EĞER

                                                                           “Korkuyu ar, cesareti şiar eyle.”
                                                                                                     -
Hasan Hakan

 

 

“Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen; 

 

...

 

Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan, 
 

Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen, 
 

Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen; 

 

Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen, 
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen; 

 

...

 

Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
işine yaramaya zorlayabilirsen
ve kendinde 'dayan' diyen bir iradeden
başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen; 

 

Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen, 
ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen; 

 

Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse; 
 

Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen; 
 

Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı, 
altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;

 

Yeryüzü ve üstündekiler senindir
 

Ve dahası sen bir İNSAN olursun...”

 

 

Bilenler hatırlar, Rudyard Kipling’in ‘Eğer’ adlı şiiridir. Yazıma bu eserden kesitlerle başladım. Sizden bizden olan cümlelerle neredeyse her kesimden insanın kendini bulabileceği hakikatler yığını.

 

Hatta sizin için elzem olan insanları bulabileceğiniz değerler bütünü...

 

Tıpkı benim her okuğumda anımsadığım kıymetli hanımefendi Van İl Kadın Kolları Başkanı Sayın Havva Duran gibi.

 

Havva Hanım inandığı menzil uğruna gemiler yakmış, dava şuuruyla gönüllerde yer edinmiş bir liderdir. Kadim şehrim, Doğu’nun incisi Van’ın gururlarındandır. Teşkilatı onun dirayetiyle birçok başarıya imza attı. Allah şahit, bizler de şahidiz. Nevi şahsına münhasır bir mizaca sahip. Disiplin ve ciddiyet esaslı ilkelerle başarının elde edilmesinin mutlak olduğuna inanmış hassaten dava arkadaşlarına da bunu inandırmıştır. Bir kadının toplumdaki önemini ve topluma yapabileceklerinden ziyade katabileceklerinin neler olduğunun en somut halidir.

 

Teşkilatının ve neferi olduğu davanın bireyi olmanın verdiği haklı gururu yaşıyorum, yaşıyoruz.

 

Öyle ki 15 Temmuz ihanet kalkışmasında ve sonraki demokrasi nöbetleri süresince gösterdiği vakur duruşuyla gönüllere taht kurdu. En buhranlı günlerin yaşandığı o zor zamanlarda bile inançlı duruşunu hiç bozmadı:

 

Cesurdu

Başı dik, alnı aktı.

Haşmetliydi...

 

‘O’nu böylesi sağlam tutan davasına olan sarsılmaz inancıydı. Demorkasi nöbetlerinde milletiyle olan muhabbeti, hemcinslerine yaklaşım ve sahiplenişi...

 

Muazzamdı.

 

Tam 27 gün boyunca, aynı heyecan ve hırsla demokrasi nöbetlerine riayet ediyor; meydanlara seslenerek hainlere hadlerini bildiriyordu.

 

Çünkü;

 

Korkuyu ar, cesareti şiar edinmişti...

 

Çünkü;

 

Milletin içinden gelen, milletine hizmetkâr olan bir liderdi.

 

Allah şahit olsun ki bizler Havva Duran’dan razıyız.

Milletine, partisine, davasına olan sevdasına şahidiz.

Rabbim bize kuvvet ve nefes verdikçe onunla birlikte olmaya, onu vasıflarıyla rehber edinmeye devam edeceğiz.

 

Ayrıca,

 

Ataerkil bir inancın hüküm sürdüğü, kalıplaşmış tabuların kadın özgürlüğüne balta vurduğu bir toplumda Havva Duran’ın başarısının arkasında şüphesiz muhterem eşinin de payı büyüktür. Takdir makamı değiliz lâkin Havva Duran’ın eşine yürekten teşekkür ediyoruz. Beyefendinin gösterdiği sabır ve desteği takdir ediyoruz. Bu olgun tutumun bütün topluma örnek teşkil etmesini en kalbi hislerimizle temenni ediyoruz.

 

Son olarak;

 

Rudyard Kipling’in ‘Eğer’ adlı şiirine, kıymetli Kadın Kolları Başkanı’mız Havva Duran hanımefendiye ithafen birkaç satır ekleyip yazıya son vermek istiyorum:

 

Gemi alabora olduğunda herkes kaçıyor ve sen dümeni terk etmiyorsan,

“Cebimde yok, yüreğimden veririm.” Diyorsan eğer,

Feda edilmeden kâr edilemeyeceğine inanıyor ve ikilerine kadar cömert olabiliyorsan,

Cümle alem üzerine geldiğinde korkuyu korkutabiliyorsan eğer...

 

İşte o zaman sen asilsin, azizsin.

Sen o zaman bir milletin vuslatısın...

 

Vesselâm...


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Bülbülü Öldüremeyeceksiniz Politika 23.02.2017
SİZ HEPİNİZ, BİZ TEK! Politika 04.02.2017
ŞAŞKINLARA KLAVUZ Politika 01.01.2017
Utanın! Politika 04.12.2016
Pardon Ama Yanlışlıkla Özledim Sosyal 23.10.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SANDIK ATATÜRKÇÜLÜĞÜ Politika 16.11.2017
Arakan’da zulüm buhar oluyor (3) Politika 10.11.2017
Derin Devlet ve Yapılanma -4 Politika 10.11.2017
Gönüllerden Gelen Mi Anketlerden Gelen Sevgi Mi? Politika 10.11.2017
Sosyalleşme Politika 09.11.2017

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Adımı vermek istemiyorum 28.10.2017

Umarım ihalecilerdn değildir sonra aldandık demeyin:))

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.