KANAL D NEREYE GİDİYOR?

Türkiye'ye son birkaç yıldır ısrarla çıplaklık pompalanmaya, Türkiye toplumuna ısrarla çıplaklık yamanmaya, çıplaklık hoş gösterilmeye çalışılıyor. Bu bir rastlantı ya da ticari bir seçim değil küresel ve derin bir güççe tüm dünyaya uygulanan bir tuzaktır ve amaç insanlığı, dünyayı barbar, ilkel, vahşi bir duruma götürmektir çünkü ancak böyle daha kolay sömürülebilir ve bir dünya savaşına daha götürülebilir. Bu tuzağa düşmemek ve bu tuzağı bozmak gerekir yoksa önce toplumun toplumluluğunun, sonra da vatanın vatanlığının yok olması kaçınılmazdır. Ve bilin ki çıplaklığa alıştırma tuzağının arkasından pornoya da alıştırma tuzağı gelecektir ki bu da Akp öncesi son hükümet döneminde o zamanın Cine 5'inde gece 12'den sonra şifreli olarak gerçek porno yayınlara izin verilmesi ile başlatılmıştı. Bir de Tutti frutti'leri hatırlarsınız. Akp geldi de televizyonda o porno yayınlar ve Tutti frutti'ler son buldu ancak bu kez de internetten televizyon heryer turizım(turizm), moda ve magazin adları altında bikinili, mayolu, mayokinili çıplaklar doldu ki bu da yine pornoya dönmek için uygulanmakta olan bir adımdır bence yani bu işlerin arkasından yine porno yayınlar gelecektir, getirilmeye çalışılacaktır o küresel, derin güççe.

Ne yazık ki ülkemizde de bazı gerçek kişilerle tüzel kişiler bu tuzağa bilerek ya da bilmeyerek alet, maşa olmaktadırlar.

10 kasımlara bakarsanız herkes Atatürkçü, İslami bayramlara bakarsanız herkes Müslüman; ancak ortalık bu söylemlerle bağdaşmayan durumlarla dolu. Yani sözler ayrı, hayat ayrı bir durum var.

Hadisler 'Din ahlaktır, utanmaktır, edebtir' der, Atatürk de 'Ben ahlaklı insanı severim' der ancak Atatürk günlerinde Atatürkçülük, Müslümanlık günlerinde Müslümanlık yapan medyaya bakıyoruz; adına bikini, mayo denilen sütyen-külotlu bayanlar dolu; dinsel açıdan ahlaka aykırı giyimli bayanlar dolu. Ya bunlar ahlakın, dinin anlamını bilmiyorlar ya da ne yaptıklarını bilmiyorlar ya da dini bir araç olarak kullanıyorlar.

Kanal D. 15 temmuz direnişini anma haftasında ekranı şehitlik, şehitler kavramlarıyla dolu idi; Ramazan ayı'nda İslami yayınlar yaptı; ancak bakıyoruz ki ekranı magazin adı altında bikinili, mayolu, dine imana uymayan görüntülerle ve o görüntülere eleştiri yerine övgü üstüne övgülerle dolu. Yani bu ne perhiz bu ne turşu?

Dinin, ahlakın ne olduğu dini tanımlayan Din hadisileri ile belli iken biryandan dine aykırı görüntüler sergileyip biryandan da dinlilik taslamak da neyin nesi?

Magazin adı altında çıplaklara, dine aykırılığa, İslamiyet'e aykırılığa, Müslümanlığa aykırılığa, ahlaka aykırılığa övgü üstüne övgü yapıyor; sonra da 15 temmuz'larda şehitlikten, Ramazan ayı'nda dinden imandan söz ediyor. Bu nasıl bir din anlayışı, Müslümanlık anlayışı, İslamiyet anlayışı, ahlak anlayışıdır? Peki dine aykırı görüntüler ve övgüler sergileyenlerin sonra da dinden söz etmeye, dinlilik taslamaya hakları var mı?

Kanal D mi dinin ne olduğunu bilmiyor yoksa bu millet mi?

Çıplaklık ile din, İslamiyet, Müslümanlık ne zamandır yanyana geliyor?

Gerçek ki Türkiye'nin demokrasiden önce ahlakçılığa gereksinimi var çünkü ahlakın dışlandığı yerde ne doğru eğitim olur ne doğru mantık çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın zirvesidir.

Yani bir yanda peygamberlere övgüler yaparken biryanda da ortalıkta sütyen-külot dolaşanlara, dine aykırı dolaşanlara, ahlaka aykırı dolaşanlara övgüler de neyin nesidir?

Kanal D nereye gidiyor; daha doğrusu toplumu, Türkiye'yi nereye götürmeye çalışıyor? Dinlilerin çıplak olduğu ya da çıplaklığın din olduğu ya da çıplaklık ile dinliliğin birlikte olduğu tuhaf, dindışı, akıldışı, mantıkdışı, ahlakdışı bir dünyaya mı?

Bence toplum artık televizyon kanallarının gerçekte ne olduklarını, gerçekte ne yaptıklarını öğrenmeli, anlamalı ve yanlışa değil doğruya sarılmalı.

Bence Türkiye'nin ana gündemi çıplaklığa karşı mücadele olmalıdır çünkü eğer çıplaklık kazanırsa ne gerçek demokrasi kalır ne gerçek eğitim ne gerçek din ne gerçek ülke.

 

Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 5.8.17/16.36

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KESME ŞEKER Şiir 18.09.2019
AKILLISI DA BİZİM DELİSİ DE BİZİM BU ÜLKENİN Şiir 17.09.2019
ÇOK MU DEĞERLİ OLUR AŞK Şiir 16.09.2019
CAMİLERDEN HOPARLÖRLER KALDIRILSIN Felsefe 15.09.2019
DİNSİZ OLMA İNSAN Şiir 14.09.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019
Masadaki 19 Felsefe 08.08.2019
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.