MÜFTÜLER VE NİKAHLAR

Yağmur da göktaşı da dünyaya düştüklerinde aynı dünyaya düşerler ancak ikisi de aynı dünyaya düştüler diye ikisi de aynı tür varlık değildir. Nasrettin hoca 'Parayı veren düdüğü çalar' dediğinde bile düdüğün düdüklüğü değişir. Köle kadın da kadındır, köle sahibinin karısı da kadındır ancak köle kadınlar köle sahibinin karısı nesne olarak aynı kadın olsalar da içerik olarak aynı kadın değildir. Düşüncem ki siyaset felsefe ve bilim ile birleştiğinde kendini yok edecektir çünkü ne kadar saçmasapan, insanlıkdışı, akıldışı, ilkel, nicel, tikel, kütlesel, gereksiz, yanlış, çirkin, zararlı birşey olduğunu anlayacaktır. Siyaset Giyom Tell'e 'Kıralın(Kralın) şapkasına selam ver' dedi ancak akıl buna karşı çıktı. İşte gün gelecek durum böyle bişey olacak. Cehalet varsa siyaset de vardır, cehalet yoksa siyaset değil bilim vardır. Martı martıdır ancak pembesi ya da yeşili ya da kırmızısı ya da mavisi daha değerli olur ancak onu değerli yapan şey doğruluk değil enderliktir.

 

Müftülere nikah yapma(kıyma) yetkisi verilecekmiş.

 

Neymiş efendim? Batıda da kiliselerde nikahlar yapılıyormuş, papazlar nikah yapıyormuş.

 

Birşey Batıda var diye, Batı yapıyor diye yapmanın temelinde felsefe bilmemek, bilimsellikten uzaklık yatar ve sonu kötü olur. Yani Batı kendini uçurumdan aşağı atarsa atmak gerekir bu mantıkla. Öte yandan ise Batıda demokrasi var, laiklik var diye, bunları almazlar. Yani felsefeden, bilimsellikten uzaklık ancak seçmecilikle ve dalgalarda kaptansız bir gemi durumuna düşmekle olur.

 

Batıda kiliseler, papazlar, rahipler demokrasiden, laiklikten ve özgürlükten yanadırlar yani var olan devlet yapısından, var olan düzenden yana. Ancak bize baktığımızda bırakın müftüleri imamları siyasi iktidar bile var olan devlet yapısından, laiklikten, düzenden yana değil yani demokrasiden yana değil. Yani nikah ve kilise konusunda Batı ile Türkiye'yi eşitlemek elma ile armutu ya da türev ile matematikteki beş işlemi ya da inorganik kimya ile anorganik kimyayı eşitlemeye benzer yani arada nitelik farkı vardır. Yani komşunun bahçesinde de domates, biber, patlıcan yetişi,yor olabilir ancak seninkiler ya da onunkiler Gdo'lu ise ya da organik tarım ürünü değilse aynı şeyler olmazlar.

 

Batıda kilise ve kişileri demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe bağlıdır; kurulu düzene karşı zıt yani demokrasiye aykırı bir düzen arayışı, çalışması içinde değillerdir. Nikah konusunda bizdeki cami-müftü konusu ise daha en baştan siyasidir yani kurulu düzene, demokrasiye, laikliğe karşı bir arayışın, çalışmanın ürünüdür ki 'Müftü heryere yetişemez' diye nikah yetkisi imamlara da verilecekmiş. Peki sorarım; bu ülkede kaç müftü, kaç imam demokrasiden, laiklikten yana ve siyasi iktidarın dışında?

 

Kimse kimseyi kandırmasın; dinde kandırmak olmaz. Dinde doğruya ancak doğru yoldan gidilir; din savaş değildir, bu yüzden de hile dışında bir konudur.

 

Yani eğer Batıda kiliseler, rahipler, papazlar demokrasiye, laikliğe, kurulu düzene karşı olsalar anında nikah yetkileri ellerinden alınır.

 

Dinde hile olmaz. Din sorar: 'Bana nasıl geldin?'. 'Dürüstlükle' dersen din seni alır, 'Hile ile' dersen din seni almaz. Siyasetle dini karıştırmayın. Siyasetin olduğu yerde dürüstlük olmaz, dürüstlük olmayan yerde de din olmaz. Siyasetin zaferi oylarla olurken dinin zaferi ancak dinsel erdemlerle olur. Dinde oya bakılmaz, kafaya bakılır. Dinin amacı bilimdir ancak siyasetin amacı bilim değildir yani din ile siyaset farklı ve birbirine zıt şeyler. Din yolunda alim olur da siyaset yolunda alim olmaz çünkü daha en baştan siyaset cehalet ve nefstir; siyaset cehalet ve nefs içindeki halkın cehalet ve nefs içindeki ve kendilerine siyasetçi denilen kişilerle dostluğudur.

 

 

Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 8.8.17/05.48


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SİYASETÇİ İLE İFTAR OLMAZ SAVIM Felsefe 20.07.2019
RAMAZAN DAVULU İSLAMİYET'E AYKIRI SAVIM Felsefe 19.07.2019
MUTSUZ OL ANCAK MUTSUZLUĞA YENİLME Felsefe 18.07.2019
ÇOCUKLARDAKİ YANLIŞ GENLER SAVIM Felsefe 17.07.2019
HELAL GIDA YİYİP İÇİN AHLAKDIŞI ÜNLÜLERİ SEVMEK Felsefe 16.07.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019
DOĞRUNUN PİTORESKİ Felsefe 26.06.2019
MÜMKÜNSÜZLÜĞÜN İPİNCE SIRTI Felsefe 22.06.2019
ARGÜMANTASYONU ŞEKİL OLANIN İKİ DÜNYASI BERBAT OLUR Felsefe 18.06.2019
Dini Aforizmalarım (2) Felsefe 03.05.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.