BATIDA YÖNETİCİLERDE NEDEN AHLAK ARANMIYOR?

Evet, ilginç bir durum. Batı ülkelerinde devlet başkanlarının, başbakanların, cumhurbaşkanlarının ahlakdışı olaylarına sıkça tanık olduğumuz yalan değil. Peki bu neden  böyle, hiç düşündünüz mü? Ben bu konu üzerinde yaklaşık bir yıl düşündüm. ‘Böyle abuk subuk konular üzerinde bilgeler kafa mı yorar hiç.’ demeyin; bilgelerin bir işi de böyle  abuk  subuk konular üzerinde kafa yormaktır. Unutmayalım ki teknolojinin birçok buluşu, basit  hayvanlar gözönüne alınarak, izlenilerek, incelenilerek üretilmiştir. Ve şu karara vardım:

Bence:

Bir zamanlar, tüm Batı ülkelerinde yalnızca ahlaklı, onurlu, arlı insanlar devlet başkanı, cumhurbaşkanı, başbakan,  yönetici, siyasetçi seçiliyor idi. Sonra birgün geldi; insanların    telefon konuşmaları, yüzyüze konuşmaları, yatak odaları;  gizli ve yasadışı güçlerce, gizli  ve  yasadışı olarak izlenmeye ve medyada yayınlanmaya başlanıldı. Bu durum karşısında   Batı’lılar bir de gördüler ki yamuğu, ahlaksızlığı, yozluğu, bozukluğu olmayan kimse  kalmamış ülkelerinde. Bu durum doğal ki ‘En  ahlaklımız, en onurlumuz, en kişiliklimiz, en  edeblimiz budur’ diye seçmenlerin karşısına çıkardıkları her adayın aslında çürük incir   olduğu ortaya çıkan siyasal partileri çok zor durumda bırakt. E, ne olacak? Bu durumda  doğal ki şantaj öğelerinden etkilenmeyecek kişileri aday göstermeyi zorunlu yaptı. Peki  bunlar kimler olabilir idi? Doğal ki ahlaksızlıkları, kişiliksizlikleri, edebsizlikleri herkesçe  bilinen ve bu yüzden de şantaja uğramayacak olan kişiler idi! Gerçekten de ahlaksız, yoz, kişiliksiz, arsız, edebsiz oldukları herkesçe bilinen yönetici adaylarına kim, nasıl şantaj   yapabilirdiki!

Bence işte böyle oldu. Bu neden ile de artık Batıda devlet yönetimlerinde sorun, aksama  çıkmıyor ve yöneticilerin türlü türlü ahlaksızlıkları, yozlukları, kişiliksizlikleri, sapıklıkları  göze  batmıyor, sorun yaratmıyor. Gerçekten bir toplum, bile bile ahlaksız, kişiliksiz, sapık, edebsiz,  kimseleri yönetici olarak seçiyor ise seçtiklerinin bu yaptıklarını sorun olarak görmez, anlayış  ile karşılar.

Bizim ülkemiz gibi ülkelerde ise ahlak, ar, edeb, kişiliklilik henüz yaşam süresini  yitirmediği    için; siyasetçiler hakkında ortaya çıkan ahlak sorunları, büyük sorunlara yol açabiliyor; bazı  siyasetçilerin ahlak konusunda sorunları sevenlerince hoş karşılanabiliyor olsa da.

Evet; ahlak şantajlarından etkilenmeden siyaset, demokrasi yapabilmenin belki de  tek  yolu; ahlakdışı, edebdışı, yoz kişileri seçmektir. Bu durumda, bir siyasetçinin ya da yöneticinin; eşini boynuzlar iken ya da fuhuş yapar iken ki görüntüleri medyaya düştüğünde herkes   ‘Aa, biz bunları biliyoruz, bilmediğimiz şeyler değil’ diyecekler ve ortaya bir sorun çıkmayacak, ülke güllük gülistanlık yönetilmeyi sürdürecektir.

Ülkemizdeki siyasetçilere bir bakıyorum da bizde de durum; Batı’ya benzeyecek gibi  görünüyor. Fahişeler, eşcinseller, eş  aldatanlar bile siyasete girebildiğine  göre...

Size bir  fıkramı(güldürcemi) anlatayım: Bilmemneredeki,  bilmemne tarihindeki bir halka, bir  bilge, ‘Kıralınız hırsız’ demiş. Halk ‘Olsun, biz onun hırsız olduğunu biliyoruz; onu, hırsız  olduğunu bile bile seçdik.’ demiş. Bilge, halka sormuş: ‘Peki ama onu,  hırsız olduğunu bile  bile neden seçdinizki?’. Halk yanıt  vermiş: ‘Biz de hırsızız da ondan!’... Yani düşünün, seçilen  kıral bir fahişe de olabilir idi, bir eşcinsel de, bir uyuşturucu bağımlısı da!

Gelişen teknoloji karşısında; telekulak, telegöz gibi şeylerden etkilenmeden siyaset  yapmanın başka yolu kaldı mı! Batılılar da başları şantajlardan ağrımasın diye işte bu yolu  bulmuşlar bence!

Telekız, telekulak, telegöz der iken karşımıza bir de  teledemokrasi çıktı!


Necdet   Gürçiftçi
2011-Ekim tarihinde internette yayınlandı.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ğ HARF DEĞİL SAVIM Felsefe 22.05.2019
EVRİME KANIT SAVIM: ERKEKTE MEMELER Felsefe 21.05.2019
ÜNİVERSİTENİN ÜNİVERSİTE OLMAKTAN ÇIKARILIŞI SAVIM Felsefe 20.05.2019
BIRAK GİTSİN Şiir 19.05.2019
NAYLON POŞETİN PARALI OLMASI VE ÇÖP TORBASI ÇELİŞKİSİ SAVIM Felsefe 18.05.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019
Daha Ne kadar? Felsefe 16.04.2019
Yeni dünya şekillenmesi ve Türkiye Felsefe 05.04.2019
zamanı bilemedim Felsefe 05.04.2019
"GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" Felsefe 11.12.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.