SİYASET GÜNDEMİ VE AKP İSTİFALARI

Siyaset gündemi yine her zamanki gibi çok yoğun.Herhangi bir konudan bahsetmek yerine,her bir konudan kısa kısa bahsetmeyi tercih ediyorum.Zira konular farklı olsada her bir konu aslında birbirine bağlı.Kerkük ve Musul fiyaskosundan bahsedeceğim.Sayın Cumhurbaşkanı'nın Türkçülük ile ilgili yaptığı açıklamalardan bahsedeceğim.Tabii ki Akp istifalarından bahsedeceğim.3 ana başlık altında bu konuları değerlendireceğim.Konular farklı olsada amaç aynı,2023 Atatürk'süz Türkiye hedefi ve 2019 seçimleri.Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

Değerli okurlarım,

İlk konu Kerkük ve Musul..Bu konuda hükümetin attığı adımlar şu ana kadar beni tatmin etmedi.Siyasi yaptırımlar ha geldi ha gelecek derken,bir türlü o yaptırımları görememenin burukluğu içindeyim.Kerkük ve Musul bizim canımız,Misak-ı Milli için gerekli adımları atacağız diyenler,şu günlerde Irak Merkezi hükümeti ve Öso güçleri ile pazarlıklar yapıyor.Bu pazarlıkların ne olduğu aşikar.Irak'da Merkezi hükümeti güçlendirmek niyeti,Suriye'de ise Öso kuvvetlerini güçlendirme niyeti var.Ancak bu millet bunu kabul ediyor mu?.Barzani senin gözünün içine baka baka referandum yapıyor,sen sınır kapını bile kapatamıyorsun.İran kadar olamadık.Şu anda hükümet'in milleti uyuttuğunu düşünüyorum.Şu anda Kerkük ve Musul,Rusya başta olmak üzere Öso ve Irak Merkezi hükümetine pazarlık yolu ile bırakılmıştır.Aslında aynı zaman da İran'a bırakılmıştır.Çünkü Rusya'nın da bölgede ''Büyük İran Projesi'' olduğunu düşünürsek,bu süreç de en kârlı çıkacak ülke İran gibi gözüküyor.Şu anda Barzani,Ovaköy sınır kapısına karşı önlemler almakla meşgul.Hükümet ise sınır kapısını kapatmak şöyle dursun,basit numaralar ile gündemi değiştirme gayretinde.Ecevit'i el pençe divan durmakla eleştirenler,Ecevit ve Erbakan'ın Kıbrıs'ı aldıklarını unutmuşlar galiba.İşte bu bir gündem değiştirme hamlesidir.Ecevit'i eleştirmek sizin haddinize değil.Yunanistan'a 2004 yılında 18 adayı peşkeş çekenler,Süleyman Şah Türbesini düşman terörist unsurlara teslim edenler Ecevit'i eleştiremezler.Yani bu çok basit bir gündem değiştirme numarası.Kerkük ve Musul basiretsizliğini,Ecevit'e sataşarak unutturma gayesidir bu.Hatta İdlib gibi tarafsız bölge statüsünde olan ve garantörlüğünü Rusya'nın yaptığı,yani girilmesi en kolay olan şehre girip bu milletin gazını almaktır bunların derdi.Sen Barzani'ye haddini bildiremedin ama,ABD vize krizi ile bize haddimizi malesef bildiriyor.Aynı zaman da bugün aldığım haber,AB üyeleri ülkeler de vize işlemlerini yavaşlatarak,bu işlemleri 21 güne çıkarttı.İşte bizim dış politikamız bu.İlerleyen zamanlarda ise çok bir şeyin değişeceğini tahmin etmiyorum.Aynı tas aynı hamam...

İkinci konu ise Cumhurbaşkanı'nın Türkçülük söylemi..Cumhurbaşkanı geçtiğimiz günlerde muhtarlar toplantısında ''Türk'üm demek hakkındır, Ama Türkçülük yapamazsın, Türkçülük bölücülüktür. Kürt'üm demek hakkındır, Kürtçülük yapmak bölücülüktür" ifadelerini kullandı.Bu söylemden anlıyoruz ki sayın Cumhurbaşkanı,milliyetçilik ile ırkçılığı birbirine karıştırmış.Aynı zaman da Türkçülük ve Milliyetçilik aynı anlama gelir.Fransada yaşayan birine Fransa Cumhurbaşkanı ''Fransızım demek hakkındır ancak Fransızcılık yapmak bölücülüktür'' diye bir ifade kullanabilir mi?.Kullanamaz ve dahi kullanırsa anında milyonlarca insan sokağa dökülür.Türklük bir ırk tanımı değildir.Türklük,Türkiye Cumhuriyeti'nin bizatihi kendisidir.Yani bir üst kimliktir.Kürtlük için bu tanımı yapabilirsin.Ancak Türklük için yaptığın anda,üst kimliğini reddeden bir pozisyona gelmiş olursun.Buradan tabii ki bütün Kürt kardeşlerime selamlar olsun.Benim bu konuda onlara karşı bir tavrım yok.Anlatmak istediğim,Türkçülüğün aynı zaman da Milliyetçilik olduğudur.En büyük temsilcisi ise Gazi Mustafa Kemal Paşa'dır.Eğer sayın Cumhurbaşkanı,Atatürk'ün Türkçülük ve Milliyetçilik tanımını bilseydi,bu söylediği cümleden çok pişman olurdu.O hâlde bu söylem niye yapıldı? .Her zaman söylediğim,Atatürk'süz 2023 hedefi için.Yani millet ideolojisinin değişmesi asıl amaç.Ümmetçi bir yapıya sokulmak istenilen bir ülke Türkiye.Zaten Cumhurbaşkanı'nın geçmiş de ''Türk Milliyetçiliği ve Kürt Milliyetçiliğini ayaklarım altına alacağım'' gibi sözlerini de düşünürsek hedefi daha net okuyabiliriz.Bir zamanlar hatırlayacaksınız Cumhurbaşkanı ne demişti ''Hem Laik hem Müslüman olunmaz ya Laik olacaksın ya da Müslüman''.''Hakimiyet milletindir.Yalan kocaman bir yalan.Hakimiyet kayıtsız şartsız Allahındır''.İşte bu aynı zihniyetin devamı.Dünyevi bir meseleyi,uhrevi bir mesele ile açıklamak Laikliğe aykırıdır.Aynı şekilde Türkçülük bölücülüktür deyip,dini bir örnek vermek de Laikliğe aykırıdır.Hiç bir farkı yok.Müftülük yasasında da aynı şeyi görüyoruz.Müftüler kamu görevlisi olarak çalışırlar evet doğru,ancak nikah kıyamazlar.Çünkü müftüler,uhrevi ve dini göreve haizdirler.Siz onlara kamusal bir görev,daha doğrusu Laik düzen çerçevesinde dini görevin,devlet görevinden ayrıldığı bir ortamda,devlet görevine verirseniz o zaman Laik devleti çiğnemiş olursunuz.Ama aynı şey Muhtarlar için geçerli değildir.Çünkü onların ruhani bir görevleri yoktur.Bu tanımı yapabilmeniz için Anayasayı ilmi açıdan incelemeniz gerekiyor.Siz Anayasa da ''Müftüler nikah kıyamaz'' diye bir madde arıyorsanız öyle bir madde bulamazsınız.Siz ancak Anayasayı zahiren yorumlamış olursunuz.Devlet Bahçeli ise her zaman ki gibi sessiz ve Akp'nin milletvekili olma görevini devam ettiriyor.Zaten başka bir şey beklemezdim ondan. Velhasıl Atatürk'süz 2023 hedefinin millet ayağı tüm hızıyla devam ediyor.Türkçülük söylemlerinin de,Müftülük yasasının da,Meb Müfredat değişikliğinin de,Atatürk heykellerine saldırmanın da amacı net şekilde gizli 2023 hedefi...

Üçüncü ve son konumuz Ak Parti istifaları..Cumhurbaşkanı'nın Türkçülük ifadesi ve Müftülük yasası nasıl Atatürk'süz 2023 hedefi ise,Ak Parti istifaları da 2019 seçimleri hedefidir.Aslında o da bir nevi 2023 hedefi içindir.Zira 2019 seçimleri 2023'e açılan kapı olacaktır.Günlerdir,haftalardır bir çok sosyal medya sitelerinde alay konusu olmuş bir konu.Özellikle de ''Diren Melih'' başlığı altında.Bende şahsım adına bu paylaşımlara destek verdim yalan yok.Ancak bir yandan da sevelim,sevmeyelim,destek verelim,vermeyelim üzüntü verici bir durum.Şunu kabul etmemiz gerekir ki,23 sene bir şehir de belediye başkanlığı yapmak ve her girilen seçimi kazanmak çok büyük bir başarı.Bazılarınız şunu söyleyebilir ''Melih Gökçek Cumhurbaşkanımız sayesinde kazandı''.Ben öyle olduğu kanısında değilim.Bugüne kadar girdiği seçimlerde çok zorlandığı seçimlerde oldu Melih bey'in,ancak bazı seçimler var ki kıl payı kazandı.İşte o kıl payı kazandığı seçimleri kendi başarısıyla kazanmıştır.Aynı zaman da Melih bey'i sevmeyen olduğu gibi,seven de çok fazla kişi vardır.Sayın Melih Gökçek,tek başına bağımsız aday olsun Ak Partiye çok büyük zarar verir.Belki de Ak Parti'nin Ankara'da kazanamamasına yol açar.Aslında sayın Gökçek'in çok önceden gönderilmesi gündeme gelebilirdi.Örneğin,2014 yılında gönderilebilirdi.Ancak Akp hükümeti bunu göze alamadı.Şu anda sayın Melih Gökçek direniyor.Bunu Akp'ye yakın olan bir çok yorumcu ve gazeteci saklamaya çalışıyor.Ancak görünen çok net bir şey var ki,sayın Melih Gökçek kolay kolay bu işi bırakmaz.Ayrıca Melih bey'in bir çok araştırma şirketlerinden de,Akp'nin Ankara'daki oy oranlarını istediğini biliyoruz.Yakın bir zaman da yine Cumhurbaşkanı'nın karşısına çıkıp,bunlarla birlikte bir çok belge paylaşabileceğini düşünüyorum.Özellikle Ankara'daki rant kavgasını gösterebilir.Bu konuya şimdilik girmeyeceğim.Ancak sayın Cumhurbaşkanı'nın hemen şu sözü aklıma geldi ''Ayrılmazlar ise sonuçları vahim olur''.Bu söylem acaba ayrılan belediye başkanlarının fetö ile bağlantılarımı var gibi soruları akıllara getiriyor.Benim tahminim Kasım ayının başında Melih Gökçek gönderilebilir.Ancak kendisinin de çok sert bir açıklama yapacağını tahmin ediyorum.Çünkü 23 yıllık bir emek var ortada.Bu son derece normal.Akit Tv diye bir kanal var.Geçen gün Melih Gökçek Chp'ye geçmek istiyor diye bir haber yaptı.İşte zihniyet bu.Bunlar bunca yıl emek vermiş bir insanı hemen yerden yere vurmaya kalkarlar.Yahu zaten Chp'nin Melih Gökçek'i alması,Chp'ye hakarettir.Chp böyle bir yanlış yapmaz.Öte yandan Melih bey zaten Chp'ye gelmez.Sayın Cumhurbaşkanına yaranmak için,hemen satılmış bazı medya organları bu tür haberler yapacaktır.İşte bu zihniyet kendi emekçisini hemen bir anda satan zihniyettir.Öteki taraftan Kadir Topbaş meselesi..Kadir Topbaş çok farklı bir konu.Kadir Topbaş'ın gönderilme sebebini,Fetö bağlantısı ve damadının haksızlık ile aklanması olarak görüyorum.Aynı zaman da İstanbul büyükşehir belediyesi ve Akp bakanlıkları, İstanbul üzerinden çok ciddi kazançlar sağladı.Bu olayların arkasında da Kadir Topbaş vardı.Benim iddiam,Akp'den İstanbul büyükşehir belediyesi başkan adayı Binali Yıldırım olacaktır.

Cumhurbaşkanı'nın bu tür tavırları açıkçası anti demokratik tavırlardır.Çünkü ülkemizde Yerel Seçimler ve milletvekili seçimleri ayrı ayrı yapılmaktadır.Yani bu kişiler tek başlarına halkın iradesi ile belediye başkanları olmuşlardır.Bu tür uygulamalar ülkemizin demokrasisi için çok doğru olmayan yaklaşımlardır.Özellikle Akp'nin ''Sandıkla gelen,sandıkla gider'' açıklamalarıyla,bu yapılanların ne kadar ters düştüğü net biçimde ortadadır.Ancak ciddi bir suçları veya terör örgütleri ile yakınlıkları var ise,bunların da açıklanması gerekiyor.O zaman hükümetin haklılık payı üst düzeye çıkacaktır.Şu anda Akp seçmenin de çok ciddi kaygılar var.Bu mesele de sayın Cumhurbaşkanı'nın dikdaya gitme tehlikesinden endişe ediyorlar.Akp seçmeni bizim seçtiğimiz bir başkan,sebepsiz yere niye gönderiliyor kardeşim diyerek isyan ediyor.Bir çok belediye başkanı direniş gösterebilir.Örneğin Bursa belediye başkanı olabilir.Sayın Recep Altepe milli iradeye sonuna kadar sahip çıkan bir başkandır.Ben şahsım adına onun kolay kolay o koltuğu bırakacağına kani değilim.Daha bir çok belediye başkanı bu tür reaksiyonlar gösterebilirler.Benim aldığım duyum,yıl sonuna kadar 15 civarı büyükşehir belediye başkanı istifaya zorlanacak.İlçe belediye başkanlıkları ile birlikte bu sayı 100'den fazla olabilir.Özellikle de değişikliklerin,batı bölgesinde olacağını söyleyebilirim.Zira amaç,söylediğim gibi 2019'da daha güçlü bir şekilde yerel seçimlere girmek...

Ben şahsım adına Akp'nin bu hamlelerini son çırpınışları olarak yorumluyorum.Zira şu anda Ulusalcılık akımı yükseliş de ve bana göre 2019 seçimlerinde Akp'nin,İstanbul,Ankara ve İzmir'i alma şansı yok.Yaptığı değişiklikler ile sadece kendini tatmin etmek ve 2019'daki koltuğunu sağlamlaştırmak isteyen bir Cumhurbaşkanı var.Ancak Akp seçmenide çok kızgın.Bence sayın Erdoğan'ın siyasi ömrü bitti.Kan değişikliği yapması onu kurtaramaz.Artık zaman Ulusalcılar için ve Chp için işliyor..

 

Twitter adresim ; https://twitter.com/Karatoprak_ygt

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

İnstagram adresim ; https://www.instagram.com/ygt_k89

Youtube kanalım ; GERÇEK TÜRKİYE

 

 

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SANDIK ATATÜRKÇÜLÜĞÜ Politika 16.11.2017
10 KASIM ‘’VE ALEYKÜM SELAM’’ Tarih 09.11.2017
''İYİ PARTİ'' KURULDU AMA.. Politika 26.10.2017
YENİ DÜNYA DÜZENİ VE DIŞ POLİTİKAMIZ Politika 12.10.2017
DÜNYA KUPASI YOLUNDA KRİTİK VİRAJ Spor 05.10.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Arakan’da zulüm buhar oluyor (3) Politika 10.11.2017
Derin Devlet ve Yapılanma -4 Politika 10.11.2017
Gönüllerden Gelen Mi Anketlerden Gelen Sevgi Mi? Politika 10.11.2017
Sosyalleşme Politika 09.11.2017
Muhalif Politika 07.11.2017

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Zafer 27.10.2017

Lan Hasan sen ne biliyorsun ki burada ahkam kesiyorsun.Yaz sen de bir yazı görelim ne bildiğini.Yok eğer yazılanı anlamaya kapasiten yetmiyorsa da boş yapma hadi naş.

Hasan 24.10.2017

Birikim sıfır, analiz berbat, ilerigörüşlülük zayıf... Okuduğum en saçma yazı. Final cümlesi ile fiyasko! Arkadaş, harbi kötüsün.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.