BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 74

Ne mutlu Nasrettin hoca'ya
O, göle maya çalıyormuş
Şimdikiler ise gölü çalıyorlar
Nasrettin hoca mayayı çalmamış
Şimdikiler mayayı da çalıyor,
Özel sektör ya da kapitalizım(kapitalizm) ya da sömürü düzenleri
Yalnızca cehalet ve nefs üzerine değil ahlaksızlık, onursuzluk, gurursuzluk,
Üzerine de kuruludur
Çünkü çalıştırılan insanlar çalıştıran insanlar kadar ya da gibi
Zenginleşmiyorlarsa o iş düzeninde ahlaksızlık, onursuzluk, gurursuzluk vardır
Şöyle düşünün ki ülke ya da dünya çapında ve milyonları ya da milyarları olan bir şirket
Ya da fabrika yalnızca  şirketin ya da fabrikanın sahibi ya da ailesi çalışsın
Başka hiçbir işçi çalışmasın da görelim bakalım
Yine milyonları, milyarları olacak mı
Gerçek ki zenginliği yaratan zenginler değil işçilerdir
Ve bakıyoruz işçiler bir zenginin aylık çerez parası kadar bir paraya çalıştırılmaktalar
Çalışma düzeni, ekonomisi ahlak üzerine kurulu olmayan bir ülkenin, devletin
Kendisi de ahlaklı olmaz çünkü adalet adil olarak paylaşmaktan başlar
Bakın bir tarafta aylık kazancı ancak bir beyaz eşya fiyatına eşit işçiler
Bir yanda da aylık kazancı en az bir eve ya da bir apartmana eşit patronlar
Yıllık kazancı milyonlar, milyarlar olan şirketler
Kuşkusuz ki böyle bir düzen üzerine kurulu devlet de ülke de toplum da 
Ahlaklı olamaz
İşte bu yüzden bu tür ülkeler ahlakdışılıklar ile de doludur
Ve siyasetin temel görevi de bu düzenin sürmesini sağlamak
Halkın akıllanmasını, bilinçlenmesini, uyanmasını, başkaldırmasını
Adillik istemesini önlemektir
Ve siyaset bunun için en başta din, vatan, düşman bahanelerini kullanır
Akılı, mantığı yok edici duygu sömürüsü yapar
Ey yılda milyonlar, milyarlar kazanan şirket
Sende yalnızca patronun çalışsın da görelim bakalım
Yine kazanabilecek misin milyonları, milyarları
Sonra da ahlaktan, adaletten, demokrasiden, dinden söz edin öyle mi
İnsanın iki ayak üzerine kalkması bilimsellik ve adalet için olmalı
Cehalet ve adaletsizlik için değil
İşçiler çalışsın üretsin sonra da 'Benim' de öyle mi
Ve bu kazancın bir de paraya dönüştürüldüğü toplum var
Yani ey işyeri sahibi örneğin Avm sahibi işyerini git ıssız bir dağa ya da ıssız bir çöle aç
Ve yalnızca kendin çalış bakalım yine zengin olabilecek misin
Gerçek ki 21. yüzyılda bile çağlardaki gibi yine adaletsizlik kazanmaktadır
Ve adaletsizliğe ahlak denilemez
İşte bu yüzden sonunda özel sektör ya da kapitalızım da önceli 
Sömürü düzenleri gibi insanlar akıllandıkça, bilinçlendikçe, mantıklıllaştıkça
Vicdanlılaştıkça mutlaka yıkılacaktır
Ve siyasetin görevi bunu önlemektir
Sonra da siyaseti çözüm olarak bilin
Çözümü siyasetten bekleyin
Ciğeri kediye emanet etmek gibi
Dilencilerin zenginliğini görüp 'Madem bu kadar zenginsin neden dileniyorsun?'
Diye soranlar
Patronlara, patroniçelere de sorsanız ya
'Madem bu kadar çok zenginsin neden çalışıyorsun, neden sömürüyorsun hala
Neden hala fabrikanı, şirketini çalışanlarına, halka, millete, vatana 
Terk etmiyorsun?' diye
İşte siyasetin görevi bunun sorulmasını önlemektir
Devletlerin görevi de bu konuda siyasete yardımcı olmaktır
Hukukla, kanunlarla, polisle, orduyla
Bunlar da yetmezse işte o zaman da Hitler
Darbeler, askeri diktatörler ya da sivil diktatörler çağırılır işbaşına
Konu yine hep aynıdır: Vatan, din, düşman
Ve bu sömürüye, bu adaletsizliğe, bu ahlaksızlığa susmaları için 
Patronlardan, şirketlerden devletlere
'Vergi' adı altında devlete 'Sus' payı hep,
Ortalıkta bikini, mayo, sütyen-külot, iç çamaşırı
Cinsel sunumlu giyimli, cinsel tahrikli giyimli dolaşanın 
Utanması olmayanın özel hayatı mı olur
Üstelik bir de bu kişi nasıl 'Özel hayatın dokunulmazlığı'nı savunabilir
Özel hayat içince önce ahlak, edeb, utanmak gerekir,
İmam nikahı ya da İslami nikah ile kolayca gelen bayan(kadın)
Üç 'Boş ol' ile de kolayca gider
Kuşkusuz ki dinde evlilik de bilimseldir, bilim üzerine dayalıdır
Kuşkusuz ki bilimsel olmayan evlilikten yalnızca kişiler değil toplum
Ve tüm insanlık da zarar görür
Ancak cehalet ve nefs olan siyastin umurunda olmaz bunlar,
İnsanlık öyle yanlış, olumsuz, kötü, zararlı, akıldışı, ahlakdışı
İnsanlıkdışı değişti ki dostluk değil düşmanlık arıyor
Birşeylere düşman olmak istiyor artık
Sağcısı da solcusu da, milliyetçisi de komünisti de
Atatürkçüsü de, Osmanlıcısı da
İktidarı da muhalefeti de
Batıcısı da Doğucusu da
Gericisi de ilericisi de
Demokrasicisi de, diktacısı da
Dinlisi de dinsizi de tarihin kendileri ile durduğunu
Kendileri ile donduğunu
Tarihin kendileri olduğunu 
Kendilerinin çözüm olduğunu sanıyorlar
Din hadisileri'ni bilmeyen
Cehalete ve nefse esir olmuş ne acı onlara
Neyi öğrendiler, bildiler ki neyi sonlandırıyorlar
Bilim olarak felsefeyi, bilimsellik olarak bilimi, din olarak Din hadisileri'ni
Dil bilimi olarak Türkçeyi mi biliyorlar
Bilselerdi dünya 21. yüzyılda bile insanlıkdışı, barbar, vahşi, ahlakdışı
İnsanlıkdışı mı olurdu
Kuşkusuz ki kendini bilmek bilmek değildir
Kendini bilmek önder olmak demek değildir
Kuru fasülye yemeğinin güzel olması
Olması gereken mutluluk değildir
Ne yazık ki onlar etli kuru fasülye yemeği yiyip
Mutlu olan insanlar gibiler de bilmiyorlar
Bilmeliler ki nefsin olduğu yerde felsefe de bilim de din de
Çözüm de yoktur,
Artık üniversite okumak onur, gurur değil
Çünkü felsefe, bilimsellik, vatan, insanlık, demokrasi, ahlak üzerine kurulu değil
Genelde cehalet ve nefs, özelde ise düzene yandaşlık
Siyasi iktidara yandaşlık, akıldışılık, bilimdışılık, moda, çıplaklık ve seks üzerine kurulu
Tıpkı din eğitiminin dini tanımlayan Din hadisileri üzerine değil
Din hadisileri karşıtlığı, Arabçılık, Osmanlıcılık
Ve siyasi iktidar yandaşlığı üzerine kurulu olması gibi
Daha düne kadar Şiir İran dışında
Şii olmayan tüm İslam ülkeleri 
Siyasetçiler ve patronlar, şirketler öyle istedi diye Abd yandaşı değil miydi
Oysa sayın, saygın, dahi ve kahraman Atatürk
Bağımsız, özgür, tarafsız, barışsever, adil bir ülke kurmuştu
Ne yazık ki ortalık kendini Din hadisileri'nden 
Ve Atatürk'ten büyük sananlarla dolmuş
Çünkü Batı öyle istemişti
Kitap okumayan bir siyasetçi
Bilimdışı şeylere inanan bir siyasetçi Atatürk'ten söz ediyorsa
Bilin ki dili Atatürkçü olsa da ruhu Atatürkçü değildir
Ve getireceği dünya da Atatürkçü olmayacaktır
Çünkü cehalete ya da nefse yenilenler insanca olmak konusunda asla doğruyu bulamazlar
Çünkü nefs suyun yolunu değiştiren bir kapak, anahtar gibidir
Yani su doğru da olsa nefs varsa yolu değişir
Ve ne olduğun kadar nereye gittiğin de önemlidir
Adına bikini, mayo denilip sütyen-külot ortalıkta dolaşılan yerde
Zaten herşeye nefs egemen olmuştur
Ve nefs önce akılı, sonra ahlakı alır
Ve yine ne tuhaf
Hem Atatürk'ün rakısını kötüleyip
Hem de bikinili, mayolu turistler gelsin de para kazansınlar diye
Dua edenler
Ve sonra da Atatürk'ten ya da dinden imandan söz edenler
Bir yandan yaptırdıkları camilerle övünüp
Bir yandan da bikinili, mayolu turistlerle övünenler
Tarihin ağızı(ağzı) yok ki gülsün
Devlet, millet olmak kolay da
Doğru ve iyi devlet ve doğru ve iyi millet olmak zor
Bilim ve din de bunu sağlamak için var zaten
Ancak vatan haritası felsefeye, bilime, ahlaka
Değil de sömürüye, adaletsizliğe, bikiniye, mayoya ve dövize çizilmişse 
Din de Din hadisileri'ne değil de
Arabçılığa, Osmanlıcılığa ve siyasi iktidar yandaşlığına yazılmışsa
Yapacak birşey yok
Artık ya bir Mustafa Kemal beklemelisiniz ya bir peygamber(dinder)
Bakın Batıya meydan okumuş Türkiye 
Araya Osmanlıcılar ve İslamcılar sokulup da nasıl da allem edildi kallem edildi
Batının yörüngesine ve Nato'ya bile sokuldu
Ey Mustafa Kemal ey
Mavi gözlerin şimdi utançtan ve öfkeden kapkara olmuştur
Evet sabah karadan doğar yani geceden
Üstelik de karanın en derininden
Yeter ki yol gösterici felsefe, bilim ve Din hadisileri'ne dayalı din olsun
İşte ancak o zaman dünya ve insanlık insanca olur
Ve sömürü de siyaset de, ahlaksızlık da adaletsizlik de, cehalet de nefs de gider
Birleşsin artık ben, sen, o demeden
Felsefede, bilimde, Din hadisileri'nde
Eller, diller, sözler, istekler, beyinler, ruhlar, gönüller, ülkeler, devletler, milletler
Ve felsefe, bilim, Din hadisileri ile değil de
Siyasetle yönetilen heryere sonunda diktatörlük gelmek zorundadır.

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 19.11.17/08.46

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
DİN HADİSİLERİ Felsefe 21.07.2019
SİYASETÇİ İLE İFTAR OLMAZ SAVIM Felsefe 20.07.2019
RAMAZAN DAVULU İSLAMİYET'E AYKIRI SAVIM Felsefe 19.07.2019
MUTSUZ OL ANCAK MUTSUZLUĞA YENİLME Felsefe 18.07.2019
ÇOCUKLARDAKİ YANLIŞ GENLER SAVIM Felsefe 17.07.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SEZONLUK KÖY Şiir 18.07.2019
Bir Şiir- Dörtlümü yakıyorum çünkü, malım ben Şiir 17.07.2019
MİLLETİN NAMUSU Şiir 14.07.2019
Benim Köyüm - İbrahim Sevindik Şiir 05.06.2019
Kemal'im - İbrahim Sevindik Şiir 04.06.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.