SANDIK ATATÜRKÇÜLÜĞÜ

Her şey Cumhurbaşkanı'nın 10 Kasım söylemi ile başladı.Henüz bazı kesimler bu söylemi sindirebilmiş değiller.Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarını samimi bulmamakla birlikte,doğru bir yolda olduğunu düşünmekteyim.Sinirlenen kesime baktığımızda ''Radikal İslamcılar'' olduğunu görüyoruz.Cumhurbaşkanı bu kesimin bam teline bastı.Akabinde yaşadığımız bir Mustafa Sabri olayı..Gündemin önemli konularından biride Reza Zarrab isimli şahsın iade edilip,edilmemesi.Bugün ki yazım da bu konulara değineceğim.Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

 

Herşey 10 Kasım günü Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları ile başladı..İlk başta dinlediğimiz zaman belki bazı çevrelerin hoşuna bile gitti.Ancak bu ne kadar samimiydi?.15 yıldır ülkede Gazi Mustafa Kemal ve Ulusal değerler ile oynayan ve bu kesime referandum sürecinde ağıza dahi alınmayacak hakaretlerde bulunan iktidar ve mensupları nasıl samimi olabilirler ki !.İki ayyaş sözünden tutunda,Lozan Antlaşmasına kadar ağıza alınmayacak hakaretler yapan bir Cumhurbaşkanı.Neredeyse İsmet Paşa'yı vatana ihanet ile suçlamıştı.Güya ona göre Lozan'da vatan toprakları bırakılmış.Lozan'da asla toprak meselesi konuşulmadığı gibi,Türk tarihinin son 300 yılda imzaladığı en şerefli antlaşmadır.Tam aksine Osmanlı'nın son 300 yılda yapmış olduğu gereksiz harcamaların,sarayların,köşklerin,medreselerin,Camiilerin ve daha bir çok yapı için alınan borçların vadeli olarak Lozan'da ödenmesi sağlanılmıştır.Atatürk heykellerine saldırılar,Yaşa Recep Tayyip Erdoğan çok yaşa deyipte,İzmir Marşına göndermede bulunmalar,Atatürk resimlerini duvarlardan indirmeler hakaretler,tehditler..15 yılın Atatürk bilançosu bu.Bugün de Sabah gazetesinde yazarlık yapan bir meczup,''Yaşa Recep Tayyip Erdoğan Yaşa'' söyleminde bulunmuş.İzmir Marşındaki sözlerin kurtuluş mücadelesini anlattığını ve Mustafa Kemal Atatürk adına yazıldığını,İzzettin Hümayi'nin torunu kendi ağzından belirtmiştir.Hâlâ kafkasya marşı diyerek gerçekler çarpıtılıyor..En son olarak da,Mustafa Sabri denen vatan haininin isminin yeni açılan bir okula verilmesi olayını yaşadık..

Sayın Cumhurbaşkan'nın Atatürk söylemlerinin iki sebebi var.Akp eriyor ve Atatürk'süz gizli 2023 hedefi ifşa oldu..Şu anda seçim olsa Akp'nin alacağı oy en fazla %43 olabilir.Yani yaklaşık 7 Haziran seçimlerinde aldığı oy.2019'a kadar bu oranın daha da düşeceğini ön görüyorum.O sebeple burada bir ''Sandık Atatürkçülüğü'' meselesinden bahsetmek yanlış olmaz.Peki samimi olmamakla beraber,bu Radikal İslamcı zümrenin karşı olmasının altında yatan sebepler neler?.Bu kesim hiç bir zaman benim samimi dindarlar statüsüne almayacağım kesim.Yani dini sadece Mustafa Kemal ve Ulusal değerlere vurmak için kullanan kesimdir.Sözüm ona bu kesim 15 Temmuz'da sokağa çıktık,vatan savunması yaptık diyen bir kesim.Ancak o demokrasi nöbetlerinde hangi rezillikler yaşandı,o nöbetlerin ilk gününe iştirak eden biri olarak kendi gözlerimle gördüm.''Yaşasın Şeriat,Tekbir sesleri,Ak Parti müzikleri,Erdoğan için yazılmış marşlar'' vs vs..Niçin İstiklal Marşı yoktu,Niçin Onuncu Yıl marşı yoktu,Niçin İzmir Marşı veya Mehter Marşı yoktu..Sebep çok açık 15 Temmuz'u siyasi rant için kullandılar.Tıpkı İslamiyet'i sadece Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e vurmak için kullandıkları gibi.. Burada anlıyoruz ki bunların vatan sevgisi yok,bunların olsa olsa Erdoğan sevgisi var.Gazi Mustafa Kemal Atatürk bile ''Ben size hiç bir dogma bırakmıyorum'' sözünü söylerken,bu radikal İslamcı zümrenin bir kişiyi vatan ve milletin üstünde görmesi ne kadar acıklı bir durumdur.''Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır.Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır'' sözüyle,şahısların gelip geçici olduğunu belirten bir liderdir.Ancak yüz yıllar geçse de onu unutturmak isteyenlere inat,biz onu unutturmayacağız orası da ayrı bir konu..

 

Evet bu radikal İslamcı zümrenin hoşuna hiç gitmedi Atatürk söylemi.Çünkü bu kesimi deli etmenin tek yolu ''Atatürk samimi dindardı'' demektir.10 Kasım ve sonrasında,gerek sosyal medyadan gerekse basın ve yayın organlarından her türlü provakasyonu yaptılar.Ancak Ulusalcı kesim yine her zaman ki gibi vakur bir duruş sergiledi.Burada amaç bir iç savaş kışkırtıcılığı da olabilir.O yüzden uyanık olmak ve sonraki günlerde yapılacak olan bu tür provakasyonlar hasebiyle sakin kalmak çok önemli.Şu anda Akp'nin oy oranı % 43 ve daha da düşecek.Artık Ulusalcı kesim çoğunluğa erişmiş durumda.%55 civarı bir Ulusalcı taban mevcut.Meral Akşener'in partisi Akp tabanında benim de hiç beklemediğim bir şekilde,olumlu karşılık buldu.Bu sebepledir ki,sayın Cumhurbaşkanı kararsız olan ve lideri olmayan bu Ulusalcı kesime şirin gözükmek için Atatürk söylemini gerçekleştirdi.Bu kesim yaklaşık %20 civarındadır.Yani Chp'ye tepkisi olan,ancak İyi Parti'nin samimiyetine inanmayan bir %20 kararsız Ulusalcı seçmen.İşte hedef bu kesim.Ancak Akp'nin oylarını düşüren sebepler sırf bunlar değil.Bozuk etlerin ithal edilmesi,Cam film hadisesi ile yüz binlerce insanın mağdur edilmesi,Aile ve çocuk cinayetlerinin çoğalması,ki bu konuda kesinlikle Medeni Kanunun yapılanması gerekmektedir.Kerkük-Musul fiyaskosu.Evet fiyasko,zira Kerkük ve Musul artık Rusya'nın insiyatifine terkedilmiştir.En son olarak da sorgusuz sualsiz halk iradesi ile seçilmiş,belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması.Bu konuda belediye başkanlarının da,biatçı kültürün esiri olup,ağlayarak görevlerini bırakması da eleştirilmesi gereken bir başka konu.Mhp ise baraj korkusu yaşıyor.Şu anda Mhp'nin oylarının baraj altında olduğunu biliyoruz.O yüzdendir ki sayın Bahçeli barajın düşmesi için çalışmalar yürütüyor.Mhp kurucu değelerinden uzaklaşmış ve tamamen Muhafazakar ve radikallerin güdümüne girmiş bir parti olmuştur.Mhp'nin kurucu değeri,Ulusalcı-Milliyetçiliktir.Ancak şu anda Mhp bu kurucu değerlerin aksine,Muhafazakar Milliyetçiliği tercih etmiştir ki,bu da taban da inanılmaz bir kaygı doğurmuştur.Bu durumun düzelmesi için,ya Bahçeli görevi bırakacak,ya da kurucu değerlere yeniden dönülecek..

 

Sebepler bunlar ve şimdi bunlara birde Atatürkçülük söylemi eklendi..Ancak bu söylem sonrası yine Atatürk'e hakaretler tavan yaptı sosyal medyalarda.Bu radikalci zümre en büyük zararı yine o çok sevdikleri Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan'a vermektedir.Atatürk'e edilen her hakaret aslında Akp'ye oy kaybettiriyor.Eğer bunu bilselerdi,Atatürk'e ettikleri hakaret için değil,en azından bu sebeple bunu yapmazlardı.Zira bu kesim tekraren söylüyorum,dini sadece Ulusal değelere hakaret etmek için kullanan kesimdir.Bu ülkenin samimi dindarları muhafazakar ve milli görüşçü kesimdir.Bu kesim Kurtuluş mücadelesinde ''Anadolu mücahitleri'' adı altında mücadelenin başından itibaren koşulsuz destek sağlamışlardır.Ancak bu radikal İslamcı zümre,Kütahya-Eskişehir muharebelerinde savaşmamıştır.Ordumuz o yıllarda sadece 40.000 kişiydi.O askerlerimizin tamamını Ulusalcı kesim oluşturuyordu.Yani Cumhuriyetçi ve Milliyetçiler.Ne zaman ordu Sakarya'nın doğusuna çekildi,işte o zaman bu radikal İslamcı kesim geldi savaşa katıldı ve Ordumuz 1 yılda 210.000 kişiye yükseldi.Peki bu kesim neredeydi o zaman ?.Mustafa Sabri'nin hilafet ordusu ve milli mücadele karşıtı bir çok cemiyete üyelerdi.Düzenli orduya karşı cemiyetlerde üyelikleri vardı.Çoğu da asker kaçağıydı.Çünkü Gazi Mustafa Kemal Samsun'a çıktığı gün olan 19 Mayıs 1919'da aslında Osmanlı Devleti bitmiştir.Bunu Vahdettin'de çok iyi biliyordu.Ancak bu kesim sırf Emperyalizm'in maşası olmak için Kurtuluş mücadelesini reddetmiştir.Yani o gün Kurtuluş mücadelesine karşı olan Radikal İslamcı kesim Emperyalizm ile iş birliğine girdi,bugün de daha 3 yıl öncesine kadar fetöyle iş birliğine girdi aynı şey.Gelelim Mustafa Sabri olayına.Çok kısa değineceğim,zira uzun yazıpta bu şahsa değer verdiğim anlaşılmasın..

 

Mustafa Sabri olayı..Tokat'da açılan yeni imam hatip lisesine bu isim verilmişti hatırlayacağınız üzere.Bunu yapan kim ? Milli Eğitim Bakanlığı.Bu kurumda hükümete bağlı bir kurum.Sırf bu meseleye bile baksak,zaten sayın Erdoğan'ın Atatürk söyleminin ne kadar samimiyetsiz olduğunu görürüz.Geçen gün sosyal medya da bir profilde,Mustafa Sabri'yi öven bir yazı gördüm.Beni düşündüren aslında bu değil.Beni üzen ve düşündüren şey,bu profildeki şahsın resmi 2.Abdülhamid'in resmi.Hep söyledim ve ilelebet söyleyeceğim  ''Bu ülkede Atatürk'ü bilmeyen Atatürkçüler var.Bu ülkede Osmanlı'yı bilmeyen Osmanlıcılar var.Bu ülkede Milliyetçilik ile Irkçılığı ayırt edemeyen,Türkçü bir kesim var.''.Yahu bu Mustafa Sabri denen adam,2. Abdülhamid'i tahttan indiren İttihat ve Terakki'nin bir üyesiydi.Aktif olarak çalıştı ve 2.Abdülhamit'i en sert eleştiren kişilerden biriydi.Bu Mustafa Sabri denen vatan haini,Kurtuluş mücadelesine karşı çıkan,Emperyalizm destekli ''İngiliz muhipleri cemiyetine'' üye olan bir şahıstı.Yunanlılar İzmir'e çıktığı zaman kurşun sıkmayın diye fetva veren bi şahıstı.Bu Mustafa Sabri denen sözde vatan sever,Sevr Antlaşması gibi bir antlaşmanın imzalanmasını desteklemiş bir adamdır.Fetvasını çok merak edenler arayıp bulabilirler.Sevr'i savunmuş ve halk'ın milli egemenliğine karşı durmuş bir adamdı.Eşinin bile bedduasını almış bir adamdı.Bu adam Mustafa Kemal'e idam kararını veren bir adamdır.Boğazlıyan Kaymakamı ile alakalı idam fetvasını veren şahıstır.Anadolu'nun bir çok yerinde açılmış olan,Teali İslam Cemiyetlerinin açılmasında aktif rol oynayan bir adamdı.Bu cemiyet yine bildiğiniz üzere,milli mücadele karşıtı bir cemiyettir.Yunan uçaklarından onun yazmış olduğu bildiriler atılmıştır.Yani Yunan ile işbirliği yapmış birisidir.Vahdettinden sadrazamlık istemiş,Vahdettin bunu reddetmiştir.Halkı devamlı suretle kandırmaya çalışmış ve kadınlara verilen haklardan sonra tamamen kafayı yemiş ve ''Devletimiz dinsiz bir devlet haline gelmiştir'' sözünü söyleyen gafil bir adamdır.Daha yazsam sabaha kadar biteremem.Bu adam öyle bir vatan hainidir ki,Türk tarihi böyle bir haini fetö ile birlikte ikinci kez görmüştür...Vel hasıl bu adam hem Osmanlı düşmanı hem de Cumhuriyet düşmanıdır.Yani Din kisvesi altında,Emperyalizm'in kucağına oturmuş bir şahsiyettir,tıpkı fetö gibi..

Neyse ki hükümet yapmış olduğu hatadan geri döndü ve okuldan bu ismi kaldırdı.Kısa bir şekilde Reza Zarrab olayına da girmek istiyorum.Hükümet istiyor istiyor istiyor..Peki nedir bu adamı bu kadar özel kılan.Acaba 15 Temmuz ile ilgili bir karakutu olabilir mi ?.Benim aklıma 3 ihtimal geliyor,

1. ihtimal ya Reza Zarrab'ın 15 Temmuz ile ilgili bir bağlantısı var Abd bundan korktuğu için geri teslim etmiyor.

2. ihtimal ya Reza Zarrab'ın ülkedeki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarında bilgisi çok yüksek,sayın Cumhurbaşkanı bundan korktuğu için gelsin diyor.

3. ihtimal ya da Hükümet ve Cumhurbaşkanı Reza Zarrab'ı çok seviyor,çok özlediği için gel diyor..

Bu 3 ihtimalden birinin olduğu aşikar.3. ihtimal bence mevzu bahis dahi olamaz.1 ve 2 üstünde durmak lazım.Bakalım önümüzdeki günlerde neler yaşanacak..Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

Twitter adresim ; https://twitter.com/Karatoprak_ygt

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; GERÇEK TÜRKİYE

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
MAN ADASI VE KUDÜS Politika 09.12.2017
KİRLİ OYUNLAR (RADİKAL İSLAMCILIK, DAEŞ VE IRKÇILIK) Politika 25.11.2017
10 KASIM ‘’VE ALEYKÜM SELAM’’ Tarih 09.11.2017
''İYİ PARTİ'' KURULDU AMA.. Politika 26.10.2017
SİYASET GÜNDEMİ VE AKP İSTİFALARI Politika 20.10.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Sistem değişirken ana muhalefet hala konjöktürel muhalefet Politika 10.12.2017
Kudüs'ün İlk Şehidi Politika 09.12.2017
Neden KUDÜS? Politika 09.12.2017
Kudüs Bizimdir Politika 08.12.2017
Fetö Nasıl Biter? Politika 08.12.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.