Türk olduğunu bil yeter!

Korkunun ecele faydası var mı, varsa bile Türk ölümden korkar mı?

Varın başka korkularla gelin. Ölümün üstüne korku varsa bulun getirin. Siz korkuttuk sanarak övünün, bilin ki Türk için ölüm düğündür düğün! Yağız atlarımızla, elimizde pusatlarımızla, göğsümüzde imanımızla, gönlümüzde sevdamızla “Kâinat Türk Devleti”ne doğru başlamış sefer, sen Türk olduğunu bil yeter! Yağının derdi Türk. O derdi ona verende Türk!

     Derdim yok diye üzülme sakın, dertsizlere dert getirmeye gelmiş bu akın ve doğacak güneşle yakındır şafağın. Karanlıklar üzerine yürü kaçacaktır gölgeler, sen Türk olduğunu bil yeter! Kardeşi kardeşe küstürecek bunlar, oyunlar içinde oyun oynayacaklar. Pusular kuracak, hedef şaşırtacaklar, başaramayınca suçu suçsuza atacaklar. Sen ayık ol! İşitme bunların sesini, boşa harcama nefesini, topladığımızda bunların cümlesini, o zaman anlayacaklar birer birer; sen Türk olduğunu bil yeter!

     Sizin bir tek dününüz, bizim dünlerimiz, sizin çıkmaz yönünüz bizim yönlerimiz var. Kimseye açmadığınız kalbiniz, bizim yollara serili gönlümüz var. Feda olsun Türk Milletine dediğimiz vadesi dolana dek ömrümüz var. Diliniz başka milletleri övse de, Türk’üm dememek için ağzınız dilinizi dövse de, bizim “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyen yetmiş iki boy, bir milletimiz var. Var olmak isteyenler Türk’e bi’at edecekler, sen Türk olduğunu bil yeter!

     Tarihe bir bak sana neler anlatacak… Yağının derdi o zaten seni geçmişinden koparacak, Töre’ni unutturacak, Atalarını yok sayacak, yetmedi fitneyi fesadı yayacak, ayıdan post yağıdan dost çıkaracak… Kurt olma sakın diye çakallaşacak, çift diliyle yılanlaşacak, sinsiliğiyle susacak, bütün bunlar olurken sana yüklenmeyecek keder ve olmayacaksın heder, karşına çıkacak hainler; sen Türk olduğunu bil yeter!

     Türk'çe oku, Türk'çe yaz, Türk’çe yaşa. Unutma senin yazdığındır acundaki yasa. Bazılarımız var ki onlarda bu farkı anlasa, yıkılacak zalimin sarayı kalmayacak kimsede tasa. Yinede tasalanma haykırıyorum üstüne basa basa; sen Türk olduğunu bil yeter! Ergenekon’dan çıkışını düşün, Ötüken Yış’tan haykırışını… Tanrı dağlarında yakarışını düşün ve düşlerin peşine düşün. Kahramanca yaşamanın, ölümü öldürmenin tadına varın. Varanların peşinden uçmağa varmaya hazırlanın. Hazır olun ki “ağuşunu açmış bekliyorken Peygamber”(s.a.a); sen Türk olduğunu bil yeter!

     Tanrı övüncüdür, ismin yücedir… Ayak bastığın toprak Vatanın, göğe baktığında gök Bayrağın, dilinden çıkan söz andın. Türk, Tanrı’nın verdiği adındır. Dünden aldığım bugünlere taşıdığım tek alkışımdır; Türk’e yağı olanlar olacaklar bin beter; sen Türk olduğunu bil yeter!

 

Beş yaşında el vurduğum camimizin rahlesindeki parmak izlerimden; Andımız’ı okuduğum ilkokul bahçesinden, yaşadığım yaşıma ve ömrümün sonuna kadar; varlığım İslâm varlığına; varlığım Türk varlığına armağan olsun!

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Giderim kimseye bir şey sormadan! Genel 17.11.2017
Gölge etme başka ihsan istemem! Genel 16.11.2017
Sır değildir gizlediğimiz Genel 15.11.2017
Has bir hâlim, hasbihâlim! Genel 14.11.2017
Muhteşem Türk Atatürk Genel 13.11.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Değişim Genel 09.12.2017
CENAZE ADABINA DAİR Genel 05.12.2017
Man Adası Genel 29.11.2017
Bir oyun oynanır oyalanırız Genel 20.11.2017
Kur’an’ın “millet” tanımı Genel 14.11.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.