AKP'NİN VE AHMET HAKAN'IN TUHAFLIĞI

Türkiye'de bir komedi oynanmaktadır ve bunu oynayan da futbol mantığı ve barbarlık kültürü ile 15 yıldır Akp'dir yani futboldaki gibi her türlü ayak oyununu yap, gol yiyince de cazgırlık yapıp yağ gibi üste çıkmaya çalış. Şimdi bu komediyi basitçe gözler önüne sereceğim.

Akp başa geldiğinden bu yana felsefe, bilim, dini tanımlayan Din hadisileri, adındaki adalet ve kalkınma ile mi anıldı yoksa hep para yani maddiyat ile mi? İnsan ne ile anılırsa odur. Ben zengin olup zengin olarak anılmaktansa fakir bir bilge olup bilge olarak anılmayı yeğlerim. Su testisinin yolu su yoludur. Akp maddiyat kültürü olduğu için maddiyatla anılması şaşırtıcı ya da tuhaf değildir.

Akp iktidarı felsefel açıdan bilimsel ya da nitel bir iktidar değil bilimdışı yani nicel bir iktidardır, nicel bir kitledir; bu yüzden de hep konuştuğu aldığı oy oranı, ekonomi verileri gibi sayılar oldu; yani hem kendisini hem başarıyı sayılarda yani nicelikte gördü ve gösterdi ki kapitalist zihniyetin başka bir dünyası da, seçeneği de yoktur zaten; evrime karşı olanlar yalnızca nicelik içinde kalmaya esirdirler.

Nicel zeka, nicel akıl, nicel mantık mutlaka tutarsızlıklar, fırıldaklıklar, mantıksızlıklar gösterir; diktatörlükleri yıkan gerçekte kendilerindeki nicel mantık, yıkanlardaki nitel mantıktır; bu yüzden, yıkanlar yıkılanlardan hep hesap sorarlar.

Bakın şimdi:
1- Reza Zarrab 17-25 aralıkta hapise girince Akp iktidarı onu kurtarmadı mı ve bir de övünçle, onurla, gururla? Dedi ki 'O masumdur, onu Fetöcüler içeri attı, ona Fetöcüler kumpas düzenledi ve Sabah, Atv gibi yandaş medya olmak üzere tümü o zamanlar Zarrabçı idiler. Zarrab o zamanlar ne demişti, medyaya göre: 'Beni dışarı çıkarmazsanız konuşurum' demiş. Yani Zarrab iktidardan yana olunca Fetö'cü değil ve iyi, güzel insan ki o zamanlar onu ekonomi kahramanı, milli kahraman gibi bile göstermişlerdi; neymiş efendim, Türkiye'nin ihracatının %20'sini mi tek başına o yapıyormuş, falan filan. Yani sizden yana olunca Fetö'cü değil ancak size karşı olunca Fetö'cü öyle mi? 
2- Şimdi Zarrab Abd'de Akp iktidarı aleyhine konuşmaya başlayınca tuhaf ki Zarrab birden düşman oldu, Fetö'cü oldu.
3- Zarrab Abd'de sanık olarak yargılanırken Akp iktidarı onu savunuyordu ve Amerikan mahkemesine, yargısına, savcısına, yargıcına muhalif şeyler söylüyordu, Amerikan yargısını küçük düşürmeye çalışıyordu ancak Zarrab sanık değil tanık olunca bu kez Zarrab'a saldırılıyor ve bu kez de Zarrab'ın tanıklığı küçük düşürülmeye çalışılıyor.
4- Zarrab'ın 17-25 aralıkta el koyulan parası faiziyle geri verildi ancak aynı iktidar bu kez kendisi Zarrab'ın ve yakınlarının mal varlıklarına el koydu. Peki Zarrab'ın söyledikleri doğru değilse üstelik de yakınlarının bile mal varlıklarına neden el koyuldu?

5- Dün Zarrab'a vatandaşlık verenler bugün onu vatandaşlıktan çıkarmaya çalışıyorlar çünkü dün onların yanında bugün ise onların karşısında.

Yani neresinde bunun mantık, tutarlılık, dürüstlük?

Ben yargıç olsaydım, karar için şöyle düşünürdüm: En çok yalan söyleyen, en çok tutarsızlık gösteren kişi suçludur.

Ahmet Hakan gazeteci mi? Bence bilimsel, gerçekçi, üniversite mezunuluğuna yakışır bir  gazeteciye benzemiyor, mesleği gazetecilik olarak gösterilse de. Zaten imamhatip lisesi ve ilahiyat fakültesi mezunu imiş yani felsefe, bilim, bilimsellik, bilimsel mantık öğretilmeyen yerler. Bence Ahmet Hakan olsa olsa lise düzeyinde bir gazeteci, bilimsel gazeteciliğe göre. Bu yüzden Reza Zarrab konusunda 1.12.2017 tarihinde Kanal D'de şöyle bir haber yapmış ya da yapılıp önüne verilmiş: Reza Zarrab Türkiye'de iken 'Ambargoyu delmedim, kara para aklamadım, rüşvet vermedim' demiş de Abd'deki mahkemede 'Ambargoyu deldim, kara para akladım, rüşvet verdim' demiş ve Ahmet Hakan bir liseli gibi bunları çelişki görüp haber yapmış. Bunu ancak lise mantığı yapabilir. Yahu kardeşim; herif Türkiye'de iken, Türkiye'de işleri tıkırında iken hiç iktidar aleyhine konuşur mu? Türkiye'de öyle demesi, Abd'de yanlış söylediğini göstermez. Demek imamhatip kafası ile, ilahiyat kafası ile gazetecilik bu kadar oluyormuş.

Reza Zarrab'ın ve yakınlarının Türkiye'deki mal varlıklarına el koyulması Zarrab'ın söylediklerinin doğru olduğu yönünü daha da güçlendirmiş durumda. Yahu siz değil miydiniz bu herifin 17-25 aralıkta el koyulan dolarlarını kurtaran? İşte nicel zeka, nicel akıl, nicel mantık bunları düşünemez çünkü hep 'Ben yaptım oldu'cudurlar.

Benim düşüncem şu ki Abd her ne kadar kendi dışında yanlış yapsa da kendi içinde yanlış yapmaz ki başkan Trumph'ın bile neredeyse yargı önüne çıkarılması durumu bile oluştu idi ya da oluştu.

Gerçek ki Zarrab Türkiye'de Akp ve yandaşı medya başta olmak üzere birçok şeyin sonunun başlangıcı olacak durumda. Ve Ahmet Hakan bu haberi ile de bence artık 'Gazeteciyim' dememelidir.

Türkiye böyle tutarsızlıkla, mantıksızlıkla, kabile devleti kafasıyla yönetilecek bir ülke değildir. Bunlar ancak kabile devletinde olur.

Yani Zarrab davası gerçekte Abd-Türkiye arasında değil Abd-Akp arasındadır. Yani Zarrab davası milli bir dava değildir, Akp'nin kendi şahsi işidir, ektiğini biçmektedir. Yok bunun arkasında Kürdistan kurmak hayali varmış da falan filan, bunlar boş laflar.

Dün Fethullah'a kol kanat gerenler bugün ona karşılar; dün Zarrab'a kol kanat gerenler bugün ona karşılar; bunlar böyle işte çünkü nicel mantık yalnızca kendi çıkarlarını düşünebilir ve bilimsel düşünemez.

Evet Zarrab ile olmakta olan şey Türkiye'de nicel zekanın, nicel akılın, nicel mantığın iktidarının çöküşünden başka şey değildir ve üstelik bunu yapan da yine nicel zeka, nicel akıl, nicel mantıktır; su testisinin su yolunda kırılmasından başka şey değildir; 'Bir musibet bin nasihattan iyidir'den başka şey değildir; 'Çekirge bir zıplar, iki zıplar'dan başka şey değildir; Bop'çuların boplanmasından başka şey değildir; ve Akp'nin gitmesi hem Türkiye'nin hem İslam dünyasının hem insanlığın çok büyük yararınadır.

Evet tuhaf bir durum: Dün 17-25 aralıkta Zarrab'a yapılana kumpas diyenler bugün Zarrab'a kumpas demektedirler. Siyaset bu kadar cahil, tutarsız, mantıksız, keyfi, gülünç olabilir de bilim bu duruma ancak güler.

Evet doğa da olmasa da tarite boşluklar vardır: Cehalet içlerine düşsün diye.

Evet Atatürk demişti zaten: Geldikleri gibi giderler.

Evet Abd'yle gelen Abd'yle gider.


Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 1.12.17/23.37


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BÖYLE SÖYLEDİ DİN- 20 Şiir 19.09.2018
AKP TRENİ Şiir 18.09.2018
DÜĞMELİ MÜSLÜMANLAR Şiir 17.09.2018
ÖLDÜRME ÇAĞI Şiir 16.09.2018
AKP'Yİ KADERİ Mİ VURACAK? Felsefe 15.09.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ağustos ayında yapmadıklarım Felsefe 30.08.2018
Umutsuz kaybedişler Felsefe 11.08.2018
PEŞİNDE OLDUĞUMUZ Felsefe 29.07.2018
Dualar Neden Kabul Olmaz? Felsefe 02.06.2018
KURANDA MEHDİYET Felsefe 26.04.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.