ERDOĞAN SANIKLARI VE MAHKUMLARI HEDEF GÖSTERMİŞ OLUR

Ben artık Erdoğan cumhurbaşkanı olarak mı konuşuyor yoksa Akp başkanı olarak mı konuşuyor diye düşüncelere ve kaygılara dalarken Erdoğan şimdi bir de hem Adalet bakanı hem de başbakan gibi konuşmuş oldu. Çünkü Erdoğan 'İki tip olacak. Biri tulum olacak. Bir de ceket pantolon olacak. Darbeciler, tulum giyecek; diğerleri de yani teröristler ceket, pantolon giyecek. Bu tek tip elbise, renk olarak badem içinin koyusu bir renk olacak. Bundan sonra istedikleri gibi giyinip gelme yok. Bunlar bu şekilde tüm dünyaya tanıtılacak. Bundan sonra şovlarını da öyle yapacaklar' dedi.

Erdoğan'ın bu sözleri kendini cumhurbaşkanı ve Akp başkanı yanında bir de Adalet bakanı ve başbakan olarak gördüğünü de gösterir bence çünkü bu tür konular öncelikle Adalet bakanlığı'nın konularıdır.

Bilimsel insanlar da konuşurlar, bilimsel olmayan insanlar da ancak bilimsel insanların sözlerinde bir tutarlılık, gerçekçilik vardır.

Erdoğan'ın bu sözleri öncelikle sanıkları hedef olarak gösterir. Yani 'İşte bunlar tulum giymiş, bunlar darbeci, saldırın bunlara', 'İşte şunlar ceket-pantalon giymiş, bunlar terörist, saldırın şunlara' durumu oluşturabilir ki sanıklar mahkemeye gidip geldiklerine göre henüz suçlu değillerdir, masumlardır, evrensel hukuk kuralına göre yani bu durum hem sanıkları hedef gösterir hem de henüz suçluluklarına mahkemece yani yargıca yani adaletçe yani hukukça karar verilmemiş kişileri yani henüz suçsuz durumunda olan kişileri suçlu gösterir. O zaman tecavüzcülere başka renk ve başka tür giyecek, hırsızlara başka renk ve başka tür giyecek, fuhuşçulara başka renk ve başka tür giyecek giydirmek gerekir yani hapishane giyimleri suçlara göre olacaksa.

Bunun yanında Erdoğan'ın sözlerinden anlaşılıyor ki bu durum sanıkları yani henüz suçluluklarına bile karar verilmemiş kişilerin aşağılanması, küçük düşürülmesi ve sanıklardan hukukdışı, özel intikam almak amacı da taşımaktadır ki insanlar suçlu da olsalar hem devletin koruması altında olan insanlardır hem de evrensel hukukta suçluları küçük düşürmek hakkı yoktur. Yani konuya neresinden bakılır bakılsın mantıklılık, tutarlılık, gerçekçilik yok.

Ha, şöyle olur: Mahkumlara tek tür giysi giydirilebilir ancak henüz suçlulukları kanıtlanmamış insanlara tek tür giysi giydirmek onları daha yargılanmadan suçlu göstermektir ve suçlu görmek istemektir.

Öte yandan; rengi ne olursa olsun tulum olsun, ceket-pantalon olsun tek tip elbise giymek; bu durumda tek tip elbise giydirmek bir cezalandırma, bir suç unsuru olacaktır ki polisler ve askerler de tek tip elbise giymektedirler.

Yani bir de şöyle düşünün: Yarın birgün Chp başa gelse ve Akp'yi bir kılıf ya da neden bulup kapatsa; bu kez Chp de Akp'li sanıklar için 'Bunlar Akp'li, bunlar mahkemeye gelir giderlerken şöyle giydirilecekler' diyebilir. Yani mantıksızlıkla başlayan bu işin sonu daha büyük mantıksızlıklar olabilecektir.

Hukuk, adalet asla hedef göstermek, aşağılamak, küçük düşürmek, eşistsizlik yaratmak, ötelemek, başkalaştırmak gibi nedenlerle hareket etmemelidir çünkü insanlar suçlu da olsalar insandırlar ve bu ülkenin vatandaşlarıdırlar; hele ki bir de suçlar devlet önlem almadığı için ortaya çıkmışlarsa örneğin devlet işsizliğe çözüm bulamazsa da suçlar artar, bu durumda yalnızca suçluları suçlamak yanlış, mantıksızlık, tutarsızlık olur.

Yani sonuç ki sanıklar ve suçlular tek tip elbise giyeceklerse polis ile asker de tek tip elbise giymemelidir çünkü bu durumda sanıklar ve suçlular ile aynı sınıfa sokulmuş olurlar.

İşte felsefe, bilim, mantık böyle der.

Bir de şu var: Siyasetle gerçeğe, doğruya gidilmez; gerçeğe, doğruya yalnızca felsefeyle, bilimle gidilir.

Ve unutulmamalıdır ki devletin düşmanlıkları devlete de düşmanlığı yaratır. Sonra da çık işin içinden çıkabilirsen; ülke suç ülkesi olur çıkar.

Yani bakın ülkede yalnızca darbeciler, terör insan öldürmüyor; doktor hataları, tırafik(trafik) kazaları, sağlığa zararlı yiyecekler içecekler, sahte ilaçlar, çevre sorunları, namus cinayetleri, aşk cinayetleri, fakirlik, işsizlik, adaletsizlik, tecavüzler, iş kazaları, intiharlar, siyasi iktidarların yanlış kararları, inançlar da insan öldürüyor ki bakın geçen gün bir kadın çocuklarını cin sandığı için öldürdü, peki siz çocuklarını cin sanıp öldüren kaç Atatürkçü, kaç demokrasici, kaç bilimsel, kaç komünist, kaç dinsiz tanıyorsunuz yani asıl katil demokrasisizlik, bilimselliksizlik, mantıksızlık ki asıl bunları cezalandırmak ve aşağılamak gerekli önce.

Cezalandırmak kolay, önemli olan şey suçlara neden olan nedenlere çözüm yaratmak. Bakın bazı Avrupa ülkelerinde hiç suç işlenmiyor ve bazılarında da suçlu yok, suç olmuyor diye hapishaneler kapatılıyor. Yani suçları ve suçluları cezalandırmaktan önce bir de bunları düşünmek gerekir. Yoksa aya yerine daha çoook yaya gideriz. Mantığın olmadığı yerde her yanlış, kötü şey de olur.

 

Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 6.8.1/15.38



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.