BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 81

Halkın oy kullanmasından bilimin oy kullanmasına
Siyasetçinin yönetiminden bilimin yönetimine
Halkın iradesinden bilimselliğin iradesine geçmeli demokrasi
Hükümdar yargıçtan bilimci ve
Vatandaş yargıça geçmeli hukuk, adalet, yargı, mahkemeler
Ve mahkemede yargıç da, savcı da vatandaş da aynı seviyede olmalı
En yüksekte yalnızca bilim
Yargıçı(Yargıcı) yukarıya oturtmakla olmaz gerçek, doğru, iyi adalet
Binlerce yıl yükseklerde oturmuş hükümdarlar gibi
Ve elinde hükümdar kılıç, gözleri hükümdarlar gibi bağlı
Ve hükümdarlar gibi şehvetli bir adalet ile temsiil edilen adalet
Değil bilim, bilimci, ve bilimsel
Nedir bu hem 'Gözlerim bağlı, hem de herşeyi doğru, iyi bilirim' diyen
Bilimdışı adalet
Bilimin gözleri, kulakları kapalı olmaz
Ve bilimde bilimle olur adalet
Ve cehalet ve nefs içinde ise
Elli üniversite bitirse bile ne olur adalet
Ya da adalet cehalet ve nefs içinde ise gözleri kulakları bağlı olsa ne olur, açık olsa
Unutmuşsunuz adaletin gözleri ve kulakları yanında burununu kapatmayı
Korkun ey hükümdarlar, ey diktatörler, ey zalimler belli olmaz 
Belki koklaya koklaya bulabilir gerçeği, doğruyu,
Ey ilahlara inananlar
Size derim ki
İlahınız bu lağım farelerini, akrepleri, çiyanları, yılanları, domuzları
Bitleri, pireleri, keneleri yaratacak kadar zevksiz mi
Ya da ilahınız bu güzel çiçekleri, bu güzel değerli taşları
Bu güzel gökkuşaklarını, bu güzel renkleri
Bu güzel kokuları, bu güzel doğayı yaratacak kadar zevkli ise
İçi bağırsak, bok, iğrenç, pis şeyler dolu olan
Sizleri yaratacak kadar zevksiz mi
Kuşkusuz ki din körü körüne inanmak
Körü körüne boyun eğmek, körü körüne itaat değil
Bilimdir, akıldır, mantıktır, düşünmektir, kıyastır
Karşılaştırmadır, fark etmektir, örneklemedir,
Ne yabancı, nefs ve vahşet hayranı şu Osmanlıcılar
Arablarınkine hazret, Yahudilerinkine hazret
Hıristiyanlarınkine(Hristiyanlarınkine) aziz, azize
Taht için öz annelerini, öz babalarını, kundaklarındaki, bebek kardeşlerini
Öz torunlarını, eşlerini öldürtmüş
Karılarından başka bir de çocuk yaşta yüzlerce kapatması olan
Osmanlı'ya sultan, han, hazret diyen
Ve evrensel sayın, savrensel saygın, evrensel dahi, evrensel kahraman
Mustafa Kemal Atatürk'e düşman olan, hakaret eden, saldıran
Kuşkusuz ki ilahları olsaydı onlara biraz akıl mantık, vicdan, merhamet
Nefssizlik, dürüstlük, adillik verirdi
Kuşkusuz ki Osmanlıclık da, Atatürk düşmanlığı da
Giderilmesi ve tedavisi zorunlu bir akıl-ruh hastalığıdır
Ve demokraside de, Türkiye'de de, insanlıkta da
Bilimde de, dinde de yeri yoktur
Kuşkuzu ki cehalette, nefste ve vahşette yeri olanların
Felsefede, bilimde, dinde de yeri yoktur
Çünkü dini tanımlayan, açıklayan, öğreten Din hadisileri der ki
'Din bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, nefssizliktir, medeniliktir',
İşinize gelen herşeyi sıkça yapıyorsunuz
Ve sık sık doktora da gidin, sık sık kitap da okuyun
Çünkü öldükten sonra bunları da yapamıyorsunuz,
Ve sen ey pısikoloji(psikoloji, ruh bilimi', sen ey sözümona bilim
Ne işin var ilahlarla, bilimdışı şeylerle eğer bilim, bilim, bilimcilik, bilimsellik isen
Bak içini doldurdu hem bilimdışı şeylere inanan sözde bilimciler, sözde akademisyenler
Hem de akıldışı ve ahlakdışı
Nasıl dersin bilimdışı, ahlakdışı, bedene esir, nefse esir, cehalet içindeki insanlara
Normal, sağlıklı diye
Sana kalsa insanların üzerilerine atom bombaları atanlar
Diktatörler, demokrasi düşmanları, falcılar, büyücüler, üfürükçüler bile normal
Kapanmışsın ağınının derinliklerine saklanmış
Yalnızca önüne geleni yiyen bir örümcek gibi
Oysa bir hükümdar gibi taht kurduğun dünyayı bok götürüyor da
Kılın bile kıpırdamıyor, gıkın bile çıkmıyor
Bu nasıl normallik, sağlıklılık, bilimsellik
Önce sen normal, sağlıklı ol ey pısikoloji
Hükümdarlar ve diktatörler sadaka kutuna beş on atarlarken,
İnsanları kaşıyacağına ey artık sen bir de kendini kaşı
Gerçek ki dünyada 21. yüzyılda bile hala bilim düzeni değil hükümdar düzeni
Bakın koskoca, burunu(burnu) büyük, burunu havada, kendini bilimsellik
Kendini medenilik sanan Avrupa'da bile
Ortaçağ'daki gibi kırallar(krallar), kıraliçeler(kraliçeler),
Azla yetinmeyi öğren
Çok da az gelir cehalete ve nefse
Dünya yalan ise azı da birdir çoğu da
Dünyaya çok asılma, daha çoğu varmış gibi
Anla, bil, öğren
Dünya ne kadar, o kadar
Bence bu dünyadan, bu demokrasiden, bu siyasetçilerden medet, çözüm, umut
Beklemektense
Felsefe, bilim ve Din hadisileri içinde bir din beklemek daha medet, daha çözüm, daha umut
Yoksa binlerce yıldır tırnağını bile pislikten kurtaramamış ey insanlık
Sen bir de ruhunu ve dünyayı kurtarmayı tümden unut
Öğrenin artık din sizin köleler olmanızı değil
Düşünür, alim, alime, bilge, dinder(peygamber) olmanızı istiyor
Ve kendi halinizde ve kendi içinizde
Yoksa dinin sizle, sizin dinle işiniz olmaz
Ve din diye sonunda ya çıplakların içine ya terörcülerin içine karışırsınız,
Atatürk dedi ki 'Önce bilim'
Bu şu da demektir 'Önce ahlak'
Ve Atatürk dedi ki 'Ben bilimle çelişirsem beni değil bilimi dinleyin'
Bu şu da demektir 'Ben ahlakla çelişirsem beni değil ahlakı dinleyin'
İşte Atatürk'ün 'Ben sıporcunun da ahlaklısını severim' sözünün anlamı budur
Tıpkı dini tanımlayan Din hadisileri'nin 'Din bilimdir ve ahlaktır
Bilim ve ahlak olmayan yerde din de olmaz' sözü gibi
Ve bakın bakalım bilim ve ahlak içinde misiniz
Bir yandan Atatürk bir yandan da din derken
Tarih ya da dünya gülebilse
Çatlardı size gülerken
Bence siz mehdi, kıyamet falan beklemeyin
Bence siz din bekleyin, dini bekleyin
Ve bilimdışı inançlarınıza asla din demeyin
Görmüyor musunuz 21. yüzyılda bile yeni hükümdarlarınız
Bilim ve Din hadisileri değil siyasetçiler, sultanlar, kırallar, kıraliçeler
Ve adaletin elinde bile kesen biçen, kan akıtan kılıç
Gözlerini, kulaklarını ne ile bağladınız
Gözlerine mikroskop, kulaklarına radar takmak yerine
Hükümdar bezi ile mi
Ancak bakın burununu açık unutmuşsunuz
Oraya da iki tıkaç lütfen
İsterseniz Adalet heykeli olarak Devekuşu daha uygun
Ancak kafası toprağa gömülü
Bakın bakalım dünyaya yargıçlar, pısikoloji bilimcileri, siyasetçiler
Demokrasi ve laiklik
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne mi uyuyorlar
Yoksa iç giyimden makyaja modaya mı
Tıpkı hükümdarlar gibi
Bakın siyasetçileriniz 
Ve bilimcileriniz, akademisyenleriniz, öğretmenleriniz, öğrencileriniz, hukukçularınız bile 
Düşünür, alim, alime, bilge yerine ne çok benziyorlar mankene
Belki yeni hükümdarlarınız her türlü utanmazlığa 
Ve her türlü yozluğa, bilimdışılığa, akıldışılığa, ahlakdışılığa soyunmuş moda ve modacılardır
Yine felsefe, bilim ve Din hadisileri yerine
Üniversiteye giderken çevremde yüzlerce üniversite öğrencisi vardı
Üniversite bitti, baktım tek bir düşünür, alim, alime, bilge bile yok
Baktım tümü de ya para ya makam, mevki, kendi nefsini
Kendi kıçını kurtarmak peşinde imiş
Yalnızlığımı ve ülkemin yalnızlığımı 
Ve insanlığın çaresizliğini işte bunu anladığım zaman
Ve kanım donar gibi anladım
Kuşkusuz ki kıralın şapkasına selam vermek de kıralın hukukuna
Yani var olan, bilimsel olmayan, siyasi hukuka uygunluktu
Ve kıralın şapkasına selam vermeyni cezalandırmak da kıralın hukukuna 
Yani var olan, bilimsel olmayan, siyasi hukuka uygunluktu
Ah lanet olsun şu bilime, akıla, mantığa, ahlaka ve vicdana uygun olmayan uygunluklara
Toplumların ve insanlığın başını onlar yiyor zaten
Ne mutlu böyle bir dünyaya felsefeyle, bilimle, Din hadisileri ile uygun olmamaya
Ve laf başı gelince ne de güzel övüyorsunuz
Hükümdara 'Gölge etme başka şey istemem' diyen
Fıçıdaki Diyojen'e
Acaba pısikoloji ona deli raporu mu verir yoksa akıllı raporu mu
Öyleyse neden azlıkta pısikolojinin elinde deli raporu azlığı
Ve hukuklar, yasalar neden Diyojen'lere değil de
Hiçbirşeyden anlamayan
Ya da düzen savunucusu
Felsefe, bilimsellik ve Din hadisileri ile ilgisiz alakasız
Hükümdarlara ve siyasetçi denilen yeni hükümdarlara sorulur
Niye yüksekte yargıçlar vatandaştan, toplumdan
Herkesten yüksekteki Jesus'un çarmıhının yanında eşkiya çarmıhı da yok muydu
Neyin yükseliği bu
Felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin mi
Yoksa hükümdarların ve yeni hükümdarlar siyasetçilerin 
Tahtlarının yüksekliği mi
Suç diyor gibi yargıça, hukuka, kanuna, devlete sanki
'Hükümdarları yargılamadan ve vatandaşın seviyesinde oturmadan
Beni yargılayamazsın' .

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 26.11.17/15.41


Başlık Kategori Yayın Tarihi
YANDAŞ MEDYANIN DUDAK UÇUKLATAN KEPAZELİĞİ Evrensel 19.06.2018
BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 91 Şiir 18.06.2018
BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 90 Şiir 17.06.2018
ZALİM Şiir 16.06.2018
TÜRKİYE'DE TUHAF BİR SAVCILIK MI VAR? Felsefe 15.06.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
serbest şiir Şiir 19.06.2018
Çılgın Topuk Şiir 05.06.2018
Âma Şiir 30.05.2018
yalnızlık vehbi Şiir 28.05.2018
Kudüs Şiir 28.05.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.