SOLCULARIN ATEŞLE İMTİHANI

Ülkemiz de hükümet tarafından uygulanan hukuksuzca kararlar 15 yıldır mevcut bir şekilde devam etmektedir.Lakin son günlerde çok fazla arttı.Bu sebeple yeni yazım elzem hale gelmiştir.Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Değerli okurlarım,

15 Yıldır süregelen hukuk ihlalleri, son günlerde tavan yapmış ve tüm solcuları ''e artık yeter bu kadarıda çok fazla'' demeye getirmiştir.Akp hükümeti'nin 15 yıllık hukuk ihlali bilançosu zaten çok kabarıktır.2004'de verilmiş olan 18 ada ve 2015 yılındaki Süleyman Şah Türbesi bile yeter aslında.Çünkü bu toprakları vermiş olarak,Anayasanın 3.ve 4. maddesi ihlal edilip Vatana İhanet edilmiştir.2002,2010,2014 ve 2017 seçimlerinin kanuna aykırı olması ve özellikle 2017 yılında yapılan Ysk-Akp kardeşliği ile değişen bir sistem.İşin belki de en entrasan tarafı Anayasa paketlerindeki maddeleri bu akp hazırlıyor,fakat maddeleri ihlal eden yine kendisi oluyor.Yani kendi kendini reddeden,kendiyle çelişen,hukukçularının sadece diploması olup,twitter vb ortamlarda ahkam kesmeyi bilen kişiler olduğu ortada.Ülkeyi yöneten bir zihniyetin son 15 yılda yapmış olduğu hukuk,demokrasi,ifade özgürlüğü ihlalleri sayarak bitmez.Üstelik bunları tek amaca bağlı yapmaktalar ''Fetöyü bitirmek değil,Solculuğu bitirmek''.

Şimdi gelelim Cumhuriyet gazetesi tutuklanmalarına..Davanın ilk gününde Akın Atalay ve Kadri Gürsel savunmalarını yapmış,ikinci gününde ise Murat Sabuncu,Bülent Utku,Güray Öz,Önder Çelik ve Mustafa Kemal Güngör savunmalarını yapmıştır.Üçüncü gün de Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Kara,Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eski Yayın Yönetmeni Turhan Günay ve Ahmet Şık savunmalarını gerçekleştirdi.Hepsinin tutuklanma sebebi aynı ''Terör örgütlerine yardım ve yataklık etmek ve Fetöcü olmak''.

Ahmet Şık'ın tutuklanma sebebi atmış olduğu tweetler ve Mit Tırları ile ilgili yapmış olduğu haberler ve bazı röportajlar.Yapmış olduğu haberleri ''Soruşturma konusu edilen,mesleğimdir'' demek suretiyle,ben mesleğimin gereğini yaptım demişti kendisi.Hatta bir soruya ''Kahrolsun istibdat,yaşasın hürriyet'' cevabını verdiğini biliyoruz.Mit Tırları olayı ile ilgili bir yazı paylaşmıştım geçtiğimiz günlerde.O konuda ki görüşlerim zaten çok net bellidir.Tırlardaki silahların bizzat Esad güçlerine gönderildiğini yani Türkmenlere gönderilmediğini defalarca kez önceki yazılarımda da paylaşmıştım.Ayrıntılarına girmeme lüzum yoktur.Bu dava şu anda tüm dünya tarafından dikkatlice izlenmektedir.

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Kara'nın savunmasında ''Dün fetöcüler Cumhuriyetçileri Ergenekonculukla suçlayıp hapse attılar.Bugünse Cumhuriyetçiler Fetö'cü diye suçlanıyorlar ve yine hapisteler''.sözünü söylemiştir.İşte bu söz bizim üstünde durmamız gereken bir söz.Bu kişilerin eğer ki bir suçları varsa cezasını çeksinler.Burada hiç bir kuşku yok.Lakin suçsuz kişilerin haksız yere Ergenekon da olduğu gibi yargılanması ve caza alması,hükümet'in doldurmuş olduğu ''hukuk dışı kotanın'' dolup taşması anlamına gelir.Bu da ülkemizin zaten çok azalmış olan dış dünyadaki itibarının tamamen yok olmasına,ülkedeki hukuksuzluğun dayanılamaz bir hale gelmesine sebep olacaktır.Bu insanlar ''Atatürkçü ve Ulusalcı'' insanlar.Geçmişten bugüne kadar radikal İslamcılığın ülkeyi geri götürdüğüne inanan ve onunla mücadele etmiş insanlar.Fetöyle mücadele ettiklerini söylüyorlar.Lakin hâlâ fetöcü atıyorlar.Bu nasıl mücadele ki sadece solcular hedef alınıyor.

Şimdi bir de başımıza Devlet Bahçeli çıktı.Bari partiden istifa et de git Akp milletvekili ol.Sana bakanlık vermezler zaten sonun Türkeş gibi olur.Yahu sen nasıl bir ulusalcısın,sen nasıl bir milliyetçisin demekten kendimi alamıyorum.Tamamen Akp milletvekili gibi hareket ediyorsun.Şimdi de Chp'nin meclis de göstermiş olduğu demokratik tepkisine çatmış.Bu sol taban ne yapsın peki ?.Adalet aramak için yürüdük terörist diyorsunuz. 15 Temmuzda ki şehit kardeşlerimizin kanı yerde kalmasın diyoruz yine terörist diyorsunuz.15 Temmuz araştırılsın diyoruz terörist oluyoruz.Meclis de eylem yapıyoruz yine terörist oluyoruz.Ergenekon da hükümet yanlış yaptı diyoruz terörist oluyoruz.Atatürk değerleri kırmızı çizgimizdir diyoruz,vay efendim sen kemalist darbeye zemin olşturuyorsun diyorsunuz vs vs vs...Yahu biz sizi düzeltmek için elimizden geleni yapıyoruz daha ne yapacağız.Bu ülkede ne ifade özgürlüğü ne de adalet bıraktınız.Millet artık yazı yazmaktan sizi eleştirmekten korkar hale geldi.Ama Can Dündar gibi korkup vatanını terkedenlerden bahsetmiyorum.Kalıp mücadele edenlerden bahsediyorum.Can Dündar hiç ülke de demokrasi yok hukuk yok falan demesin.Kaçıp gitmeye sebep değil bunlar.Kaçtı ve bunca insanı bu meseleyle uğraşmak zorunda bıraktı.Onun da küçük de olsa bir payı var.Suçsuz olduğunu düşünmekle beraber,kaçmasının sebep ne olursa olsun doğru olduğunu düşünmüyorum.Yaptığı Atatürk filmleri ve Atatürk ile ilgili sözleri zaten kötü niyetini en güzel şekilde ortaya koyuyor.

Şimdi bir de müftülerin nikah kıyması meselesi çıktı..Peki bu meseleyi kim gündeme getirdi.Tabii ki Sayın Erdoğan.Kasım 1994'de belediye başkanı iken ;“Türkiye, nüfusunun yüzde 99’u Müslüman bir ülke olmasına rağmen iki kez nikâh kıyılması anlamsız. Resmi nikâh kıydıran vatandaşların işi bitmiyor, bir de dini nikâh kıydırmak için uğraşıyorlar. Bu eksiklik müftünün nikâh kıyması ile giderilebilir. Diyanet ve merkezi yönetim bir araya gelerek, nikâh kıyma işlemini müftülere verebilir. Böylece yasal ve dini nikâh iki kez yerine bir defada kıyılabilir.” sözünü söylemiştir.Ancak Akp'ye oy veren insanlar diyor ki ;''Yahu Erdoğan'ın eskiden görüşü farklıydı şimdi farklı''. Ben de soruyorum nasıl farklı ?.Bu görüşünü hayata geçiren bir insan,'' Hem laik hem müslüman olunmaz Ya laik olacaksın ya da Müslüman'',''Öcalan şuan da aldığı kellerin'' gibi daha sayısız düşünceye hasıl olan birinin bunları gerçekleştirmeyeceğinin garantisi var mı?.Müftülere nikah kıydırma yetkisi laiklik ilkesine tamamen zıtlık teşkil eder.2023 hedefi'nin ne olduğu yavaş yavaş ayyuka çıkmaya başladı.

O yüzden Cumhuriyet davaları ile Türkiye'nin 2023 hedefi birbirine bağlı diyorum ben.Burada amaç ''Fetö kisvesi altında solcuları bitirmek''

Türkiye'de hukuk,adalet,ifade özgürlüğü,demokrasi olmadan hiç bir sorunun içinden çıkılamaz.Sen eğer Fetöcü diyerek Cumhuriyet gazetesine baskın yapar,kendi içinde de hala fetöcü barındırır ve üstüne üstlük bazı kişileri hâlâ bakan,büyükelçi,bürokrat yaparsan biz de bir dakika dur bakalım deriz.Eğer bunu dediğimiz için de,Fetöcü ve terörist olarak adlediliyorsak o zaman burada amaç,Atatürkçüleri ve Solcuları bitirmek derim.Ki nitekim Ergenekon sürecinde de Fetö ile iş birliği yaparak Akp,bir çok vatan millet sevdalısı Atatürkçü generalleri içeri aldı.Sonra 2013 yılından başlayarak Fetö'nün gerçek yüzünü gördü,bu seferde Fetö kisvesi altında Solcu kesimi içeri alıyor.Yani solcu kesime karşı ilk başlarda fetö ile iş birliği yaptılar daha sonra fetö ismini kullanarak iş yaptılar ve yapıyorlar.Yani amaç sol kesim.Hükümet'in fetöyü kullanarak bir intikam aldığını görüyorum.O yüzden geniş resime bakmak gerekir.

Amaç; Fetö ile mücadele adı altında Solcu kesimi bitirmektir.

 

 

Youtube kanalım;https://www.youtube.com/channel/UCMgLgONuaqApd5i183u-Qcw

Twitter adresim ; https://twitter.com/YikaG

Facebook adresim ; https://www.facebook.com/yigit.karatoprak.3

 

 



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.