Ümmetin halinin tahlili, teşhisi, tedavisi

Şayet önyargılıysak kesinlikle bakış açılarımızı artıramayız ve ortak usullerimiz olamaz. Önyargı gerçeğe giden yolu daha en baştan kapatıyor. Çünkü bizi kör ve sağır ediyor. Öyleyse kendimize bir fırsat verebilmemiz için “önyargısız olunmalı.” Böylece ferasetimiz ve basiretimiz kapanmaz. Bu hepimizin gözünü açar ve tefrika olmaz.

Yine bir o kadar büyük olan diğer problemimiz kendimize paradigma kazandırmayışımız. Herkesin kendine göre haklı olması bizi sadece ayırmıyor, ayrıca ayırdığımız yerde sabit kalmamıza da neden oluyor. Çünkü kendimize at gözlüğü taktırıyoruz. Öyleyse problemlerden diğerinin kalkması için “bakış açılarımız artmalı.” Böylece aynı gerçeği tespit ederiz. Bu tartışmayı ortadan kaldırır ve tefrika olmaz.

Bizim en büyük problemimiz anlamamak değil, anlamanın kıstaslarını işletmemek. Amacımız ve dilimiz aynı olduğu halde nasıl olur da aynı sonuca ulaşamıyor ve ayrılığa düşüyoruz? Çünkü anlamanın usullerinde ayrılıyoruz. Öyleyse problemlerden birinin kalkması için “usullerimiz ortak olmalı.” Böylece aynı gerçeğin peşine düşeriz. Bu zaman kaybını ortadan kaldırır ve tefrika olmaz.

Bütün bu önyargı, tek bakışlılık ve usulsüzlükler yüzünden başımızdaki en büyük bela olan şu üç problem çözümsüz kalıyor:

1-Şirk problemi

2-Hurafe problemi

3-Tefrika problemi.

Bilgi ve inancımız bize miras kalıyor. Eğer bu bilgi ve inancımız batıl ise önyargı bunu anlamamızı asla mümkün kılmayacaktır. Eğer inancımızda şirk varsa bunu fark etmek bizim için imkânsız olacaktır. Tek bakış açılı olmaktan dolayı kendimizi en doğru sanmaya ölene kadar devam ederiz. Usulümüz olmayacağı için de şirkimizden şüphe edemeyiz. Oysaki şirk başımıza gelebilecek ene büyük felakettir. İpimizin çekilmesi demektir. Şirk, Allah’ın affedip şefaat etmesini bile imkânsız kılar. Asla affı yok. Evveliyatla böyle bir problemimiz olmamalıdır. Kur’an dışı ölçüleriniz varsa şirk adeta elini kolunu sallaya sallaya girecektir. Fakat Kur’an şirki tanıtarak şirkten emin kılar. Eğer şirk varsa bu bireyin bitişidir.

Ne kadar düzgün bir dininiz olursa olsun eğer başkaları bu dini öğrenmeden önce etrafında karşılaşacağı her hurafe yüzünden merak bile edilmeyecek ve kesinlikle itici olacaktır. Hurafeler dinle ilgili görünen ama dinle alakasız şeylerdir. Allah’ın tertemiz dinine atılan beşer çamurlarıdır ve çoğu şirkle yakından yahut doğrudan doğruya ilgilidir. Dinin vitrini gibi durur. Her ülkenin geleneksel özellikleri dine hurafe yoluyla sokulunca hurafe hayat bulur. Kur’an dışı ölçüleriniz varsa hurafe işte bu kapılardan girecektir. Fakat Kur’an tek ölçü olunca hurafeye izin çıkmaz. Eğer hurafe kaldırılmıyorsa bu dinin bitişidir.

Müslümanlar dünya coğrafyasında yayılmış olup birçok ülkede mevcud iseler de ümmet şuurunda olmayıp kesinlikle İslamı temsil etmiyorlar ve mutlu bile değiller. Mezheblere, tarikatlara, cem(aat)lere ayrılmış ve paramparça olmuş durumdalar. Değil dünya çapında güç oluşturacak bir birlik kurmak ticari hayatta sağlıklı bir ortaklık bile kuramamaktalar. Oysaki Müslümanlar üzerinde çok büyük zulümler gerçekleşmekte olup bundan kurtulmanın yolu küresel ve güçlü bir İslam Birliği oluşturmaktır. Bireysel olarak şirke girmemek nasıl çok önemliyse sosyal olarak bölünmemek de çok önemlidir. Kur’an dışı ölçüleriniz varsa bölünmek için nedenleriniz de var demektir. Fakat Kur’an’ın tek ölçü olması bizi birliğe çıkarır. Eğer tefrika engellenmiyorsa bu ümmetin bitişidir.

Kur’an’ı doğru anlamak için önyargısız, çok bakış açılı ve usullü olmak gerekiyor. Böylece erdemin zıddı olan cahillikten ve cühela gözükmekten, barışın zıddı olan terörden ve anarşist gözükmekten kurtuluruz. Zira İslam erdem ve barış dinidir. Modern ilimlerle ilgilenmek de bizi aydınlatarak cahillikten ve nezaketi artırarak şiddetten uzak tutacaktır. Öyleyse şu iki nurdan yararlanmalıyız: “Kur’an” ve “modern bilim.” İslam dünya kamuoyunda cahil kara çarşaflıların ve barbar teröristlerin dini olarak tanıtılmaktadır. Ümmetin içinde gerçekten cahil ve terörist olanların varlığı dine zarar vermektedir. Öyleyse bu iki hastalıktan yakamızı kurtarmalıyız: “Cehalet” ve “terör.” Birlik oluşumuzun önündeki en önemli iki engel şunlardır: “Irkçılık” ve “çıkarcılık”. Etnik milliyetçilik olan ırkçılık başka milletlerin bizden uzaklaşmasına neden olmakta ve bu da parçalanmak anlamına gelmektedir. Gerek kişisel ve gerekse partisel anlamdaki çıkarcılık da parçalanmaya hizmet etmektedir; çünkü kişi ya da kurum kendi çıkarını düşünmekten “birlik olmayı” dert bile edinmemektedir. Yani cebini dolduran gönlünü boşaltmaktadır.

Bu tezimizle önyargılı, tek bakış açılı ve usulsüz düşünmeyi tahlil ederken şirk, hurafe ve tefrikayı teşhis etmiş oluyoruz ve kurtuluş için tek ölçü alınması gerekenin Kur’an ve tek ölçü alıcının iyi işletilmiş akıl olduğunu tedavi yolu olarak görüyoruz.

30 Eylül 2017  http://www.bizimyaka.com/yazar-78836-Ummetin-halinin-tahlili-teshisi-tedavisi


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ARAKAN GERÇEĞİ Politika 13.10.2017
AH ŞU YANLIŞ ANLAYANLAR! Genel 10.10.2017
YÜKSEL YILMAZ BİYOGRAFİSİ (2017) Genel 08.10.2017
Bruce Lee’nin Kronolojisi Spor 06.10.2017
Regulations of Jeet Kune Do Kulelkavido Matchs Spor 04.10.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Siyahlar İçinde Genel 21.10.2017
Aile Genel 21.10.2017
NEREDE YALANDAN İNSANLIK Genel 20.10.2017
İhitiyaç Genel 18.10.2017
Yazarport Site Yönetimine Genel 16.10.2017