YÜKSEL TÜRK SENİN İÇİN YÜKSELMENİN HUDUDU YOKTUR

Şükrü Kahraman

sukrukahramannn@gmail.com

        29 Ağustos 2017

              Salı

Kültür, dil, din, tarih ve ülkü birliği ile birlikte bir toplumu oluşturup, ayakta tutmaya yarayan en önemli sacayaklarından biridir.

Bir milletin tarihsel süreç içerisinde insanlığın ortak mirasına yaptığı her bir katkı tüm insanlığa mal olsa da o ortak katkı her milletin kendi öz kalıplarını da yansıttığından, kültürel çapta en baskın ve yayılmacı olan toplum her zaman bir adım daha önde olmaya maliktir.

Daha doğru bir ifadeyle tarihsel, kültürel zenginliği daha fazla olan bir toplum hoşgörü ve saygı temelli bir politikayla, uluslar arası arenada daha kalıcı izler bırakacaktır mutlaka.

Böyle bir toplumun en mükemmel örneği ise şüphesiz ki Yüce Türk Milletidir.

Hem İslam öncesi, hem İslam sonrası Türk Tarihine baktığımızda, hem devlet yönetiminde hem de sosyolojik yapı içerisindeki mükemmellik başka hiçbir topluma nasip olmamış, böylesine bir nizami anlayış ve de toplum içerisindeki ülkü birliği başka hiçbir toplumda yakalanamamıştır.

İşte Türk milletini asırlarca yoğurup en olgun kıvama taşıyan bu gerçeklik olmuş, tarihin nabzının attığı mevkiye sahip olmasını sağlayan etken bu üstün kabiliyet olagelmiştir.

Türk’ün teşkilatçılık ve âdil yönetim özelliği sağlam temeller üzerinde yükseldikçe, Türk’ün tarihi de yükselmiş, kültürü de yine aynı oranda çeşitlenip zenginleşmiştir.

Fakat öz değerleri ve ruh kalıbı hiçbir tahrife uğramadan, hiçbir dış unsurun etkisi altında kalınmadan başarılabilmiştir bu durum.

Her ne nedenle olursa olsun Türk Tarihi’nde ne zaman ki sınırlar dışarısından bir etkilenme, az önce sözünü ettiğim kabiliyetler zayıflamaya ve zaafa uğramaya başlarsa gerileme başlamış ve nihayetinde tarih bu durumun en ağır faturasını kesmekten geri kalmamıştır.

Dolayısıyla milletlerden bir millet olmayan yüce Türk Milleti ve tarihin ufak bir parçası asla ve kata olmamış ve olmayacak Türk Tarihi çok daha uyanık, bilinçli ve de sağlam karakterli bir toplumun tarihi olabilir.

İşte bu yüzdendir ki, yüce tarihimize ne kadar yönelenebilirsek o denli başarılı olacağımız aşikâr ve de kendi kültürel değerlerimize ne kadar sarılabilirsek o kadar yükseleceğimiz su götürmez bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Samimiyet ile...

                                                    ***

Söz Meclisi

Yükselmek adına hududu olmayan yüce bir milletin yeniden yükselebilmesi için gerekli olan kudret kendi özünde, derininde yatmaktadır.

 

 

 

 

 

 



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.