KİRLİ OYUNLAR (RADİKAL İSLAMCILIK, DAEŞ VE IRKÇILIK)

Bugün ki yazım da ülkemizde son günlerde artan,Radikal İslamcılık,Deizm,Irkçılık gibi kavramlardan bahsedeceğim.Daeş'in son Mısır saldırısında amacı neydi ? Türkiye'den Daeş'e katılmalar hangi boyutlarda.Ülkemizde farkında olunmadan malesef Daeş'e hizmet ediliyor.Radikal İslamcılık adına yapılan söylemlerin ülkemize ciddi zararları var.Son olarak da televizyon da bir yorumcunun boşnaklar ile ilgili yapmış olduğu yorum kime hizmet ediyor ?.Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

 

Ülkemizde artan Radikal İslamcılık ve Irkçılık..İlk olarak Radikal İslamcılığın anlamını bilmek gerekir.Radikal İslamcılık ; İbadeti sloganlaştırmak,siyasallaştırmak, dinin fanatizmini yaratıp fanatik tavırlar sergilemek,siyasi ve nefsi egolara alet etmek demektir.İşte bu tanım tamamen Daeş terör örgütüne uyan bir tanımdır.Ancak bu tanımın uyması demek de Daeş'in İslam adına kurulmuş bir örgüt olduğu anlamına da gelmez.Daeş Amerika tarafından kurulmuş ve tüm dünyanın İslamdan soğumasına katkı sağlamak amacına hizmet eden bir terör örgütüdür.Malesef ülkemizde de bir çok kişi isteyerek veya istemeyerek bu amaca hizmet ediyorlar.Bir çok kişi Daeş terör örgütünün,Abd ve özellikle Cia tarafından kurulmuş olan bir örgüt olduğunu söylüyor.Bende aynı kanaatteyim.Zira Rusya,Türkiye,İran gibi ülkeler ne zaman bu terör örgütüne saldırı yapsa,bakıyoruz ki Abd'den hemen bir açıklama geliyor.Hatta bu konuda çok çeşitli iddialar bulunmaktadır.IŞİD militanlarının Rusya ve Suriye ordusunun hedefi olmaması için ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri savaşçıları gibi giydirildiği söyleniyor...Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mısır saldırısı sonrası Abd başkanı Trump ile görüşmesi tesadüf değil.Ancak sayın Cumhurbaşkanı'nın Abd'ye yakın olması,Işıd ve İsrail'in bölgede güçlenmesi demek olacaktır.Aynı zaman da Rusya'ya yakın olması ise,İran'ın bölgede güçlenmesi demek olacaktır ki,Rusya'nın bölgede ''Büyük İran'' projesi olduğunu söylüyorum.O yüzden denge politikası şart..

Türkiye'de son yıllarda daha da artan Radikal İslamcılığın ise,küresel güçlerin işine geldiği ve hatta Daeş'in işine geldiğini görebiliriz.Yukarıda Radikal İslamcılığın tanımını yapmıştım.Peki ülkede radikal islamcılığın arttığını nasıl görebiliyoruz ?.''Hakimiyet kayıtsız şartsız Allahındır''.İşte bu söz hem Daeş'in hem de bizi din kisvesi altında bölmek isteyenlerin işine gelir.Örneğin batı bölgesinde geçenlerde deprem oldu.Ne dediler bazı çevreler '' Allah nerede deprem yapacağını biliyor,çok azmışlardı iyi oldu ''.Örneğin,devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e edilen hakaretler,annesine edilen hakaretler,Meb Müfredat değişikliği,Atatürk'ün maneviyatına ve heykellerine saldırılar.Sen Cuma'ya gitmiyorsun sen dinsizmisin ? demek dahi Daeş'in ve dahi bizi din kisvesi altında bölmek isteyen küresel,emperyalist çevrenin işine gelmektedir.Malesef ki artan bu Radikalizm,Emperyalistlerin işine gelmekle beraber,bu zümrenin çoğalması son 15 yılda artış göstermiştir.Öteki tarafta ise,Deizm,Ateizm ve Panteizm inancında olanlar başlıyorlar,Peygamberimize hakaret etmeye.Bu söylemlerde aynı şekilde küresel çevrelerin işine gelmektedir.Ancak şükür ki,bu radikal İslamcı zümre azınlıkta kalmaktadır.Ülke de ''Ulusalcılık'' trendi yükseliştedir.Hep azınlıktasınız ve öyle de kalacaksınız.Siz dini sadece Atatürk'e hakaret ve küfür etmek için kullanan,dini siyasete alet eden,insanı bir anda kâfir ilan edebilen,İnsanların temiz dini duygularını istismar eden,sahte dindarlarsınız.Bu ülke'nin samimi dindarları,Muhafazakarlar,Milli Görüşçüler ve Ulusalcılardır..Ülkemizden Daeş terör örgütüne katılmalar her geçen yıl azalsa da,katılanların genelde bu zihniyetten olduklarını görebiliyoruz..

Peki bu söylemlerin oluşmasında Televizyonlarda,Gazetelerde,Basın da,Yayın da çalışan,yorumcuların,alimlerin,yazarların,din adamlarının hiç mi katkısı yok.İşte bu kişiler Türkiye'yi bölmek isteyen bu Emperyal çevreye hizmet eden şahıslardır.Örneğin,Hz Aişe ile ilgili yıllarca ''Peygamberimiz ile Hz Aişe 6 yaşında evlendiler,9 yaşında evlendiler'' yalanları atıldı.Yıllarca ne Türkiye'den ne de dünyadan bir tane İslam alimi bunu yalanlamadı.İşte bunun gibi bir çok örnek ülkedeki deizm'i arttırmıştır.Hatta Buhari hadislerine dayandırdılar.Hindistan doğumlu Prof. Dr. Muhammed Hamidullah ise,Hz Aişe'nin Peygamberimiz ile evlendiği zaman 15-18 yaş aralığında olduğunu ispatladı.

Yıllarca bu ülkede Osmanlı bir şeriat devletiydi yalanı atıldı.Hâlâ bazı çevreler buna inanmakta.İşte bu yalana inananlar ise ülkede radikal İslamcılığın artmasına vesile olmuşlardır.Osmanlı kesinlikle Ilımlı İslam devletiydi.Zira Şeriat devletinde,İçki,kumar,zina kesinlikle yasak olup,yapanlar hakkında çok ciddi yaptırımlar uygulanır.Hatta Recm cezası vardır.Ancak Osmanlı tarihinde Recm cezası sadece 1 kez tatbik edilmiştir.Padişah Avcı Mehmet zamanında yaşandı.Kararı ise Rumeli kazaskeri Beyazizade Ahmet Efendi vermişti.Kadın recm edilirken,erkeğin boynu vuruldu.Sultanahmet meydanına çukur kazıldı ve ceza tatbik edildi.Daha sonra tüm Osmanlı mülkünde büyük tepkiler ve protestolar oldu.Binlerce insan sokaklarda eylemler yaptılar.Padişah 3.Ahmed ise recm eden bir kadınla ilgili “Fazla üzerlerine gitmeyin; tenbih edip korkuttuktan sonra bırakın” buyurmuşlardır.Ha keza el ve kol kesimleri de pek az yaşanmıştır.Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni dönemi başta olmak üzere çoğu dönem de her ırktan insan,her dinden insan Osmanlı topraklarında özgürce yaşama şansına eriştiler.Yavuz Sultan Selim ve 2.Abdülhamit başta olmak üzere bir kısım padişah zamanında da bu kural çiğnenmiş,Osmanlı baskıcı otoriter bir rejimin esiri olmuştur.Osmanlı zamanında bir çok kadı,İslami kuralların uygulanmasını vicdani esaslarla bağlamıştır.Yani herşeyin başı vicdani sorumluluk ve samimi müslümanlıktı.Kanuni zamanında yaşamış Şeyhülİslamlardan Ebu Suud efendi ''Biz sadece dini esaslara göre hüküm etseydik,kanunları bilen herkes kadı olurdu.Biz bu yasaları vicdan terazisinden geçirir,öyle karar veririz'' demiş ve Osmanlı'nın Şeriat ile yönetilmediğini açıkça belirtmiştir.

Daha bu örnekleri çoğaltabiliriz.İşte bu yanlış bilgilendirmeler bile insanlarımızı bu karanlığa,yani radikalizm'e itmektedir.Suudi Arabistan başta olmak üzere bir çok İslam ülkesi kademeli bir şekilde,önce Ilımlı İslam'a ardından ise Laik sisteme geçecektir.Önce Ergenekon ile başladılar.Ülkede Kemalistleri ve Dindarları birbirine düşürmek istediler.Daha sonra şike sürecinde Türkiye'nin en büyük camialarından birini yıpratmak süretiyle bu oyuna devam ettiler.Fenerbahçe ve diğerleri diyerek toplumu kutuplaştırmak istediler.Akabinde 15 Temmuz sürecinde Laik-Anti Laik çatışması ve ardından Referandum sürecinde ise Hayır'a oy verenleri dinsiz göstermek suretiyle yine ülkeyi bölme gayretine girdiler.En son ise ırksal ayırım yapma noktasındalar.Çünkü hiç birinden netice alamadılar ve alamayacaklar.

Rasim Ozan Kütahyalı..Şu anda hükümete yakın olan bir çok kişi gibi,o da zamanında bu örgütün bir piyon gibi kullandığı kişiler arasındaydı.Öyle ki ,fetönün bankası olan Bank Asya fonundan yalı bile almıştır.Yapmış olduğu yorum ''Kusturmalı boşnak saksosu'' yorumu tabii ki kınanacak ve dahi affedilmeyecek bir sözdür.Ancak bu sözü bilerek kasten,isteyerek söylediği kanısında değilim.Böyle bir sözü isteyerek,kasten söylemek için gerizekalı olmak gerekir.Ancak her ne olursa olsun,bu söz söylenmiş ve işte bu sözde malesef o küresel çevre dediğim dış güçlere yaramıştır.Ancak sayın Cumhurbaşkanı'nın bu sözlerde hiç mi payı yoktur.Beyaz Tv Melih Gökçek ve hükümete bağlı bir kanal.Tıpkı A haber gibi.Sayın Erdoğan'ı herkes kandırdı.İsrail kandırdı,Fetö kandırdı,Amerika kandırdı,Daeş kandırdı,Putin kandırdı,Mursi kandırdı,Reza kandırdı herkes kandırdı.Anlaşılan Rasim Ozan Kütahyalı da kandırdı.Bence herşeyden önemlisi Akp seçmeni kandırılıyor ancak henüz bunun farkına varabılmış değiller..

Biz bu Radikal İslamcı kesimi 28 Şubat da,Fatih Camiinde ''Yaşasın Şeriat'' diye bağırırken gördük.Biz bu radikal İslamcı kesimi 15 Temmuz sonrası demokrasi nöbetlerinde yeşil bayraklar ve tekbir sesleriyle kutlarken gördük.Bir tane İzmir marşı veya Onuncu yıl marşı veya İstiklal Marşı duymadım.Duyan varsa söylesin.Biz bu kesimi Atatürk'e ve ailesine küfür etmek suretiyle,ülkede gerilimi arttırken görüyoruz.Biz bu kesimi kurtuluş mücadelesinde savaşa geç katıldıklarında görüyoruz.Tıpkı İskilipli gibi,Mustafa Sabri gibi,Şeyh Said gibi zihniyetler ve Radikal İslamcı halk Eskişehir-Kütahya muharebelerinde savaşmamış,Yunan Sakarya'ya girip ordumuz Sakarya'nın doğusuna çekildikten sonra savaşa katılmışlardır.Bu sayede ise Yunan Anadolu'da 3 yıl oturmuştur.İngilizler ise İstanbul'u iki defa işgal edip,5 yıl  boyunca İstanbul'un işgalde kalmasına sebep olmuşlardır.İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk hayatı boyunca dini kullanan bu sahte dindarlar ile mücadele etmiştir.Onun büyüklüğü yıllar sonra daha da iyi anlaşılacaktır bundan hiç şüphem yok..Her zaman söylediğim gibi,Dini bilmeyen Dindarların,Osmanlıyı bilmeyen Osmanlıcıların,Atatürk'ü bilmeyen Atatürkçülerin,Milliyetçilik ile Irkçılığı ayırt edemeyenlerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz.Şahsın ve Irk'ın Milliyetçiliği olmaz.Devletin,Bayrağın,Vatanın Milliyetçiliği olur..

Unutmayalım ki her radikalizm ve özellikle de din radikalizm'i,ülkemizi bölmek isteyen dış güçlere imkan ve olanak sağlamaktadır.Bugünlerde içimizdeki bu zümreye imkan vermemeliyiz.Bu kesim Kemalizm'e hakareti dillerinden düşürmeyen dini sömüren kesimdir.Ak Parti seçmenlerinin içinde bulunan bu %15'lik radikal İslamcı zümre merkeze çekilmelidir.Başka türlü ülkede vatan birliği,devlet birliği,millet birliği,bayrak birliği malesef sağlanamaz..Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

Twitter adresim ; https://twitter.com/Karatoprak_ygt

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; GERÇEK TÜRKİYE

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
MAN ADASI VE KUDÜS Politika 09.12.2017
SANDIK ATATÜRKÇÜLÜĞÜ Politika 16.11.2017
10 KASIM ‘’VE ALEYKÜM SELAM’’ Tarih 09.11.2017
''İYİ PARTİ'' KURULDU AMA.. Politika 26.10.2017
SİYASET GÜNDEMİ VE AKP İSTİFALARI Politika 20.10.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Sistem değişirken ana muhalefet hala konjöktürel muhalefet Politika 10.12.2017
Kudüs'ün İlk Şehidi Politika 09.12.2017
Neden KUDÜS? Politika 09.12.2017
Kudüs Bizimdir Politika 08.12.2017
Fetö Nasıl Biter? Politika 08.12.2017

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Buğra 25.11.2017

Analizler çok güzel olmuş.Radikalizmin Türkiyedeki zararlarına ilişkin bir yazı olarak değerlendiriyorum.Başarılarınızın devamını dilerim.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.