ALEYNA TİLKİ KLİPLERİNİN TOPLUMSAL DEĞERLENDİRİLMESİ- 1

Aleyna Tilki klipleri pedofili ile suçlanıyor.

Bence o klipler pedofiliyi de aşan birşeydir çünkü kandırma, aldatma değil istek ve toplumu cinsellikle sömürme vardır yani buna ters pedofili diyebiliriz yani çocuk yaştaki kişi de hem istekli hem zevk almakta hem durumu para ve ün olarak olarak sömürmektedir.

Peki Aleyna Tilki'nin kıliplerine(kliplerine) 'Pedofili' diye tepki gösteren ey mantık sana sorarım: Pılajlardaki(Plajlardaki), havuzlardaki bikinili, mayolu yani sütyenli külotlu kadınlı erkekli çocuklu, külotuna kadar çıplak koca koca erkeklerle çocukların birlikte olduğu, külota kadar çıplak, kadınlı erkekli, çoluklu çocuklu doluşulan pılaj, havuz gibi yerlerdeki durum da bir pedofili değil midir? Birbirleriyle öpüşen, birbirlerine aşk içinde gösterilen çocuklu kartpostallar, posterler de pedofili değil midir? Öyleyse onlara neden karşı çıkmıyorsun? Tavşan kaç, tilki tut mu? Benim keyfime dokunma mı? Armut piş, ağızıma düş mü? Kuşkusuz ki zevkler ve renkler de tartışılmak zorundadır çünkü insanlığın ve insanın en büyük belasıdır nefs. Nefse esirlik oldukça her kötülük de olacaktır.

Aleyna Tilki'nin videoları çocuk cinselliğine yalnızca talep değil arz yönüdür de. Bu videolarla cinsellik, erotiklik, şehvet hem çocuk yaşlara indirilmekte hem de çocuk yaşlardan bu talebe arz oluşması sağlanmaktadır.

Olan oldu, sen ol bari, sözü yaşlı bir erkeği de yaşıtı bir erkeği de çağrıştırır. Bir açıdan da cinsel ilşkinin çocuk yaşlara indiğinin hem gmstergesi hem de inmesi gerektiği yönünde bir toplum mühebndisliği içerir.

Bu ülkede Küçük Ceylan, Küçük Emrah da oldu ancak ne şehvetli giyindi ne şehvetli danslar ettiler. Görülüyor ki cinsellik hem çocukların anneleri babaları hem de sanat patronlarınca çocuk yaşlara indirilmeye çalışılmaktadır.Bu yalnızca bireysel değil toplumsal bir kokuşmadır, yozlaşmadır da.

Bu yozlaşmanın altında moda ve çıplaklık turizmı gibi alanlar da vardır. Pedofiliye karşı olmak isteniyorsa bunlara da karşı olunmalıdır.

Konunun bir de eğitim, Eğitim bakanlığı, devlet yönü var. Düşünün ki 16 yaşındaki bir çocuk erotik giysiler giyip millete, dünyaya erotik danslar yapmaya başlıyor. Ve 17 yaşındayken çektirdiği kılip de pedofili ile suçlanıyor. Bu durum alim ve alime yetiştirmesi, aydın yetiştirmesi gereken ülkemizin ve eğitim düzenimizin eğitimde ne denli geri, başarısızlık, beceriksizlik, laçkalık içinde olduğunun da göstergesidir. Yani düşünün yakın geçen yıllarda bir bayan öğretmen birkaç aylık bebeğini evde tek başına bırakıp 15 günlük uzun bir tatile çıkmıştı ve bebek de açlıktan susuzluktan ölmüştü ve öğretmen de 'Öleceğini bilmiyordum' demişti. Daha önce de eşşcinsel öğretmenlere tanık olduk ve öğrencileri ile aşk yaşayan öğretmenlere. Bu laçkalık artık dibini bulmuş olmalı ki 16 yaşındaki bir lise öğrencisi kız çocuğu televizyonda, internette erotik giysilerlerle erotik danslar yapıyor ve 17 yaşındaykenki kılibi ise pedofili ile suçlanıyor. Bu eğitim ya da bir eğitim daha ne kadar dip yapabilir, daha ne kadar batabilir? Yani bu okullar ne yetiştirmek üzerine kurulu, ne yetiştiriyor? Gerçekte ise çöken eğitim düzeninden önce toplumun kendisidir çünkü adına bikini, mayo denilen sütyen-külot ortada dolaşmaktan yani çıplaklıktan bu tür kıliplere ve sözde sanatçılara tepki göstermek yerine talep, beğeni, alkış içine girmiştir.

Asıl sorun şu: Dış ve iç birileri ülkemize moda, pılaj, sanat, medya gibi adlar altında çıplaklığı yani utanmazlığı pompalamaya çalışıyor ısrarla. Çıplaklığa karşı çıkılmadıkça bu tür şeylere karşı çıkmak hem anlamsız hem başarısız olacaktır. Bakın Avrupa'nın, Amerika'nın haline de ders alın. Ya da hem ortalıkta külotuna kadar çıplak gezip dinden imandan, insanlıktan ve Türklükten söz etmeyin. Medenilik, özgürlük ve demokrasi çıplaklık değil giyinmek ve alim, alime olmaktır ve bilin ki hiçbir insan üstündeki giysiden daha güzel değildir.

Bu konu gerçekte temelde, özde genlerle ilgili; bu yüzden yanlış genlere karşı bilim ve insanlık savaş açmalıdır yoksa insanlık birgün ortalıkta dört ayak üstünde yürüyen bir maymun türüne bile yine dönüşebilir.


Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 22.8.17/07.12

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Gazi Felsefe 24.09.2017
Müslümanca Yaşamak Felsefe 22.09.2017
Mersin İçel'in Markası Mersin İçel Burak Canlı Diyor Ki Felsefe 20.09.2017
Özeleştiri I Felsefe 20.09.2017
İrade Felsefe 19.09.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.