ATATÜRK HEYKELİNE PUT DİYEN ŞİZOFRENİK DÜŞÜK ZEKA DURUMU

Şizofrenik düşük zeka diyorum çünkü şizofrenik yüksek zeka da vardır örneğin Hitler'deki.

Şizofrenik düşük zeka şöyle düşünür: 'Acı biber acıdır ve biber gerçektir öyleyse gerçekler acıdır' ya da 'Hükümdarın sakalı var, benim de sakalım var öyleyse ben hükümdarım'.

Bunu anlamak çok önemli çünkü Atatürk heykeli'ne put diyen zeka da Atatürk heykeline put diye saldırtan zeka da şizofrenik düşük zekadır. Bu açıdan Atatürk heykeline saldıranların mutlaka ve zorunlu olarak akıl hastahanesine yatırılmaları ve tam tedavi ve eğitimleri saplanmadan salınmamaları zorunludur.

Depresyon kararsızlıktır, şizofreni ise yanlış karar vermek, yanlış kararda ısrar ve yanlış kararı mutlaka doğru karar sanmaktır, saymaktır. Bu yüzden Hitler örneğinde olduğu gibi ülkelerin, toplumların, devletlerin tepelerine kadar bile tırmanabilir, çıkabilir.

Şizofrenik zeka düşünebildiği için kendisini düşünüyor ve zeki sanır ve bu yüzden de her istediği şeyi yapmayı kendisine hak olarak görür. Toplumların tarihsel temel sorunları da günümüzdeki temel sorunları da gerçekte şizofrenik zekadır.

Şizofrenik düşük zeka yalnızca Atatürk heykeline ya da heykele put diye saldırmakta değildir örneğin fuhuş, zina, moda, çıplaklık, ortalık bikini, mayo, mini etek, mini şort, dövme, takı, makyaj, açıksaçık, daracık sözde giysilerle dolaşmak da şizofrenik düşük zekanın sonuçlarıdır. Yani şizofrenik düşük zeka gerçekleri, doğruları ve özellikleri ahlaksal değerleri hiçe saymaktır yani nefse genişlik ve derinlik yani alan olarak mutlak esirliktir.

Genelde heykel, özelde Atatürk heykeli put mudur? Birşeye tapılmıyorsa yani ibadet edilmiyorsa o şey put değildir yani putu tapmakta ve tapılan şeyler de aramak gerekir.

Atatürk heykeline ise Atatürkçüler başta olmak üzere tapan kimse yok çünkü Atatürkçüler bilimsel, gerçekçi kimselerdir yani demek ki putu ve puta tapmayı bilimsellikdışında aramak gerekir.

Siz hiç Atatürk heykeline, tapan, yalvaran, sarılan, Atatürk heykeli ile konuşan, Atatürk heykelinden sorunlarının çözülmesini isteyen, Atatürk heykeli,ne ibadet eden, Atatürk heykeline tapılacak diyen, Atatürk heykeline secde eden, Atatürk heykeline dua eden, Atatürk heykelini sabah akşam silen, Atatürk heykelini okşayan, Atatürk heykelini çizdi diye dayak yiyen kimse gördünüz mü? Ben görmedim. Ancak birinin arabasını çizseniz büyük olasılıkla dayak yersiniz. Demek ki Atatürk heykeli Atatürkçülerce put olarak görülmüyor, put olarak kullanılmıyor. 

Atatürkçülerin yanlışı şudur: Atatürk heykeline çelenk bırakmak, Atatürk heykeli çevresinde törenler yapmak gibi şeyler. Bu da ister istemez şizofrenik düşük zekada sanki Atatürk heykeline put gibi yaklaşılıyor izlenimi ve düşüncesi yaratıyor.

Peki Suudi Arabistan Kabe'yi neden yıkmak istedi de Atatürk yıkılmasını önledi? Çünkü Suudi Arabistan Vahhabi yönetimi Müslümanların Kabe'yi put yerine koyduklarını düşünüyor. Peki Suudi Arabistan türbeleri neden kaldırdı? Çünkü onların put yerine koyulduğunu düşündü. Peki Işid Kabe'yi, camileri ve türbeleri nedne yok etmek istiyor? Çünkü onların put yerine koyulduğunu ileri sürüyor. Yani başkalarında put arayanların önce kendilerine bakmalarında yarar var.

Atatürk heykelinin put olarak görünmesine kimler neden oluyor? En başta siyasetçiler; hem Atatürkçü siyasetçiler hem de Atatürk'ten hoşlanmayan siyasetçiler. Birileri Atatürk heykelinin put sanılmasına neden olacak işler yapıyorlar, birileri de Atatürk heykelini put olarak gösteriyorlar.

Sonra da Atatürk heykelinin put yerine koyulduğunu sanan, düşünen ve Atatürk heykeline saldıran şizofrenik düşük zekalar ortaya çıkıyor.

Yani bakın hiçkimse 'Atatürk heykeline tapıyorum' demez ancak ortalıkta 'Ben ona tapıyorum' denilen sayısız ünlü, siyasetçi ve sevgili, eş var. Yani insanlar putu Atatürk'te ve heykelinde değil kendilerinde aramalılar ki bunu sağlamak da en başta ülke yöneticilerinin görevidir ki bunu sağlamak için de demokrasi, ülke yönetimi felsefe, bilim üzerine kurulmalı ve ülke siyaset ve siyasetçi ile felsefe, bilim, düşünürler, alimler ve bilgelerce yönetilmeli.

Bakın geçenlerde genç bir anne çocuklarını cine benzettiği için öldürdü.

Demek ki birileri de yanlış yere, haksız yere Atatürk heykelinin puta benzetiyor ki bunu yapanlar da hep evrim düşmanlarıdır yani gerçek ki evrime düşman olanlar Atatürk'e de düşman oluyorlar. Yani şizofrenik düşük zekaya karşı savaşın ve başarının yolu evrimden geçiyor ve gerçek ki şizofrenik düşük zeka yalnızca Atatürk heykelinde değil toplumun her alanında, üstelik de öz çocuklarını bile cine benzetip öldürecek kadar yaygın.

Bu açıdan yalnızca Milli eğitim bakanlığı, başbakan, cumhurbaşkanı, öteki bakanlar, milletvekilleri değil Sağlık bakanlığı ve Diyanet de evrim düşmanlığına, Atatürk düşmanlığına ve Atatürk heykelinin put sayılmasına karşı savaşmak zorundadır çünkü evrim düşmanlığının olduğu yerde mutlaka şizforenik düşük zeka da gelişmektedir ve yayılmaktadır ve en başta siyasetçiler yüzünden toplumda şizofrenik düşük zeka yayılmaktadır; bu yüzden siyaset ve siyasetçilik tıpkı sigara, içki gibi insanlık düşmanlığı sayılmalı ve yasaklanmalıdır.

Ve bir de şunu sormak gerekir: Bu ülkedeki pısikologlar(psikologlar) ve pısikiyatırlar(psikiyatrlar) ne yapıyorlar acaba, Atatürk heykeline put diyeni saldıran şizofrenik düşük zeka karşısında?

Atatürk heykelini put sanıp saldıran mantıkla çocuklarını cin sanıp öldüren mantık aynıdır ve şizofrenik düşük zekanın ne denli tehlikeli olduğunu gösterir. Türkiye sigaraya, içkiye, uyuşturucuya, fuhuşa, teröre karşı savaştığı gibi şizofrenik düşük zekaya karşı da savaşmalıdır çünkü 21. yüzyılda bunların temeli de zaten artık yoksulluk, dert, cehalet, çaresizlik gibi şeyler değil şizofrenik düşük zekadır.


Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 2.8.17/17.37

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
SEN YÜKSEL EY TÜRK MİLLETİ Şiir 22.10.2017
AMERİKAN KÜLTÜRÜNE HAYIR Şiir 21.10.2017
ERDOĞAN'DAN VE CHP BAŞKANINDAN TUHAF SÖZLER Felsefe 20.10.2017
DUYAN YOK Şiir 19.10.2017
ÇOK YALANCI ÜSTELİK ÇOK YAKICI Şiir 18.10.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Dâhiliye Doktoru (Denizli) Sağlık 23.09.2017
Bebekler Neden Ağlar? Sağlık 11.09.2017
SAĞLIK OLSUN Sağlık 16.08.2017
Kilo vermeye yardımcı olan besinler ve etkileri Sağlık 27.06.2017
acil devlet hastanesi. Sağlık 13.06.2017

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Bir Türk Bilgesi 21.10.2017

Ben bilmem'e: Benim hayatımda put olmaz çünkü ben bilimselim, boşinanççı değil. Evrim bir teori değil gerçekliktir, teori olan şey bu gerçekliğe yöneliktir. Evrimin kanun olmasına gerek yok çünkü dünyayı bilimseller yönetmiyor ve örneğin 'Güneş yeşildir' diye de bir kanun yok ancak yeşil. Evrime düşmanlık kuşkusuz ki evrim yanlılarının kullanacağı bir kavramdır çünkü evrime düşmanlık vardır yani var olan birşey tanımlanmaktadır yani evrimciler evrim düşmanlarına düşman değildir, evrim düşmanları evrimcilere ve evrime düşmandırlar. Bir zamanlar 'Yerçekimi var' diyenlere de düşmanlık vardı çünkü dünya hala tüm dinlerde düz olarak tanımlanıyor; öte yandan bir zamanlar 'Dünya dönüyor' diyenlere de düşmanlık vardı. Evrim bir inanç değil gerçekliktir yani evrimcilerin amacı inandırmak değil açıklamaktır. Eğer dinler 'Evrim var' deselerdi ve dinsizler de 'Evrim yok' deselerdi inanın bugün dinliler dinsizlere yani 'Evrim'e düşman olurlardı. İnanç cehaletle ilgilidir ancak bilimin işi cahillerle değil bilimledir çünkü cahiller zaten bilime ilgi duysalardı cahil olmazlardı. Evrendeki herşey evrimi göstermektedir ve evrim içindedir. Evrim düşmanlığı bilimsel değildir, inançla ilgili birşeydir ve bilim gerçekliklere bakar, insanların, toplumların keyiflerine değil. Bilimsel günlere kavuşmanız dileğimle.

Ben Bilmem ! 21.10.2017

Ne diyeyim ? İlginç bir yazı olmuş, herşeyde olduğu gibi doğrular ve yanlışlar bir arada, yazınızın bir yerinde "evrim düşmanlığından" bahsetmişsiniz. Benim açımdan da bu ; sizin evrimi put olrak görüdğünüzü düşündürdü. Evrim benim bildiğim kadarıyla bilimsel bir teoridir. Henüz kanun olmamış olması onu bu statüde kalmasına neden olmuştur. Kanun olması için tekrar edilebilir, yani sınanabilir olması gerekir. vesaire vesaire.. Yukarıda ifade ettiğiniz konuya dönersek, bilimsel herhangi bir teori veya kanun düşmanlık, dostluk, inanç, inkar gibi kavramlarla birlikte anılıyorsa bu onun bilimsel olmadığı konusunda insanları şüpheye düşürür. Yani; "evrime düşmanlık(!)" aslında bizatihi "evrim dostlarının(!)" tetiklediği bir şeydir. Siz hiç Yerçekimi kanununa "düşmanlık(!)" yapan birisini gördünüz mü ? Sİz bir teoriye dini anlamda bir misyon yüklerseniz "inanmak (!)" gibi bunun anti-tezi yani "düşmanlarıda" olacak ve evrime inananları putçulukla itham edeceklerdir. Eğer evrim inanmak zorunda olmadığımız bir teori ise, neden ona bu kadar önem atfediliyor..?? Tahminim ; Evrim bir teori değildir, manüplasyondur, onu destekleyeceği düşünülen bir takım olguları, geçmişte bir noktada birleştirerek başlangıcı görünmeyen bir zincirin ucunu kendi istedikleri gibi şekillendirmektir. Güvendikleri nokta ; görülmeyen br başlangıçta başlamış olan zincirin tamamen kendi istedikleri gibi tasarlayarak/başlatarak, bugüne ait bazı düşüncelere şekil verebilme gayreti.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.