TOPLUM KANGAL VE HOLLANDA

Dün televizyonda bir haber vardı. Bir müjde, sevinç, mutluluk, başarı, zafer, çözüm haberi gibi veriliyordu üstelik.

Toplumsal olaylara Sivas'ın Kangal köpeğileri(köpekleri) ile müdahale edilecekmiş.

Felsefenin, mantığın, bilimselliğin olmadığı yerlerde ülke yönetmek kolaydır ve herşeyi çözüm sanmak da.

Felsefe, mantık, bilimsellik unu eleyen eleğe benzer; unu elekle elemek yerine havaya, rüzgara savurup elediğini sanmak da felsefedışılığa, mantıkdışılığa, bilimdışılığa.

Yani felsefe, mantık, bilimsel olmayan akıl, zeka, mantık, bilinç işine yarayacağını sandığı herşeyi çözüm, işine yaramayacağını sandığı herşeyi ise düşman.

Şöyle ki toplumsal olaylara köpekle müdahale etmek topluma köpekle saldırmaktır. Felsefeye, mantığa, bilime göre toplumsal olaylara karşı davranış felsefeyle, mantıkla, bilimle olmalıdır; köpekle değil. Toplum ve köpek; karşı karşıya getirilen tuhaf şeyler. Yani sanki köpekler ülkenin dostu da toplum düşmanı.

'Terör olaylarına karşı' denilse anlaşaılabilir ancak haberde 'Toplumsal olaylara karşı' deniliyordu. Toplumsal olaylar nedir? Örneğin demokrasi gösterileri, gırev(grev), işçilerin hak arama yürüyüşleri, hukuksuzluklara meydan, sokak tepkileri falan. 

Bir de şu mantıksızlık var: Be hey bu kafa; sen daha dün Hollanda'da Türklere köpeklerle saldırdığı için Hollanda'yı ve Hollanda polisini suçlamıyor muydun? Yani Hollanda polisi en azından kendi vatandaşlarına değil başka ülkelerin vatandaşlarına köpekle saldırmış ancak sen bu durumda kendi vatandaşlarına köpekle saldırmış olacaksın değil mi?

Siyaset yarasaya benzer; felsefenin, mantığın, bilimin aydınlıklarını, ışıklarını sevmez. Siyaset gerçekte demokrasi süsü verilmiş hanedanlıktır, sultanlık özlemidir, hükümdarlık özlemidir. Bu nedenle zaten siyasetle yönetilen ülkelerde ya özgürlük olmaz ya ahlak ya da ikisi birden.

İşte bu yüzdenki insanlık, dünya ancak siyasetçilerce değil felsefe, bilim, düşünürler(filozoflar), alimler, bilgeler ile yönetildiğinde kurtulur; insanca, özgür, barış içinde, huzur içinde, güven içinde, dostluk içinde olur.

Siyaset bilimsellikdışı bir alan olan esnaflığın bir başka türüdür; felsefeyi, mantığı, bilimi, kitap okumayı sevmemenin bir başka türüdür; ve yangına su yerine benzin dökmek gibidir.

İnsana, topluma, hak arayışlarına, demokrasi isteklerine, düşünceye, özgürlüğe, medeniliğe, insancalığa köpeklerle saldırmak.

Silahlar yetmedi, şimdi de köpekler.

Dinozorların, ejderhaların yok oluşlarına üzülüyor olmalılar. Ve Zeus'un.

Bu kafalarla asla çözüm olamaz.

Siyasete hayır, özgürlüğe özgürlük! Siyasete hayır, insanlığa özgürlük! Siyasete hayır, bilime özgürlük!

Sonra da bir de demokrasiden, kalkınmadan, dinden imandan, insanlıktan söz ediliyor.

Hem Hollanda'yı eleştirip hem de Hollanda'nın yaptığını yapmak hem timsah gözyaşlarıdır hem de Hollanda'nın yaptığını doğru bulmak, savunmak.

Kendi vatandaşlarına köpekle saldıranlar köpeklere neyle saldırırlar acaba?

Siyaset çelişkiler ve tutarsızlıklar yumağıdır ve toplumun, insanlığın ayaklarına iyice dolanmaktan başka işe yaramaz.

Topluma köpekle saldırmak köpek düşmanlığı yaratmaktan ve ülkeyi insani olarak ve akıl mantık olarak geriletmekten ve barbarlığa yönlendirmekten başka işe yaramaz.

Zaten daha önce de köpek sevgisi ile ilgili bir yazımda yazmıştım: 'Köpek sevgisinin altında insani, medeni, ruhsal, nitel dünyadan uzaklaşma arzusu yatar' diye.

Ele verir talkını, kendi yutar salkımı, olmamak gerek.

Kangal yetmez, kurtlarla saldırın. Oysa çözüm çok kolay: Demokrasi, bilimsellik ve ahlak.


Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 23.8.17/10.26


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KARANLIĞA KOŞ Şiir 19.11.2017
BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 29 Şiir 18.11.2017
ATATÜRK'ÜN VE KURAN'IN ŞİFRESİ Şiir 17.11.2017
NİYEKİNE Şiir 16.11.2017
DİKTATÖRLÜK Şiir 15.11.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
İlk Kadın Felsefe 26.10.2017
Kız Çocukları Günü Felsefe 11.10.2017
Tek Tanrı, Tek Eş Felsefe 09.10.2017
Mademki Sen Bensin, Ben de Senim, Niye Bu Ötekileştirme Felsefe 07.10.2017
Siyah Beyaz Felsefe 27.09.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.