KURBAN BAYRAMI TERK EDİLMELİ

Müslümanlık bir yas, ağıt kültürü haline gelmiştir. Bosna Hersek'te Müslümanlara katliamlar, Çin'de Müslümanlara katliamlar, Hindistan'da Müslümanlara katliamlar, ve dahası. Tüm bunlar her yıl Müslümanların yas tutmalarına ve ağıt yakmalarına neden olmaktadır ve böylece Müslümanlık bir yas ve ağıt kültürü haline gelmektedir. 

Bu durumu Müslümanlara bir tepki olarak değerlendirirsek bu tepkinin nedenlerini araştırmak gerekir. Bu nedenler neler olabilir? Örneğin günde beş kez, sabah akşam demeden, üstelik de hoparlörlerle bangır bangır ezan okumak, Ramazan ayı'nda geceleri bangır bangır davul çalmak, Kurban bayramı'nda kurbanlarla ortalığı kan gölüne çevirmek bazılarını rahatsız edebilir. 

Düşünün bir; dünyada ilahına kurban kesen kaç inanç kaldı?

Kaldı ki Kurban bayramı İslami ya da dinsel bir zorunluluk değil yalnızca bir bayramdır ve mide ile ilgili bir olaydır. Oysa din bayram ve mide değil bilim ve beyindir. Bu yüzden; dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir, bilim yoksa din de yoktur' der.

Günümüzde artık insanların et yemek temel sorunlarından değil. Yılda bir ay et yemekle de birşey olmaz. Örneğin vitamin ve mineral gereksinimleri insanlar için etten daha önemlidir; ve sağlık olanakları, ilaçlar, aşılar, eğitim, daha iyi çalışma ortamları, daha iyi ücret, sendikalılık, demokrasi, insan hakları.

Görülen ki dünyada Müslümanlara bir tepki büyümektedir ve bunun nedenleri iyi düşünülmeli ve buna karşı önlemler alınmalıdır.

Örneğin Hindistan'da Müslüman katliamları. Bilirsiniz Hindistan'da inek kutsal sayılır ve Budistler et yemezler; ve eğer siz Kurban bayramı diye hayvanları keserseniz büyük olasılıkla bu durum Hintliler, Budistler üzerinde çok olumsuz ve çok kötü bir etki yaratacaktır.

Belki Müslümanların siyasete fazla bulaşmaları da bir tepki oluşturmaktadır örneğin Bosna Hersek'teki Müslümanlara yönelik katliamların nedeni oralardaki Müslümanların Avrupa'yı ele geçirmek, Avrupa'da güç olmak isteyen, Avrupa'da yayılmak isteyen bazı Müslüman siyasetçilerin kışkırtmaları sonucu oralardaki Müslümanların bu yönde toplaşmaları olabilir.

Bence Müslümanlar din ya da Müslümanlık olarak Din hadisileri'nin çevresinde toplanmalı ve başkalarını rahatsız eden şeylerden uzaklaşmalılar yoksa görülen o ki gün geçtikçe Müslümanlara karşı büyük bir tepki gelişecektir. Yani bakın; niye ezanı hoparlörle okuyorsunuz, ağızla okumak yerine, neden herşeyi biliyorsunuz da ezan saatlerini bilmiyorsunuz, ezan saatlerini belirten takvimler var, neden namaz saatleri için onları kullanmıyorsunuz? Niye Ramazan ayı'nda sahura kalkmak için davul yerine çalar saati kullanmıyorsunuz, neden Kurban bayramı'nda hayvan kesmek yerine et alıp ya da sucuk dağıtmıyorsunuz ya da para dağıtmıyorsunuz ya da örneğin vitamin hapı ya da erzak dağıtmıyorsunuz; Kurban kesmek din ya da İslamiyet ya da ibadet değildir hem yalnızca bir bayramdır hem de din para ile yapılan, yalnızca parası olanların yapabildiği ve mide ile ilgili, nefs ile ilgili birşey değildir, bu yüzden Din hadisileri nefsten uzak durulmasını söyler yani bakın dinin ya da İslamiyet'in sorunu birilerinin et yemesi ya da yiyemesi değildir, Din hadisileri'dir, Din hadisileri'nin dediği gibi önce bilim öğrenmektir ki bilim de kitapla olur yani neden et yerine kitap dağıtmıyorsunuz, bilim dağıtmıyorsunuz? İnanın ki Müslümanlar eğer Din hadisileri'ne uyarlarsa, Din hadisileri'nde birleşirlerse, din ya da İslamiyet olarak Din hadisileri'ni yaşarlarsa tepki görmek yerine dünyanın heryerinde sevgi, saygı, takdir görürler ve İslam dünyası hem bilimin hem insanlığın merkezi haline gelir.

Unutulmalıdır ki dinin de, İslam'ın da özü, direği, temeli, amacı Din hadisileri'dir. Din hadisileri varsa ancak din ya da İslamiyet var olur.

Sorun İslamiyet'te değil, sorun Müslümanlarda. Bu yüzden Müslümanlar artık zamana uygun da davranmak durumundalar yoksa bu durum hem yerel hem de küresel çatışmalara neden olur.

Bakın İslamiyet ilk kıblesini bile yeri gelince terk etmiş bir inançtır; neden bir bayram olan Kurban bayramı'nı da terk etmesin? İslamiyet ya da Müslümanlar Kurban bayramı'nı, Ramazan davulunu, ezanı terk etmekle hiçbirşey yitirmezler, yitirecekleri tek ve en büyük şey ancak Din hadisileri'nden uzaklaşmakla olur. Yani bakın 'Gürültü yapan bizden değildir' diyor Din hadisileri; ve size güzel gelen şeyler başkalarına gürültü gelebilir, neden başkalarını ya da sizin gibi düşünmeyenleri rahatsız edesiniz? Bakın 'Müminin evi kamıştandır, yemeği bir parça ekmektir' diyor, öyleyse nedir bu şatafat, bu gösterişler, bu et yemeler, bu keyifler, bu nefsler? Bakın din hadisleri 'Bilim Çin'de olsa gidip arayın' diyor, peki eti aradığınız kadar bilimi arıyor musunuz?

Dost acı söyler, benden söylemesi.

Yoksa İslamiyet ne Din hadisileri'nin dediği gibi bilim olur ne de Müslümanlık yas, ağıt kültürü olmaktan kurtulabilir.

Medenileşmek de Din hadisileri'ne, dine ve İslamiyet'e dahildir; bu yüzden İslamiyet'in dinderince(peygamberince) Medine 'Medeni şehir' olarak övülür ve Habeş kıralı(kralı) da.

Evet, dinde; medenileşmek zorunluluğu da vardır. Ve dinli ya da Müslüman medeniliğinden de tanınmak durumundadır. Ve et nefstir ve dinde nefsin terki önemlidir ki İslamiyet'te Ramazan ayı da bu yüzden, bunu öğretmek için vardır zaten.


Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 29.8.17/22.52


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019

Yazıya yapılan bütün yorumlar

R.R 16.10.2017

Tepki gösterme zahmetine girmeyim dedimde NE HALT Olduğun Belli ...Ateist arkadaşım bile Bu dine bu kadar kindar ve cahil değil...işte Cehaletin bir yüzü daha tecelli etti okumayan ve araştırmayan bir güruh islamı çağ dışı sanabilir...

Necdet Gürçiftçi 11.10.2017

Kimi Bosna diye ağlıyor kimi Filistin diye Kimi Karabağ diye ağlıyor kimi Arakan diye Dini tanımlayan Din hadisileri'nde birlik olunmazsa Ağlanır hep işte böyle, Ne diyor Din hadisileri 'Din bilimdir, bilim olmayan yerde din olmaz Bilimde toplanın, bilim üretin' diyor Peki ya hani sizde bilim Ne diyor dini açıklayan Din hadisileri 'Medenilikte dünyaya, insanlığa örnek olun' diyor Peki bu ne hal Kimi zulüm yapmış dini kimi saltanat Kimi nefs kimi cehalet kimi ticaret Olmaz din diye böyle hal, Nerede bilimde toplanan gençleriniz, yetişkinleriniz Nerede bilime odaklanmış hayatlarınız Tek yaptığınız Öteki dünya'nıza hazırlık Nerede bu dünyaya örnekliğiniz, Takılmışsınız cehaletin, nefsin, ticaretin, siyasetin peşine Hani bilim, Din hadisileri nerede Güç diye beden gücü, para ve silah göstermek yerine Hani nerede bilim ve medenilik Hani nerede Din hadisileri, Din hadisileri diyor ki 'Din hadisileri'nden ayrılan helak olur' Din hadisileri diyor ki 'Din hadisileri'ne uymayan Hükümdar olsa da helak olur Öyleyse nerede siz Nerede Din hadisileri Helaklar Din hadisileri'nden ayrılmakta yazılıdır bilmez misiniz Belalar Din hadisileri'nden ayrılmaktan gelir bilmez misiniz, Bırakın artık siyasetçi, hükümdar peşinde koşmaları Din hadisileri'nin peşinden koşun siz Bırakın artık cemaat, tarikat, mezhep peşinde koşmaları Din hadisileri'nin peşinden koşun siz Kuşkusuz ki Din hadisileri hem size Hem insanlığa güneştir Herşeyde ayrılsanız da Din hadisileri'nde birleşin Eller kan yerine mürekkeple kirlenmeyince çözüm yok Eller silah yerine kitap kokmadıkça çözüm yok Din oku ile başlar, düşün ile biter Eller Din hadisileri'nde birleşmedikçe çözüm yok. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 11.10.17/16.47

R.A. 11.10.2017

Yazık ki eleştirmeyi dahice gerçekleştirmek arzusu sizde yazım yanlışıyla iğnelemeyi de öğretmiş. Bayım, sizin Din hadisleriyle ilgili savunduklarınızı veyahutta onları reddetmek gibi bir düşüncem yok. Kurban kesmeyi yalnızca bir takım insanların bakış açılarıyla değerlendirmeniz beni üzdü . Din tamamen bilime bağlanamaz. Yoksa o, din olmaz. Ayrıca Müslümanlık, yalnızca parayla yapılanlara göre değer biçmez insanlara. Kimi kurban keser kimi yetim bir çocuğun başını okşar... Tek odaklı bakmak, kuran-ı kerim'de yazılı bir görevimizin dinden çıkarılmasını talep etmek, Müslümanlığı yalnızca nefs kavramıyla değerlendirmek... Din hadislerine uyuyorsa, reddediyorum! Selametle Kalın..

Necdet Gürçiftçi 10.10.2017

R.A.'ya: Öncelikle 'müslüman' değil 'Müslüman', önce adınızı doğru yazmayı öğreniniz. Din 'Din bilimdir, bilim yoksa din de yoktur, bilime aykırı olan herşey dine de aykırıdır' diyen Din hadisileri'nin de dediği gibi öncelikle bilimdir, peygamberlerin yaptıkları değil tıpkı fizik biliminin Einstein'ın yaptıkları olmaması gibi. Din hadisileri 'Din bilimdir' der ve bilim de herşeyi eleştirmeyi buyurur, ister yani bu yüzden Din hadisileri de herşeyi eleştirmeyi buyurur. Din hadisileri'ne 'At gözlüğü' demiş oluyorsunuz çünkü benim odaklandığım şey dini tanımlayan Din hadisileri'dir. Siz nasıl ki sizden öncekileri eleştirdiyseniz kuşkusuz ki siz de eleştirileceksiniz çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'ne sırt dönmüşsünüz. Kurban öyle nefs haline gelmiş ki 'Bunun kurban eti çok yağlıymış, hiç beğenmedim', 'Şunun kurban eti çok lezzetliymiş, çok beğendim', 'Kurban etinin lezzetini hiçbir etin lezzeti tutmuyor' gibi sözleri her Kurban bayramı'nda duyabilirsiniz. Din Müslümanların görev bildikleri değil dinin görev bildikleridir ve tuhaf ki Müslümanlar kendilerine bilimi, bilim öğrenmeyi, bilimsel olmayı, kitap okumayı pek görev bilmemekteler. Siz din diye Din hadisileri'ne değil geleneklere göreneklere sarılmışsınız. Unutmayın ki kurban putatapıcılık dahil hemen hemen her inançta olan birşeydir ancak dini bilim olarak tanımlayan Din hadisileri yalnızca İslamiyet'te vardır. Neden dört elle sarıldığınız şey Din hadisileri'nin de dediği gibi bilim değil? Din bilimdir, bilimde kurban olmaz. Bence siz önce Din hadisileri'nin öğrenip sonra din üzerine konuşmaya başlayın ki dini tanımlayan ve dini bilim olarak gören Din hadisileri'ni dünyada ilk kez ben yazdım internette ki bu bile dine çok büyük bir hizmettir. Kuşkusuz ki nankörlük dine yakışmaz. Din mide ile değil beyin ile yapılır, din nefs değil nefsi terktir, kurban değil nefsinizi kesin. Dinde kurban olmaz çünkü hem bilime aykırıdır hem de yalnızca parası olanların yapabilecekleri şeyler dine girmez çünkü din herkesedir ve parası olmayan kurban kesemez.

R.A. 10.10.2017

İlk yazınız din hadislerini anlatmaktan çok, yalnızca müslümanların bir takım görev bildiklerini eleştirmekten geçmiş. Peygamberimizin bile gerçekleştirmiş olduğu kurban kesmeyi nefs diye eleştiremezsiniz.. Bakıyorum da siz, gözünüzdeki at gözlüğüyle müslümanlıkla ilgili yalnızca bir takım şeylere odaklanıyorsunuz.. Din hadislerin bilmek size nefs kavramıyla müslümanlığı eleştirme hakkı vermez...

Necdet Gürçiftçi 10.10.2017

R.A.'ya: Sizler ne dini biliyorsunuz ne İslamiyet'i, ezbere yaşıyorsunuz, gelenekleri adetleri töreleri din, İslamiyet, Müslümanlık sanıyorsunuz çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'nden haberiniz yok. Din hadisileri'ni bilmeyen dini de İslamiyet'i de bilemez, kulaktan dolma öğrendiği şeylerle yaşar. Cehalet içinde olanlar dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğretenler değil bu hadislere sırt dönenlerdir. Televizyonda dizilerin saatlerini bilenlerin namaz saatlerini bilmemeleri ilginç. Et yerine kitap yersiniz sözünüz bile kurbanın 'yemek' için olduğunun kanıtı. Nedense elinizde hep kurban eti, lokma, helva, aşure gibi yiyecek maddeleri, nefs var, bilim ve kitap yerine. Ben diyorum ki din de, İslamiyet de dini tanımlayan Din hadisileri'dir; siz diyorsunuz 'Biz bildiğimizi okuruz, nefsimizi dokuruz'. Din kişilerin ya da toplumların değer yargıları değil Din hadisileri'nin değerleridir. Din evrenselliktir ve bilimdir; Müslüman töresi, geleneği, adeti, seçimi değil.

R.A. 05.10.2017

Ah ne yazık! Cahilin boş heybesinden öneri savurması... Biz müslümanlar hiçbir zaman yas içinde olmadık. Hangi coğrafyada olursa olsun yaşadığımız zulümler bizim yas içinde yaşadığımızı göstermez aksine her direniş yeni bir doğuştur bizim için. Şuan siz, Uhud savaşında efendimizin dişi kırıldığı vakit "Muhammed öldü!" diye haykıran müşriklerden farksızsınız! Çünkü onlar da bizi yas içinde yok olacağımızı sandılar oysaki hendek savaşı onlara ve size bir iddiadır.. Ezanlarımızın minarelerden seslenmesi bizim namaz vakitlerini bilmediğimiz anlamına gelmez. Ezan bir sesleniştir, çağrıdır... O bir hatırlatma değildir. Ve ramazan ayında çalan davulun da bir anlamı vardır. Çalar saat kullanmayı insanlar sizden öğrenmediler! Kaldı ki kurban bayramındaki kurban kesmemiz nefsimizin isteğinden değil ibrahim (as) hayatından rabbimizin bizlere bahşettiği bir lütuftür. Hani diyorsunuz ya et yerine kitap dağıtsınlar, bir dahakine siz de et yerine kitap yersiniz! Ne yazık ki eleştiri yapmak size değer yargılarımızı araştırmayı unutturmuş.. Yoksa biz de kasaptan et veya sucuk alıp dağıtmayı biliriz bay bilge! Ezanlarımız, davullarımız ve kurbanlarımız... Ve sizin daha eleştirmediğiniz diğer dini yargılarımız, siz ve sizin gibilerin iğnelerine rağmen devam edecektir. Çünkü biz şuna inanırız.. "Şüphesiz Allah(cc) nurunu tamamlayacaktır".

Bir Türk Bilgesi 05.10.2017

Din bilimdir ve bilim biat değil düşünmek, araştırmak, incelemek, kanıtlamaktır. Bu yüzden ki dini tarihte ilk kez doğru olarak tanımlayan Din hadisileri der ki 'Bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' yani 'Bilim için çaba gösteri' der. Bilimsiz din din değil yalnızca inançtır ve hiçbir inanç kendini din olarak gösteremez ki Din hadisileri de bunu doğrular ve ki 'Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden hayırlıdır' der ki bu da dini ya da İslamiyet'i bir ilaha tapınmak olarak görmekten uzaklaştırır. Dini ya da İslamiyet'i öğrenmek için önce dini tanımlayan Din hadisileri'nin öğrenmelisiniz. Din hadisileri matematiğin temeli olan dört işlem gibidirler. Siz dini din olarak değil inanç olarak görmek istiyorsunuz çünkü dinin temeli olan bilimi dinden dışlıyorsunuz. Din hadisileri'nin evrensel ışığı üzerinize olsun.

Vakur 05.10.2017

Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Rasulüne çağrıldıkları zaman; mü'minlerin sözü, sadece: İşittik ve itaat ettik, demekten ibarettir. Ve işte onlar, felaha erenlerin kendileridir. (Nur Suresi 51) Ben inşallah bir mümin olarak Allah'ı ve Resulünü hakem kıldım ve tek söyleyeceğim işittim ve iman ettim, siz istediğinize inanmakta ve hakem kılmakta özgürsünüz. Saygılar...

Bir Türk Bilgesi 05.10.2017

Dini tanımlayan, anlatan, açıklayan Din hadisileri'ni baştacı etmek sizce İslamiyet'e dil uzatmak ise öncelikle Din hadisileri'ni öğrenmenizi ve İslamiyet'e bakışınızı yeniden incelemenizi öneririm. Din hadisileri olmadan din olmaz ve Din hadisileri diyor ki 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz, dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir. Din hadisileri'ne sırt çeviren zaten hem dine hem İslamiyet'e sırt dönmüş demektir. Bilime düşmanlık dine düşmanlıktır. Bilimsellik içinde bir düşünmek dilerim.

Vakur 05.10.2017

Siz bilimi din, bilim adamlarını tanrı kabul etmişsiniz, hiç olmazsa İslama dil uzatmayın. Size doğru yolu bulmayı hidayete ermenizi dilerim. Gerçekte Allah katında din, İslam'dır. Ancak kitab verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki ihtirastan dolayı ayrılığa düştüler. Kim, Allah'ın ayetlerini inkar ederse; şüphesiz ki Allah, hesabı çabuk görendir. (Ali İmran 19)

Bir Türk Bilgesi 05.10.2017

Din sizin inandıklarınıza inanmak değildir; dini tanımlayan, dini anlatan, dini açıklayan Din hadisileri'nin de dediği gibi bilimdir, bilime inanmaktır ve bilime aykırı hiçbirşeye inanmamaktır. Din başka, inançlar başkadır; insanlar istedikleri herşeye inanabilirler ancak din yalnızca bilime inanır. Mantıklı, bilimsel bir hayat dilerim.

Vakur 04.10.2017

El insaf, Allah hidayet etsin sizi, siz Allah'ın ve Resulünün dinini bırakıp neye inanıyorsunuz. Kurban kesilmesin ne demek, yarın bu kafayla namaz kılınmasın, hacca gidilmesin de dersiniz ki bunlar İslamın en temel amelleri. Siz İbrahim A.S kıssasını okumadınız mı?

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.