgili bir haber vardı.
 
Haberde Mısır'da Nil nehirinde bir tekne de türkü dinleyip el çırpıp eğlenen firari, kaçak Fetöcüler vardı.
 
Haberde diyordu ki 'Firari Fetöcüler alemde yakalandı!'.
 
Bu başlık üzerine benim de akılıma en azından kadın oynatıyorlardır, yanlarında şehvet kadınları vardır diye geldi.
 
'Yakalandı!' sözcüğünün de anlatmak istediği gibi 'Alem yapmak' bizde kötü bir anlama sahiptir; bu yüzden sigara, içki içilen, baylı(erkekli) bayanlı(kadınlı) göbek atılan düğünlere bile alem denilmez.
 
Haberi, görüntüleri hem yandaş Beyaz Tv'de hem de Atv'de izledim. Görüntülerde ne sigara, içki, uyuşturucu vardı ne dansöz, köçek, kadın ne çalgı ne göbek atmak, oynamak. Yalnızca Urfalı yaşlı türkücü Kazancı Bedih'in bir türküsü çalıyordu ve Fetöcüler de o türküye yalnızca el çırpıp eşlik ediyorlardı.
 
Yani türkü dinleyip el çırpmak alemse bu millet hergün alem yapıyor demektir.
 
Haberdeki görüntülere bakılırsa bu bir hem yalan hem iftiradır.
 
Yandaş medya 17-25 aralıkta dönemin Halk bankası genel müdürünün evinde ayakkabı kutularında bulunan dolarlar için de 'Onlar genel müdürün değil, Fetöcü polisler oraya koydu' demişti ancak birkaç ay sonra o dolarlar faiziyle birlikte o genel müdüre iade edilmişti; peki hani o dolarla o genel müdürün değildi, öyleyse neden ona geri verildi?
 
Yani haber yapacaksan dürüst haber yap; düşmanını bile eleştireceksen adil ol, dürüst ol.
 
Bu durum bence ham yalan hem iftira hem de toplumu yanıltıcı biçimde haber vermek. Bunlar yandaşlığa yakışsa da ne bu ülkeye yakışır ne üniversite diplomasına ne insanlığa ne dine ne felsefeye ne bilime.
 
Otur masa başına; ona yalan yaz, buna iftira yaz, oh ne güzel medyacılık.
 
Bir insan adil, dürüst olamayacaksa ne üniversiteye gitmeli ne konuşmalı ne yazmalı.
 
İşte bu yüzden hep diyorum: Köle ol ancak asla yandaş olma çünkü yandaşlık nefstir ve nefs gibi önce akılı alır sonra herşeyi. Yahu yasal bir insan için, güvenilmez olmak kadar kötü birşey var mı. Ve karşımızda güvenilmez bir medya var.
 
Hem yalan hem iftira; sonra da dinden imandan, İslamiyet'ten Müslümanlıktan söz etmek he? Bunlar dini, imanı; İslamiyet'i, Müslümanlığı ne sanıyorlarki; yalan söylemek, iftira atmak, iktidar yandaşlığı yapmak mı acaba?
 
Adil olmayacaksan, dürüst olmayacaksan, güvenilir olmayacaksan; felsefe, bilim, medya, insanlık, demokrasi, üniversite diploması ve din adına neyin kalırki.
 
Yandaşlık, yalancılık ve iftira da; dürüst, güvenilir, adil olmamak da Fetö kadar rezilliktir, kepazeliktir, utançtır, İslam'a aykırıdır, dine aykırıdır.
 
Yani cinsdaş kişilerle Nil nehirinde tekne ile gezip türkü dinleyip el çırpmanın nesi alem?
 
Suçlulara bile adil, dürüst, insanca davranmak zorundasınız; felsefe, bilim, din, insanlık, medenilik bunu gerektirir.
 
Yani düşmanlarına nasıl davranıyorsan öylesin. İnsan ya nefste ya düşmanında belli olur.
 
 
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 4.12.17/04.41
 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GELECEĞİN TEMEL SAVAŞIMLARI SAVIM Felsefe 27.03.2020
TÜRKLÜĞE YA DA AHLAKA AYKIRI OTELLERDEN TÜRK BAYRAĞI KALDIRILSIN Felsefe 26.03.2020
SABANCI ÜNİVERSİTESİ İNCELEMEM Felsefe 25.03.2020
ŞİRKETLERİNİZE TÜKÜREYİM Şiir 24.03.2020
AŞIK DEĞİL AİLE OLMALI İNSAN Şiir 23.03.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Televizyonlar ve Toplumsal Gelişmeler Felsefe 01.03.2020
PİŞMANLIK Felsefe 31.12.2019
Karma yasası Felsefe 09.12.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.