KIYAFETİME KARIŞMA İMİŞ

Ülkemiz çok tuhaf biryer olmaya başladı: 200 üniversitesine, onlarca gazeteye, milyonlarca üniversite mezununa, yüzlerce televizyon kanalına, binlerce doktora, binlerde mühendise, binlerce öğretmene, binlerce hukukçuya karşın demokrasi, laiklik, hukuk, özgürlük, medenilik gerilerken akıla, ahlaka, insanlığa, dine ve bilime aykırı ne varsa yükseliyor, zirve yapıyor.

 

Örneğin heryer çıplaklığı yayan moda, çıplaklığı yayan turizım(turizm), çıplaklığı yayan medya doldu. Bikinililer artık yalnızca denizde, havuzda değil sokaklarda bile.

 

Farkında olmak gerekir ki ülkemiz yalnızca silahlı terör saldırısı altında değil çıplaklık saldırısı yani ahlaka ve zekaya saldırı altında da çünkü ahlak bazı akılıkıtların sandığı gibi İslami ya da gerici birşey değil zekanın, akılın, mantığın, bilimin, felsefenin, insan olmanın zirvesidir; bu yüzden televizyon izleyen, bilgisayar kullanan, uçak kullanan, bisiklet binen, yüzen hayvanlara bile rastlayabilirsiniz ancak ahlaklı hayvana rastlayamazsınız çünkü hem ahlak için önce akıl gerekir hem de ahlak akılı geliştirir.

 

Ülkemizde biryandan terör, fuhuş, uyuşturucu gibi şeylere karşı savaşırken birileri de tuhaf ki çıplaklığın yani ahlakdışılığın yani zekadışılığın kendilerine hak ve özgürlük olarak tanınmasını istiyor. Özellikle ki birileri Mescid Aksa için gösteri yaparken birilerinin de çıplaklık için gösteri yapması bu işin arkasında belirli dış devletlerin olduğu olasılığını güçlendiriyor.

 

Bir de Akp'ye karşı doğru savaşımın felsefe, bilim, ahlak değil de Akp karşıtı ve sözde bir Atatürkçü, sözde bir ilerici, sözde bir aydın gazetecinin 'İnadına dekolte giyin, inadına açıksaçık giyin, inadına mini etek giyin' olduğunu sanan, felsefesi zayıf, bilimselliği güçsüz kişiler sananlar o gazetecinin bu önerisi yolunda ilerlemeyi, koşmayı çözüm ve halt sanıyorlar. Yani durum hem dış devletler sorunu hem de yanlış mantık sorunu.

 

Bu duruma girmiş kişiler akıldan, mantıktan, felsefeden, bilimsellikten, Türkçe'den, anlamaktan o denli uzaklar ki bunu kendileri de kanıtlıyorlar şöyle ki diyorlar ki 'Kıyafetime karışma'. Yani kıyafet dedikleri mini ve dar şort, mini etek, bikini,  mayo, daracık giysiler yani  cinsel sunum. Yani bunlar değil felsefeden, bilimden, akıldan, mantıktan belli ki Türkçeden bile anlamıyorlar çünkü Türkçede 'Kıyafet' demek elbise demektir yani bedeni ahlak, edeb, medenilik, mantık ölçüsü ile örten birşey yani Türkçede kıyafet sözcüğü ile anlatılan şey bikini, mayo, mini etek, mini şort yani çıplaklığı sergileyen, sunan şeyler değil çıplaklığı örten şeylerdir yani bu yüzden Türkçede bikini, mayo, mini etek, mini şort gibi şeyler kıyafet sayılmazlar yani iç çamaşırına kıyafet denilmez ki adı bikini, mayo, mayokini olan şeyler gerçekte iç çamaşırıdırlar ve şort dedikleri şeye de bu halk ve Türkçe külot demektedir yani ya kelime(sözcük) oyunu yapmaktadırlar ya da kelime oyununa düştüklerini bile anlamamaktadırlar.

 

Yani 'Kıyafetime karışma' diyenler şunu anlamıyorlar ki karışılan şey kıyafet ve kıyafetleri değil çıplaklıktır, çıplaklıklarıdır. Yani ortalıkta yani kamusal alanda sütyen-külot gez, sonra da 'Kıyafetime karışma' saçmalığında bulun; yahu sütyen-külot, mini şort, mini etek Türkçede ve bu toplumda kıyafet anlamı taşımıyorki! Yahu kim çarşıya külot almaya gittiğinde 'Kıyafet almaya gidiyorum' der!

 

Görüldüğü gibi ahlak zekanın, akılın, mantığın zirvesidir ve çıplaklığın olduğu yerde zeka, akıl, mantık bulmak da oldukça zordur çünkü çıplaklık cehaletten önce nefstir ve nefs önce akılı sonra da ahlakı alır.

 

Evet birileri ülkemizi biryandan terör ile çökertmeye çalışırken biryandan birileri de  çıplaklıkla çökertmeye çalışmaktadır çünkü çıplak bir milleti esir etmek ya da yok etmek giyinik bir millete göre daha kolaydır. Bu bakımdan bu iş dış düşman devletlerce yönetilen bir siyasettir, kişisel bir durum değil ve moda da bu amaç için kullanılmaktadır yani 21. yüzyılın en büyük ana düşmanı çıplaklık, bunun da ana aracı modadır; bu toplum ve dünya bunu anlamalı artık.

 

Ben de bu yüzden topluma 'Kıyafetime karışma' yozluğuna karşı 'Ahlaka dokunma' yasal gösterileri, yasal eylemleri yapmayı öneriyorum.

 

Yahu kamusal alan denilen şey çoluğun çocuğun, dinlinin de olduğu yerlerdir; ve hiçkimse de kamusal alanda keyfine göre davranma hakkına sahip değildir. Bu nedenle kamusal alanlarda cinsel sunumlu giyim yasaklanmalıdır, moda yasaklanmalıdır, çıplak medyası yasaklanmalıdır, çıplak turizımı yasaklanmalıdır. Yani bu kafa yakında sokaklarda, parklarda sevişme hakkı da isterse hiç şaşırmamak gerekir.

 

Şunu unutmamak gerekir: Akılın olmadığı yerde yasaklar da olur; ve akılın olmadığı yerde yasaklar da anlamsız şeyler olarak tanımlanır.

 

O zaman birileri de gider 'Sokaklara çöp atmama karışma', 'Duvarlara işememe karışma', 'Gürültü yapmama karışma' da der.

 

Yeter artık. Bir ülke ya da toplum çıplaklığa doğru gidiyorsa utanmazlığa doğru gidiyor demektir; utanmazlığa doğru giden bir toplum ya da ülke yanlış yola ya da yanlış yolda gidiyor demektir.

 

Yani bakın; çıplaklığın yani utanmazlığın zirve olduğu Abd'de her saatte bir porno filım(film) çekilmektedir ve ülkemize de getirilmek istenilen şey de budur çünkü belli ki porno sektörünün de daha çok elemana ve yeni yüze, yeni bedene gereksinimi vardır. Yani bakın bikininin zirve olduğu ülkelerde porno da zirvededir ve bu bir rastlantı değildir.

 

Çıplaklığı yasaklamayacak hiçbir siyasi partiye oy vermek istemem.

 

Devlet, hukuk bu zırvalıklara son vermeli artık yoksa bunun sonu ne bu vatan için ne bu millet için ne insanlık için hoş. Zina serbest, çıplaklık serbest, yasal fuhuş da var, geriye ne kalıyor? Yalnızca porno ve uyuşturucu. Yani çıplaklık uyuşturucu ile kankadır yani nerede çıplaklık varsa orada porno ve uyuşturucu da vardır çünkü akıldışılık pornoya yol açar ve akıldışılık uyuşturucu olmadan da mutlu olamaz.

 

Kıyafetime karışma, şortuma karışma' imiş. Yahu senin şort dediğine felsefe, bilim, din, Türkçe ve bu millet külot diyor be'!

 

İnternet çıplak moda ve turizım reklamları ile oldu. Bu rastlantı değil bir tuzağın, bir oyunun dışavurumudur, belirtileridir.

 

Yani bu insanlar felsefe, bilimde birleşmek yerine neden ısrarla çıplaklıkta birleşmeye çalışıyorlar? Bu soruyu düşünmek gerekir.

 

Ülkemize ısrarla çıplaklığın ve eşcinselliğin pompalanması bir rastlantı değildir.

 

Utanması kalmamış bir milletin var olma hakkı da olanağı da kalmamış demektir.

 

Ey Mescidi Aksa için, Akp için, Chp için, demokrasi için, laiklik için gösteri yapanlar biraz da şu çıplaklığa karşı yasal gösteriler yapsanız, yasal tepki gösterseniz? Çıplaklıkla din yanyana olmaz ve doğru hiçbir devlet, doğru hiçbir hukuk, doğru hiçbir demokrasi toplum içinde çıplaklığa ve akıldışılığa izin vermez de.

 

Çıplaklığın olduğu yerde felsefenin ve eğitimin bile anlamı kalmaz; düşünün ki okullarda çırılçıplak öğretmenler çırılçıplak öğrencilere felsefe dersi veriyorlar, ne anlamı kalırki?

 

 

Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 1.8.17/09.23

 

 

 



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.