AYN RAND YA DA KİBİRLİ YOZLUĞUN FELSEFESİ

Ayn Rand ismini; dün akşam yönetmen Sinan Çetin ve sinema oyuncusu Hülya Avşar söyleşisinde işitmeseydim hiç bilmeyecektim sanırım. Sinan Çetin’in, küçük çocuğuyla oynadığı bir gsm reklamının, dinsel bir tv kanalında gösterilmesi üzerine, o tv kanalına mail yazıp tepkimi göstermiştim çünkü ve o reklam kalkmıştı… Reklam bile olsalar reklamlarda 3-12 yaşlarındaki küçük çocuklara ne 20-30 yaşlarındaki ablalarına, abilerine ne yaşıtlarına aşık rolü üstlendirilmemeli. Ama ne yazık ki medya ve sanat, para için her ahlaksızlığı yapmaya hazır ve Ayn Rand gibiler de buna uygun hezeyan üretmek için var zaten.. Yakında tv kanallarındaki dizilerde, 3-5 yaşındaki çocuklar öpüştürülür, seviştirilirse hiç şaşmam. Bunun Ayn Rand’a , kapitaliste ve objektivizme göre sakıncası olmayabilir ama bana göre var… Evet; Sinan Çetin, o akşam Ayn Rand’tan, hayrancasına söz etmeseydi ondan büyük olasılıkla hiç haberim olmayacaktı çünkü biz bilimsel, onurlu, gururlu, ulusal, toplumsal, özgün, bilinçli Türkler’in; yabancıların yani Türk olmayanların dünyasını izlemekten ve incelemekten daha önemli, değerli, anlamlı ve zorunlu görevleri, erekleri ve anlamları olduğunu biliyorum. Hülya Avşar ise biliniyor zaten… Annem, Sinan Çetin’, tanımaz da ondan onu uzun anlattım! Ama Hülya Avşar’ı tanır; ondan onu kısa anlattım.. Hülya Avşar izleyicilerinden olduğum sanılmasın sakın; o programı, Sinan Çetin ne diyor, diye izledimdi, iyi ki de izlemişim yoksa Ayn Rand'tan yani kapitalizmim rantından haberim olmayacakmış..

Ayn Rand kimdir? 1905’de, Rusya’da doğmuş; 1926’da, akraba ziyareti için geldiği Abd’ye kalıcı yerleşmiş ve Abd yurttaşlığına geçmiş bir kadın… Yahudi bir aileden geliyor..Batılı kültüre göre yazar ve filozof… (Biz Türkler, yırtınsak da bize filozof demezler ya, neyse. Onlara göre, Türkler’den filozof olmaz!.. Nietzsche önemli filozoftur onlara göre ama garip bir şekilde Nietzsche ile aynı şeyleri söylemiş olan Mevlana filozof değildir; çünkü Hristiyan olmadığı gibi bir de Türk olma olasılığı vardır! Mustafa Kemal’e terörist deyip bölücü, barbar başına kahraman diyen de aynı Batı değil mi! Doğal ki Ayn Rand’a da filozof diyecektir!) Bir iddiam var: Nietzsche, Mevlana’nın dinsizidir ve ‘’Böyle buyurdu Zerdüşt’’ü yazarken Mevlana’dan yürütmüştür.

Ayn Rand; objektivizm denilen bir ‘’gururlu hezeyan felsefesini’’ kuran kişi. Ben böyle şeylere felsefe demem gerçekte, bakış açısı falan derim yoksa ‘’yellenerek mutlu yaşama yolu’’nu savunan sözlere de felsefe demem gerekir! Objektivizm gerçekte insanlığa ve felsefeye ait bir kuram olmaktan çok kapitalizme, kapitaliste, emperyalizme gurur ve mutluluk pompalamaya çalışan ilkel bir ilkellik kültürüdür…Ayn Rand’ın baş tacı filozof, Aristoteles’miş… Aristoteles mantığı şöyledir: ‘’Tüm insanlar ölümlüdür; Sokrates insandır, öyleyse Sokrates de ölümlüdür.’’ Bu mantık yanlıştır çünkü bir varlık hem cansız hem canlı hem bitki hem hayvan hem insan olabilir… Hem bitki hem hayvan olan canlılar da var… Ve başka örnekler… Öte yandan, bu mantığı şöyle uygularsak yanlışlığını daha iyi görürüz: ‘’Her şeyi yaratan vardır, öyleyse Allah’ı da yaratan vardır.’’ Bunu dinliler kabul etmezler. Böyle bir mantıkçının arkasından hele 21. yüzyılda giden insanlarda ben akıl, mantık ve duygu aramam… Demek ki onlar, düşünmeden mutlu olmak isteyen varlıklardan! Ayrıca artık Sokrates bir insandır ama ölümlü değil ölümsüzdür artık çünkü ölmüştür! Türk Kültürü’nü gericilikle, mantıksızlıkla suçlayıp batının mantıksızlıklarına hele 21. yüzyılda sevgili gibi sarılan insanlara benden çok psikologların söz söyleme hakkı olduğuna inanıyorum. Ben de söylerim de, yazılı, imzalı izin verirlerse!

Objektivizm; bireycilik (ama bencillik değil!), rasyonel bencillik (ama bencillik değil!) ve kapitaliste övgü üzerine kurulu(ama bencillik değil!) üzerine kurulu. Bu düşünceye göre devlet var olmalı ama ne küçük ölçüde, düzeyde; biz buna ‘’özelleştirme’’ dedik!

Ayn Rand’ın baş tacı kahramanı; kendi ‘’yeteneği(!)’’, kendi ‘’özgünlüğü(!)’’ ve kendi ‘’bağımsızlığı(!)’’ yüzünden, toplumla çatışan (ama kendisiyle çatışmayan!) ve toplumla çatışmaları da kendi yanlışları yüzünden değil ‘’rasyonel’’ davrandığı ve ‘’yürekten’’ gelen bir biçimde, ‘’kendi çıkarı’’ için çalıştığı için olurmuş! (Psikolojide hastalıklı bir kişilik türü vardır: Yanlış yaparsa, başarısız olursa başkalarını suçlar; başarırsa, bunu kendi başarısı olarak görür; kendisi hep haklı, başkaları ya da toplum hep haksızdır ki psikolojide bu kişi türüne psikopat ve sosyopat denir! Bu kültür gerçekte ilkellerin kültürüdür ve akıl hastanelerinde, kapitalistlerde ve mafyada bolca bulunur. Rand hanıma göre, rasyonel düşünen akıllar içinde çatılma olmazmış… Ben, Rand ile çatıştığıma göre rasyonel değilim demek ! Ve kapitalizme karşı herkes de değil çünkü rasyonel akıl örneği kapitalistlere karşılar hınzırlar! Rand’ın kahramanı böyle bir kişi işte…

Rand’a göre;
1- Birey, değerlerini ve davranışlarını, mantık kullanarak seçmeliymiş,
2- Bireylerin, kendilerini, başkaları için feda etmeden ve aynısını da başkalarından beklemeden , kendi amaçları için yaşamaya hakları varmış,
3- Kimsenin, başkalarının haklarını güç kullanarak tecavüz etmeye ya da güç kullanarak başkalarına kendi düşüncülerini ve seçimlerini benimsetmeye hakkı yokmuş…

Buraya kadar, kulağa, göze, buruna ve deriye hoş ve doğru gibi geliyor bu düşünceler. Ama bunlar; Ayn Rand’ta ve objektivizimde başka anlamlara gelir tıpkı turkey sözcüğünün bizde Türkiye; Batı’da, hindi anlamına gelmesi gibi… Mantık nedir? Ayn Rand mantık deyince ne anlıyor? Bilimsel mantığın anladığı mantığı mı, kapitalistin anladığı mantığı mı? Önemli olan bu. Bilimsel mantık nedir? Doğru bir şey mi? Bilimsel mantık şudur: Kara, ak demişseniz, pamuğa da ak demek zorundasınız; kara siyah demişseniz, pamuğa da siyah demek zorundasınız. Yani bilimsel mantığın bile ne bilimle ne insanlıkla pek ilgisi yoktur. Yani mantık; çözüm, doğruluk, insancalık, onurluluk demek değildir yalnızca bir yöntemdir, araçtır. Yani Rand’ın mantığını kullanırsak; uçurumdan düşmek üzere olan sevgilimiz bize 10 dolar, uçurumdan düşmek üzere olan bir kapitalist 1000 dolar verirse, kapitalisti kurtarmayı seçmeliyiz! Madem ki değer ve davranışlarımızı mantıklı olarak seçmeliyiz! Bireylerin, başkaları için kendilerini feda etmemelerine gelince; kuşkusuz ki Rand, herkesin, kendini, komünizm için yani herkes için feda etmeleri temeli üzerine kurulu bir Sovyet devletinde yaşadığı için, buna insanca ve bilimselce tepki göstermek hakkına sahip. Çünkü her şey, tek bir uçtan ve seçenekten oluşmaz. Eğer hiç kimsenin hiç kimse için kılını bile kıpırdatmadığı bir ülkeden gelseydi, bu kez de herkesin herkes için fedakarlık yapmasının mantıklı olduğunu söyleyecekti. Her şey kendi karşıtını yaratır ama bu, olması gereken demek değildir her zaman… ''Hiç kimsenin, başkalarının haklarını güç kullanarak tecavüze hakkı'' yokmuş. Buradaki ‘’ başkaları’’ toplum yani ‘’ başkaları’’ değil Rand’ın ve benzerlerinin ‘’ kendileri’’ gerçekte. Çünkü bencil, bireyci insanlar; başkaları derken kast ettikleri, başkaları değil kendileridir. Çünkü en azından, bilimselliğe ve insanlığa ‘’başkalaşmışlardır.’’! Rand; başkalarının haklarına ‘’ güç kullanarak’’ tecavüze karşı yoksa kapitalist kurnazlıklarla, yasalarla, sözde demokrasilerle, sözde hukuklarla, söz de özgürlüklerle toplumun bile haklarına el konulmasına, tecavüz edilmesine, sömürülmesine değil! Ne de olsa akıl, mantık, zeka kadını! (Ölmüş kadının arkasından konuşuyoruz ama ne yapacaksın, felsefe ölülerin arkasından konuşma hakkı ve sanatıdır zaten; dirilerin değil! Arkandan konuşulmasını istemiyorsan filozof, yazar, şair, bilimci, siyasetçi, v.b. olmayacaksın!) Ayn Rand ve objektivizm felsefesinin gerçekte ne anlama geldiğini, kendi yaşamından örneklerle, aşağıda göstereceğim zaten.) Ayn Rand’a göre, felsefesi yani objektivizm; yaşamdaki ahlaksal amacı, kendi mutluluğu olan; varlığının tek amacı ve en yüce yapıtı olarak, yaratıcı üretkenliğini gören bir kahraman-insanmış… 

Anlayamıyorum; kendi mutluluklarına düşkün insanlar neden hep saçmalamak zorundalar! Ahlak ve bencillik? İkisinin yan yana ne işi var! Ahlak zaten başkalarını düşünme sanatıdır! Burada aklıma, ünlü mantıksızlık üretecilerimizden Ahmet Altan geldi.. Sanırım ülkemizde, gizliden gizliye bir Ayn Rand’çılık yayılmakta. Doğal yani çünkü dünyada ne kadar uyduruk, kolay mutlu olma ve rahatlama yolları varsa, ülkemize doluştular şu sıralar; futurizmden yaşam koçluğuna kadar! Eskiden falcılar, büyücüler, medyumlar, üfürükçüler, bilezikçiler egemendi şimdi egemenlik bunlara geçmekte… Bunların altında Ayn Rand olduğunu düşünmeden edemiyorum. Üretken insandan kasdı, kapitalist ve psikopat-sosyopat sanatçı, manken, yazar, şair, v.b. türü insan.

Ayn Rand; evli iken, evli bir adamla aşk yaşayan ve üstelik de eşleri de buna hoş görü gösteren ‘’ultra-tipik’’ bir kapitalist mutluluğu; sözünü ettiği ‘’ahlaklı!, üretken!, yetenekli!, özgür!, mantıklı!, ‘’insan?’’ ile simgelemiş bir ‘’filozof?’’ ! Üstelik, evli iken, daha başka ‘’aşklar’’ yaşayan; mantıklı, özgür, ahlaklı, üretken biri! Ve evli iken aşk yaşadığı evli sevgilisi, onun yüzünden eşinden boşanıyor ama sonra Ayn Rand’ı da aldatıyor; objektivizme uygun olarak! Ve Ayn Rand, sevgilisi tarafından aldatıldığını öğrenince, eşinin kendisine gösterdiği ‘’objektivist hoşgörüyü!’’ göstermeyip sevgilisini terk ediyor ve bunu da bir dergiye verdiği açıklama ile ‘’sorumluluk ve ilgi duyulmaması gerektiğini söylediği topluma’’ açıklıyor! Yani mutlu isen‘’ kahrolsun toplum’’, mutsuz isen ‘’ yaşasın toplum’’; işte ‘’objektivizm’’ bu! Rand’a göre sanayici yani kapitalist yani emperyalist; tüm toplumlardaki en ‘’değerli!’’ organmış ve sanayiciye yani kapitaliste yani emperyaliste yani sömürücüye yani ahlaksıza yani onursuza yani gurursuza duyulan kızgınlık, olumsuzluk, tepki çok mantıksızlık ve ahlaksızlıkmış!

Ayn Rand’ın ilk eşi Nathaniel Branden bir felsefeci, Batı’ya göre. Ayn Rand, objektivizm felsefesini tanıtan konuşmalarının çoğunu; bu eşinin, Nathaniel Branden Enstitüsü’nde yapmış. Ve eşi Ayn Rand’ın yasak aşkını kabullenmiş! Breh breh! Ne de olsa heriflerde töre cinayetleri, namus cinayetleri yok; hem çağı hem insanlığı aşmışlar yani! Adına bakılırsa Nathaniel de Yahudi kökenli... İnsanlığın başına iyi üşüşmüşler bu Yahudiler; Marx'tan Freud'a kadar, her yere girmişler düşünsel alanda. (Ey Türkler, sizler neredesiniz ya? Hangi Batı’lı düşünür, yazar, sanatçı daha akıllı, çekici, mutluluk verici diye seçim yapmakla mı meşgülsünüz! Evrensel düşünür, yazar, sanatçı olmayı başarmak yerine!)

Bir de Ayn Rayn’ı savunanların görüşlerine bakalım; karşı tarafın da reklamlarını dinlemek de benim törem! Objektivizm adının nereden geldiğini şöyle açıklıyor objektivistler: ''Obje’’den gelir imiş ve ''obje duygu, düşünce ve düşlerden bağımsız olarak var olan, neyse öyle olan şey, '' demekmiş. Bu tanımıyla materyalizmle bağdaşıyor. Marx’ın, kapitalizm ve kapitalist düşmanlıksız ve bilimselliksiz bir açılımı yani. Fiziksel bilimler de objektifmiş, bu nedenle de objektivizmin doğruluğuna, bilimsel kılıf uydurmaya çalışıyorlar yani. Sanki bilimin söylediği herşey doğru ve gerekliymiş gibi! Ama öte yandan da komünizmi, Sovyetler Birliği’ni de insanı, toplumu nesneleştirdiği için düşman görüyorlar! ''Bireyi temel almayan hiçbir sistem verimli ve kalıcı'' olamazmış, objektivizme göre. Ama mafyacı da, pezevenk de, terörist de bireydir. Ne olacak şimdi! ''Toplumculuk öznel bencilliğin'' maskesiymiş! Bence objektivizmin kendisi gerçekte öznel ve nesnel bencilliğin maskesi! ''Bireyi temel'' alacakmışız; peki temel aldığımız birey neyi temel alacak? Kapitalizme ve zinaya bağlılığı mı! ''Komünizm ve toplumculuk bireyden hep özveri bekleyerek bireyi'' sömürürmüş; yani sanayici yani kapitalist yani emperyalist sömürmüyor demek. İkinci yurttaşlığına geçebilmek için her şeyi yaptığın Abd ve Ab sömürmüyor demek. ''Toplumculuk, fırsatları değil insanları eşitlemeye'' çalışırmış! Bu da suç mu olur yahu, bundan güzel ne olabilir! Fırsatları eşitlemenin amacı ne peki? İnsanları eşitlemek değil de birbirine kırdırmak, kapitalistlerin önlerini açmak mı! İnsanları eşitlemek, objektivistlerin akıllarını felç ediyormuş! Fırsat eşitliğinden yana olmak ama insanların eşitliğinden yana olmamak, bu nedir? Kapitalizmin temel buyruklarından biridir. Demek ki Ayn Rand, komünist Sovyetler Birliği’nde yaşarken, hiç görmediği kapitalizmi ve emperyalizmi yeniden keşfetmiş ve bunu kuram, felsefe sanmış! Niye hep yeniden Abd’i keşfederler ki, ya gelin de biraz Türkiye’yi yeniden keşfedin!

Bak bak; Ayn Rand’ın Türkiye temsilcileri ne diyor:'' İnsan aklını felç eden bu toplumcular; Telekom’un 30 milyar dolara satılmasını engelleyip devleti yüzde yüz zarara soktular, diyorlar! Adamlar haklı; ne var Telekom’u emperyalistlere yedirmemekte değil mi? Çok ayıp çok! Toplumcular, ulusalcılar yerli ve yabancı sermayeyi kaçırtmak'' istiyorlarmış Türkiye’den! Yani sömürüyü ve sömürgeciliği! Büyük suç bunlar, büyük suç! Ve diyorlar ki: ‘’İnsan bilgisinin tek amacı mantıktır. Mantık, insanın, duyularıyla elde ettiği bilgileri tanımlayan ve düzene sokan işlemdir.’’ Mantık; mantıklılık demek, bilimsellik, gerçekçilik demek değildir, bu biiirrr. Duyularla elde edilen şey ne bilgidir ne de duyularla elde edilen verilere güvenilir ne de mantık, duyularla elde edilir, bu ikiii..

Bilimsel bilgi; bilimsel araçlarla, bilimsellikle ve felsefeyle elde edilir; duyularla ve mantıkla değil. Hımmm; akılcılık da en yüksek erdemmiş onlara göre! Doğal ki kişi, gerçek ahlak kavramını dışlayınca bile erdem peşinde koşabiliyor, ve bu durumda da erdem olarak, ahlak dışından şeyler bulması doğal! Akılcılık nedir? Akıl nedir? Karşılaştırmak yeteneği. Bunu hayvanlar bile yapıyor! Örneğin, aslanlar taze et ararlarken, sırtlanlar leş arar, beslenmek için. Al sana, onlara göre akıl, onlara göre mantık! Akılsa akıl, mantıksa mantık! ''Akılı kullanarak gerçeği anlamak, insanın en ahlaki zorunluluğudur,'' diyor objektivistler! Gerçek nereye kadar akılla anlaşılabilir? Yüzlerce yıl ‘’Bir üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir, ’’ diyen matematikçiler akılsız mıydı? (Bunun yanlış olduğu anlaşıldı da!) Yüzlerce yıl, ellerini yıkamadan insanları ameliyat eden tıbçılar akılsız mıydı? Bilim dışı akıl hiçbir işe yaramaz, sonsuza kadar; bilimin içinde de akıl bir işe yaramaz çünkü bilimin kendi araçları ve amaçları vardır, akılı ve mantığı ve duyuları sürekli değiştiren. Ama objektivistlere göre bir de ''akılı ve mantığı yalnızca gerçekleri anlamak için kullanmak'' gerekir, başkalarına ve topluma , insanlığa sorumluluk, ilgi, özveri geliştirmek için değil. Yalnızca kendi mutluluğun ve başarın için kullanacaksın bunları; ötesi tabu! Doğal ki topluma, başkalarına, insanlığa karşı sorumluluk duygusunu dışladığınızda, kendinizi suçlama duygusuna da gerek kalmaz ve çok rahatlarsınız, buna ‘’pozitif enerji’’ denir! Objektivistler dine karşı. Oysa kendilerinin de bir dinden farkları yok; öteki dinlerde yaratıcı, gökteyken bunlarda ise yeryüzüne inmiş, hepsi bu!

Bunlara göre en yüce değerler: ''Mantık, üretken amaç ve kendine'' saygıymış. Böyle bir mantığım, amacım, kişiliğim olsa kendime saygı duyamazdım ben! Diyorlar ki: ''Duygular, algılamanın aracı değil, duygularımız gerçeği anlatmaz, gerçeğe ait tahminlerimize ait izlenimlerdir.'' Duygular değil duyular araçtır zaten. Duygularımız bazı gerçekleri anlatabilirler, buna engel yok. Örnek: Yaralı bir köpeğe merhamet duymuşsak, o yaralı bir köpektir! Bu bir gerçektir! Bir teröriste, kötü insan diyorsak, öyledir. Bıçak parmağımızı kesmişse, kesmiştir, duyularımız ve duygularımız bunu duyumsar. Gövdemize girmiş bir kurşunun gövdemize girdiğini anlamamız için illa adli tıp raporuna gerek duymamız gerekmez! ''Duygular neden değil sonuçtur, '' diyorlar; oysa özellikle toplumsal bilimlerde bile bilimcinin inancı, sınıfı, duyguları, özlemleri ilgilendiği bilimde sonuçlarını belirler. Kapitalizm yandaşı bir sosyolog, komünizm yandaşı bir sosyoloji üretmez. ''Duygular yaşamdan keyif almaya yarar, '' diyorlar; oysa bu lanet dünyada keyif almak için oldukça ahlaksız, onursuz, psikopat, sosyopat, satılmış, ilkel, bilimsellik dışı olmak gerektiği düşüncesindeyim ben. Ama dünyada insanlar, Ayn Rand’ın ‘’örnek insan kapitalistlerince’’ söümürülür, kan gölüne atılırlarken, kendi ayaklarının altlarını ya da göbeğini gıdıklayıp mutlu da olabilirsin, o başka… Ya da uyuşturucu, seks de var! Objektivistler, insanı; ''duygu ve mantık'' arasına hapsediyorlar. ''Duyguların ve mantığın uyum içindeyse sorun yok,'' diyorlar. Gerçekte duyguyu mantıklılaştıramadıkları gibi mantığı da duyusallaştırdıklarının (duygusallaştırmak bile değil) bilincinde değiller. İşte bu yüzden ki bu ülkeye de medyumlar, bilezikçiler, renkçiler, pozitif enerjiciler, futuristler, yaşam koçları gibi boş inançlılar doluyor; tümünün amacı, mutlu olmak! Ne kadar da mutsuz insanlarmış meğer! Eee, olacağı bu; bilimsellikten, toplumsallıktan, ulusallıktan, ahlaktan koparsan böyle olur. Sonra abudik gubidik şeylerde mutluluk ararsın… ''Objektivizm; sağcı, solcu, dinci, milliyetçi tüm toplumsal felsefelere karşıdır, '' diyorlar!

''Objektivizm ekmek, su, oksijen kadar'' gerekliymiş insanlara! Ekmek, su; sindirim malları! İnsan bu kadar da objeleştirilmez, nesneleştirilmez be ! Demek ki objektivizm de sindirim sistemiyle ilgili bir şey!

''Objektivizm; gelişim, değişim ve devrimlerin lokomotifi, çalışkan-üretken ve kahraman bireylerdir, '' diyorlar, yani kapitalistler! Kırk yıl düşünsem hiç aklıma gelmezdi; kapitalizmin de bir evrensel felsefe peşinde koşacağı!

Bireyin mutluluğu… Bireyin mutluluğu nedir? Bir birey masturbasyon yaparak da, uyuşturucu kullanarak da, çırıl çıplak ortalıkta gezerek de, tüm gün tarlada çalışarak da mutlu olabilir. Sonra da aptallaşır.Peki bireyin bireysel mutluluğu, mutluluğun sınırı mıdır? İnsan sevdiği bir renge bakarak da mutlu olabilir. Peki bu mutluluğu, onu bilimsel, insanca, ahlaklı, onurlu yapar mı? Mutluluğun varlığı bireye bağlıdır ama mutluluğun sınırı, birey midir? Bireyin dışında mutluluk yok mudur? Üretmekle her sorun çözümlenir mi? Akıl ve mantıkla her sorun çözümlenir mi? Türk askerinin, hiç karşılık beklemeden, gençliğinden, yavuklusundan, evinden vaz geçip, kendisine ayda 10.000 dolar maaş öneren düşmanları hesabına çalışmayı kabul etmeyip vatanı, ülkesi için canını vermesini; hangi akıl, mantık, nesne açıklayabilir? Ne pahasına olursa olsun, kendi dünyasında mutlu olmak için her şeyi yapabilen bir kişi; ancak bu kadarını becerebilecek kadar akıl ve ruh hastası , beceriksiz ve başarısız olduğunu, neden anlamaz?

Objektivistlere akıl vereyim; bu sözde felsefe genelevlerde, kumarhanelerde, mafyada, ahlaksızlığın-onursuzluğun-yozluğun-kokuşmuşluğun- sömürücülüğün kafa tasının en üstüne kadar olduğu yerlerde çok tutar. Başını açmayı aşmış; kıçını açma aşamasına gelmiş çevrelerde, zinacı, fuhuşçu, teşhirci, cinselliğiyle para kazanan, uyuşturucu kullanan, alkolik, psikopat, sosyopat, eş değiştiren, grup seksi yapan, depresyonik, kişiliksiz çevrelerde çok tutar; oralara gidin, çok iş yaparsınız ama sakın karşıma çıkmayın; sizi gidi emperyalizmin ve ahlaksızlığın uşakları sizi… Çünkü sizlerin akıl ve ruh düzeyleri ancak kendinizi ve yalnızca nesnel olarak mutlu edebilecek düzeydedir! Siz nesneleşmişsiniz artık! Bana, Türkiye’ye ve insanca insanlığa ise insanca özneler gerekli!

Haydi, bana da düşünür deyin; bakın çok düşündüm! (Acaba yazıyı İngilizce mi yazsaydım; ismimi Henry Whitewater falan yapıp! O zaman kesin, filozof derlerdi bana! Ah Türk olmak, nelere yol açıyorsun bak! Değerimi bil! )

Ayn Rand ya da objektivizim, bir felsefe yaratmıyor; kokuşmuşluğu, sömürüyü, kapitalizmi, ahlaksızlığı, insanlık dışılığı, kişiliksizliği, akıl ve ruh hastalıklarını felsefeleştirmeye çalışıyor... Ayn Rand, kapitalizmin ruhsal rantı... Ya da kapitalizmin utanmazlık anıtı....

Ne mutlu TÜRK’ÜM diyene!


Necdet Gürçiftçi
2009-aralıkda internette yayınlandı


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ERDOĞAN'IN TEK TİP ELBİSE ÖNERİSİNİN MADDİ BOYUTU Felsefe 16.08.2017
AMERİKANVARİ BEYAZ TV Felsefe 15.08.2017
BOYUN EĞSEN DEMOKRASİ OLUR HESAP SORSAN SUÇ Şiir 14.08.2017
MÜFTÜLER VE NİKAHLAR Felsefe 13.08.2017
ERDOĞAN ADALET İLE GÜVENLİĞİ BİRBİRİNE KARIŞTIRIYOR Felsefe 12.08.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yalnızlık ve ölüm Felsefe 18.07.2017
Felsefe Nedir (1.Kısım) Felsefe 21.06.2017
Saygi mı adalet mi? Felsefe 17.05.2017
Kaçan Otobüs Felsefe 15.05.2017
Bazı Hayaller Felsefe 11.05.2017

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.