BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 28

Şöyle söyledi Türk bilgesi
Bu dünyada neden kendinize ilahlar arıyorsunuz
Bilim sizi hastalıklardan, açlıklardan, yokluklardan, cehaletten
İlkellikten, barbarlıktan, vahşetten, zorluklardan
Ve adalet, hukuk denilen vahşiliklerden kurtarmadı mı
Ve size insanca, kolay, ileri, üstün, rahat, medeni bir hayat vermedi mi
Düşünün bir kere
Bir zamanlarda mağaralarda yaşıyordunuz
Şimdi ise çok güzel konutlarda yaşıyorsunuz
Öyle ise bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar ülkenizin bir ucundan bir ucuna bile yaya gidiyordunuz
Bugün uçaklarla gidiyorsunuz
Öyle ise bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar salgın hastalıklardan kırılıyordunuz
Vebadan bile bir ülke halkı yarıya iniyordu
Bilim size ilaçlar verdi
Öyle ise bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar yokluklar, kıtlıklar çekiyordunuz
Bilim size bolluk verdi
Öyle ise bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar başka yerlerdeki akrabalarınızla, arkadaşlarınızla görüşmeniz
Ancak on yılda bir kez olabilirdi
Şimdi ise teknoloji sayesinde istediğiniz zaman, istediğiniz kadar görüşebiliyorsunuz
Öyle ise bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar yalnızca güneş varken ışığınız oluyordu
Şimdi ise her an bilimin ürettiği elektırlıkla(elektrikle) ışık içindesiniz
Öyle ise bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar yemekleriniz bir günde bozulurdu
Şimdi ise bilimin ürettiği buzdolabı sayesinde bir ay bile dayanabiliyorlar
Öyle ise bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiziniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar sıcaklardan kavurulurdunuz
Bilim size vantilatörü, kılimayı(klimayı) yaptı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edersiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar soğuktan donardınız
Bilim size sobayı, kaloriferi yaptı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar giyeceklerinizi elle yıkıyordunuz
Bilim size çamaşır makinasını yaptı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar yeni doğan on çocuktan yarıdan çoğu ölürdü
Bilim size çocuklarınıza kavuşmanızı sağladı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar bazı insanların çocukları olmazdı
Bilim çocuğu olmayanların da çocuk sahibi, sahibesi olmasını sağladı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar askerlik yıllarca sürerdi
Bilim size askerliği kısalttı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edersiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar ülkenizden bile haberiniz olmazdı
Bilim size dünyanın öteki ucundan bile haberdar olmanızı sağladı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edersiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar herşeyi çok pahalıya alırdınız, bazı şeyleri yalnızca zenginler alabilirdi
Bilim size, herkese herşeyi ucuzlattı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Erkeklerin bir zamanlar boşanmaya bile neden olan cinsel sorunları vardı
Bilim bunu çözdü
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edersiniz,
Düşünün bir kere
Bir zamanlar taş, toprak, saman, odun, tahta üzerinde otururdunuz
Bilim size rahat koltuklar verdi
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edersiniz
Bir zamanlar bazı sebzeleri, meyveleri, yiyecekleri, içecekleri 
Yalnızca zenginler yiyebilir içebilirdi
Bilim onları herkesin ve yaz kış yiyip içmesini sağladı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Bir zamanlar bazı giyecekleri yalnızca zenginler giyebilirdi
Bilim onları herkesin giymesini sağladı
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar küçücük depremlerde bile tüm konutlar yıkılırdı
Bilim size depreme dayanıklı konutlar üretti
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edersiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar evlerinizde ve tarlalarınızda zararlı, kötü böceklerin esiriydiniz
Bilim size onlara karşı ilaç icat etti
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Düşünün bir kere
Bir zamanlar dünyayı 'Astığı astık, kestiği kestik', vicdansız, merhametsiz
Bencil, sorumsuz, barbar, vahşi hükümdarlar yönetirdi
Bilim size demokrasi, haklar, özgürlükler verdi
Böyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Kuşkusuz ki, gerçek ki, doğru ki
Sizi bu dünyada amaç, baştacı, dost, kardeş, alaka edinen en büyük güç bilimdir
Bilim olmasa Mağara dönemi'ne geri dönersiniz
Ve hastalıklardan ölmek, tetanozdan ölmek bile sizin için kaçınılmaz olur
Ve ayaklarınıza ayakkabı bile bulamazsınız
Ve içmek için temiz bir su bile bulamazsınız
Ve evinizde yiyecek varsa yersiniz yoksa aç kalırsınız
Oysa şimdi evinizin dışı da her an yiyeceklerle içeceklerle dolu
Böyle iken bilimin sizin için bu dünyadaki en büyük iyilik gücü olduğunu
Nasıl inkar edebilirsiniz
Kuşkusuz ki bilim size en vicdanlı, en merhametli
En yakın, en iyiliksever, en koruyucu, en sevgi dolu, en ilgi dolu tek güçtür
Öyleyken bilimin size nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Kuşkusuz ki insanlığın elinden tutan en büyük güç bilimdir
İşte bu yüzden dini tanımlayan Din hadisileri de der ki
'Din bilimdir, bilim yoksa din de yoktur
Bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin
Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür
Dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir'
Böyle iken bilimsiz insanlık olmayacağını nasıl inkar edebilirsiniz
Ve bilim size asla zulüm, azab, gazab vaat etmez
Ve kendisine inanmayanlara, sırt dönenlere, kötülük edenlere bile
İyi, doğru, güzel davranır
Ve asla zulüm, azab, gazab etmez
Çünkü bilim herşeyi bilen, herşeyin doğrusunu iyisini bilendir
Kuşkusuz ki din nankörleri ve vefasızları hiç sevmez,
Dünya size yalnızca hava, toprak, su, hastalık, kıtlık, yokluk, açlık
İlkellik, barbarlık, vahşilik, eziyet, zulüm verebilir
Bunlarla mı yetinmek istersiniz
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Nankörseniz, vefasızsanız
Bencilseniz, sorumsuzsanız dinli olduğunuzu nasıl söyleyebilirsiniz
Kuşkusuz ki yerdeki, gökteki ve ikisinin arasındaki herşey bilimi arar, bilimi över
Ve baştacı eder
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Öyle iken kendinize neden ilahlar arıyorsunuz
Ve bilimdışılığa, bilime kötülüğe sarılıyorsunuz
Kuşkusuz ki gerçekleri, doğruları yalnızca bilim bilir
Ve yanlış yaptığınızda gideceğiniz yer de bilimdir
En güvenilecek tek şey bilimdir
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Kuşkusuz ki ahlaksızlık, kötülük, vicdansızlık, merhametsizlik 
Ararsanız bilimde değil kendinizde arayın
Bilim sizi ileriye götürmek isterken siz geriye gidiyorsanız
Bilim dünyayı ileriye götürmek isterken dünya geriye gidiyorsa
Kuşkusuz ki suçu bilimde değil kendinizde arayın
Öyle iken bilimin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz
Kuşkusuz ki din bilimdir
Ve din nankörleri, vefasızları, cehaleti hiç sevmez.

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 13.9.17/08.49


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ATATÜRK'ÜN VE KURAN'IN ŞİFRESİ Şiir 17.11.2017
NİYEKİNE Şiir 16.11.2017
DİKTATÖRLÜK Şiir 15.11.2017
NEFSİ YENMEZSEN Şiir 14.11.2017
OKUMAK TIP VE PORNO Şiir 13.11.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Seninle Anlamlı Her Şey... Şiir 16.11.2017
KABUS Şiir 16.11.2017
Ölümsüz Sevdam Şiir 15.11.2017
Sonra Bakıyorum sen yoksun Şiir 15.11.2017
ÖYLE DEĞİL Mİ Şiir 15.11.2017

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Bir Türk Bilgesi 18.10.2017

Ekrem Esad Atan'a: Hiç üzülmeyin çünkü toplum hiçbir zaman doğru bir toplum olmadı, yoksulluk ve olanaksızlık yüzünden doğru gibi görünen bir toplumdu sadece. Toplumumuz da dünya da zirveden aşağı değil dipten yukarı doğru gitmekte. Eskiden de topluma cehalet ve nefs egemendi, bunca üniversiteye ve olanağa karşın şimdi de, Cehalet ve nefs eskiden kapalı idi, şimdi çıplak, hepsi bu. Yani bakın başı örtülü köylü annelerin yanlarında bile daracık ya da kısacık giyinmiş kızları yürüyor. Yani toplum asla zirvede olmadığı için yitirilmiş birşey yok. İnsanlar ve toplumlar doğru olmak isterlerse olurlar, yanlış olmak isterlerse yanlış olurlar. Yani bugün kötü gördüğümüz durum eskiden doğruya layık birşey değildi.

Ekrem Esad Atan 18.10.2017

Benimde anlatmak istediğim bahsettikleriniz gibiydi. İnandığımız şeylere (her anlamda) uygun hareket etmekten aciz olmak, içimizde öfkenin yükselmesine neden olur. Cehalet ve ahlaksızlığın bundan kaynaklandığını düşünüyorum. Her dönemin kendine göre alimleri ve cahilleri vardı, mutluluk sizin de dediğiniz gibi ahlaktan, saygı duymaktan, beraber yaşayabilmeyi becermek gibi bir çok değerden geliyordu. Yani bilim bize çok şey kazandırmış olabilir fakat biz çok değerimizi kaybettik. Giren çıkan tablosunda zararda olduğumuzu görüyorum.

Bir Türk Bilgesi 18.10.2017

Ekrem Esad Atan'a: Eskiden cehalet mutlu ediyordu herkesi ve ahlaksızlık çok azdı; şimdi ise cehaletten ve ahlaksızlıktan oluşan nitel bir mutsuzluk var. Yani şu an nitel mutsuzluk nicel mutluluktan çok daha üstün. Toplumlar Din hadisileri yerine cehalete ve nefse sarıldıkça Sodom ve Gomora'laşırlar; bu durumda olmakta olan ve olacak budur. Yani eskiden haksız, yanlış, kötü mutluluk vardı; şimdi ise haklı, doğru, iyi mutsuzluk.

Ekrem Esad Atan 18.10.2017

Bir zamanlar her şeye rağmen mutluyduk Şimdi ise her şeye rağmen mutsuzluk Öyle ya biz neyi inkâr edeceğimize şaşırdık Düşünelim yine bir kere

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.